close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kasas Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veasbeha fu-âdu ummi mûsâ fâriġâ(an)(s) in kâdet letubdî bihi levlâ en rabetnâ ‘alâ kalbihâ litekûne mine-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa'nın anası, gönlü bomboş bir halde kaldı, eğer inananlara katılması için gönlünü, bize bağlamasaydık nerdeyse açığa vuracaktı bunu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Musa’nın annesi ise, (yavrusunun yokluğundan) yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü’minlerden (ve Allah’ın va’adine güvenenlerden) olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu ve saraydaki çocuğun kendi evladı olduğunu) açığa vuracak (ve çocuğu ele verecekti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu arada Musa'nın annesi, yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti, öyle ki Allah'ın vaadine inananlardan olması için, kalbini güçlendirip yatıştırmasaydık, az daha saraya alınan O çocuğun, kendi evladı olduğunu açığa vuracaktı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ'nın annesinin kalbi, gönlü, zihni bomboş, sabahı sabah etti. Eğer biz, va'dimize inananlardan olması için onunla kalben râbıta kurmamış, iradesini güçlendirmemiş olsaydık, kesinlikle onu ele verecekti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa'nın annesinin yüreği (çocuğundan başka bütün düşüncülerden) boş oldu. Eğer (vaadimize) inananlardan olması için kalbini pekiştirmiş olmasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Musa'nın annesi ise, yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mûsa'nın anasının kalbi, evlâd derdinden başka her şeyden boş olarak sabahladı. Eğer vaadimizi tasdik edenlerden olması için kalbine sabır vermeseydik, az kalsın onu açığa vuracaktı (bu çocuk benimdir, diyecekti).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Musa’nın annesinin gönlü boş bulundu. Bize inananlardan olması için onun kalbine sebat vermiş olmasaydık, nerede ise onun kendi evladı olduğunu açıklayacaktı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ'nın annesi, pek kaygılandı. Güvende olması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.
Besim Atalay
swap_vert close
Musa'nın anasının yüreği durmuştu; Gönlünü inanarak bağlamamış olsaydık, az kaldı her şeyi açıklıyordu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Musa'nın annesi, gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz, vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık, (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’nın vâlidesinin kalbi keder ile doldı [1] Az kaldı ki kendini belli itsün. Hattâ mü’min olması içün kalbini takviye itmiye idik yapacak idi.
[1] Mûsâ’yı muhtevî sanduk Fir’avn’ın eline geçdiği vakit.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa'nın annesi, gönlü bomboş sabahı etti, oğlundan başka bir şey düşünemiyordu. Allah'ın vaadine iyice inanması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse saraya alınan çocuğun kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ’nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ’nın annesinin yüreği ise yalnızca çocuğuyla meşguldü. Eğer, inanıp güvenen biri olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vâdimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. İnanması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Musânın anasının gönlü ise bomboş sabahı etti, az daha onu açıverecekti: kalbine râbıta vermese idik eğer iymanlılardan olsun diye
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Çocuğunun Firavun hanedanı tarafından bulunduğunu haber alan) Mûsâ’nın annesi, (çocuğunu düşünmenin dışında, dünyadaki hiçbir şeyle meşgul olmadan) gönlü bomboş (içi yanarak) sabahladı. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini (sabırla) pekiştirmeseydik, neredeyse on (un kendi oğlu olduğun) u açıklayacaktı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mûsâ'nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Musânın anası — yüreği (evlâdından başka bir şeyden) bomboş olarak — sabahladı. Eğer (Allahın vadine) inananlardan olması için kalbine (sabr-ü sükûn ile) rabıta vermeseydik az daha onu mutlak açığa vuracakdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Mûsâ'nın annesinin gönlü ise, (çocuğundan başka herşeyden) bomboş olaraksabahladı. Eğer (va'dimize) inananlardan olması için kalbini (sabırla) takviye etmiş olmasaydık, nerede ise onu(n kendi çocuğu olduğunu) açığa vuracaktı.(2)
(2)“Hâlis (sâfî) muhabbet, fıtrat-ı insâniyede (insanın yaratılışında) ve umum vâlidelerde dercedilmiştir. İşte bu hâlis muhabbete tam ma‘nâsıyla vâlidelerin şefkatleri mazhardır.Vâlideler o sırr-ı şefkat ile, evlâdlarına karşı muhabbetlerine bir mükâfât, ve bir rüşvet istemediklerine ve taleb etmediklerine delil; rûhunu, belki saâdet-i uhreviyesini (âhiret saâdetini) de onlar için fedâ etmeleridir.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 139)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Musa’nın annesinin yüreği (çocuğundan başka bütün düşüncülerden) bomboş bir hâlde kaldı. Eğer (vaadimize) inananlardan olması için gönlünü (sabırla) bağlamış (pekiştirmiş) olmasaydık neredeyse onu (çocuğun durumunu) açığa vuracaktı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa’nın annesi, kalbi boş ve üzüntülü olarak sabahladı. Eğer biz onun kalbini sakinleştirmeseydik neredeyse inananlardan olduğunu açığa çıkaracaktı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa’nın anasının sabaha kadar içi içine sığmadı. Eğer onun inanır kişi olması için yüreğini iyice sağlamlaştırmış olmasaydık, ne de olsa olanı biteni açığa vuracaktı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa/nın anası bu hali duyunca kalbi bomboş oldu, [³] biz onun vâdemize iman getirenlerden olması için kalbine vahiy bağlamasaydık [⁴], az kaldı işi meydana çıkaracaktı [⁵].
[3] Yani Musa'dan başka bir şey düşünmüyordu veya aklı başından gitti.[4] Vahyimize iman etmeyi hatırlatmasaydık da sabır vermeseydik.[5] Dehşetinden veya sevincinden «o, benim oğlumdur» diyecekti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa’nın annesinin gönlü [fu’âd] bomboş olarak kaldı [asbaha]. Onun inancını sürdürenlerden olarak kalması için kalbini güçlendirmemiş/irtibat kurmamış [rabatnâ] olsaydık, neredeyse işi açığa çıkaracaktı.²
2 Annesi Musa’yı, Firavun ve adamlarından kurtarmak için nehre bırakmıştı. Sonra bebeğin Firavun’un sarayında olduğunu öğrenince aklı başından gitti, sabahı zor etti. Neredeyse gidip kendi çocuğu olduğunu söyleyecekti. Ayetin anlamı budur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Musa'nın annesinin kalbi, (kendisine yapılan vahiy nedeniyle her türlü hüzün ve kederden) arınmış olarak sabahladı. Eğer müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu (Musa'nın durumunu) açığa vuracaktı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu arada Mûsâ’nın annesi, bütün gece yavrusunu düşünmüş, gönlü bomboş bir hâlde sabahlamıştı. O kadar üzülmüştü ki, eğer vaadimize olan inancını sonuna kadar canlı tutması için yüreğine dayanma gücü bahşetmemiş olsaydık, onun kendi çocuğu olduğunu az kalsın açığa vuracaktı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa’nın annesinin gönlü bomboş kalıverdi. Müminler’den olması için onun (annesinin) kalbini pekiştirmemiş olsaydık, bunu neredeyse açığa vurayazdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa'nınanası ise heyecandan sabahı zor etmişti. Eğer biz, metin olması için onun ağzını tutmasaydık, neredeyse durumu belli edecekti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa’nın annesi kalbi boşalmış ne yapacağını bilmez halde sabahladı. Sözümüze inanması için kalbini pekiştirdik. Değilse benim oğlum diye ortaya çıkıp tuzağımızı bozacaktı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Musa’nın annesinin kalbi korku dolmuştu. İnanıp güvenenlerden olması için kalbine dayanıklılık vermemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa’nın anasının yüreği bomboş olarak sabahladı.¹ Eğer Biz (sözümüze) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş² olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
1 Yani; meraktan çıldıracak oldu, gönlü acıyla dolup taşarak sabahladı, hayretten ve dehşetten gönlüne hiç bir şey girmiyordu. 2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 200)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu arada, Musa’nın annesi yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti; öyle ki, eğer [sözümüze olan] inancını sonuna kadar canlı tutması için ¹⁰ yüreğini iyice güçlendirmemiş olsaydık o’nun kim olduğunu az kalsın açığa vuracaktı. ¹¹
10 Lafzen, “inananlardan olması için”.11 Yani, ona geri verirler diye çocuğun kim olduğunu söyleyecekti.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Musa’nın annesinin aklı başından gitti. Eğer biz, vaadimize güvenen birisi olması için onun kalbini güçlendirip pekiştirmeseydik az kalsın çocuğun kendisine ait olduğunu söyleyecekti. 28/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu arada Musa’nın annesi, gönlü onun acısıyla dolu olarak[³³⁷⁶] sabahladı. Öyle ki, (vaadimize) inanıp güvenenlerden biri olması için kalbini sımsıkı pekiştirmiş olmasaydık,[³³⁷⁷] az kalsın onun kimliğini açığa vuracaktı.
[3376] Lafzen: “gönlünde (onun acısından başkasına) yer kalmaksızın..” [3377] Bu şekildeki çevirimiz için bkz: 9:61, not 74 ve krş: 12:64. el-Mu’minînin, Allah’ın kalbe sımsıkı pekiştirdiği iman sahibi için kullanılması, bizim bu kalıpla ellezine âmenû arasındaki farkı izah sadedinde Nisâ 136’ya düştüğümüz notu destekler mahiyettedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Musa'nın anası (yavrusunun Firavun'un eline düştüğü haberini alınca, öldürüleceğinden endişe etti, kederinden) kalbi bomboş olarak sabahladı. (Yavrusundan başka bir şey düşünmez oldu, şaşkın bir hale geldi) Eğer biz, (Rabbinin va'dine) inananlardan olması için kalbini pekiştirmeseydik, az daha onu (saraya alınan çocuğun kendi evladı olduğunu) açığa vuracaktı.
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ’nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) imanını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Mûsa'nın validesinin kalbi bomboş olarak sabahladı. Eğer inananlardan olsun diye O'nun kalbine bir rabıta vermese idik az kaldı onu açığa vuracaktı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ'nın annesi, çocuğunun Firavun'un eline geçtiğini öğrenince aklı başından gitti, onun dışındaki her şeyi unuttu. Eğer, Biz vâdimize inananlardan olması için kalbine sabır kuvveti vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracak, gidip çocuğa sahip çıkacaktı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu). Eğer biz, (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Mûsâ'yı Fir'avn'ın bulub aldığını haber alınca) Vâlide-i Mûsâ'nın kalbi (sabır ve akıldan) boşaldı. Eğer onun kalbine va'dimize inananlardan olması içün sabır ve sebâtı rabt itmemiş olsa idik onlara Mûsâ'nın sırrını az kaldı izhâr idecekdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’nın anası, içinde bir umudu kalmamış olarak sabaha çıktı. Güvenini yitirmesin diye kalbini tutmasaydık neredeyse her şeyi açığa vuracaktı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa'nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa'nın annesi ise, aklı başından uçacak gibiydi. Vaadimize inanması için onun kalbine sebat vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracaktı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa'nın annesinin kalbi ise bomboş bir halde sabahladı. Eğer inananlardan olması için kalbine bir bağ vermeseydik, onu açığa vuracak bir durumdaydı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oldı göñli mūsā anasınuñ fārıġ ya'nį boş bayıķ yaķın oldı kim belürde-y-idi anı eger degül misse kim baġladuķ göñli üzere ya'nį śabr tā ola inanıcılardan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mūsā anasınuñ yüregi ‘aḳldan ḥālī oldı, Fir‘avn eline düşdügin işitdügi vaḳt. Yaḳın oldı‐y‐ıdı kim ẓāhir eyleye Mūsā emrini eger ṣabr‐ıla ṭoḫtatmasa‐y‐duḳ anuñ yüregini. Ḥattā ki Tañrı va‘desine inanıcılardan ola.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Oğlunun Fir’onun əlinə düşdüyünü bildikdən sonra) Musanın anasının ürəyi bomboş (sevimli balasının fikrindən başqa hər şeydən xali) olmuşdu. Əgər (Allahın və’dinə) inananlardan olsun deyə, ürəyinə səbir (səbat) əta etməsəydik, az qala onu (saraya gətirilmiş körpənin özünkü olduğunu) büruzə verəcəkdi. (Dəhşətindən və ya sevincindən: “Bu uşaq mənimdir!” – deyəcəkdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the heart of the mother of Moses became void, and she would have betrayed him if We had not fortified her heart, that she might be of the believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But there came to be a void in the heart of the mother of Moses: She was going almost to disclose his (case), had We not strengthened her heart (with faith), so that she might remain a (firm) believer.(3337)
3337 The mother's heart felt the gaping void at parting from her son; but her Faith in Allah's Providence kept her from betraying herself.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَصْبَحَ
ve sabahladı
فُؤٰادُ
gönlü
اُمِّ
anne-sinin
مُوسٰى
Mûsâ'nın
فَارِغاًۜ
bomboş olarak
اِنْ
şüp-hesiz
كَادَتْ
nerede ise
لَتُبْد۪ي
gerçekten açı-ğa vuracaktı
بِه۪
onu
لَوْلَٓا
eğer ol-masaydı
اَنْ رَبَطْنَا
pekiştirmemiz
عَلٰى قَلْبِهَا
kalbini
لِتَكُونَ
olması için
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
inananlardan
Mûsâ'nın annesi, gönlünde (ayrılık acısından dolayı büyük) bir boşlukla sabahladı. Eğer Biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n kendi çocuğu olduğunu) açığa vuracaktı.
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
فُؤَاد
İsim
ف ا د
Kalp, gönül, yürek
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
فَارِغٌ
Etken fiil
ف ر غ
Boş olan, bomboş
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
اَبْدَى
Fiil-IV
ب د و
Açığa vurdu, açıkça verdi, açıkladı, ortaya çıkardı, açtı, teşhir etti
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
رَبَطَ
Fiil-I
ر ب ط
Rabt etti, pekiştirdi, bağladı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan