close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kâria Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
El-kâri’a(tu)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O şiddetli bir gürültüyle gelip çatacak, yürekleri koparacak felaket.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kari’a= Dünya’nın bütün nimet ve ziynetlerini soyup-bozup dağıtarak yeryüzünü cascavlak bırakacak olan korkunç Kıyamet olayı! (Mutlaka ve umulmadık anda başa gelip çatacak ve insanları şok edip şaşkınlığa uğratacak o dehşetli sarsıntı!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ah, apansız gelecek dehşetiyle yürekleri koparacak felaket!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gülle gibi insanların başlarına düşüp beyinlerini parçalayacak felâketten, âlemdeki düzenin bozularak yıldızların, gezegenlerin çarpışacağı gündeki felâketten kendinizi koruyun!
Ahmet Varol
swap_vert close
Dehsetle sarsacak olan!
Ali Bulaç
swap_vert close
Kaari'a...
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Dehşetiyle kalblere çarpacak) o kıyamet,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şiddetle çarpan o felaket;
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kapı çalan! [797]
[797] Kâri‘a sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 309.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kıyamet
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gürültü koparacak olan büyük felaket!
Cemil Said
swap_vert close
1,2. "Kâri’a" nedir?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gürültü koparacak olan
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O dehşetli ses!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3. Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
Edip Yüksel
swap_vert close
Şok.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
1,2,3. Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O karia
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kâria (Ansızın meydana gelecek olan)
Müfessirlerimiz, âyet-i kerîmede geçen “kâria”nın, kıyametin isimlerinden biri olduğunda ittifak etmişlerdir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kâri'a.¹
1- Şiddetli ses. Dehşetten yürekleri hoplatan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Felâket kapısını çalacak olan (kıyamet).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
el-Karia! (O dehşetiyle çarpıcı felâket! Kıyâmet!)
İhsan Aktaş
swap_vert close
O şiddetli bir gürültüyle (gelip çatacak), yürekleri hoplatacak (büyük) felâket. *
(*) Bu kelime kök itibariyle “çok şiddetle vuran, şiddetle yüklenen şeyler, insanlara şok yaşatan ciddî felâketler” anlamında kullanılır. Bu manada Kur’an’da kavimleri beklemedikleri anda yakalayan, şok eden âfete de “kâria” denilir. “Kâria’yı Semûd ve Ad yalanladılar.” Hakka: 4.Kâria ilk âyetindeki “elif lâm”ile, belirlilik ve bildiğiniz şey olan, ansızın, şiddetle çarpan son saat anlaşılmaktadır. (Kurandan Hayata)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Birdenbire aniden gelen,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kalkış!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yürekleri yaralayan felâket.
[1] Mekke'de nâzil olmuş (11) âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kapıyı şiddetle vuran [el-kâri’a],¹
1 Kâri’a aslında “kapıyı şiddetli şiddetli çalan” demektir. Kıyametin çok yakınımızda hatta kapıya kadar geldiği ve kapıyı çalmakta olduğunun mecaz bir ifadesidir. Müteakip ayetler kıyametin dehşetinden ve felaketinden bahsettiği için, bu kelimeyi büyük patlama, korkunç gürültü, yürekleri hoplatan ses vb anlamlarla tercüme etmişlerdir. Krş. Nâzi’ât, 79/34-35.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şiddetle çarpan (kıyamet).
(Karia, kapı çalan demektir ve kıyamet kastedilmiştir. Kureyş suresinden sonra Mekke’de nazil olmuştur ve 11 ayettir. Bu surede, kıyametin kopuşunda meydana gelecek olaylardan ve insanın akıbetinden söz edilmiştir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ansızın gelip çatan, yürekleri sarsıp yerinden hoplatan, tüm kâinatı yok eden o müthiş olay, o Karia!
Mekke döneminin başlarında gönderilen bu sûre, adını birinci ayetinde geçen “el-Kâriah: Kapıyı çalan, yürekleri hoplatan, ansızın gelip çarpan” kelimesinden almıştır. 11 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
KÂRİA!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gümleten.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanı çarparak şaşkına çeviren olay!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Büyük çarpma!
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2. O çok şiddetli bir belâ,¹ (var ya!) Nedir o çok şiddetli belâ?²
1 Kâria: (قَرَعَ)’dan türemiştir. (القَرْعُ), şiddetli bir ses çıkaracak derecede şiddetle dayanıp, gülle ve tokmakla çarpmak demektir. Bu şekilde çarpan her şeye “kâri’a”, çoğulunda “kavari’” denilir. Daha sonra kinaye olarak zamanın “başlara çarpan büyük hadiselerine” de kâria denilmiştir. Nitekim “Allah’ın va’di gelince, yaptıklarından dolayı çok şiddetli bir belâ, ya kâfirlerin başına isabet edip duracak veya yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah, verdiği sözden asla dönmez” (Ra’d: 31) buyurulmuştur. Kur’ân’ın korkutma âyetlerine de “kâri’a” denilir. Bilhassa harf-i tarif ile “el-Kâria” da “el-Hâkka” gibi kıyametin isimlerinden olmuştur. Bk. (Ra’d: 31)2 (مَا) mahiyet ve hakikatten sorudur. Fakat bununla maksat gerçekten soru değil, “o ne dehşetli kariadır?” meâlinde korkutmak için olması açıktır. Zamir ile ifade edilmeyip de “kâria” isminin üç defa tekrar edilmesi de o korkutmayı anlatmak içindir. Bazı tefsir âlimleri (الْقَارِعَةُ مَا اَلْقَارِعَةُ)’nün irabının “tahzir” (sakındırma) olduğunu ifade etmişlerdir. Buna göre mana: “Sakının kendinizi kâria var, çok korkunç kâria, öyle ki onun ne büyük kâria olduğunu görmeyince dirayetle bilemezsiniz”, demek olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
AH! Apansız (gelen) bir bela! ¹
1 Yani, dünyanın dehşetli bir şekilde dönüşeceği Son Saat’in gelip çatması (bkz. 14:48, not 63 ve 20:105-107, not 90).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ansızın gelecek o felaket! 22/1-2, 40/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
AH o korkunç fâcia!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Felâket kapısını çalacak olan (kıyâmet)
Osman Fırat
swap_vert close
O Karia,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O çarpacak olan felaket.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kari'a,
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çarpan olay!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kalbleri yarub parçalayan gün
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gümbürdeyen…
Şaban Piriş
swap_vert close
Korkunç olay ..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Çarpacak olan o felâket.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O Kaaria, o şiddetli ses çıkararak çarpan.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
dögici yā ķaḥr eyleyici ya'nį ķıyāmet göñülleri ķorķu-y-la
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳār‘ia ne gündür?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ürəkləri dəhşətə salan qiyamət!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The Calamity!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The (Day) of Noise and Clamour:(6251)
6251 The Day of Noise and Clamour is the Day of Judgement, when the whole of the present order of things will be overthrown with a tremendous convulsion. Cf. n. 6235 to 99:1, and n. 6096 to 88:1. AJ] our present landmarks will be lost. It will be a stunning experience to begin with, but it will inaugurate a new world of true and permanent values, in which every human deed will have its true and just consequences, as if weighed in the balance. See verses 6-11 below.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْقَارِعَةُۙ
Kâria
Kâria!
قَارِعَة
İsim
ق ر ع
Büyük bela, Kâria (dehşeti her yanı saran kıyamet günü)