close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Keżżebet kablehum kavmu nûhin fekeżżebû ‘abdenâ ve kâlû mecnûnun vezducir(a)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan önce Nuh kavmi de kulumuzu yalanlamıştı ve deli dediler ona, pek fena incittiler onu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh)u yalancı saymışlar ve: "Delidir" diyerek (hakaret yağdırmışlardı). O, baskı altına alınıp zorla engellenmeye çalışılmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunlardan önce Nuh milleti de, O'nu yalanlamıştı. Onlar kulumuz Nuh'u, yıllarca yalancı saymakta ısrar ettiler, O'na deli dediler ve tebliğden vazgeçmeye zorlandı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan önce Nuh kavmi de Nûh'u yalanladı. Bizi ilâh tanıyan, candan müslüman olarak bize bağlanan, saygılı kulumuzu yalanlamakta ısrar ettiler. “Cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.” dediler. Nûh'a bağırıp çağırıldı, tebliği engellendi, eza ve cefa edilerek kovuldu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan önce Nuh kavmi de yalanladı. Böylece kulumuzu yalanladılar ve: "Delidir" dediler. O zorla (tebliğden) alıkonuldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz (Nuh)u yalanladılar ve: 'Delidir' dediler. O 'baskı altına alınıp engellenmişti.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlardan (Mekke'lilerden) önce Nûh kavmi tekzib ettiler de, kulumuzu (Hz. Nûh'u) yalanladılar; mecnûndur, dediler ve onu tebliğden alıkoydular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan önce, Nuh kavmi de yalanladı. Kulumuz olan peygamberi yalanladılar, ona “deli” dediler. Onu engellemiş oldular.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan önce Nûh'un toplumu da yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğuna ısrar ederek. “O, delirdi” dediler ve davetten vazgeçmeye zorlandı.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan önce, Nuh'un ulusu yalanlamıştı; imdi, bizim kulumuzu da yalanladılar, «Bu delidir!» diyerek, engel olundu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamış ve kulumuz Nuh'u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biridir'' diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan evvel Nûh kavmi bizim ’abdimizi tekzîb ve bu bir mecnûndur diyerek red itdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp “Bu bir delidir” dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunlardan önce Nûh’un kavmi de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişti. O kulumuzu yalancı saydılar, “Delinin biri!” dediler ve o görevinden alıkondu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanladı, hem de kulumuzun yalancı olduğunda ısrar ederek: O, delirdi, dediler. Ve (Nuh, davetten vazgeçmeye) zorlandı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan önce de Nuh'un halkı yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayıp, "Delidir" dediler. Nitekim o engellendi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir." dediler. Ve (Nuh davetten vazgeçmeye) zorlandı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlardan evvel Nuh kavmı tekzib etti yalancı dediler o kulumuza, mec'nun dediler, çok incittiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlardan (müşriklerden) önce, Nûh’un kavmi de (peygamberlerini) yalanlamıştı. Onlar kulumuz (Nûh’) u yalanlayıp, “Bu bir mecnundur” dediler ve (türlü eziyetler ile tebliğ vazifesini yapmasına) engel oldular.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan önce Nûh'un halkı da yalanladı. Kulumuzu, “O delinin biridir.” diye yalanladılar. Kulumuz zorluk çıkarılarak engellendi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlardan evvel Nuuh kavmi tekzîb etdi; onlar kulumuzu yalancı saymakda ısrar etdiler. «Mecnun» dediler. O, (da'vetden cebren) vaz geçirilmişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan (Mekkelilerden) önce Nûh kavmi (de peygamberlerini) yalanladı; öyle ki kulumuzu yalanladılar ve: “(O) bir delidir!” dediler ve (o kadar ki Nûh, tebliğden zorla)engellenmişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp: “Bu bir delidir” dediler ve (böylece) kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu. *
(*) Âyete dikkat edilirse iki kez yalanlama kullanılmıştır. Normalde ‘Nûh’un kavmi yalanladı.’ denildikten sonra bir daha ‘Kulumuzu yalanladılar. ’ denmesine gerek yoktur. Ancak burada yalanlanan unsur âyetleri ve onları getiren elçiyi yalanlamayla devam etmiştir. Şöyle ki Nûh’un kavmi bir tufan kopacağı hakîkatini yalanlamış, bu felâketi önceden haber veren ve gemi yapan elçiyi de felâket tellallığı yapan bir mecnûn olarak lanse etmişlerdir. (Hz. Nûh ve tufan ile alâkalı ayrıntılı bilgi için bkz. Şuara: 119)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh kavmi onlardan önce dirilmeyi yalanlamışlar, sonra kulumuz Nuh’u yalanlayarak “O delinin biridir” deyip kulumuz Nuh engellenmişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlardan önce Nuh ulusu da yalan saydılar, kulumuzu yalancı yerine koydular. Onun için: "Delini bir" dediler. O, işinden alıkonuldu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunlardan evvel Nuh kavmi de peygamberleri yalancı saymışlar, kulumuz Nuh/u yalana çıkarmışlar [²], «— O, divanedir» demişlerdi de Nuh davetten vaz geçirilmişti [³].
[2] Yahut Nuh kavmi peygamberleri yalancı sayıyorlardı. İşte bu meyanda kulumuz Nuh'u da yalancı saydılar.[3] Yahut onlar, «Nuh cin çarpmış bir divanedir» demişlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kendilerinden önce Nûh kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp “Bu bir delidir” dediler ve ona engel oldular.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Böylece kulumuzu (Nuh'u) yalanladılar ve de “Delidir, aklı engellenmiştir” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlardan önce, Nûh’un kavmi de inkâr etmişti. Onlar da kulumuz Nûh’u yalanlamış ve “O bir delidir!” demişlerdi. Böylece Peygamber, büyük baskı ve eziyetlerle karşılaşmış ve görevini yapmasına engel olunmuştu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan önce Nûh’un kavmi yalanladı. Bizim kulumuzu yalanladılar; “bir mecnûn” dediler; çok incittiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vaktiyle Nûh kavmi de inkar etmişti. Yalanladılar. " Deli " dediler, kulumuz Nuh’u çok rahatsız ettiler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenlerin sana karşı geldiklerine! Senden önce de toplumu sen cinlenmiş sapıtmış diye Nuh’u yalanlamıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan önce Nuh’un halkı da (gerçeği) yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak “(O) cinlenmiştir.” demişlerdi. (Tebliğden vazgeçirilmeye) zorlanmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Kendilerinden önceki Nûh toplumu da (Peygamberlerini) yalanladı. Onlar, kulumuzu yalanlamakla kalmayıp bir de: “delidir.” dediler. (İşte o, böyle) engellendi.
Muhammed Esed
swap_vert close
BUNLARDAN, [şimdi yeniden dirilmeyi inkar edenlerden] önce Nûh’un kavmi de o’nu yalanlamıştı; onlar kulumuzu yalanlamışlar ve “O, bir delidir!” demişlerdi, (ve bundan dolayı) o kovulup defedilmişti. ⁶
6 Bkz. Hz. Nûh ve Tufan kıssasının daha geniş bir şekilde anlatıldığı 11:25-48.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet onlardan önce de Nuh kavmi de yalana sarılmış ve kulumuz Nuh’u yalancılıkla suçlayıp; ‘‘O delinin biri’’ diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi. 23/23...26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ONLARDAN önce, Nûh kavmi de yalanlamıştı: hem kulumuzu[⁴⁸¹⁰] yalanlamışlar hem de dönüp “O bir delidir” demişlerdi. Ve o (davet yolunda) engellenmişti.[⁴⁸¹¹]
[4810] “Kulumuz”un zımnî çağrışımı: “Biz’e kulluk edenin velisi Biz oluruz”. [4811] Şu‘arâ’ 116’ya dayanarak.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlardan önce Nuh kavmi de (Peygamberlerini) yalanladı, kulumuzu yalancılıkla suçladılar da "O çıldırdı" dediler ve (Nuh böylece davetten) vaz geçmeye zorlandı.
(Onu tehdit ettiler. "Ey Nuh eğer, halkı kışkırtmaya bir son vermezsen bil ki sen muhakkak taşlananlardan olursun" dediler.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz alıkonuldu
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bunlardan evvel Nûh kavmi tekzîp etti. Artık kulumuzu yalancı sandılar ve «Mecnûn,» dediler ve (risâletini tebliğden) vazgeçirilmiş idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerinden önce Nûh kavmi de Peygamberi yalancı saydı ve: “Bu delinin teki! ” dediler. Onu incittiler, tebliğini engellediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Küffâr-ı Mekke'den evvel Nûh kavmi de rasûllerini tekzîb idüb ve mecnûndur diyüb onı zecren teblîğ-i risâletden men' iylediler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlardan önce Nuh’un topluluğu da yalana sarılmış, kulumuzu yalancı yerine koymuşlardı. “Bu, cinlerin etkisinde“ dediler. Böylece görevi engellendi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar önce Nuh kavmini de yalanladı. Kulumuzu yalanladılar da “mecnun (cinlenmiş)” dediler. Onu incittiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan önce Nuh kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanladılar, ona deli dediler ve ona engel oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan önce Nûh kavmi yalanlamıştı. Yalanladılar kulumuzu ve "Mecnundur bu!" dediler. Ve durduruldu kulumuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yalan duttı anlardan ilerü nūḥ ķavmı pes yalan duttılar ķulumuzı daħı eyittiler “delüdür.” daħı sekidinildi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yalanladı anlardan burun Nūḥ ḳavmi bizüm ḳulumuzı. Daḫı eyitdiler: Bubir delü.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bunlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəl Nuh qövmü (öz peyğəmbərini) təkzib etmiş və bəndəmizi (Nuhu) yalançı sayıb: “(Bu) divanədir!” – demişdilər. Ona (risaləti təbliğ etmək) qadağan edilmişdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The folk of Noah denied before them, yea, they denied Our slave and said: A madman; and he was repulsed.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Before them the People of Noah rejected (their messenger): they rejected Our servant,(5135) and said, "Here is one possessed!", and he was driven out.
5135 The story of Noah and the Flood is frequently referred to in the Qur'an. The passage which best illustrates this passage will be found in 11:25 -48. Note in that passage how they first insult and abuse him arrogantly; how he humbly argues with them; how they laugh him to scorn, as much as to say that he was a madman possessed of some evil spirit; and how the Flood comes and he is saved in the Ark, and the wicked are doomed to destruction.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
كَذَّبَتْ
yalanladı
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
قَوْمُ
kavmi
نُوحٍ
Nûh'un
فَـكَذَّبُوا
ve yalanladılar
عَبْدَنَا
kulumuzu
وَقَالُوا
ve dediler
مَجْنُونٌ
bir mec-nundur
وَازْدُجِرَ
ve men etti(ler)
Onlardan önce Nûh'un kavmi de (resulümüzü ve âyetlerimizi) yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "bu bir mecnundur" dediler ve onu (davetten) men ed(ip incit)tiler.
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَجْنُون
Edilgen fiil
ج ن ن
Mecnun
اِزْدَجَرَ
Fiil-VIII
ز ج ر
Men etti