close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kamer Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne-lmucrimîne fî dalâlin ve su’ur(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki suçlular, sapıklık içinde ve yakıp kavuran ateşlerdedir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hiç şüphesiz (her asırdaki mücrim sapkınlar) suçlular-günahkârlar, (böyle) bir sapmışlık (dalâlet) ve çılgınlık içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphe yok ki o gün, günahlara batıp gidenler, sapıklık içinde ve çılgınca yanan ateşlerdedirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, dalâlet, ahmaklık ve körüklenen alev püsküren ateşler içindedirler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz suçlular bir sapıklık ve çılgınlık [2] içindedirler.
2.Yahut: "Çılgın ateşler."  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç şüphesiz suçlular-günahkarlar, bir sapmışlık (dalâlet) ve çılgınlık içindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki mücrimler (müşrikler) şaşkınlık ve çılgın ateşler içindedirler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten azgın suçlular, sapıklık ve delilik içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içerisindedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Evet, suçlu olanlar, hem sapkınlık, hem çılgınlık içredirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz günaha batmış olanlar, (o zaman, görecekler ki) sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişlerdir!
Cemil Said
swap_vert close
Mücrimler dalâlet ve cinnete müstağrakdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şu bir gerçek ki günaha batmış olanlar, doğru yoldan sapmış ve kendilerini -yakmışlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Muhakkak ki suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Muhakkak ki mücrimler şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz suçlular (kâfirler, dünyada) bir sapkınlık ve (âhirette ise) çılgın bir ateş içerisindedirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz, mücrimler¹ sapkınlık ve çılgınlık içindedirler.
1- İşledikleri suçlar, kendilerini kuşatmış olanlar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhe yok ki günahkârlar (dünyâda) sapıklık ve (âhiretde) çılgın ateşler içindedirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki günahkârlar, bir dalâlet ve çılgın bir ateş içindedirler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki suç işlemeye devam edenler sapıklık ve çılgınlıklar içindedirler. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Günahkârlar, sapıklık ve delilik içindeler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü suçlular sapkınlık içinde, çılgınlık içindedirler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki günahkâr olan müşrikler, dünyada sapıklıkta, âhirette alevli ateşte [⁵] bulunacaklardır.
[5] Veya dalâlet ve cehalet içindedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki suçlular/günahkârlar [mucrimûn] bir sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz suçlu günahkâr olanlar, bir şaşkınlık ve de çılgın bir ateş içindedirler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Buna rağmen suç işleyenler, gerçekten büyük bir yanılgı ve ahmaklık içindedirler! Çünkü kendi elleriyle kendilerini ateşe atıyorlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Mücrimler / Suç İşleyenler, bir çılgınlık ve sapkınlık içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün suçlular, ilgisizlikten çıldıracaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz gerçeklerimizi inkâr eden suçlular sapıklık içindedirler. Suçlarının karşılığı olarak dehşetli ateşe atılacaklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki suçlular sapkınlık ve çılgınlık içindedir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz (o gün) günâhkârlar, şaşkınlık ve çılgın (ateş) içerisindedir.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü, günaha batmış olanlar [o zaman, görecekler ki] sapıklıkta ve ahmaklıkta kaybolup gitmişler! ²⁸
28 Bkz. yukarıdaki ayet 24.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz suçlular sapkınlığa ve helake mahkûm olmuşlardır. 18/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü günahı hayat tarzı edinenler, sapıklığa ve çılgınlığa mahkûm olmuşlardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki günahkârlar, (dünyada) sapıklık, (ahirette ise) alevli ateşler içindedirler.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz suçlular bir sapıklık ve ateşler içindedirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki günahkârlar, bir sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mücrimler tam bir şaşkınlık ve çılgınlık içindedirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mücrimler dünyâda dalâletde ve âhiretde cehennemdedirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindeler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz günahkarlar sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mücrimler şaşkınlık ve çılgınlık içindeler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kuşkusuz, suçlular, şaşkınlık ve çılgınlık içindedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ yazuķlular azġunlıķ içindedür daħı odlar içinde daħı ḥelāllik.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ yaman kişiler azġunluḳ içinde ve odlar içindedürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, günahkarlar (dünyada) haqq yoldan azmışlar və (axirətdə də) cəhənnəm odu içərisində olacaqlar. (Yaxud günahkarlar heyrət, yanlışlıq və dəlilik içindədirlər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! the guilty are in error and madness.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Truly those in sin are the ones straying in mind, and mad.(5161)
5161 Cf. 54:24 above. Note how the tables are turned in the argument by the repetition. The unjust think that the godly are wandering in mind and mad. They will find that it is really they who were wandering in mind, and mad, even when they were in the plenitude of their power and in the enjoyment of all the good things of this life. These minor echoes heighten the effect of the major refrain mentioned in the Introduction.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
muhak-kak ki
الْمُجْرِم۪ينَ
mücrimler
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içindedir
وَسُعُرٍۢ
ve çılgınlık
Muhakkak ki mücrimler (nefsinin hevâsına uyan suçlular, apaçık) bir dalâlet ve çılgınlık içindedirler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
سُعُر
İsim
س ع ر
Çılgınlık