Gerçekten onlar (beşer suretinde gelen Lût’un) misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini görmekten engelledik. ‘’Haydi azabımızı ve uyarılarımızı tadın!’’(dedik). *
(*) Kur’an’ı Kerim, Lût kavmini ahlâksızlığa boğulmuş, özellikle cinsel sapıklıklarıyla tanınmış ve bu yüzden ağır bir cezaya çarptırılmış toplum örneği olarak muhtelif vesilelerle anlatır. İbni ‘Abbâs’a göre (Râzî tarafından nakledildiği üzere), tamsu’l-‘ayn ifadesi (“basîretten/görme yeteneğinden yoksun bırakma”), burada “birinin idrakinden [bir şeyi] saklamayı/gizlemeyi” (hacb ‘ani’l-idrâk ) gösterir. Bu nedenle, tamesnâ a‘yunehum ifadesi, Allah’ın onları, kötü/şeytanî eğilimlerinden dolayı, bütün manevî/ahlakî değerlerden yoksun bıraktığı ve böylece onları bu dünyada ve ötekinde acı bir azabı tatmaya ayetin devamından anlaşıldığı gibi- mahkûm ettiği anlamına gelir. (M. Esed Meal Açıklaması)