Gerçekten zikre (doğru bilgiye, gerçeğe) ulaşılsın diye Kur’an’ı da (aklını işleterek anlamaya çalışanlara, düşünüp öğüt almak isteyenlere) kolaylaştırdık. O hâlde o bilgiye ulaşmak isteyen var mı? *
(*) Aşağıdaki tefsire göre de buradaki zikir, doğru bilgidir. Fakat bununla birlikte düşünmek ve öğüt almak gibi anlamlara da gelir. İşte burada hem gerçekleri bilmek hem de düşünüp öğüt almak isteyenlere mesaj veriliyor. Zira Nahıl sûresi 16/ 43. ayette (فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ) ‘’Bilmiyorsanız, zikir/ ilim/ ehline sorun’’ deniliyor. Buradaki tekrar şunun için olabilir. Not: 17. ayetten önce zalim, azgın ve inkârcıların başına gelen çok büyük bir felaket olan tufan olayı üzerinde düşünüp öğüt almamızın ve bu konuda bilimsel araştırma yapıp gerçek bilgiye ulaşmamızın, burada da 19, 20, 21. ayetlerde belirtildiği gibi inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri sebebiyle başka bir toplumun başına gelen ayrı büyük bir felaketten öğüt almamızın önemine, bunu zihinlerimizde canlı tutmamız ve özellikle araştırıp öğrenmek ve bilgi edinmek isteyenler için Kur’an’ın kolaylaştırıldığına vurgu yapılmak amacıyla aynı ifade kullanılmıştır. Ama konular farklı olduğu için aslında buna tekrar denillmez. Eğer anlatılan konu aynı olsaydı, o zaman tekrar olurdu.