close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in yekâdu-lleżîne keferû leyuzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semi’û-żżikra ve yekûlûne innehu lemecnûn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve az kalmıştı ki kafirler, Kur'an'ı duydukları zaman seni gözleriyle yiyip helak etsinler ve derlerdi ki: Şüphe yok, bu, bir deli elbette.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O inkâr edenler, Zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman, Seni neredeyse gözleriyle devirecekler gibi (haset ve hıyanetle bakıp) nazar ediyorlardı. (Senin için ise:) "O, kesinlikle delirmiş bir insandır (cinnlerin ve karanlık güçlerin adamıdır)" diyorlardı.
[Not: "Sanki bakışlarıyla (Seni) yiyecekler" gibi davranıyorlardı. Mekke kâfirleri o kadar kızgındılar ve haset-fesat içinde kıvranıyorlardı ki, Kur’an’ı işittikleri zaman Hz. Peygamber’i sanki gözleriyle yiyecek ve yıkacaklardı. Onların bu hali İsra Suresi 73. ve 77. ayetler arasında da anlatılmaktaydı.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O Kur'ân'ı dinledikleri zaman o gerçekleri örtbas edenler, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devirecekler, “Gerçekten de O bir delidir” diyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, okunması ibadet olan, övünç kaynağı Kurân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile yiyeceklerdi. Bir de durmuşlar: “O, kesinlikle cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.” diyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
O inkar edenler zikri (Kur'an'ı) duyduklarında neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. (Hala senin hakkında): "O bir delidir" diyorlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
O inkâr edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. 'O, gerçekten bir delidir' diyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu o kâfirler, Kur'an'ı işittikleri vakit, (sana olan düşmanlıklarından dolayı) az kalsın gözleri ile seni devireceklerdi. Hâlâ da (senin için): “-Muhakkak O bir mecnûndur.” diyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler ki, zikri (Kur’anı) işittikleri zaman nerede ise gözleriyle seni devirecek gibi oluyorlar. Ve “gerçekten o bir delidir” diyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenler Kur'ân'ı duyduklarında, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. “Bu tam anlamıyla delidir” diyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Ne vakit ki kâfirler Kur'anı işittiler, seni gözleriyle yiyeyazdılar, dediler ki: «Bu herhalde delidir!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Küfürde direnenler, Kur'an'ı işittikleri vakit, (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.
Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun.  
Cemil Said
swap_vert close
Senin ihtârâtını işitdikleri vakit az kaldı kâfirler nazarları ile seni şaşırtacaklar ve senin içün "Bu bir mecnûndur" diyeceklerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
50,51. Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O inkârcılar Kur’an’ı işittikleri zaman, seni gözleriyle devireceklermiş gibi bakar, “Şüphe yok o bir delidir” derler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Mesajı işittikleri zaman, inkarcılar neredeyse seni gözleriyle yiyeceklerdi. "O, delidir!" diyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve gerçek o küfr edenler o zikri işittikleri vakıt az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı, bir de durmuşlar o her halde bir mecnun diyorlar.
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Âyetlerimizi) inkâr edenler, zikri (Kur’ân’ı) işittikleri zaman, (sana olan düşmanlıklarından dolayı, büyük bir kin ve nefret ile sana bakıp) neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. Onlar senin için, “Şüphesiz o bir mecnundur” diyorlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. “Kuşkusuz o bir delidir.” diyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, o küfredenler zikri işitdikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. Haalâ da (kîn ve hasedlerinden) «O, mutlakaa bir mecnundur» diyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu inkâr edenler Kur'ân'ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve (hasedlerinden): “Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!” diyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) O inkâr etmiş olanlar, bu zikri (Kur’an’ı) işittiklerinde neredeyse (nefret dolu bir hınçla) seni gözleriyle (Kur’an’ı tebliğ yapmaktan) kaydırıp uzaklaştıracaklardı. Bir de (sana) şüphesiz o bir mecnun (cinlenmiş, delirmiş) diyorlar. (*)
(* )… Ayetin halk kültüründeki “nazar” denilen inanışla herhangi bir ilgisi yoktur. Bu nedenle ayetin nazar duası diye okunması temelsiz ve yanlış bir davranıştır. Çünkü dua, Allah’tan bir şey istemektir. Bu ayette ise Allah’tan istenen herhangi bir şey yoktur. Burada yüce Allah’ın, elçisine yaptığı bir açıklamayı içermektedir… Ayrıca ‘’Nazar değmesi’’ ile ilgili rivayetler de zayıf ve uydurma hadisler arasında yer aldığından sahih ve doğru değildir. Kaynak: Bkz موسوعة الأحاديث والآثار الضعيفة والموضوعة –: İslam Kotob.Religion) Ayrıca aşağıdaki tefsir metinlerine göre de bu ayetin nazarla hiçbir alakası yoktur. Nitekim Şevkânî’nin aktardığına göre (V, 319) çok yönlü bir âlim olan İbn Kuteybe de âyette müşriklerin Resûlullah’a nazar değdirmelerinden söz edilmediğini, Resûlullah Kur’an okuduğunda inkârcıların ona kin ve düşmanlık duygularıyla baktıklarının anlatıldığını ifade etmiştir. Yine ayetteki (زلق)’’zeleka’’nın sözlük anlamı, devirmek değil, Hz. peygamberi tebliğ yapmaktan kaydırmak ve uzaklaştırmaktır. Bu nedenle meallerde verilen‘’devirmek’’ anlamı yanlıştır ve nazarla da hiçbir alakası yoktur. وقال الكلبي يزلقونك أي : يصرفونك عما أنت عليه من تبليغ الرسالة ، وكذا قال السدي ، وسعيد بن فتح القدير) وقيل يصرفونك عما أنت عليه من تبليغ الرسالة (تفسير البغوي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler, Kur’an’ı (Zikri) işittiklerinde, öfkelerinden nerdeyse gözleriyle seni devireceklerdi. (Buna güçleri yetmediği için) Yalnızca “O (elçi) kesinlikle bir delidir” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O tanımazlar Kur’an’ı işitince sana gözleriyle yiyecek gibi bakarlar da "işte, delinin biri!" derler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler Kur/an/ı işittiklerinde sana gözleriyle yiyecek gibi [⁴] bakarlar. Üstelik «—Divanedir» de derler.
[4] Veya kötü gözle.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler, zikri/Kur’an’ı işittikleri zaman, neredeyse seni bakışlarıyla devireceklerdi. Onlar senin için “O mutlaka bir delidir” deyip duruyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu küfre sapanlar zikri (Kur'an'ı) dinlediklerinde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. “O delidir” diyorlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat inkârcılar, bunca öğüt ve uyarılara rağmen, Öğüdü işittiklerinde, yüreklerini öyle büyük bir kin ve nefret kaplıyor ki, o zehirli ve öldürücü bakışlarıyla seni neredeyse öldürüp yere devirecekler! İşte bu kinlerinden dolayıdır ki, “Muhammed’in sözlerine kulak asmayın; çünkü o, kesinlikle delidir!” diyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zikr’i işittiklerinde inkâr etmiş olanlar seni bakışlarıyla nerdeyse deviriyorlardı: -“O, bir mecnûn / cinlenmiş!” diyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarcılar bu Anı'yı can kulağı ile dinleyince, seni neredeyse gözleriyle devirecekler ve " tam bir cinli " diyeceklerdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler ayetlerimizi işittikçe hiddetleniyor ve hiddetli bakışlarla seni tehdit ediyorlar. Sanki bakışlarıyla dünyayı başına yıkacaklar. Bütün kinlerini hınçlarını toplayarak senin için "Delidir" diyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar [zikr]’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler(di). “Şüphesiz ki o cinlenmiştir!” diyorlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) O kâfirler, zikri (Kur’an’ı) her duyduklarında, ellerinden gelse seni gözleriyle yok edecekler. (Bir de): “O kesinlikle mecnundur.” diyorlar.¹
1 Nazar: Göz, bakış, fikir, düşünme, niyet, dikkat, iltifat anlamlarına gelir. Arapça asıllı olan bu kelime, Türkçe’ye geçerken mana değişikliğine uğramış ve “göz” kelimesi karşılığında kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim Araplar, göz değmesi için “isabet’ül-ayn” tabirini kullanırlar. Nazar kelimesi Türkçe’de “kem göz” manasına gelmektedir. Nazar, bugün için henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Buna rağmen, gerek folklor olarak gerekse dînî bir inanç olarak, dünyanın hemen her yerinde milyonlarca insan ona inanmaktadır. Nazar değmemesi için çocukların elbiselerine dikilen mâvi, camdan, bâzan göz şeklinde olan, ortaları delikli nazar boncuklarına “göz boncuğu” da denilir. Halk arasında nazara karşı başvurulan en yaygın tedbirler; kurşun dökmek, üzerlik yakmak veya herhangi bir hocaya okutmak vs.’dir. Ancak, bunların tıp yönünden bir faydası olmadığı gibi, dinimizce de haram kılınmıştır. Efendimiz (s.a.v) de nazarlık kullanmayı hoş karşılamamış, bu gibi şeyleri üzerlerine asan kimselerin biatlerini kabul etmemiştir (Nesâî, İbnu Mâce). Diğer taraftan Rasulullah (s.a.v); “Göz değmesi gerçektir” (Buhârî, Müslim) buyurmuştur. Şu halde İslam’da göz değmesi (nazar) vardır. Müfessirlerin ekseriyeti; (Kalem: 50, 51) âyetinde geçen “seni gözleriyle yok edecekler” ifadesini “nazar” ile tefsir etmişlerdir. (Elmalılı, İbnu Kesîr) Ancak Kur’an-ı Kerim nazardan söz ederken açık ve kesin bir hüküm bildirmemekte, buna karşı hadisler, kesin bir ifadeyle nazarın gerçek olduğunu bildirmekteler. Hz. Âişe (r.a)’den rivayet olunduğuna göre Rasulullah (s.a.v): “Nazardan Allah’a sığının. Çünkü göz değmesi gerçektir” buyurmuşlardır. (İbnu Mace, Buhari, Müslim) Nazardan korunmak için Rasulullah (s.a.v): “Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım” gibi dualarla cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırdı. Sonra “Nâs ve Felâk sureleri” nazil olunca bu sureleri okumaya başladı, diğer duaları terketti.” (İbnu Mace) Nazardan korunmak için, “nazarlık” denilen; mavi boncuk, sarımsak, at nalı, minyatür süpürge vb. nesnelerle, içinde ne yazılı olduğu bilinmeyen ya da acayip bir takım şifrelerle yazılmış bulunan muskaları, cevşeni nereye olursa olsun takmak şirktir. Zira bu tür davranışlarda, Allah’tan başka birinden veya bir nesneden, zararı defetmesini istemek vardır. Hâlbuki Allah; “Eğer Allah, sana bir zarar dokundurursa; hiç kimse onu gideremez ve eğer sana bir hayır ihsan ederse, zaten O, her şeye kadirdir” buyurur. (En’am: 17) Bir de Müslümanlar arasında bu iki ayetin “nazar ayeti veya nazar duâsı” olarak bilinmesi gibi batıl bir inanç vardır. Doğrusu, bu son iki âyet, “nazar duâsı” değil “Allah’ın âyetleri”dir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu nedenle, hakikati inkara şartlanmış olanlar bu uyarı ve öğüdü her duyduklarında gözleriyle seni öldürecek gibi olsalar ve “[Muhammed mi?] o kesinlikle bir delidir!” deseler bile, [sabırlı ol.]
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirler bu Kuran’ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devirecek gibi öyle bir hınçla bakıyorlar ki ve bu adam cinlerden ilham alan deli diyorlar. 7/184, 17/45.48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi, inkârda ısrar edenler bu ilâhî öğüdü duydukları zaman sanki seni gözleriyle devireceklermiş gibi (baksalar) ve “O, kesinkes cin musallat olmuş biridir” deseler de[⁵²⁷⁰] (sabret)!
[5270] Bu gerçekleşmiş bir itham olabileceği gibi, ikinci âyetle düşünüldüğünde geleceğe ilişkin bir ihbar da olabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) O kâfirler Zikri (Kur’an okumanı) işittiklerinde - düşmanlıklarından- nerdeyse seni gözleriyle yiyeceklerdi! (Nazar değdireceklerdi, kin ve hasedlerinden) Onlar senin hakkında "O mutlaka dîvânedir" de derler.
Osman Fırat
swap_vert close
O inkâr edenler Zikr (Kur’ân)’ı işittikleri zaman, neredeyse seni görüşleriyle (ayaklarını) kaydıracaklardı. Ve O kesinlikle mecnundur" diyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve az kaldı ki, o kâfir olanlar, o zikri işittikleri zaman seni gözleriyle kaydırıversinler ve derler ki: «Şüphe yok, o elbette bir mecnûndur.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O kâfirler Zikri (Kur'ân'ı) işittikleri zaman, hırslarından neredeyse seni bakışlarıyla kaydıracak, âdeta gözleriyle yiyecekler! Hâlâ da: “o, delinin teki! ” derler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O inkar edenler Zikr(Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O kâfirlerin, gözlerinin isâbetiyle seni mekânında izâle itmeleri karîb olur. Senin Kur'ân okudığını işitdiklerinde: "Bu bir mecnûndur" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelenler, bu zikri (Kur’an’ı) dinleyince seni gözleriyle yiyecekmiş gibi bakar: “tamamen cinlerin etkisinde” derler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi:-O, kesinlikle delidir, diyorlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kur'ân'ı işittiklerinde, o kâfirler neredeyse seni gözleriyle yıkacaklardı. Yine de “O delinin biri” diyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yaķın oldı anlar kim kāfir oldılar kim ıralar seni [301a] gözleriyile ol vaķt kim isiddiler ķur’ān’ı daħı eydürler “bayıķ ol delüdür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yaḳın oldı ki kāfirler seni ṭayınduralar gözleri‐y‐le, Ḳur’ānı işitdük‐leri vaḳt ve eydürler ki ol delüdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Həqiqətən, kafirlər Qur’anı eşitdikləri zaman (sənə olan həsədlərindən və qəzəblərindən dolayı) az qala səni gözləri ilə yeyələr. Onlar (sənin barəndə): “O divanədir!” – deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! those who disbelieve would fain disconcert thee with their eyes when they bear the Reminder, and they say: Lo! he is indeed mad;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Unbelievers would almost trip thee up(5633) with their eyes when they hear the Message; and they say: "Surely he is possessed!"
5633 The eyes of evil men look at a good man as if they would "eat him up", or trip him up or disturb him from his position of stability or firmness. They use all sorts of terms of abuse-"madman" or "one possessed by an evil spirit", and so on. Cf. 68:2 above, and n. 5594. But the good man is unmoved, and takes his even course. The Message of Allah is true and will endure, and it is a Message to all Creation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ يَكَادُ
neredeyse
الَّذ۪ينَ
o kimseler
كَفَرُوا
kâfir olan
لَيُزْلِقُونَكَ
gerçekten seni devireceklerdi
بِاَبْصَارِهِمْ
gözleriyle
لَمَّا
ne za-man ki
سَمِعُوا
işittiler
الذِّكْرَ
o zikri (Kur'ân'ı)
وَيَقُولُونَ
ve diyorlar
اِنَّهُ
şüphe-siz o
لَمَجْنُونٌۢ
kesinlikle bir mecnundur
(Resulüm!) O kâfirler, (insanlar için bir öğüt ve hatırlatma olan bu) Zikri işittikleri zaman (hasetlerinden) neredeyse seni gözleriyle devirecekler ve (senin için), "hiç şüphe yok ki kesinlikle o bir mecnundur" diyorlar.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَادَ
Fiil-I
ك و د
(Bir şey yapmak üzere olmak ama onu yapmamak) Nerede ise, neredeyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اَزْلَفَ
Fiil-IV
ز ل ق
Devirdi
بَصَر
İsim
ب ص ر
Göz, basiret
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَجْنُون
Edilgen fiil
ج ن ن
Mecnun