close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kalem Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
En lâ yedḣulennehâ-lyevme ‘aleykum miskîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bugün hiçbir yoksula yol vermeyin, yanınıza gelmesin sakın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın." (Ürünlerimizin az bir kısmına dahi kimse ortak olmasın, diye düşünmüşlerdi.)
[Not: Yani; sakın, bugün aramıza bir yoksul sokulmasın diyorlardı. Oysa ağır işlerde onları çalıştırıyor, yurt savunmasında onları cepheye sürüyor, onların sayesinde güvencede bulunuyorlar, onlardan kuvvet alıyorlar ve saltanat huzurlarını onlarla kurabiliyorlardı. O bağ ve ekine ve onun ürünlerini toplamaya da yine bu halkın sayesinde nail olacaklardı. Düşünmeleri gerekirdi ki o bağ ve ürünleri, fabrika ve üretimleri, kendilerinden önce onu onlara veren ve onlar uyurken onu gözetecek olan Allah’ındı. Onda hem Allah’ın hakkı, hem de Allah’ın yoksul kullarının nice hakları vardı. O yoksulları gözetmek, bu iyiliği bilme alâmeti olmak üzere Allah için onlara ikram edip ihtiyaçlarını gidermek gerekirken; "Sakın yanınıza bir fakir sokulmasın" diyerek nankörlüğe yönelmişlerdi.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Bugün hiçbir yoksula yol vermeyin, yanınıza sokulmasın sakın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Sakın, bugün, yanınıza çevresi, çaresi olmayan bir yoksul sokulmasın.” diye fısıldaşıyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Sakın bugün oraya bir yoksul girip yanınıza sokulmasın" diye.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Bugün sakın oraya hiç bir yoksul girip karşınıza çıkmasın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
“Bugün bağınıza bir miskin sokulmasın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bugün fakir fukara asla bu bahçeye girmesin, diye.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
23,24. Yola çıktılar, birbirlerine gizlice şöyle diyorlardı: “Bugün tarlada, yanınıza hiçbir yoksulun girmesine müsaade etmeyiniz!”
Besim Atalay
swap_vert close
23,24. «Bahçenize bugün yoksul girmesin» diye de, gizlice konuştular
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Bugün sakın oraya hiçbir yoksul girip de karşınıza çıkmasın!”
Cemil Said
swap_vert close
21,22,23,24. İrtesi sabah biri birilerinin kulağına: "Eğer hurmalarınızı toplamak istiyor iseniz sabah şafak söker iken bağçenize gidiniz" diyerek gidiyorlar idi. "Hiç olmaz ise bu gün bir tek fakir bağçemize girmesün" diyorlar idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
23,24. "Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
23,24. Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
23, 24. Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sakın, bugün hiçbir yoksul oraya yanınıza girmesin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın" diyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sakın bu gün aranıza bir miskîn sokulmasın diyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
23-24. Derken, “Aman (dikkatli olun), bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Sakın ha! Bugün aranıza hiçbir ihtiyaç sahibi girmesin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Sakın bugün karşınıza hiçbir yoksul (çıkıb) oraya girmesin» diye.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
23,24. “Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!” diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
23, 24. ’Bugün orada, hiçbir yoksul (fakir, muhtaç ve düşkün) kimse yanınıza sokulmasın’ diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu gün hasat toplarken, fakirler sizin üzerinize gelmesinler diye.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Sakın bugün hiç bir yoksul bahçenize girmesin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bugün hiçbir yoksul bostanımıza girmesin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Sakın, bugün hiçbir yoksul (bahçeye) gelip yanınıza sokulmasın.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bugün sakın aranıza bir miskin sokulmasın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Dikkat edin, bugün hiçbir yoksul bahçenize girip yanınıza sokulmasın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bugün siz oradayken miskîn / düşkün yoksul sokulmasın!” diye!
Mehmet Çakır
swap_vert close
" artık bugün dilenciler gelse bile havalarını alacaklar " diyorlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sakın bugün hiçbir yoksul bahçemize girip yanımıza sokulmasın! Onlara meyvelerimizden vermek zorunda kalmayalım diyorlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
23,24. (Bahçe sahipleri “Keşke) bugün yanınıza sokulmak üzere bahçeye hiçbir yoksul girmese!” (dileğiyle) fısıldaşarak yürüyorlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
23,24. Derken, kendi aralarında: “Sakın bugün aranıza bir yoksul sokulmasın!” diye fısıldaşarak (bahçelerine) gittiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Bugün hiçbir yoksul, bahçeye girip [siz habersizken] yanınıza [sokulmayacak]!” ¹³
13 Tevrat’ın nüzulünden bu tarafa, yoksulların, kendilerinden daha iyi durumdaki kişilerin sahip olduğu tarla ve bahçelerin ürünlerinde pay sahibi oldukları kabul edilmektedir (karş. 6:141 -“[yoksullara] hasat günü haklarını verin”). “Bahçe sahipleri”nin, yoksulları bu haklarından yoksun bırakma kararlılıkları, yukarıdaki örnek-kıssanın işaret ettiği ikinci tür günahkarlıktır ve sosyal bir günah olduğu için 10-13. ayetler ile bağlantılıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Sakın ha! Bugün bahçeye bir yoksul gelip de karşımıza çıkmasın. 36/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Aman ha! Bugün hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın!”[⁵²⁵⁰]
[5250] Bkz. “Hasat günü (yoksullara) haklarını verin!” (6:141). Sadaka servetin budanmasıdır; meyve budandıkça, servet paylaşıldıkça gürleşir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
23,24. (Ve yola koyuldular) Yolda giderken de, aralarında fısıldaşıyor: "Sakın bu gün -bizden evvel- bir yoksul çıkıp da bahçemize girmesin" diyorlardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın diye.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Sakın bugün aranızda bir yoksul o bostana girivermesin,» diyorlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: “Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sakın, bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın diye.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
23,24. Gitdiler, yolda birbirlerine: "Bugün bir fakîri bostana sokmayınız" dirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bu gün hiç bir yoksul, yanınıza kesinlikle sokulmamalı!”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Sakın bugün hiç bir yoksul oraya girmesin, diyerek..
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sakın yanınıza bir yoksul sokulmasın” diye.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Hey! Bugün oraya bir yoksul girip yanınıza gelmesin!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
kim “girmesüñ aña bugün sizüñ üzere miskin”.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ki girmesün bu gün üstüñüze dilenciler
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
“(Elə edin ki) bu gün orada yanınıza heç bir yoxsul soxulmasın!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
No needy man shall enter it today against you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Let not a single indigent(5610) person break in upon you into the (garden) this day."
5610 The poor man has a right in the harvest—whether as a gleaner or as an artisan or a menial in an Eastern village. The rich owners of the orchard in the Parable wanted to steal a march at an early hour and defeat this right, but their greed was punished, so that it led to a greater loss to themselves. They wanted to cheat but had not the courage to face those they cheated, and by being in the field before anyone was up they wanted to make it appear to the world that they were unconscious of any rights they were trampling on.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَنْ
diye
لَا يَدْخُلَنَّهَا
sakın orada sokulmasın
الْيَوْمَ
bugün
عَلَيْكُمْ
yanınıza
مِسْك۪ينٌ
hiçbir yoksul
(23-24) Derken onlar (kendi aralarında), "bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın" diye fısıldaşarak yürüdüler.
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir