close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Kaf Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kad ‘alimnâ mâ tenkusu-l-ardu minhum(s) ve ’indenâ kitâbun hafîz(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de yeryüzü, onlardan neyi eksiltir, biliriz biz ve katımızdadır her şeyi koruyan ve zapteden kitap.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Oysa elbette Biz, yerin (toprağın) onlardan (vücutlarından) ne eksilttiğini (ve bedenlerinden çürütüp toz haline getirdiğini de, bedenin tohumu gibi kuyruk kemiğinde bulunan ve çürümeyecek olan yerini de) bilip durmaktayız. (Üstelik) Katımızda (insanların hayat kayıtlarının) saklanıp korunduğu bir kitap vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz toprağın onların bedenlerinden neyi çürütüp yok ettiğini iyi biliriz. Çünkü katımızda, herşeyi zapteden ve koruyan bir kitap vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, toprağın onlardan neyi eksilttiğini, elbette biliyoruz. Yanımızda, her şeyi kaydedip muhafaza eden bir sicil vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda da (her şeyi) saklayan bir kitap vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp-koruyan bir kitap vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki biz, toprak, onların bedenlerinden neleri yeyip eksilttiğini bilmişizdir. Bizim katımızda (her şeyi) tesbit eden bir kitab (Levh-i Mahfûz) vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hâlbuki Biz, yerin onlardan neyi eksilttiğini biliyoruz. Ve yanımızda her şeyi muhafaza eden bir kitap vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz biz, toprağın onlardan neyi eksilttiğini biliriz. Katımızda her şeyi saklayan bir kitap vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz biliriz, yerin onlardan neyin eksilttiğin, bizde saklayıcı bir kitap vardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz biz, toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Bizim katımızda, (istisnasız her şeyin ve bütün verilerin) kayıtlı bulunduğu ve (silinmekten, kaybolmaktan) korunan bir kitap vardır.
“Toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz” ifadesi, Allah’ın yeniden diriltme vaadinin ve ölü bedenlerin dağılıp çürümesi, toprak olması gerçeğini işaret etmektedir. Toprakta çerçöp haline gelen bitkiler bahar yağmuruyla nasıl yeniden canlanıyorsa, insan da öylece yeniden yaratılacaktır. Kaldı ki, Kur’an’ın da çok defa ifade ettiği gibi, yaratılan bir şeyi yeniden meydana getirmek, ilk yaratmaktan çok daha kolaydır.Ayetin son cümlesindeki “korunan kitap” tan maksat, insanın bütün yaptıklarıyla beraber, ölümü ve yeniden yaratılışı için gerekli olan kayıtlı bilgidir ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. Yeryüzünde çürüyüp gittiği zannedilen her şey en ince ayrıntısına kadar insanın eylemleriyle beraber Allah katında sağlam bir yerde koruma altına alınır. Öyle ki; orada onlar ne değişir ne bozulur ne de kaybolur. Hepsi orada muhafaza edilir. İşte Kur’an buna “Levh-i Mahfuz” diyor.   
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan ne kadarının toprak oldığını biliyoruz, kitâbımızda mahfûzdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan kimlerin ölüp toprağa karıştığını biliyoruz. Katımızda her şeyi unutulmaktan koruyan bir kitap vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yerin onlardan neyi eksilttiğini (çürüttüğünü) bilmekteyiz; bizde her şeyi saklayan bir kayıt vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz, toprağın onlardan neleri eksilttiğini kesinlikle bilmekteyiz. Yanımızda o bilgileri koruyan bir kitap vardır.  
 Gerçekten âyette belirtildiği gibi toprağın cesetleri eksiltip bitirmesi, dirilme olmayacağı anlamına gelmez. Üstelik toprak, dünya hayatının kaynağı ve mayasıdır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yeryüzünün onlardan kimi alıp götürdüğünü bilmişizdir. Yanımızda koruyan bir kayıt vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat biz toprağın onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda herşeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
fakat Arz onlardan neyi eksiltir bize ma'lûmdur ve nezdimizde hıfzedici bir kitab vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz, toprağın onların bedenlerinden neleri eksilttiğini (ezelî ve ebedî ilmimiz ile) bilmekteyiz. (Buna rağmen onların akıllarına hitap ederek buyuruyoruz ki:) “Bizim nezdimizde (o bilgileri) koruyan (ve ayrıca her şeyin kayıtlı olduğu) bir kitap (levh-i mahfûz) vardır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, yerin onlardan neyi eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda her şeyi kayda alan bir Kitap vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Toprak, onlardan neleri (yeyib) eksiltdiğini biz muhakkak bilmişizdir. Nezdimizde de (her şey'i) hıfız (ve tesbît) eden bir kitab vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gerçekten (biz, onlar öldükten sonra) yerin kendi (cesed)lerinden neleri eksilttiğini bilmişizdir. Ve katımızda (herşeyi) kaydeden bir kitab (Levh-i Mahfûz) vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten biz, (onlar öldükten sonra) yerin (toprağın) kendi (cesed)lerinden neleri eksilteceğini (hücre hücre nasıl çürüteceğini ezeli ilmimizle) bilmişizdir. Ve katımızda (o bilgileri silinmekten ve kaybolmaktan) koruyan bir kitap (sicil) vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz toprağın onlardan neyi eksiltip aldığını çok iyi biliriz. Bizim katımızdaki korunaklı olan yazılı belgeler halinde (insanın toprağa karışmış her parçası) kayıtlıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu, toprak, onların nelerini eksiltecek, bunu Biz biliriz. Bizim katımızda bütün bunları yazıp saklıyan bir Kitap vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz, yerin onların cesetlerinden ne eksilteceğini [⁴] bilmişiz. Yanımızda her şeyi hıfzeder [⁵] bir Kitap vardır [⁶].
[4] Yâni ne kadarı çürüyeceğini.[5] Veya her türlü tağyir ve tebdilden mahfuz.[6] Nazm-ı kerîm Cenab-ı Hak'kın bütün eşyayı inceliklerine varıncaya kadar bildiğini temsil yahut Levh-i Mahfuz'daki sübutu ile ilmini te'kit ediyor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz yerin/toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Katımızda her şeyi muhafaza eden bir kitap vardır.²
2 Krş. En’âm, 6/59  
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu biz, yerin onlardan ne eksilttiğini (kimlerin öldüğünü) biliriz. Katımızda (bütün bunları) saklayıp koruyan bir kitap vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Biz, yeryüzünün onlardan her geçen gün neleri koparıp götürdüğünü gâyet iyi biliriz. Dolayısıyla, onların çürüyüp toprağa karışan bedenlerini, Mahşer Günü nasıl yeniden hayata kavuşturacağımızı da iyi biliriz. Zaten katımızda, her şeyi kaydeden bir kitap vardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Yer’in onlardan neler eksilteceğini bildik. Bizim katımızda hıfzeden bir kitap vardır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, toprağın ölüden neyi eksilttiğini biliyoruz. Çünkü bizim kitabımız, her şeyi kaydeder.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz gömüldükleri mezarlarda ne olduğunu çok iyi biliriz. Onların toprakta gömülüyken hallerini de biliriz. Gömüldükleri mezarlarda onlardan neyin eksildiğini neyin korunduğunu da biliriz. Unutmasınlar ki sizi diriltmek için bize lazım olan yok olmayacaktır. Kaldı ki onlar yok olup gitse bile onları yine diriltiriz. Nasıl yoktan yarattıysak aynı şekilde diriltiriz. Sanmasınlar ki ölüp gittikleri zaman her şeyi unutacağız. Hayır! Onların durumuyla ilgili her şey katımızda korunan bir kitapta yazılıdır. O kitapta hiçbir şey eksik bırakılmamıştır. Kitapta ne yaptılarsa birebir yazılıdır. Kendilerinin bile unuttuğu şeyleri hesap günü karşılarına çıkarırız. Onların katımızdaki kitabı değiştirmeye güçleri yoktur. Onların kitabını yazan görevliler hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz toprağın onlardan neleri eksiltmekte olduğunu elbette bilmekteyiz. [*] Katımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
Bu ifade, ölen insanın tamamıyla yok olmadığının apaçık delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz toprağın onlardan neleri eksilttiğini kesinlikle biliriz ve Bizim yanımızda o bilgileri koruyan bir de kitap, vardır.¹
1 Yani Allah, yeryüzünde çürüyüp yok olduğu zannedilen her şeyi en ince teferruatına kadar bilir. Onun katında korunan, değişmez, bozulmaz bir kitap vardır. Hepsi onda mazbuttur. Az ve çok hiç bir şeyi kaçırmaz, hatta onların amellerini de bütün tafsilatıyla muhafaza eder. O da Levh-i mahfuz’dur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz toprağın onların bedenlerini nasıl çürütüp yok ettiğini ³ iyi biliriz, çünkü katımızda şaşmaz bir sicil vardır.
3 Lafzen, “yerin onlardan ne eksilttiğini” -Allah’ın yeniden diriltme vaadinin, ölü bedenlerin dağılıp çürümesi gerçeğini tamamen hesaba katmakta olduğuna işaret. Sonuçta, yeniden dirilme, “yeni bir yaratma/yoktan var etme” gibi olacaktır (karş. 10:4, 21:104, 30:11, 85:13 vd.) Bu da, bütün organik tabiatta görülen sürekli yaratma ve yeniden-yaratma sürecini çağrıştırmaktadır (karş. 10:34, 27:64, 30:27).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Doğrusu biz toprağın onların cesetlerinden neleri yok edeceğini çok iyi bilmekteyiz, zira bizim katımızda bu konuda korunmuş bir yasa vardır. 34/2, 57/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz, yerin onları nasıl çürütüp toprak edeceğini daha baştan bilmekteyiz; zira katımızda mahfuz bir yasa mevcuttur.[⁴⁶⁶²]
[4662] Kitabın “yasa” anlamı için bkz: 11:6, not 11.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz, toprağın onlardan neler eksilttiğini (çürümekte iken beden zerrelerinin nerelere gittiğini) elbette bilmekteyiz, katımızda her şeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz, yerin, onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki, yer onlardan neyi eksiltirse Biz bilmişizdir ve Bizim nezdimizde hıfzedici bir kitap vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz toprağın, onların bedenlerini (hücre hücre) nasıl çürüttüğünü tafsilatıyla biliriz. Zaten yanımızda her şeyin kayıtlı olduğu şaşmaz bir sicil vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz yerin, onlar(ın cesetlerin)den ne eksilttiğini bilmişizdir. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir Kitap vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan (ölenlerden) arzın ne şeyi noksan itdiğini biz biliriz. Ve 'indimizde, cem'-i eşyâyı tamamıyla hıfz ve zabt iden kitâb vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Toprağın onlardan neyi eksilttiğini iyi biliriz. Bizde her şeyi saklayan bir defter vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yerin onlardan (cesetlerinden) ne eksilteceğini biliriz. Katımızda koruyup saklayan bir yazıt vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Toprağın onlardan neyi eksilttiğini Biz biliriz. Katımızda, herşeyi saklayan bir kitap vardır.(1)
(1) Âyet, insanın yeniden yaratılışı için gerekli olan “kayıtlı bilgiden” söz ediyor ki, genetik kodlar bu tanıma uymaktadır. İnsan dahil olmak üzere, canlıların genetik kodları ise, bütün hücrelerinin çekirdekçiklerine tek tek kopyalanmış ve orada sağlam bir koruma altında saklanmıştır. Bunlar, bir bakıma, Allah katındaki ana kitaba (Levh-i Mahfuz) işaret etmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Toprağın onlardan neyi eksilttiğini pek iyi bilmişizdir biz. Her şeyi saklayıp koruyan bir Kitap var katımızda.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ bildük anı kim ekser yir anlardan. daħı bizüm ķatumuzda kitābdur śaķlayıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz bildük yir eksiltgeni anlaruñ tenlerinden. Daḫı ḳatumuzda her nesneyiṣaḳlayıcı kitāb vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Biz yerin onlardan nəyi əskiltdiyini (onların tədriclə necə çürüdüb məhv etdiyini) bilirik. Dərgahımızda (hər şeyi) hifz edən bir Kitab (lövhi-məhfuz) vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We know that which the earth taketh of them, and with Us is a recording Book.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We already know how much of them(4943) the earth takes away: With Us is a record guarding (the full account).
4943 The earth only corrupts and takes away the body when they are dead; it has no power over the soul. The full account of the soul's doings is in Allah's Record.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَدْ
elbette
عَلِمْنَا
bildik
مَا
o şe-yi ki
تَنْقُصُ
eksiltiyor
الْاَرْضُ
yeryüzü
مِنْهُمْۚ
onlardan
وَعِنْدَنَا
ve katımızda var
كِتَابٌ
bir kitap
حَف۪يظٌ
muhafaza eden
(Resulüm!) Biz, yeryüzünün onlardan (zahiri ve manevi) neleri eksilttiğini elbette bilmekteyiz; çünkü yanımızda (her şeyi kudretimizle) muhafaza eden bir kitap (olan Levh-i Mahfûz) vardır.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَقَصَ
Fiil-I
ن ق ص
Eksik yaptı, kısalttı, eksiltti, azalttı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
حَفِيظ
Etken fiil
ح ف ظ
Hafîz (Allah'ın esması, ismidir. Gözetleyen, muhafaza eden demektir). Ayrıca muhafaza edici, muhafız demektir.