(Bundan sonra) elbette Rabbiniz size merhamet eder, ama siz (bozgunculuk yapmaya) dönerseniz, biz de (sizi aşağılık kılmaya ve cezalandırmaya) döneriz. Ve (bilin ki ahirette ise) cehennemi, inkârcılar için kuşatıcı (bir zindan) kılmış (olacağ)ız! *
(*) Allah tarafından (عَسَى) edatı bir vaad olup gerekli, yani kesinlik ifade eder. Umulur veya belki anlamında değildir. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Not: Bundan önceki âyetlerde İslâm öncesi yahudilerinden söz edilmişti. Burada ise Hicaz’daki yahudilerin uyarıldığı anlaşılmakta; eğer tekrar bozgunculuk yaparlarsa Allah’ın da onları tekrar cezalandıracağı bildirilmekte, en son ceza yerinin ise cehennem olacağı hatırlatılmakta; kendilerinden, Hz. Mûsâ ve Hz. Îsâ’nın ilâhî hakikatlere davetlerini tekrar eden Hz. Muhammed’e kulak vermeleri, eski hatalarını tekrarlamayıp onu tasdik etmeleri istenmektedir. Fakat Medine’deki yahudiler bu çağrıya olumsuz cevap vermişler; hatta Hz. Peygamber’le yaptıkları anlaşma hükümlerine rağmen Mekkeli putperestlerle müslümanlara karşı iş birliği yapmışlardır. Onların bu ihaneti yüzünden Allah da o zaman onları müslümanlara karşı mağlup etmişti. (Râzî, XX, 160; Şevkânî, III,138). Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)
(تفسير النسفي وعسى وعد من الله أن يكشف عنهم . وعسى من الله واجبة (القرطبى) وعسى من الله واجبة أن يرحمكم بعد انتقامه منكم وجعلنا جهنم للكافرين حصيرا محبسا