close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

İnsân Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fevekâhumu(A)llâhu şerra żâlike-lyevmi ve lakkâhum nadraten ve surûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken Allah da korumuştur onları, bugünün şerrinden ve yüzlerine bir parlaklık, gönüllerine bir sevinçtir, vermiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Dedikleri ve bu sözlerine uygun hareket ettikleri için) Allah da, onları böyle bir günün şerrinden (ve dehşetinden) koruyup esirgeyecek ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç verecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bu yüzden Allah onları o günün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah da, onları, o günün, Kıyametin şerrinden, dehşetinden korur. Yüzlerine aydınlık, güzellik, gönüllerine sevinç verir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah da onları bu günün kötülüğünden korumuş ve kendilerine bir yüz parlaklığı ve sevinç vermiştir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah da onları, o günün azabından korur ve kendilerine güzel bir yüz ve sevinç verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, o günün şerrinden onları korur. Onlara bir parlaklık ve sevinç verir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bundan dolayı Allah, onları o günün kötülüklerinden koruyacaktır ve onları güler yüze ve mutluluğa kavuşturacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah da onları, o günün şerrinden koruyacaktır, bunlara bir tazelik, bir sevinç verecektir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bu sebeple) Allah da onları, o dehşetli günün azabından korur ve bir aydınlığa ve sevince kavuşturur.
Cemil Said
swap_vert close
10,11. "Biz Allâh’ın müdhîş ve felâketli bir gün göstereceğinden korkuyoruz" diyen munsıf ’ibâdını Allâh o gün felâketden muhâfaza idecek ve alınlarına beşâşet ve kalblerine sürûr virecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu tutumları sebebiyle Allah onları o günün dehşetinden korur; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sürur verir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nitekim, ALLAH onları o günün kötülüğünden korur ve onlara neşe ve sevinç verir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklıkla bir sürûre indirir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah da onları, o günün azabından korur, (yüzlerine güzellik) parlaklık, (kalplerine ise) sevinç verir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bundan dolayı Allah bu günün şerrinden onları korumuş, (yüzlerine) bir güzellik, (yüreklerine) bir sevinç vermiş,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah da onları o günün şerrinden korudu ve onlara (yüzlerinde) bir güzellik (ve parlaklık), hem (gönüllerinde) bir sevinç verdi!
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte bu yüzden (zatım olan) Allah onları o günün fenalığından korumuş (olacak)tır. Ve onlara (onların yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine de) sevinç vermiş (olacak)tır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra Allah o sıkıntılı (kıyamet) günün şerrinden onları koruyacak ve onları, aydınlık ve sevinç veren bir karşılıkla karşılayacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun için Allah da onları bu günün kötülüğünden korumuş, onların yüzlerine parlaklık, yüreklerine sevinç vermiştir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah da onları o günün şer ve şiddetinden korudu. Yüzlerine parlaklık ve yüreklerine sevinç verdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bundan dolayı Allah, onları o günün şerrinden korur ve onların yüzlerine parlaklık ve gönüllerine sevinç verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Artık Allah da onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah da bu davranışlarına karşılık onları o korkunç Günün dehşetinden koruyacak ve gözlerine aydınlık, yüreklerine sevinç verecektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah onları böylesi Gün’ün şerrinden korudu. Onlara göz aydınlığı ve sevinç verdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdi de Allah, onları o günün şerrinden koruyup yüzlerini güldürmüştür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah da onları o günün kötülüğünden korur. Yüzlerine bir aydınlık, içlerine bir sevinç verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah onları o günün şiddetinden korumuş (olacak)tır; (yüzlerine) parlaklık, (kalplerine de) sevinç verecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah da onları o günün şerrinden koruyacak ve onların yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verecektir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bu yüzden Allah onları o Gün’ün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah da onları bu dehşetli günün şerrinden koruyacak ve yüzlerinde neşe, gönüllerinde sevinç olacak. 21/101.103, 40/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu yüzden Allah onları bu günün dehşetinden koruyacak ve onların (yüzlerine) nûr, (yüreklerine) sürûr koyacak;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah da onları, o günün şerrinden korumuş ve onlara bir güzellik, bir sevinç vermiştir,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Allah da onları (o günün kötülüğünden) korur ve bir aydınlık ve sevinçle karşılaşırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Allah, onları o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah da onları, o günün şerrinden korumuş, onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine) sevinç vermiştir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh onları o günün şerrinden vikâye idüb yüzlerine beşâşet ve kalblerine sürûr ihsân buyurdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah da onları o günün sıkıntılarından korur; zengin[*] ve mutlu edecek şeylerle karşılar.
[*] النَّضْرَةُ: النَّعْمَةُ، والعَيْشُ، والغِنَى، والحُسْنُ القاموس المحيط)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah da onları o günün şerrinden korumuş ve onlara bir parıltı ve sevinç bahşetmiştir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah onları o günün kötülüğünden korumuş; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sevinç vermiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah da onları o gününün şerrinden korumuş ve kendilerini bir parlaklığa, bir sevince ulaştırmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes śaķladı anları Tañrı şol gün şerrinden daħı ķarşu getürdi anlara tāzalıķ daħı şādılıķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳurtardı Tañrı Ta‘ālā anları şerrinden ol günüñ. Daḫı degürdianlara çoḳ tāze ni‘metler ve sevinmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah da onları o günün şərindən qoruyacaq, onlara gözəllik və sevinc bəxş edəcəkdir (üzlərinə təravət verəcək, qəlblərini sevindirəcəkdir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Therefor Allah hath warded from them the evil of that day, and hath made them find brightness and joy;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But Allah will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light(5842) of Beauty and (blissful) Joy.
5842 Cf. 75:22-23.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَوَقٰيهُمُ
bu yüzden onları korudu
اللّٰهُ
Allah
شَرَّ
şerrin-den
ذٰلِكَ
bunun
الْيَوْمِ
o günün
وَلَقّٰيهُمْ
ve onlara verdi
نَضْرَةً
bir parlaklık
وَسُرُوراًۚ
ve bir sevinç
Bu yüzden Allah da onları o günün şerrinden korudu ve (o gün) onlar(ın yüzlerin)e bir parlaklık ve (gönüllerine) bir sevinç verdi.
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَقّٰي
Fiil-II
ل ق ي
Karşılandı, ilka olundu, kavuşturuldu
نَضْرَة
İsim
ن ض ر
Parlaklık, parıltı
سُرُور
İsim
س ر ر
Sevinç