Kendi dilediği gibi sana bir suret verdi.(2)
(2) İnsanın yaratılışındaki sayısız harikulâdelikler bir yana, sadece suretindeki mükemmellik dahi, yüzyıllardır bilim, sanat ve felsefe dünyasını kendisine hayran bırakmıştır ve bırakmaya devam etmektedir. Özellikle “altın oran” veya “İlâhî oran” şeklinde bilinen orantı, kaynağını insan bedenindeki orantılardan almıştır ve kâinattaki estetiğin temeli olarak kabul edilmektedir. Bu oran, insan organlarının birbirine karşı pozisyon ve büyüklüklerinde akıllara durgunluk verecek bir mükemmellikte kullanılmıştır; insan yüzünde ise, neredeyse sayısız denecek belirtileriyle karşımıza çıkmaktadır. Bu yüzdendir ki, kâinat estetiğinin kurallarını değiştirmeden—ki bunu Âlemlerin Rabbinden başka yapacak yoktur—bu kâinat içinde insandan daha güzel bir yaratık, insan yüzünden daha güzel bir yüz düşünmek mümkün olmamıştır. Bu suret ve simanın herbir insan için ayrı ayrı takdir edilmiş olması ise, Yer ve Gökler Rabbinin, her insan bireyine karşı çok özel bir lütfudur ki, insanın böyle aşikâr bir kerem karşısında aldanması ve inkâra yönelmesi, gerçekten de bağışlanmayacak bir nankörlük olur. 28:68 ve 40:64’ün açıklamalarına da bakınız.