“Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, ⁵² Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salâtı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ⁵³ ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.
52 Yani, Mekke’nin çıplak, kayalık tepelerle çevrili dar ve çorak vadisi. “Soyumdan bazıları” ifadesiyle Hz. İbrahim, Hz. İsmail’i ve o’nun soyundan gelen Mekke sakinlerini kasdediyor.53 Yani, insanları, hac dolayısıyla Mekke’yi ziyaret etmekte ve oranın sakinlerinin bu kutsal ama çorak beldede geçinmelerini kolaylaştıracak yönde yardımcı olmakta istekli kıl. Ef’ideten mine’n-nâs ifadesi “insanlardan bazılarının kalpleri” şeklinde de anlaşılabilir ki, bu durumda, bu ifadeden “müminlerin kalpleri” anlamı çıkarılabilir (Beğavî, Râzî, İbni Kesîr).