close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Humeze Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yahsebu enne mâlehu aḣledeh(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sanır ki gerçekten de malı, onu ebedileştirir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Zavallı) Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanmaktadır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Malının kendisini dünyada ebedi yaşatacağını sanır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Malının-servetinin kendisini ebedî yaşatacağını, ebedileştirdiğini sananların vay haline!
Ahmet Varol
swap_vert close
Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sanıyor ki, onun malı, kendisini (dünyada) ebedîleştirecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Malının kendisini ebedî bırakacağını sanır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
1,2,3. Diliyle çekiştirip insanların onuru ile oynayan, kaş-göz hareketleriyle onlarla alay eden insanın vay haline! Mal yığıp onu tekrar tekrar sayar ve malının kendini ebedî yaşatacağını sanır. [806][807]
[806] Hümeze sûresi ve genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 345; 353.[807] Kaş-göz hareketleriyle alay etmenin sonuçları hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 347-352.  
Besim Atalay
swap_vert close
2,3. O, malını yığıp saydı ! Kendini sonsuz kılacak sandı !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçekten servetinin kendisini sonsuza kadar yaşatacağını sanıyor.
Cemil Said
swap_vert close
O zan idiyor ki cem’ itdiği mal kendisini ilelebed yaşatacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, malının kendisini sonsuza kadar yaşatacağını zanneder.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sanki parası/malı onu ölümsüz yapacakmış gibi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Malı kendisini muhalled kılmış sanır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Malının kendisini (dünyada) ebedî yaşatacağını zanneder.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Malın kendisini sonsuza dek yaşatacağını sanıyor.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Malı hakıykaten kendisine (dünyâda) ebedî hayât verdiğini sanır o.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O,) malının gerçekten kendisini ebedî kılacağını (ölümsüzleştireceğini) sanır!
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (toplayıp biriktirdiği servetiyle) zannediyor ki şüphesiz malı (mülkü, serveti) kendisini kalıcı (dünyada adını ebedi) kılabilecek. *
(*) Ahledeh, (أخْلَدَهُ) “huld” kökünden türemiştir. Araplar değişimi ve bozulması uzun zaman alan her şeyi “hulud” sıfatı ile niteler. Bu kelime ebedî demek değil; uzun bir süre hâlini korumak, bozulmamak veya dünyada adını kalıcı kılmak gibi anlamlardadır. Ayrıca gıybeti tetikleyen muharrik şey; temelde mal, servet, makam, diploma, ad, unvan, etiket, kariyer, vb. dünyevî unsurlardan kaynaklanan büyüklenme hissi, kendini öne çıkartma arzusu ve diğerlerinden daha farklı, kıymetli, hâlid görme hastalığıdır. (Kurandan Hayata) Yani hiçbir kimse kendini ölümsüz ve ebedi sanmaz. Ama bu tipteki insanlar şöyle zannederler: 1-Ben, mal, mülk, servet ve zenginliğimle birçok tahlikelere karşı tedbirimi alabilirim, korumalarım ve güvenlik güçlerimle güvenliğimi sağlayabilirim ve hastalandığımda da en kaliteli hastanelere gidip, en ünlü doktorlara tedavimi yaptırabilirim veya en azında bu mal ve mülküm çokluğuyla adımı ebedileştirebilirim vs. şeklinde düşünebilir. 2- Veya bu söz kinaye olup bundan maksat mal, mülk ve serveti, onu uzun emeller ve tutkular peşinde koşturup durmaktadır. Onun dünyaya karşı hırslı ve açgözlü olması, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlanması, devamlı ileriyi hesap ederek mal biriktirme derdine düşmesi ve buna benzer eğilimleri olan “tûl-i emel”, boş hayallar ve beklentiler peşinde koşup durmasıdır. Nihayetsiz arzu ve istekler, boş hayaller ve beklentiler” şeklinde tanımlanan “tûl-i emel” ise, ahiretin çok uzak olduğu düşüncesinden, devamlı dünyada kalma arzusundan, daha net bir ifadeyle aşırı dünya sevgisinden kaynaklanır. İşte söz konusu ayetle buna vurgu yapılmış olabilir (الله اعلم) Ayrıca 2-3. âyetler servetinin çokluğuna gururlanıp insanlarla alay eden kimselerin aynı zamanda helal haram demeden mal toplayan, onu saklayan, fakirlik korkusuyla cimrilik ederek onu hayır yolunda harcamaktan kaçınan, fakirin hakkını vermeyen ve servetinin kendi adını ebedîleştireceğini sanan bencil ve maddeci kimseler olduklarını da ifade etmektedir. ﴿يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ أَخْلَدَهُ﴾ أي يظن أن المال الذي يجهد نفسه في جمعه مما يخلد ذكره بين الناس مدى الحياة: ﴿كَلاَّ﴾ ليس الأمر كما يظن فإنه لا يخلد ذكرى الإنسان في الدنيا والآخرة إلا العلم النافع والعمل الصالح (تفسير الخطيب المكي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
malı kendisini gerçekten sonsuzluğa kavuşturacak sanır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, zanneder ki yığdığı malı onu devamlı yaşatacak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Malının kendisini ölümsüz kılacağını/ebediyen yaşatacağını sanıyor.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten malının kendisini ebedi kılacağını sanmaktadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Malı mülkü, kendisini sonsuza dek yaşatacak sanır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Malının onu sürekli kalıcı yaptığını hesap ediyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sanki malı, kendisini ölümsüz kılacakmış gibi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar mallarının kendilerini ebedi olarak yaşatacağını sanır. İnsanlar arasındaki sevginin dostlukların anlamı olduğuna inanmazlar. Ailenin, çocukların, akrabalarının, onların yanında hiç bir değeri yoktur. Sanırlar ki paralarıyla her değeri satın alabilecekler. İnsanlığı, dostluğu, arkadaşlığı, aileyi, çocukları, akrabalıkları, hayatı parayla satın alabileceklerine inanırlar. Tapularının sayılarıyla, bankalardaki paralarının çokluğuyla övünürler. Ellerinde mal olduğu müddetçe hiçbir şeye ihtiyaç duymayacaklarını, uzun bir hayat yaşayacaklarını, hiç ölmeyeceklerini zannederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki o, malının kendisini ebedî kılacağını sanır.
Mehmet Türk
swap_vert close
2,3. Onlar, sadece mal toplayıp onu tekrar tekrar sayarlar ve malının kendisini ebedîleştireceğini sanırlar.¹
1 Bu âyetteki ism-i mevsulün, (كُلُّ)’den bedel olması ve 8. âyetteki (عَلَيْهِمْ)’deki çoğul zamirinin de buraya gönderilmesi sebebiyle tercüme çoğul yapılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
zanneder ki serveti onu sonsuza dek yaşatacak! ³
3 Bu, maddî servetleri ve imkanları elde etmeye ve onlara sahip olmaya neredeyse “dinî” bir değer atfetme eğiliminin kinâyeli bir anlatımıdır -insanı ruhî endişelere gerçekten önem vermekten alıkoyan bir eğilim (karş. 102:1, not 1). Önceki ayetteki ‘addedehû fiilini “onu bir kalkan sayar” şeklinde çevirmem, Cevherî’nin bu terim ile ilgili açıklamasına dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sanır ki serveti kendisini sonsuza dek yaşatacak. 74/11...31, 92/8...11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
o, malının kendisini ölümsüz yapacağını sanmaktadır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
2,3. (Ki böyle bir kimse serveti ile böbürlenir, yoksulu hakir görür, kimseye yardım etmez) O, mal ve servet biriktirip, tekrar tekrar sayıp duran, (ahireti hiç hesaba katmayan) malının kendisini (neredeyse) sonsuza dek yaşatacağını sanandır.
(Başkasını çekiştirir, alay eder; servetiyle övünür. Oysa tüm serveti haram kaynaklardandır, bir gün gelip onların tek tek hesabını vereceğine iman etmez.)  
Osman Fırat
swap_vert close
O, malının, kendisini devamlı kılacağını sanır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sanırki onu, malı daima yaşatacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Malının kendisini ebedî yaşatacağını sanır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanıyor.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O, topladığı mal kendisini dünyâda ebedî kılar zan ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Malı kendini sürekli yaşatacak sanır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Zannediyor ki malı kendisini kalıcı kılacak.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sanır ki malı onu ebediyen yaşatacak!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sanır ki, malı sonsuzlaştıracaktır kendisini.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
śanur kim bayıķ malı anuñ ebed eyledi anı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṣanur ki ol māl özini ölümden ḳurtarur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və elə zənn edər ki, mal-dövləti onu əbədi yaşadacaqdır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He thinketh that his wealth will render him immortal.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thinking that his wealth would make him last for ever!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَحْسَبُ
sanır
اَنَّ
gerçek-ten
مَالَهُٓ
malı
اَخْلَدَهُۚ
onu ebedi kılacak
O, malının gerçekten kendisini ebedi kılacağını sanır!
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
اَخْلَدَ
Fiil-IV
خ ل د
Saplandı, ebedi kıldı