close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 69. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad câet rusulunâ ibrâhîme bilbuşrâ kâlû selâmâ(en)(s) kâle selâm(un)(s) femâ lebiśe en câe bi’iclin hanîż(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elçilerimiz, İbrahim'e müjde vermek üzere gelip esenlik sana dediler. O da esenlik size dedi ve durup eğlenmeden hemen kızarmış bir buzağı getirdi.
Bu olaylar, Ahd-i Atıyk'ın Tekvin bölümünde, 18-19. bablarda anlatılmaktadır  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, (melek) elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı (hazırlayıp) getirdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki melek elçilerimiz, İbrahim'e genç delikanlılar şeklinde müjdeyle geldiler ve “Selâm olsun!” dediler. O da onların selamını alarak, önlerine kızarmış bir buzağıyı getirmekte geç kalmadı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun ki, elçilerimiz, melekler İbrahim'e müjde ile geldiler. “Selâm sana, selâmette ol, sen selâmette olanlardansın” dediler. O da, “Size de selâm, siz de selâmette olun” dedi. Hiç beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 15/52-62; 51/26-27.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde getirip: "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi. [7] Beklemeden hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.
7.Yani elçiler Hz.İbrahim (a.s.)`in yanına vardıklarında selam verdiler, o da onların selamlarını aldı.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; 'Selam' dediler. O da: 'Selam' dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şanım hakkı için, (melek olan) elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelip “selâmün aleyk” dediler. O da onlara “aleykümü's-Selâm” dedi ve hemen gidip (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Melek elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiler. “Selam!” dediler. İbrahim: “(Size de) selam olsun!” dedi. Ve çok beklemeden kızartılmış bir buzağıyı getirdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki peygamberlerimiz İbrâhim'e müjde getirdiler ve “Selâm” dediler. O da, “Selâm” dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.[212]
[212] Hz. İbrahim’in kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 241-251.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim elçilerimiz, müjdeyle İbrahim'e gelerek: «Selâm olsun!» dediler, o da: «Selâm» diyerek, hemen bir kızarmış buzağı sundu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz, İbrahim'e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah'ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.
Bkz. 15/52-62, 51/26-27  
Cemil Said
swap_vert close
Rasûllerimiz İbrâhîm’in nezdine güzel havâdis tebşîr itmek üzere geldiler. "Selâmun ’Aleyküm" didiler, İbrâhîm "Ve ’aleyküm selâm" didi ve biraz sonra ânlara kızarmış bir dana ikrâm itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim'e geldiler. "Selam sana" dediler, "Size de selam" dedi, hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elçilerimiz İbrâhim’e müjdeyi getirip selâm vermişlerdi. O da “selâm” dedi, çok geçmeden (konuklarına) kızartılmış bir buzağı getirdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki elçilerimiz (melekler)  İbrahim'e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.  
 İbn Abbas, gelen elçilerin Cebrail ve beraberindeki iki melek olduğunu söyler. Bu iki meleğin de Mikâil ve İsrafil oldukları rivayet edilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!" (Barış olsun) dediler. O da "Selam!," dedi ve hemen (onlara) kızartılmış bir buzağı sundu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, İbrahim'e de elçilerimiz (melekler) müjde ile geldiler ve "selâm" dediler, o da "selâm" dedi ve hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım hakkı için İbrahime de Resullerimiz müjde ile geldiler «selâm» dediler, «selâm» dedi, durmadan gitti kızartılmış bir buzağı getirdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz, İbrâhîm’e (hanımı Sâre’den bir çocuğunun dünyaya geleceği) müjde (si) ile gelip, “Selâm sana (ey İbrâhîm)!” dediler. O da, “Size de selâm olsun (ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da (gelenlerin melek olduklarını bilmediği için) oyalanmadan onların önüne kızartılmış bir buzağı getirdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, “Selam!” dediler.¹ “Selam!” dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.
1- Esenlik dilediler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, elçilerimiz, İbrâhîme müjde ile gelib «Selâm» dediler. O da «Selâm» dedi ve eğlenmeden gidib (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki elçilerimiz (melekler) İbrâhîm'e müjde ile geldiler: “Selâm (senin üzerine olsun)!” dediler. Bunun üzerine (O da:) “Selâm (sizin üzerinize de olsun)!” dedi; beklemeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten, (insan suretinde gönderdiğimiz melek) elçilerimiz, İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm” dediler. O da (size de) “Selam!” dedi ve (İbrahim) hiç beklemeden (konuklarına) kızartılmış bir buzağı (etini) getirdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçilerimiz İbrahim’e müjde vermek için gelmişler ve “Selam” (sana ey İbrahim) demişlerdi. İbrahim de onlara “Selam” diyerek cevap verdi ve hemen ardından kızartılmış buzağı etini getirmekte geç kalmadı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
And olsun ki elçilerimiz İbrahim’e mujde ile geldiler, "esen olun" dediler. İbrahim d e "esen olun" dedi. İbrahim durmadan gidip kızartılmış bir buzağı getirdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Elçilerimiz İbrahim/e müjde getirmişler, selâm vermişlerdi. İbrahim de aleykümselâm demişti. İbrahim gecikmeyip onlara bir buzağı kebabı getirdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elçilerimiz/meleklerimiz İbrahim’e müjde getirip: “Selâm!” demişlerdi. O da onlara “Selâm!” dedi. Çok geçmeden onlara kızarmış bir buzağı getirdi.²³
23 Krş. Zâriyât, 51/25-27  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz elçilerimiz (melekler) müjde ile İbrahim'e geldiler, “Selam!” dediler. O da “Selam!” dedi de hemen gecikmeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani melekler arasından seçip gönderdiğimiz elçilerimiz, İbrahim’e eşi Sâre’nin bir çocuk dünyaya getireceğine dâir müjdeyi vermek üzere insan sûretinde gelerek “Selâm sana, ey İbrahim!” demişlerdi. Onların melek olduğunu henüz fark edemeyen İbrahim, “Selâm sizlere, ey Allah’ın kulları!” diye karşılık verdi ve derhal misafirlerinin önüne, leziz bir buzağı kebabı getirip koydu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun bizim elçilerimiz Müjde ile İbrahim’e geldi. “Selâm!” dediler. “Selâm!” dedi. Tez elden, “kızarmış bir dana” ile gelmekte gecikmedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Meleklerimiz müjdeli bir haber vermek üzere İbrahim'e uğrayıp selâm verdiler. İbrahim de: " selâm " deyip buyur etti. Çok geçmeden kendilerine dana eti ikram etti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdikleri zaman: "Selam" dediler. O da "selam" dedi. Misafirlerini ağırlamak için pişirilmiş buzağı getirerek sofrasını kurdu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki (melek) elçilerimiz İbrahim’e müjde [*] getirmiş ve “Selam (sana)!” demişler, o da “(Size de) selam!” demiş [*] ve çok geçmeden kızartılmış bir buzağı getirmişti. [*]
Hicr 15:52-56’da belirtildiği gibi burada sözü edilen müjde Hz. İbrahim’e çocuk verilmesiyle ilgilidir. Zaten Hûd 11:71’de Hz. Sare’nin gülümseme sebebi de budur.,Benzer mesajlar: Hicr 15:52; Zâriyât 51:25.,Benzer mesaj: Zâriyât 51:26.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun ki; elçilerimiz (olan melekler) İbrahim’e müjde ile gelince:¹ Allah’ın selamı üzerine olsun”² dediler. O da: “Allah’ın selamı sizin üzerinize de olsun” dedi ve (onlara) gecikmeden bir buzağı kebabı getirdi.
1 Bu kıssada helâk olan toplum, Lût kavmidir. Lût (a.s), İbrahim (a.s)’ın soyundan amcasının oğludur ve onun şeriatı üzere gönderilmiş bir Peygamberdir. Olay Hz. İbrahim’i de ilgilendireceğinden, öncelikle ümmeti hakkında korkmaması için ona, haber verilmiştir. 2 Buradaki (سَلَاماً) mahzuf fiilin mutlak mef’ulü olduğu için bu şekilde tercüme edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE GERÇEK ŞU Kİ, İbrahim’e [semavî] elçilerimiz müjdeyle geldiler, ⁹⁹ (ve) “Selâm olsun!” dediler; o da (onlara): “[Size de] selâm olsun!” diye karşılık verdi ve sonra da onların önüne kızarmış bir buzağıyı getirip koymakta gecikmedi. ¹⁰⁰
99 Kur’an, sözü uzatarak Hz. İbrahim’in bu ziyaretçilerinin melek olduğunu ayrıca belirtmiyor; ama rusulunâ (“elçilerimiz”) tabiri çoğu zaman semavî elçiler anlamında kullanıldığı için, klasik müfessirlerin hepsi bu tabiri yukarıdaki anlatım akışı içinde de bu anlama yormuşlardır. “Müjde”nin buradaki içeriği için bkz. aşağıda 71. ayet. Hz. Lût kıssasına Hz. İbrahim’in hayatından kısa bir kesitle girilmesinin sebebi, sonrakinin ileriki bir evrede Sodom’un günahkar halkı için Allah’a yapacağı yakarmada (74-76. ayetler) ve ayrıca, mümkündür ki, Allah’ın “Seni insanlara önder yapacağım” ifadesiyle ona önceden verdiği sözde yatmaktadır (bkz. 2:124) ki bu söz o’nda yalnız kendi ailesinden yana değil, aynı zamanda yeğeni Hz. Lût aracılığıyla dolaylı olarak ilişki içinde bulunduğu Sodom halkından yana da derin bir ahlakî sorumluluk duygusu uyandırmış olmalı.100 Lafzen, “getirmekte geç kalmadı”. Bu ayette geçen selâm (“barış/güvenlik”) sözcüğünün daha derin çağrışımları için bkz. 5. sure, 29. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki elçilerimiz, İbrahim’e bilge bir oğlan çocuğu müjdesi ile gelmişler ve “Selam!” demişlerdi. İbrahim de: – Selam! Diye mukabele etmiş, çok geçmeden önlerine kızarmış bir dana kebabı getirmiş idi. 4/86, 51/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE doğrusu elçilerimiz İbrahim’e bir muştu getirdiler ve “Selam!” dediler. O da “Size de selam!” diye mukabele etti ve çok geçmeden önlerine kebap yapılmış bir buzağı çıkardı.[¹⁷⁶⁴]
[1764] Krş: 51:28. Kur’an’ın çift kutuplu yapısı gereği bu pasajda müjde ve belâ yan yana. Adeta “her zorlukla birlikte bir kolaylık var idi” (94:5) âyetinin hayattaki delili gibi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, (melek) elçilerimiz, İbrahim'e müjde ile gelip "Selam" dediler, O da "Selam" dedi ve (misafirlerine ikram için) hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve elçilerimiz (melekler), İbrâhim’e müjde getirip "selâm!" dediler. O da "selâm!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve muhakkak ki, Bizim elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelmişti. «Selâm!» dediler. O da, «Selâmdır» dedi. Sonra gecikmeden bir kızartılmış buzağı getirdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir zaman da elçilerimiz İbrâhim'e varıp onu müjdelemek üzere “Selâm sana! ” dediler. O da: Size de Selâm! ” deyip çok kalmadan, elinde nefis, güzelce kızartılmış körpe bir dana getirip ikram etti. [51, 26-27; 15, 52-62] {KM, Tekvin 18. bölüm}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçilerimiz, İbrahim'e müjde getirip "selam!" demişlerdi. O da "selam!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rasûllerimiz İbrâhîm'e müjde ile gelerek selâm virdiklerinde o da selâmlarını aldı. Biraz sonra semiz bir buzağıyı kebab idilmiş oldığı halde getirdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elçilerimiz İbrahim’e, müjde vermek için geldiler: “Selâm[*]” dediler. İbrahim de “selâm” dedi. Vakit geçirmeden fırında pişmiş bir buzağı eti getirdi.
[*]Selam: Selamet, esenlik ve güvenlik hali. Birbirimizle selamlaşmamız aslında birbirimiz için Allah'tan esenlik ve güvenlik(selamet) dilememizdir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Elçilerimiz, müjde ile İbrahim'e gelmişler ve “selam!” demişlerdi. İbrahim de: -Selam! deyip, hemen bir kızarmış dana getirdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İbrahim'e de elçilerimiz müjdeyle gelmişler ve “Sana selâm olsun” demişlerdi. İbrahim “Size de selâm olsun” dedi ve çok geçmeden, onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, resullerimiz İbrahim'e muştu getirip "Selam!" demişlerdi. O da "Selam!" demiş, fazla beklemeden kızartılmış bir buzağı getirmişti.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ geldi yalavaçlarumuz ibrāhįm’e muştılıġı-ıla eyittiler “selām olsun!” eyitti “selām olsun!” pes dölenmedi kim getürdi buzaġu biryān olmış.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ geldi bizüm feriştehlerümüz İbrāhīme. Selām virdiler, İbrāhīmselāmların aldı. Pes oturmadı anlara ḥattā bir buzaġu biryān eyleyüp getür‐meyince.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, elçilərimiz (mələklər) İbrahimə müjdə (İshaqın anadan olacağı xəbərini) gətirib: “Salam!” – dedilər. (İbrahim də: ) “Salam!” – deyə cavab verdi və dərhal (gedib onlara) qızarmış bir buzov gətirdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Our messengers came unto Abraham with good news. They said: Peace! He answered: Peace! and delayed not to bring a roasted calf.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
There came Our messengers to Abraham with glad tidings. They said, "Peace!" He answered, "Peace!" and hastened to entertain them with a roasted calf.(1565)
1565 According to the sequence of Surah 7, the next reference should be to the story of Lut, and that story commences at 11:77 below, but it is introduced by a brief reference to an episode in the life of his uncle Abraham, from whose seed sprang the peoples to whom Moses, Jesus, and Muhammad al Mustafa were sent with the major Revelations. Abraham had by this time passed through the fire of persecutions in the Mesopotamian valleys; he had left behind him the ancestral idolatry of Ur of the Chaldees; he had been tried and he had triumphed over the persecution of Nimrud; he had now taken up his residence in Canaan, from which his nephew Lot (Lut) was called to preach to the wicked Cities of the Plain east of the Dead Sea which is itself called Bahr Lut Thus prepared and sanctified, he was now ready to receive the Message that he was chosen to be the progenitor of a great line of Prophets, and the Message is now referred to, (see also 29:31-35). Can we localise Nimrud ? If local tradition in place-names can be relied upon, this king must have ruled over the tract which includes the modern Nimrud , on the Tigris, about twenty miles south of Mosul . This is the site of Assyrian ruins of great interest, but the rise of Assyria as an Empire was of course much later than the time of Abraham. The Assyrian city was called Kalakh (or Calah ), and archaeological excavations carried out there have yielded valuable results, which are however irrelevant for our Commentary.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol-sun ki
جَٓاءَتْ
geldi
رُسُلُنَٓا
resullerimiz
اِبْرٰه۪يمَ
İbrâhîm'e
بِالْبُشْرٰى
müjde ile
قَالُوا
dediler
سَلَاماًۜ
selam
قَالَ
dedi
سَلَامٌۚ
selam
فَمَا لَبِثَ
hemen gecikmedi
اَنْ جَٓاءَ
gelmesi
بِعِجْلٍ
bir buza- ğı ile
حَن۪يذٍ
kızartılmış
Andolsun ki resullerimiz (olan melekler) İbrâhîm'e müjde ile geldiler ve "selam (senin üzerine olsun)" dediler. O da "(size de) selam (olsun)" dedi ve hemen (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِبْرٰه۪يم
Özel isim
اِبْرٰه۪يم
Hz. İbrâhîm (a.s.)
بُشْرَى
İsim
ب ش ر
Müjde
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَبِثَ
Fiil-I
ل ب ث
Kaldı, gecikti, durakladı
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
عِجْل
İsim
ع ج ل
Buzağı
حَنِيذ
Sıfat
ح ن ذ
Kızartılmış