close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 67. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veeḣaże-lleżîne zalemû-ssayhatu feasbehû fî diyârihim câśimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helak oluverdiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O zulmedenleri ise (korkunç gök gürültüsü gibi) dayanılmaz bir çığlık yakalayıvermişti de kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahlamışlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yaratılış gayelerine aykırı hareket eden o kavme gelince, onları Allah tarafından cezalandırıcı bir ses, bir gürültü yakalayıverdi de, kendi yurtlarında dizlerinin bağı çözülüp cansız olarak serilip kaldılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe haksızlık edenlerin, zulmedenlerin işini bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Ahmet Varol
swap_vert close
Zulmedenleri de korkunç bir çığlık aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O zulmedenleri ise, korkunç gürültü yakalayıverdi de evlerinde çöküp helâk oldular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve bir ses ve patlama o zalimleri yakaladı. Evlerinde yığılıp kaldılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Besim Atalay
swap_vert close
Zalim olan kimselere, bir gürültü çatarak, yüzü kuylu serildiler, yurtlarında yerlere
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O zulmedenleri ise, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de yurtlarında/evlerinde diz üstü çöküp helâk oldular.
Bkz. 78/91, 11/94, 29/37  
Cemil Said
swap_vert close
Zâlimleri müdhîş bir sayha (furtına) yakaladı. İrtesi sabah hepsi hânelerinde ölmüş olarak bulundı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zulmedenleri/kâfirleri ise o korkunç sayhâ yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarında diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Zulmedenleri ise, o korkunç ses yakaladı da bulundukları yerde çöküp kalan kimseler oldular!
İhsan Aktaş
swap_vert close
O zulmetmiş olanları ise, korkunç bir sayha (volkanik bir patlamanın gök gürlemesini andıran bir gürültü) yakalayıverdi de yurtlarında (evlerinde) cansız bir hâlde yere yığılıp kaldılar! *
(*) Semûd kavmine verilen üç günlük süre içerisinde muhtemelen Hz. Sâlih kendine inananlarla birlikte yurdu terkedip kurtuluşa erdi; dördüncü günde Allah’ın azabı geldi ve Semûd kavmi şiddetli bir gürültüyle yok olup gitti. Burada “korkunç ses” diye çevirilen sayha kelimesi yerine A‘râf (7/78)“deprem”anlamına gelen recfe kelimesinin kullanılmış olmasından, yok eden felâketin gürültülü deprem olduğu anlaşılmaktadır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri) Yani burada da Kur’an’da başka yerlerde de sözü geçen bu sayha (şiddetli gürültü) ya çoğu zaman yer sarsıntısından önce yahut onunla birlikte işitilen ve yer altından gelen bir gürüldemeyi ya da volkanik bir patlamanın gök gürlemesini andıran gürültüsünü ifade etmektedir. (M. Esed Meali Hûd – 67. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ardından (Allah’ın uyarılarına karşı çıkarak) kendilerine zulmedenleri çok yüksek frekanslı bir ses (sayha) yakaladı. Bunun ardından bulundukları yerde dizlerinin üstlerine çöke kaldılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onları öyle bir haykırış çarptı ki oldukları yere yüzü koyun düşüp öldüler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zulmedenler korkunç bir sese giriftar oldular, yurtlarında yüzüstü düştüler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zulmedenleri o korkunç ses [sayha] yakaladı ve onlar evlerinde/yurtlarında diz üstü çökekaldılar [câsimîn].²²
22 Krş. A’râf, 7/78-91; Hicr, 15/73, 83; Mü’minûn, 23/41; Ankebût, 29/40; Yâsin, 36/53  
Kadri Çelik
swap_vert close
Zulmedenleri bir çığlık tutuverdi de yurtlarında dizüstü çökmüş kimseler olarak sabahladılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O zalimlere gelince, şehrin altını üstüne getiren korkunç bir ses çarpıverdi onları; böylece, yurtlarında cansız bir hâlde yere yığılıp kaldılar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Zulmetmiş olanları Sayha / Yüksek Ses yakaladı. Yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken korkunç bir ses zalimleri şok etti. Hepsi de köşkleri içinde büzüşüp kaldılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Azaba uğrayanların pişmanlık çığlıkları kendi kulaklarında yankılandı. Yaptıklarının korkunç yüzü kendini göstermeye başladı. Yurtlarında çaresizlikten çöküp kaldılar. Hiç bir yere kaçamadılar. Şimdi onlardan sadece yıkıntılar kaldı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
67,68. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. [*] Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah’ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
Benzer mesajlar: A’râf 7:91-92; Hûd 11:94-95; ‘Ankebût 29:37.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O zâlimleri, korkunç bir ses yakalar yakalamaz onlar oldukları yerde diz üstü çöke kaldılar.¹
1 Yani onlar, memleketlerinde yere yüzüstü çakılarak, helâk oldular. Âyetin bu bölümü: “...birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler...” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (A’raf: 78, 91, Hûd: 94, Ankebut: 37)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O zulmedenlere gelince, onları [Allah katından cezalandırıcı] bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar; ⁹⁸
98 Lafzen, “kendi evlerinde yere kapanıp kaldılar”. Râzî’nin kaydettiğine göre İbni ‘Abbâs sayha (lafzen, “şiddetli bağırma/nâra” ya da “çığlık”) terimini sâ‘ika (“yıldırım” yahut “gök gürlemesi”) sözcüğünün eş anlamlısı olarak açıklamıştır. Aynı olay, 7:78’de, oradaki anlatım akışı içinde açıkça bir yer sarsıntısına işaret ettiği görülen racfeh (“şiddetli sarsıntı”) sözcüğüyle anlatıldığına göre, mümkündür ki, burada da Kur’an’da başka yerlerde de sözü geçen bu sayha (“şiddetli bağırma/gürültü”) ya çoğu zaman yer sarsıntısından önce yahut onunla birlikte işitilen ve yer altından gelen bir gürültüyü/gürüldemeyi ya da volkanik bir patlamanın gök gürlemesini andıran gürültüsünü ifade etmektedir (bkz. 7. sure, 62. not). Bununla birlikte, aynı ifadenin değişik bağlamlar içinde birden fazla kullanımını gözönünde bulundurarak sözcüğün, “[Allah katından cezalandırıcı] bir sayha” gibi ya da 50:42’de Son Saat’i işaret eden “son sayha” gibi daha genel bir anlamı olduğunu söyleyebiliriz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve o zalimleri korkunç bir çığlık yakalayıverdi, dizüstü çökmüş bir halde evlerinde cansız donakaldılar. 7/78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, o zâlimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
O zalimleri ise, korkunç bir ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. (Helak olup gittiler)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O Zulmedenleri O korkunç Sayha yakaladı, yurtlarında canzız cesed olarak çöke kaldılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O zulmetmiş olanları da bir korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabahladılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
67, 68. Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet. . . inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zulm idenleri sayha ahz itdi. Hânelerinde yüz üstüne düşüb helâk oldılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yanlış yapanları o ses (Allah’ın, cezalandırma emri[*]) yakaladı da kendi yurtlarında çöküp kalmış olarak sabaha çıktılar.
[*] Bir şeyi irade ettiğinde O'nun yaptığı, o şey için sadece 'Ol' demektir; o şey hemen oluşur. ( Yasin 36/82)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.(11)
(11) 7:78’de “Onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı” şeklinde idi. Burada da “korkunç bir ses”ten söz edilmesi, şiddetli bir depremi veya yanardağ patlamasını hatıra getirmektedir. Deprem dalgalarından P dalgaları, ses dalgaları cinsinden boyuna dalgalar olduğu gibi, birçok şiddetli depreme sesin de eşlik ettiği bilinmektedir. Yanardağ patlamalarında ise bu daha da bârizdir; yüzlerce, hattâ binlerce kilometre uzaktan işitilen yanardağ patlamaları bilinmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı duttı anları kim [116a] žulm eyledilerüñ pes oldılar illeri içinde gögüz üzere yancılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı kāfirleri yıldırım urdı. Pes helāk oldılar evlerinde dizleri üstine çö‐küp, dizlerin urup.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O zülm edənləri qorxunc (tükürpədici) bir səs bürüdü və evlərində diz üstə çöküb qaldılar (bir göz qırpımında həlak oldular).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the (Awful) Cry overtook those who did wrong, so that morning found them prostrate in their dwellings,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The (mighty) Blast(1563) overtook the wrong-doers, and they lay prostrate in their homes before the morning,-
1563 Cf. 7:78 and n. 1047-also n. 1561 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَخَذَ
ve yaka- ladı
الَّذ۪ينَ
o kimse-leri ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
الصَّيْحَةُ
o sayha
فَاَصْبَحُوا
ve oldular
ف۪ي دِيَارِهِمْ
yurtlarında
جَاثِم۪ينَۙ
yere yığılıp kalan kimseler
Zulmedenlere gelince onları da (helâk edici) o sayha yakaladı ve onlar yurtlarında (tir tir titreyerek) yere yığılıp kaldılar.
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
صَيْحَة
İsim
ص ي ح
Sayha
اَصْبَحَ
Fiil-IV
ص ب ح
Oldu, sabahladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
جَاثِم۪ين
Etken fiil
ج ث م
Yere yığılıp kalan kimseler