close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnî tevekkeltu ‘ala(A)llâhi rabbî verabbikum(c) mâ min dâbbetin illâ huve âḣiżun binâsiyetihâ(c) inne rabbî ‘alâ sirâtin mustekîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki ben, Rabbim ve Rabbiniz Allah'a dayandım; yeryüzünde yürür hiçbir mahluk yoktur ki o, onun alnına düşen saçlardan tutup çekmesin, onun mukadderatını tayin etmesin ve şüphe yok ki Rabbim, dosdoğru yoldadır, bütün kudretiyle beraber adaletiyle, lütfuyla hükmeder.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. O’nun, alnından (saçlarından) yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol (adalet) üzerine (tayin ve takdir buyurmakta)dır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama unutmayın ki ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenip dayanıyorum. Çünkü hiçbir canlı yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Rabbimin yolu elbette yolların dosdoğru olanıdır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Ben Allah'a, Rabbime, Rabbinize dayanıp güvendim, işlerimi ona havale ettim. Yürüyen bütün canlılar, koyduğu düzenin gereği, yalnızca Allah'ın koruması, gözetimi ve denetimi altındadır. Çünkü benim rabbim, doğru, muhkem, güvenli, mutedil bir düzenin var edeni, sorumluluğunu üzerine alanı, koruyanı ve devamını sağlayanıdır.” dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/71.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. [5] Benim Rabbim doğru yol üzeredir.
5.Yani O bütün canlıları kendi hakimiyetine almıştır. Hiçbir canlı varlık O`nun iradesi ve izni dışında hareket edemez. Araplar arasında bir şeyi perçeminden (nasiyesinden) yakalamak onu hakimiyetine almak, bütün hareketlerini kontrol altına almak anlamında kullanılmaktadır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. Hareket eden hiç bir yaratık yoktur ki, idare ve tasarrufunu O tutmasın. Benim Rabbim, gerçekten doğru bir yol üzerindedir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki, ipinin ucu O’nun elinde olmasın. Şüphesiz Rabbimin yasaları, dosdoğru bir yol üzeredirler.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yeryüzünde hiçbir varlık yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz, Rabbim dosdoğru yoldadır.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Hem benim, hem de sizin Tanrınız olan Allahadır güvencim, hiçbir canlı yoktur ki, Allah onu yakasından tutmaya, benim Tanrım doğru yoldadır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“İşte ben hem benim hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a güvendim. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş (onu denetimine almış) olmasın. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapandır).”
Bkz. 10/71Araplarda “bir şeyi perçeminden tutmak” onu hakimiyetine almak, bütün hareketlerini kontrol etmek anlamında kullanılmaktadır.“Allah’ın, her varlığın perçeminden tutması” ile bütün canlıların Allah’ın kudret ve iradesi altında bulunduğu, onları dilediği gibi yönettiği, bu konudaki tasarrufun sadece O’nun elinde olduğu vahyin güzel üslubuyla anlatılmaktadır. “Allah’ın dosdoğru yolda olması” ise; hatadan ve yanlışlıktan münezzeh olan Allah’ın yaptığı her şeyin güzel ve doğru olması, her şeyi yapmaya kadir olduğu halde ilkeli davranarak adaletten şaşmaması ve hiçbir canlıya haksızlık etmemesidir.  
Cemil Said
swap_vert close
55, 56. Tuzaklarınızı kurınız bana mühlet virmeyiniz çünki ben, rabbim ve sizin rabbiniz olan Allâh’a tevekkül itdim kudretiyle mahlûkâtı kâmilen tasarrufa kadirdir. Doğrı yol ânın yolıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
54,55,56,57. Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“İşte ben, hem benim, hem sizin Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Yeryüzünde bulunan hiçbir canlı yoktur ki, Allah, onun perçeminden tutmuş olmasın.[275] Şüphesiz Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
Âyetin bu kısmında, bütün canlıların, Allah’ın kudret ve iradesi altında bulunduğu, mecazî bir anlatımla dile getirilmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ben, benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah’a dayandım. Çünkü her canlının kontrolü O’nun elindedir. Şüphesiz rabbimin yolu dosdoğru yoldur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru yoldadır.»  
 Allah’ın, her varlığın perçeminden tutmasından maksat, her varlığın yönetiminin, hüküm ve tasarrufunun O’nun elinde olması, O’nun kudret ve iradesinin bütün varlıklar üzerinde mutlak ve kesin bir surette müessir olmasıdır. Allah’ın doğru yolda olması ise, O’nun hüküm ve tasarruflarının tamamen doğru, iyi ve adalete uygun olması, Allah’ın haksızlık ve zulümden, yanlışlık ve hatadan münezzeh olması demektir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ben, Rabbim ve Rabbiniz olan ALLAH'a güvendim. O'nun kontrol etmediği hiç bir yaratık yoktur. Rabbim dosdoğru yolun üzerindedir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ben muhakkak ki, hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmaktayım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, idaresi ve yönetimi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, hiç şüphe yok ki, doğru yoldadır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Her halde hem benim rabbım hem sizin rabbınız olan Allaha dayanmışım, hiç yerde bir debelenen yoktur ki nasıyesini o tutmuş olmasın, şüphe yok ki rabbım doğru bir yol üzerindedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki onun idaresi, gözetimi, Allah’ın tasarrufunda olmasın. Hiç şüphesiz ki, Rabbimin yolu dosdoğru yolun ta kendisidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ben, benim de Rabb'im sizin de Rabb'iniz olan Allah'a tevekkül¹ ettim. Hiçbir canlı yoktur ki O'nun buyruğunda/kontrolünde olmasın. Kuşkusuz Rabb'im dosdoğru bir yol üzerindedir.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Şübhesiz ki ben, kendimin de, sizin de Rabbiniz olan Allaha güvenib dayandım. Yürür hiç bir mahlûk haaric olmamak üzere (hepsinin) alnından tutan Odur. Benim Rabbim hakıykaten doğru bir yol üzerindedir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Şübhesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim.(Yeryüzünde) hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, O (Allah) onun perçeminden (alnından)tutmuş (da tasarrufu altına almış) olmasın!(1) Muhakkak ki Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir.”
(1)“(Bu) gibi âyetlerin işâret ettiği hakīkat-i a‘zamın (büyük hakīkatin) bir vechi (yönü) şudur ki: Şu kâinâttaki ecrâm-ı semâviyenin (gök cisimlerinin) kıyamları (varlıkları), devamları ve bekāları(süreklilikleri), sırr-ı Kayyûmiyete (Kayyûm isminin sırrına) bağlıdır. Eğer o cilve-i Kayyûmiyet bir dakīkada yüzünü çevirse, bir kısmı küre-i arzdan (dünyadan) bin def‘a büyük milyonlar küreler, fezâ-yı gayr-ı mütenâhî (sınırsız gökyüzü) boşluğunda dağılacak, birbirine çarpacak, ademe (yokluğa)dökülecekler. (...) Herbir mevcûdun zerreleri dahi, yıldızlar gibi sırr-ı kayyûmiyetle kāim (varlıkta duruyor)ve o sır ile bekā buluyorlar ve devâm ediyorlar.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 404-405)Ayrıca bakınız; (Mektûbât, 33. Mektûb, 319)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ben muhakkak ki hem benim Rabbim hem de sizin Rabbiniz olan Allah’a (dayanıp) tevekkül ettim. Hareket eden hiçbir yaratık yoktur ki, idare ve tasarrufunu O tutmasın. Benim Rabbim, gerçekten doğru bir yol üzerindedir (hüküm ve tasarrufunda en doğruyu yapan, hak ve adaletle hüküm verendir).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben, benimde Rabbim ve sizinde Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Ancak her canlının kontrolü O’nun elindedir. Şüphe yok ki benim Rabbim (her canlı için) en doğru yolu uygular.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten ben, benim de çalabım, sizin de çalabınız olan Allah’a dayanırım. Hiç bir canlı varlık yoktur ki Allah onun üzerine el koymuş olmasın. Gerçekten benim çalabım doğru yol üzerindedir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah/a mütevekkil oldum. Yürür hiçbir hayvan yoktur ki Allah onun alnının saçından tutmasın [²]. Muhakkak ki, Rabbim doğru yol üzeredir».
[2] Yani istediği gibi tasarrufa kadir olmasın,  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki ben benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayandım. Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, Allah onun perçeminden tutmamış olsun. Muhakkak ki benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ben Gerçekten benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, perçeminden tutmadığı (egemen olmadığı) hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hiç kimseden korkum yok! Çünkü ben, benim de Rabb’im, sizin de Rabb’iniz olan Allah’a dayandım. Kâinâtta Allah bütün varlıkları alnından tutar ve emrine boyun eğdirir. Hepsinin kaderini tayin Allah’ın elindedir. Her şey, her an O’nun koruma, gözetim ve denetimi altındadır. Elbette Rabb’im, dosdoğru bir yoldadır. Yaptığı her iş doğru, verdiği her hüküm âdildir. Dolayısıyla, doğrulardan yana olanları ödüllendirecek, zâlimlere de hak ettikleri cezayı verecektir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ben, sizin de rabbiniz, benim de rabbim Allah’a tevekkül ettim. Dâbbeden / hareketliden ne varsa, onun nâsiyesini / sevk ve idaresini ancak O tutmaktadır. Benim rabbim, doğru yol üzeredir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Benim yegane güvencem, her ikimizin sahibi Allah'tır. Çünkü, Allah'ın elini uzatıp yardım etmediği tek bir canlı yoktur, doğru yolda olan, benim Tanrımdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ben, benim ve sizin de Rabbiniz olan Allah’a dayandım! Hiç bir canlı yoktur ki Rabbimin gücünden, Rabbimin otoritesinden kurtulabilsin! Rabbim O’dur ki; yarattığı her varlığı dilediği gibi yönetir. Dilediğini mükâfatlandırır, dilediğini cezalandırır. Rabbim kurulmuş bütün tuzakları bilir. Tuzak kuranlara karşı en güzel tuzakları kurar. Rabbime tuzak kuranların tuzakları boşa çıkar. Kimse Rabbimin tuzağından kurtulamaz. Rabbim doğru yol üzerindedir. Rabbim adalet sahibidir. Hiç kimse O’nun yanında haksızlığa uğratılmaz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. [*] Şüphesiz ki Rabbim doğru yoldadır.
Bu cümle Yüce Allah’ın her şeye her türlü hâkim olduğunu, her şeyin kontrolünün kendisinde bulunduğunu bildirmekte, bu nedenle mecaz bir ifade içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ben gerçekten benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a (hakkıyla) tevekkül ettim. O’nun idare ve yönetimini elinde tutmadığı¹ hiç bir canlı yoktur. Şüphesiz benim Rabbim, kesinlikle hak yol üzeredir."²
1 Âyetin bu bölümünün kelime anlamı: “Hiç bir canlı yoktur ki; O, onun perçemini tutmuş olmasın…” şeklindedir. Yani “bir varlığın perçeminden tutmak” demek; onları dilediği gibi yönetmek, hiç birisini kaçırmamak, hiç kımıldatmamak, emri altına almak demektir. Yukarıdaki meâlde bu ifâdenin mecâzî anlamı tercih edilmiştir.2 “Şüphesiz benim rabbim, hak yol üzeredir” demek; “benim rabbim doğruluğun hâmîsi, doğruların yardımcısıdır. Her şeye gücü yettiği halde haktan sapmaz, zulüm etmez...” demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama unutmayın ki, ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayanıyorum; çünkü hiçbir canlı yoktur ki ipini O tutuyor olmasın. ⁸⁰ Rabbimin yolu elbette (yolların) dosdoğru olanıdır! ⁸¹
80 Yani, üzerinde O’nun kontrol ve gözetiminin olmadığı, bütünüyle O’na bağlı/bağımlı olmayan tek bir canlı yoktur (karş. bu surenin 6. ayeti). Birinin bir başkasına boyun eğip teslim olmasını ifade ederken eski Araplar: “falancanın yuları filancanın elinde” derlerdi. Bu konuda bkz. sözkonusu deyimin Kur’ânî vahyin iniş sırasına göre ilk kez geçtiği 96:15-16.81 Lafzen, “benim Rabbim dosdoğru bir yoldadır” -Allah’ın var olan her şeyi mutlak doğru ve mutlak adil bir düzen içinde hükmü altında tuttuğunu, çekip çevirdiğini bile isteye kötülük yapanın, yapıp-ettiklerinin bu dünyada ya da öte dünyada (insan hayatı, bir bütün olarak ancak bu iki safhanın bir bileşimi olarak düşünülebileceğine göre) cezasız, iyiliğin de mükafatsız kalmasına asla izin vermeyeceğini dile getiren bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü ben, sadece benim de sizin de Rabbiniz/sahibiniz olan Allah’a güvenip dayanmışım, Zira hiçbir canlı yoktur ki O’nun yönetimi altında bulunmasın. Şüphesiz ki Rabbimin yolu dosdoğru yolun ta kendisidir. 42/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İyi bilin ki ben, yalnızca benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki, O onun kontrolünü[¹⁷⁵⁰] elde tutmamış olsun. Kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.[¹⁷⁵¹]
[1750] Lafzen: “kâkülünü”. Arap dilinde arsız hayvanların sahiplerinin kontrolü altında olduğunu ifade eden deyimsel bir ibare. [1751] Âlemlerin Rabbi’nin “sırat-ı müstakim üzre” olmasının zımnî anlamı şudur: O istediğini yapmaya gücü yettiği hâlde ilkeli davranmıştır. Mesela bunlardan biri kendisi için rahmeti ilke edinmesidir (6:54). Ya siz ey insanoğlu! Siz her açıdan yetersiz olduğunuz hâlde neden ilkesiz bir hayat istiyorsunuz?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayandım, yürüyen hiçbir canlı mahluk yoktur ki O, onun alnından tutmasın. (Bütün mahlukat O'nun kudreti ve hükmü altındadır, O'nun izni olmadan başkasına hiçbir zarar yapamaz) Şüphe yok ki Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir! (Hak ve adalet sahibidir, hiç kimseye asla zulmetmez)
Osman Fırat
swap_vert close
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki Allah onun perçeminden tutmuş olmasın. Gerçekten Rabbim, sıratı müstakim üzerindedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphe yok ki ben, benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah Teâlâ'ya tevekkül ettim. Hiçbir hareket sahibi hayvan yoktur ki, illâ onun alnından tutan O'dur. Muhakkak ki, benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]
Allah’ın yaptığı her iş doğrudur, güzeldir. O’nun rızası hakta, doğruluk ve adalettedir. O, dürüstlüğün hâmisi, doğruların yardımcısıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın (onu dilediği gibi yönetmesin). Gerçekten Rabbim, doğru bir yol üzerindedir (O adildir, yanında kimse zulme uğramaz).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ben, rabbim ve rabbiniz olan Allâh Te'âlâ'ya tevekkül itdim. Yeryüzünde yürür hiç bir şey yokdur ki onun nâsiyesini ahz itmemiş olsun (her şeyin sâhibi odur). Tahkîk rabbim doğrı yol üzerindedir. (Hakkı ve 'adli muhâfaza ider)."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ben, benim de Rabbim[1], sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayandım. O’nun eli altında olmayan hareketli tek canlı yoktur. Benim Rabbim yanlış yapmaz[2].”
[1] Sahibim [2] Lazımi anlam verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz ben, benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Hiç bir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbimin yolu yolların dosdoğru olanıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ben, sizin ve benim Rabbimiz olan Allah'a tevekkül ettim. Hiçbir canlı yoktur ki, Allah onu alnından yakalamış olmasın.(9) Hiç şüphe yok ki Benim Rabbim dosdoğru bir yol üzeredir.(10)
(9) Hepsi Allah’ın kudretine boyun eğmiştir; hepsinin kaderi Allah’ın elindedir.(10) Her işi hikmet ve adalet iledir; abes iş yapmaz, kimseye haksızlık etmez. Veya, dosdoğru bir yolu göstermekte, sizi oraya çağırmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiçbir canlı yoktur ki O, onu perçeminden yakalamış olmasın. Hiç kuşkusuz benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ tevekkül eyledüñ Tañrı’ya çalabuma daħı çalabuñuza. yoķdur hįç deprenür cānaver illā ol ŧutıcıdur pürçegini bayıķ çalabum yol üzeredür ŧogru.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ben ol Tañrıya ṣıġındum ki beni ve sizi daḫı yaratdı. Hīç bir cānver yoḳdur illā Tañrı Ta‘ālā anuñ mālikidür, rāzıḳıdur. Taḥḳīḳ benüm Çalabumdīni doġru yoldur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən özümün və sizin Rəbbiniz olan Allaha təvəkkül etdim. (Yer üzündə) elə bir canlı yoxdur ki, onun ixtiyarı (Allahın) əlində olmasın. Həqiqətən, Rəbbim düz yoldadır! (Ədalət sahibidir. Hər kəsin cəzasını öz əməli müqabilində verir. Heç kəsin haqqını tapdalayıb mükafatını azaltmır. Mö’minə Cənnət, kafirə isə Cəhənnəm qismət edir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! I have put my trust in Allah, my Lord and your Lord. Not an animal but He doth grasp it by the forelock! Lo! my Lord is on a straight path.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"I put my trust in Allah, My Lord and your Lord! There is not a moving creature, but He hath grasp of its forelock.(1551) Verily, it is my Lord that is on a straight Path.(1552)
1551 Grasp of the forelock: an Arabic idiom, referring to a horse's forelock. The man who grasps it has complete power over the horse, and for the horse the forelock is as it were the crown of his beauty, the sum of his power of selfassertion. So Allah's power over all creatures is unlimited and no one can withstand His decree. Cf. 96:15-16. 1552 That is, the standard of all virtue and righteousness is in the Will of Allah, the Universal Will that controls all things in goodness and justice. You are on a crooked Path. Allah's Path is a straight Path.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنّ۪ي
muhak-kak ben
تَوَكَّلْتُ
tevekkül ettim
عَلَى اللّٰهِ
Allah'a ki
رَبّ۪ي
Rabb- im
وَرَبِّكُمْۜ
ve Rabb- inizdir
مَا
yok- tur
مِنْ دَٓابَّةٍ
hiçbir canlı
اِلَّا
an- cak
هُوَ
O
اٰخِذٌ
tutan- dır
بِنَاصِيَتِهَاۜ
onun alnından
اِنَّ رَبّ۪ي
şüphesiz Rabbim
عَلٰى
üzerinedir
صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ
sırât-ı mustakîm
"Muhakkak ki ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim; çünkü hiçbir canlı yoktur ki O, onun alnından tutmuş olmasın (takdiri ve rahmetiyle onu idare etmesin). Şüphesiz benim Rabbim sırât-ı mustakîm (dosdoğru bir yol) üzeredir (kendisine âbd olanı da dosdoğru yola iletir)."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دَٓابَّة
İsim
د ب ب
Hareketli, canlı, dâbbe
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
اٰخِذ
Etken fiil
ا خ ذ
Alan, tutan
نَاصِيَة
İsim
ن ص ي
Alın, perçem
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
صِرَاطٌ
İsim
ص ر ط
Yön, yol, usul, eğri büğrü olmayan düz yol
مُسْتَقِيم
Etken fiil-X
ق و م
Dosdoğru, kusursuz