close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn nekûlu illâ-’terâke ba’du âlihetinâ bisû-/(in)(k) kâle innî uşhidu(A)llâhe veşhedû ennî berî-un mimmâ tuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz. O, şüphe yok ki dedi, ben Allah'ı tanık tutmadayım, siz de tanık olun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden tamamıyla uzağım.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Biz: Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır (demekten) başka bir şey söyleyemeyiz." (Hud AS) Dedi ki: "Ben kesinlikle Allah’ı şahit tutarım, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızın (ve hâşâ O’nun ortağı ve hatırını kıramayacağı sandıklarınızın) hepsinden uzağım."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Senin hakkında, seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ancak şu kadarını diyebiliriz: Tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış.” dediler. Hûd: “Ben Allah'ı şâhit tutuyorum, siz de şâhit olun ki, ben, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında sizin Allah'a ortak koştuğunuz varlıklardan uzağım” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Seni ilahlarımızdan bazıları fena çarpmış, demekten başka bir şey söylemiyoruz. Dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahid olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz.' Dedi ki: 'Allah'ı şahid tutarım, siz de şahid olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
54,55. Ancak şunu söyleriz ki, ilâhlarımıza sövdüğünden onların bazısı, muhakkak seni bir fenalıkla (cinnet ve hezeyanla) çarpmıştır.” Hûd: “- İşte ben Allah'ı şâhid tutuyorum ve siz de şâhid olun ki, ben, Allah'dan başka ona koştuğunuz ortakların hiç birini tanımıyorum; onlardan beriyim. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bir an bile müsaade etmeyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
54, 55. Biz ancak; “Bir kısım ilahlarımız, seni kötülüğe sarmıştır” deriz. Hûd cevaben: “Ben Allah’ı şahit gösteriyorum, siz de şahit olun; Ben, Allah’a eş koştuğunuz, O’nun dışında ibadet ettiğiniz bu putlardan beriyim. İşte hepiniz bana tuzak kurun, sonra bana mühlet vermeyin.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz “tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka bir söz söyleyemeyiz! Hûd dedi ki: “Ben, Allah'ı şâhit tutuyorum; siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Sana deriz ki, ancak Tanrılarımızdan bir takımı, seni çarpmış olacak»; Hûd da dedi ki: «Ben Allahı tanık tutarım, siz de tanık olunuz, eş koşmuş olduğunuz şeyden ırağım»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
54-55. Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben, Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki, ben sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi, hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”
Cemil Said
swap_vert close
"Bizim ma’bûdlarımızdan birine sebb itdin, senden intikâm aldı." Hûd didi ki: "Allâh’ı da sizi de istişhâd iderim ki sizin Allâh’a şirk koşmanızdan ben ma’sûmum.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
54,55,56,57. Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
54-55. ‘Tanrılarımızdan biri senin aklını almış!’ demekten başka söyleyeceğimiz söz yok!” Hûd dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuklarınızdan uzağım. Haydi hepiniz bana tuzak kurun, bana aman vermeyin!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz «Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!» demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd)  dedi ki: «Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz," dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz "
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
54,55. Yalnız deriz ki her halde ilâhlarımızın ba'zısı seni fena çarpmış, dedi ki: işte ben Allahı işhad ediyorum siz de şâhid olun, işte ben ondan başka koştuğunuz şeriklerin hiç birini tanımıyorum, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana bir lâhza müsade de etmeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Biz senin hakkında) “ilâhlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Ben, Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben, sizin, (Allah’a) ortak koştuğunuz, şeylerden kesinlikle beriyim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok.” dediler. Hûd da: “Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
54,55. Biz «Tanrılarımızdan kimi seni fena çarpmış» (demekden) başka (bir şey) söylemeyiz. (Hûd) dedi: «Allâhı hakıykî şâhid gösteririm ve siz de şâhid olun ki ben sizin Allâhı bırakıb da Ona ortak tutmakda devam etdiğiniz şeylerden kat'iyyen uzağım. Artık bana topyekûn istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana mühlet de vermeyin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
54,55. “(Biz senin hakkında) ancak: 'İlâhlarımızdan bazısı seni fenâ çarpmış' diyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Şübhesiz ben (ise) Allah'ı şâhid tutuyorum; (siz de) şâhid olun ki doğrusu ben, sizin O'nu (Allah'ı) bırakıp da şirk koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım! Artık (isterseniz) hep berâber bana tuzak kurun; sonra (da) bana hiç mühlet vermeyin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bizim sana sözümüz ancak şudur: Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena hâlde çarpmıştır. O da; «Ben, Allah’ı şahit ediniyorum ve siz de şahit olun ki, ben sizin, (Allah’ı bırakıp da O’na) ortak koştuklarınızdan beriyim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“İlahlarımızın bazıları seni çok kötü çarpmış demekten başka sana söyleyecek sözümüz yok” dediler. Hud onlara “Ben Allah’ı şahit olarak gösteriyorum ve sizde şahit olun ki, ben sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan uzağım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yalnız biz şunu diyoruz ki bizim tanrılarımızdan bir kısmı seni çarpmıştır." Hud dedi: "Allah tanıktır, sizler de tanık olun, Allah’ı bırakıp da Ona eş koşmakta olduklarınızla benim hiç bir ilişiğim yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
54, 55. «— Bizim size hiçbir sözümüz yoktur, sözümüz şudur: Bazı mâbutlarımız senin sövüp saymana karşı seni çarpmıştır [¹]. Hud dedi: Ben, Allah/ı şahit edinirim, siz de şahit olun ki ben Tanrı/dan başka şerik koştuğunuz şeylerden ilişiğimi kestim. Benim hakkımda hepiniz kötü fikirde bulunun. Bundan sonra bana hiçbir mühlet de vermeyin.»
[1] Sen çarpık, deli oldun, onun için saçma, sapan söylüyorsun.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Seni tanrılarımızdan bazıları fena çarpmış demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (dediler). (Hûd da) dedi ki: “Muhakkak ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bir kısım ilahlarımız seni fena çarpmış, demekten başka bir şey demeyiz” dediler. (Hûd) dedi ki: “Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Şu çılgınca tavırların için, “Seni tanrılarımızdan biri kendilerine dil uzattığın için fenâ hâlde çarpmış!” demekten başka bir söz bulamıyoruz!” Bunun üzerine Hûd,“Madem öyle!” dedi, “O hâlde, ben size hakkı tebliğ ettiğime dâir Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, kulluk ve ibâdette O’na ortak kabul ettiğiniz o sahte ilâhların hiç birini tanımıyorum ben!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ancak, ‘Bir kısım ilahlarımız seni fena çarpmış!’ diyoruz”. Dedi ki: -“Ben, Allah’ı şahid tutuyorum; şahid olun ki ben, ortak koştuğunuz şeylerden uzağım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Anlaşılan biz lafımızı bitirmeden bizim tanrılar seni serseme çevirmiş. " Hûd gürledi: "Allah şahidim olsun ki, sizin aracı tanrılarınızla işim yok benim.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Biz senin sözlerine, senin yaptıklarına bakarak, tanrılarımızdan birinin seni çarptığını sanıyoruz. Çünkü aklı başında konuşmuyor, sürekli saçmalıyorsun!" Hud dedi ki: "Ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizi kendi yasalarıyla yönetenlerden uzağım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
54,55. Biz ‘İlahlarımızdan biri seni fena hâlde çarpmış!’ [*] demekten başka bir söz söylemiyoruz.” (Hud ise) şöyle demişti: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nun peşi sıra ortak koştuklarınızdan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana zaman tanımayın!
Kur’ân’da sadece burada geçen [ı‘terâ] fiili beraberinde kullanıldığı [sû’] kelimesiyle birlikte “kötü bir şekilde çarpmak” manasına gelmektedir. Muhtemelen kast ettikleri şey, Hz. Hûd tebliğ ettiği değerler çerçevesinde putlara ve putperestliğe karşı söylemlerde bulunduğu için ilahlarının onu cezalandırdığıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Biz sana ancak tanrılarımızdan bazısı, seni(n aklına) fenalık getirterek, (delirtmiş) deriz” (dediler). (Hûd da onlara): “Allah şahidim olsun, siz de şâhit olun ki ben, kesinlikle sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızdan, uzağım...”
Muhammed Esed
swap_vert close
Seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış ⁷⁷ demekten başka sözümüz yok sana!” [Hûd:] “Allah’ı tanık tutarım, ve siz de tanık olun ki, kesinlikle uzağım ben, sizin yaptığınız gibi tanrılar edinmekten; ⁷⁸
77 Cinnet ya da delilik kasdediliyor.78 Yahut: “ki, sizin [Allah’a] ortaklar koşmanızdan (mimmâ tuşrikûn) ben suçlu ya da sorumlu değilim...” - Bu ifadeyle Hz. Hûd, soydaşlarının, düzmece tanrılarından biri tarafından çarpılmış olabileceği yolundaki alaycı iddialarını reddetmiş oluyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
54-55. - Bizim sana, “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka söyleyecek bir sözümüz yok, dediler. Hud: – Bakın Allah şahidim olsun, siz de şahit olun ki, ben sizin Allah’tan başka ilahlık yakıştırıp şirk koştuğunuz o ortaklardan tamamen uzağım, haydi hepiniz birden bana istediğiniz tuzağı kurun sonra da bana göz açtırmayın, dedi. 6/81, 8/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
‘Seni ilâhlarımızdan kimileri fena çarpmış’ demekten başka sana söyleyecek hiçbir sözümüz yok!” (Hûd) şöyle dedi: “Bakın, Allah şahidim olsun ve siz de şahit olun ki, (Allah’a) ortak koştuğunuz ilâhlarınızdan beriyim;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Anlaşılan ilahlarımızdan biri seni fena çarpmış, (sen onların aleyhine söz söylediğin için seni divane haline getirmişler)" dedi. Bunun üzerine Hud onları tehdit etti ve "Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah'ı bırakıp da) ortak koştuğunuz nesnelerden kesinlikle uzağım.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz senin için bir şey dersek ancak ’’ilâhlarımızdan biri seni kötü çarpmış deriz. " (Hûd) dedi ki: "İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Biz demeyiz, ancak (deriz ki) seni tanrılarımızdan bazısı fena bir sûrette çarpmıştır.» Dedi ki: «Ben şüphesiz Allah Teâlâ'yı işhâd ediyorum ve siz de şahid olunuz ki, ben sizin şerik ittihaz ettiğiniz şeylerden muhakkak berîyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]
Allah’ın yaptığı her iş doğrudur, güzeldir. O’nun rızası hakta, doğruluk ve adalettedir. O, dürüstlüğün hâmisi, doğruların yardımcısıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Senin hakkında) seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış!" demekten başka bir söz bulamıyoruz" Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
54,55. "Biz; ma'bûdlarımızı sana bir fenâlık îrâs itmiş olmalarını zan idiyoruz. (Onların kahrına uğrayub çıldırmışsın)" didiler. Hûd: "Ben nefsim üzerine Allâh'ı işhâd iderim ve siz de şâhid olunuz ki Allâh'dan başka olarak ma'bûd ittihâz iylediklerinizden berîyim ve cümleniz birden (siz ve ma'bûdlarınız) bana kasd idiniz ve hiç beklemeyiniz (elinizden gelen fenâlığı yapınız)"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sana diyeceğimiz sadece şudur: “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış.” Hud dedi ki “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun, ben ortak saydıklarınızdan tamamen uzağım.”
Şaban Piriş
swap_vert close
.-Biz ancak 'seni ilahlarımızdan biri çarpmış' demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd:-Ben, Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O'nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yalnız şu kadarını söyleyelim ki, tanrılarımızdan biri seni pek kötü çarpmış!” Hud “Ben Allah'ı şahit gösteriyorum,” dedi. “Siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Sadece şunu söylüyoruz: "İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış." Hûd dedi: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki, ben sizin Allah'a ortak yaptıklarınızdan uzağım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
54-55. “eyitmezüz illā įrürdi saña bir nicesi Tañrılarumuzuñ yavuzlıķ” ya'nį seni delü eyledi. eyitti “bayıķ ben ŧanuķ dutarın Tañrı’yı daħı ŧanuķ oluñ bayıķ ben bįzārvan andan kim ortaķ eylersiz andan ayruķ. pes yavuz śanuñ baña dükelüñüz andan mühlet virmeñ baña.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz ṣanuruz ki saña bizüm ma‘būdlarumuzuñ nicesi delülük ve muṣībetyitişdürdi. Hūd eyitdi: Men Allāhı ṭanuḳ dutar‐men, siz daḫı ṭanuḳ oluñuzkim men bīzār‐men Tañrıdan özge şirk getürdügüñüz[den].
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz ancaq bunu deyirik ki, bə’zi tanrılarımız (onlara tapınmağımızı qadağan etdiyinə görə) sənə sədəmə (xətər) toxundurmuşdur (ona görə də ağzına gələni danışırsan)”. (Hud) belə cavab verdi: “Allahı şahid tuturam və siz də şahid olun ki, mən sizin (Rəbbinizə) qoşduğunuz şəriklərdən uzağam!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We say naught save that one of our gods hath possessed thee in an evil way. He said: I call Allah to witness, and do ye (too) bear witness, that I am innocent of (all) that ye ascribe as partners (to Allah)
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"We say nothing but that (perhaps) some of our gods may have seized thee(1549) with imbecility." He said: "I call Allah to witness, and do ye bear witness, that I am free from the sin of ascribing, to Him,
1549 See n. 1548 above. Continuing their argument, the Unbelievers make a show of making all charitable allowances for Hud, but in reality cut him to the quick by bringing in their false gods. "To be quite polite," said they, "we will not say that you are exactly a liar! Perhaps you have been touched with imbecility! Ah yes! You rail against what you call our false gods! Some of them have paid you out, and made you a fool! Ha! ha!" This mockery is even worse than their other false accusations. For it sets up false gods against the One True God, even in dealing with Hud. So Hud replies, with spirit and indignation: "At least keep Allah's name out of your futile talk! You know as well as I do, that I worship the One True God! You pretend that your false gods can smite a true Prophet of Allah! I accept the challenge. Scheme and plot against me as you may, all of you-you and your gods! See if you have any power! I ask for no quarter from you! My trust is in Allah."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ نَقُولُ
demiyoruz
اِلَّا
an- cak
اعْتَرٰيكَ
seni çarpmış
بَعْضُ
bazısı
اٰلِهَتِنَا
ilâhları- mızdan
بِسُٓوءٍۜ
fena
قَالَ
dedi
اِنّ۪ٓي
şüphe-siz ben
اُشْهِدُ
şahid tu- tuyorum
اللّٰهَ
Allah'ı
وَاشْهَدُٓوا
ve şahid olun ki
اَنّ۪ي
doğru-su ben
بَر۪ٓيءٌ
uzağım
مِمَّا
o şeyler-den ki
تُشْرِكُونَۙ
şirk koşuyor- sunuz
"Biz (senin hakkında) ancak 'ilâhlarımızdan bazısı seni fena çarpmış' diyoruz." (Hûd) Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki ben sizin şirk koştuklarınızdan uzağım."
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اِعْتَرٰي
Fiil-VIII
ع ر و
Çarpmış
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَشْهَدَ
Fiil-IV
ش ه د
Şahid tuttu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَهِدَ
Fiil-I
ش ه د
Şahidlik etti, erişti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
بَرِىٓء
İsim
ب ر ا
Suçsuz, uzak
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu