close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyâ kavmi-staġfirû rabbekum śümme tûbû ileyhi yursili-ssemâe ‘aleykum midrâran veyezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum velâ tetevellev mucrimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey kavmim, Rabbinizden yarlıganma dileyin de sonra tövbe edin ona, size gökten bol bol yağmur yağdırsın, kuvvetinize, fazlasıyla kuvvet katsın ve mücrim olarak yüz çevirmeyin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hud AS:) "Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O’na tevbe edin ki üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Suçlu-günahkârlar olarak (Hakka ve hayra davetimden) yüz çevirmeyin" (diye uyarıvermişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey kavmim! Haydi artık günahlarınız için, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O'na yönelin ki, size gökten bolca rahmet ve bereket yağdırsın, gücünüze güç katsın. Günaha batıp giderek Allah'tan yüz çevirmeyin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ey kavmim, Allah'a ortak koşmanız ve günahlarınız sebebiyle Rabbinizden bağışlanma, koruma kalkanına alınma dileyin. Sonra isyandan, günah işlemekten vazgeçerek tevbe edip O'na itaate yönelin. Göğü, üzerinizde bol bol rahmet, bereket ve nimet yağdıracak güce, imkâna kavuştursun. Kuvvetinize kuvvet katsın. İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr olarak İslâm'a davetime yüz çevirmeyin, âsi ve günahkâr olarak, halkı idareye, halk üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmayın.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 71/11.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bolca yağmur göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey kavmim, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tevbe edin. Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar, bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın. Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra ona tevbe edin ki, gökten üzerinize bol bol bereket (ekinleri yetiştirecek yağmur) indirsin ve kuvvetinize kuvvet katarak sizi (neslinizi) çoğaltsın. Günahlarınıza ısrar ettiğiniz halde imandan yüz çevirmeyin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey kavmim! Sahibiniz olan Allah’tan bağışlanmak dileyiniz. Sonra O’na yöneliniz. Ki gökten üzerinize bol yağmur göndersin. Kuvvetinize ilave kuvvet katsın. Suçlular olarak sırt çevirip kaçmayın.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden af dileyiniz. Sonra, O'na tövbe ediniz ki, size gökten bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın. Günah işleyerek Allah'tan yüz çevirmeyiniz.”[210]
[210] Tövbe ve istiğfar hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 208.  
Besim Atalay
swap_vert close
«Tanrınızdan —tövbe kılıp— bağışlanmak isteyin, bol bol yağmur yağdırır, gücünüzü çoğaltır, günahlı olarak yüz çevirmeyin»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey kavmim, Rabbinizden af dileyiniz, arkasından O'na tevbe ediniz ki, size gökten bolca rahmet ve bereket göndersin ve gücünüze güç katsın. Artık siz de günahkârlar olarak (Allah'tan) yüz çevirmeyin!”
Bkz. 71/11Yaratılış safiyetinden uzaklaştığınızı, insanlığa karşı yanlış tavırlar içinde olduğunuzu Allah’a karşı itiraf ederek, O’nun gerçek Rabbiniz olduğunu dile getirin. Arkasından tevbe ederek kötü alışkanlıklarınızı tekrarlamayacağınıza ve günah işlemeye devam etmeyeceğinize dair O’na söz verin ve bu konuda erdemli bir duruş sergileyin.  
Cemil Said
swap_vert close
"Yâ kavmim rabbinizden ’afv dileyiniz âna rücû’ idiniz. Size semâdan kesretli yağmur gönderir. Kuvvetlerinizi tezyîd ider yine mücrim olmayınız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey milletim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın; suçlular olarak yüz çevirmeyin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanmayı dileyin, sonra O’na tövbe edin ki üzerinize bolca yağmur göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın; sakın günahkârlar olup Allah’tan yüz çevirmeyin!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden bağış dileyin; sonra da O'na tevbe edin ki, üzerinize göğü (yağmuru)  bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Günah işleyerek (Allah'tan)  yüz çevirmeyin.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ey halkım, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na yönelin ki gökten üzerinize bol rahmet yağdırsın, gücünüze güç katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin!"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem ey kavmim rabbınızın mağrifetini isteyin, sonra ona tevbe ile müracat edin, ki üzerinize bol bol Semanın feyzını indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak müzdad buyursun, gelin mücrim mücrim dönüp gitmeyin.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey kavmim! (Îmân etmek sûretiyle) Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra da (geçmiş günahlarınızdan ötürü) O’na tövbe edin ki (Allah, size rahmet etsin,) üzerinize gökten (bulutlar vasıtasıyla) bolca yağmur göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. (Israrla/inatla hakkı inkâr eden) mücrimler olarak (haktan/hakikatten) yüz çevirmeyin!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey halkım! Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Sonra O'na tevbe edin, gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, gücünüze güç katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey kavmim, Rabbinizden mağfiret isteyin. Sonra yine Ona tevbe (ve rücû) edin ki üstünüze gökden bol bol (feyzini) göndersin, kuvvetinize daha fazla kuvvet katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize semâyı bol bol (yağmur olarak) göndersin(3) ve gücünüze güç katsın! Günahkârlar olarak(haktan) yüz çevirmeyin!”
(3)“Yağmursuzluk bir musîbettir ve cezâ-yı amel (amelin karşılığı) bir azabdır. Buna karşı ağlamakla ve hüzün ve kederle niyaz ve hazînâne (hüzünlenerek) yalvarmakla ve pek ciddî nedâmet (pişmanlık) ve tevbe ve istiğfâr ile karşılamak ve sünnet-i seniye dâiresinde, bid‘alar (dîne sonradan sokulan hurâfeler)karışmadan, şerîatın ta‘yîn ettiği tarzda dergâh-ı İlâhiyeye ilticâ etmek (sığınmak) ve duâ ve o hâle mahsus ubûdiyetle (kullukla) mukābele etmektir. Hem böyle umûmî musîbetler, ekser nâsın (insanların çoğunun) hatâsından geldiği cihetle, o insanların ekser kısm-ı a‘zamı (çok büyük kısmı) tevbe ve nedâmet(pişmanlık) ve istiğfâr etmekle def‘ olur.” (Emirdağ Lâhikası-I, 43)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve ey kavmim! Artık (şirke dayalı inanç ve yaşam tarzınızı bırakarak, inanmak suretiyle) Rabbinizden bağışlanma dileyin ve (ihlas ile) tövbe ve pişmanlık içinde O’na yönelin ki, size gökten (bulutlardan) bolca yağmur (rahmet ve bereket) yağdırsın, gücünüze güç katsın. O hâlde suçlular olarak yüz çevirmeyin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Kavmim “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O na tövbe edin ki, size gökten bolca yağmur ve bereket göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. Asla günahkârların korumaları altına girmeyin (veli edinmeyin)” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey ulusum! Çalabınızdan yarlıganma dileyin. Sonra Ona dönün ki O da size gökten bol bol yağmur indirsin, gücünüze güç katsın. Sakın suçlu olarak yüz çevirmeyin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ey kavmim! Rabbinizden yarlıganmak dileyin, yine ona tövbe edin ki size gökten peyderpey bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın, siz de günahkâr olarak imandan yüz çevirmeyin».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyiniz ve sonra da O’na tevbe ediniz ki gökten üzerinize bol bol yağmur göndersin ve sizin gücünüze güç katsın. Siz de günahkârlar/suçlular olarak yüz çevirmeyiniz!”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin ve sonra O'na tevbe edin ki size gökten bol bol yağmur göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey halkım! Gelin, yol yakınken günahlarınızdan tövbe edip Rabb’inizin sonsuz şefkat ve merhametine sığının; sonra da tüm ruhunuz ve tüm benliğinizle O’na yönelin ki, göğün bütün nîmetlerini üzerinize sağanak sağanak yağdırsın ve gücünüze güç katsın! Yeter ki, zulüm ve haksızlık ederek Rabb’inizin rahmetindenyüz çevirmeyin!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, yine O’na tevbe edin / yönelin! Göğü bol yağmurlu bir şekilde size gönderiyor. Kuvvetinize kuvvet katıyor. Bir de mücrimler (suçlular) olarak yüz çevirmeyin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili milletim! Rabbinizden özür dileyip tövbe edin ki Allah, yukarıdan üzerinize bol bol rahmet indirsin, kesenize biraz bereket dolsun da ortalıkta suçlu imiş gibi dolaşmayın. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin! Allah’a tövbe edin! Allah’a yönelip yasalarına uyun ki; üzerinize bolca rahmet gönderilsin! Kuvvetinize kuvvet katsın! Allah’ın yasalarına karşı gelerek Allah’tan yüz çevirmeyin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin! Sonra da O’na tevbe edin (yönelin) ki [*] üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin [*] ve gücünüze güç katsın. Suç işleyerek (Allah’tan) yüz çevirmeyin!”
Buradaki kullanımdan anlaşılıyor ki [istiğfar] (geçmişe dair özür) ve [tevbe] (dönülen hatadan doğru bir yöneliş gerçekleştirmek) şeklinde farklı şeylerdir. Benzer mesajlar: Hûd 11:3, 61, 90; Nûh 71:10.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:6; Nûh 71:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden af dileyin¹ sonra O’na tevbe edin². O da üzerinize gökten bol bol (yağmur) yağdırarak gücünüze güç katsın³. (Gelin) günâhkârlar olarak dönüp gitmeyin.” (dedi.)
1 Ona karşı günâhkârlığınızı itiraf ederek, onun gerçek Rabbiniz olduğunu, dil ile ifâde edin. 2 Tevbe ederek, hatalarınızı bir daha yapmayacağınıza dâir Allah’a söz verin ve inandıklarınızı hayatınızda uygulamaya başlayın. 3 Âyetin bu bölümü: “O da üzerinize göğün feyiz ve bereketini vahiyle) bolca indirerek, gücünüze (îman) gücü katsın...” şeklinde de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey kavmim! Haydi artık günahlarınız için Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da tevbe ve pişmanlık içinde O’na yönelin ki, size gökten bolca rahmet ve bereket yağdırsın; ⁷⁶ gücünüze güç katsın ve iflah bulmaz suçlular olarak [benden] yüz çevirmeyin!”
76 Lafzen, “göğü bolluk içinde üzerinize salıversin”. Semâ’ terimi klasik Arapça’da çoğu zaman mecaz olarak “yağmur” anlamında kullanılır; yağmurun kıtlığı ise Ahkâf (“kum tepeleri”) diye bilinen ve bir vakitler ‘Âd kavminin yerleşim sahası olup onlardan bu yana terk edilmiş bulunan beldenin karakteridir. 46:24’de görüleceği üzere, yukarıdaki bölümde sözü edilen dönem ciddî bir kuraklığın hüküm sürdüğü bir dönemdi ve bu bakımdan ayetteki “bolca rahmet-bereket” tabiriyle “yağmur”un kasdediliyor olması kuvvetle muhtemeldir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey halkım, günahlarınız için Rabbinizden af dileyin, sonra da iyiliklerle ve tövbe ile O’na yönelin ki üzerinize gökten bol bol rahmet yağdırsın ve gücünüze güç katsın, Ondan yüz çevirip de suçlu duruma düşmeyin. 11/90
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Haydi ey kavmim! Günahlarınız için ondan af dileyin ve bilincinizi yenileyerek O’na yönelin (ki), sizin üzerinize gökten bol bol rahmet yağdırsın ve gücünüze güç katsın;[¹⁷⁴⁹] ama (her şeyden önce) sizler günaha gömülerek yüz çevirmeyin!”
[1749] Midrâr, sadece “yağmur” değildir. “İnci” mânasına gelen durrî ile aynı köke aidiyeti dikkate alındığında, insanın dahli olmadan hazırlanmış olan her değerli ve etkili şeye delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey kavmim Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra (ortak koştuğunuzdan dolayı pişman olarak) O'na tevbe edin ki, gökten üzerinize bol bol bereket (yağmur) göndersin, kuvvetinize daha fazla güç katsın. Günah işleyerek (Rabbinizden) yüz çevirmeyin (sonra pişman olsanız da son pişmanlığınız size hiçbir yarar sağlamaz, diyerek onları bir kez daha uyardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Mücrimler/suçlular olarak (Allah’dan) yüz çevirmeyin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve ey kavmim! Rabbinize istiğfarda bulunun. Sonra O'na tevbe edin ki, üzerinize semânın feyzini bol bol göndersin ve sizin kuvvetinizi kuvvet ilavesiyle arttırsın ve günahkârlar olarak yüz çevirmeyiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Ey halkım! Haydi Rabbinizden af dileyin, sonra ona tövbe edin, O'na dönün ki gökten size bol bol yağmur göndersin, gücünüze güç katsın, n'olur, yüz çevirip suçlu duruma düşmeyin! ” [71, 11]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey kavmim, Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe edin (O'na yönelin) ki gökten üzerinize bol bol rahmet göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Suç işleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Kavmim! Rabbinize istiğfâr ve sonra tevbe iyleyin. Size gökden bereketli yağmurlar gönderir; kuvvetinize kuvvet artırır. Allâh'dan, mücrim olarak, yüz çevirmeyiniz" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ey halkım! Rabbinizden bağışlanma dileyin sonra O’na dönün ki size gökten bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Suçlu halde çekip gitmeyin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Ey halkım, Rabbiniz'den af dileyin. Sonra O'na yönelin ki size bol bol yağmur göndersin. Kuvvetinize kuvvet katsın, siz de suçlular olarak yüz çevirmeyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma isteyin ve Ona dönün ki O da size bol yağışlar göndersin ve gücünüze güç katsın. Sakın mücrimlik edip de yüz çevirmeyin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey toplumum! Rabbinizden af dileyin, sonra O'na yönelin ki üzerinize göğü bol bol göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın. Günahkârlar olup da Allah'tan yüz çevirmeyin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı iy ķavmum! yarlıġamaķ dileñ [115a] çalabuñuzdan andan dönüñ anuñ eger viribiye yaġmurı üzerüñüze biribiri ardınca inici daħı artura size güç gücüñüz daħı yüz döndürmeñ yazuķlular iken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy benüm ḳavmüm, istiġfār eyleñüz sizi yaradan Tañrıya. Daḫı tevbe eyleñüzkim gönderür sizüñ üstüñüze gökden çoḳ yaġmurlar indürür. Daḫı artururḳuvvetüñüzi ḳuvvetüñüz üstine. Daḫı yüz ḳaytarup kāfirler olmañuz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey camaatım! Rəbbinizdən bağışlanmanızı diləyin. Sonra Ona tövbə edin ki, göydən sizə bollu (peydərpey) yağış göndərsin, qüvvətinizin üstünə bir qüvvət də artırsın. (Mənim də’vətimdən və imandan) günahkar olaraq üz çevirməyin!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And, O my people! Ask forgiveness of your Lord, then turn unto Him repentant; He will cause the sky to rain abundance on you and will add unto you strength to your strength. Turn not away, guilty!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And O my people! Ask forgiveness of your Lord, and turn to Him (in repentance): He will send you the skies(1546) pouring abundant rain, and add strength to your strength:(1547) so turn ye not back in sin!"
1546 The beautiful metaphor about the skies coming down with rain has been obscured unnecessarily in most translations. The country of 'Ad was an arid country, and rain was the greatest blessing they could receive. We can imagine this being said in a time of famine, when the people performed all sorts of superstitious rites and invocations instead of turning to the true God in faith and repentance. Further, when we remember that there were, in this tract in ancient times, dams like that at Ma'rib, for the storage of rain water, the effect is still further heightened in pointing to Allah's care and mercy in His dealing with men. 1547 Adding strength to strength may refer to an increase of population, as some Commentators think. While other parts of Arabia were sparsely populated, the irrigated lands of 'A d supported a comparatively dense population and added to their natural strength in the arts of peace and war. But the term used is perfectly general. They were a powerful people in their time. If they obeyed Allah and followed the law of righteousness, they would be still more powerful, for "righteousness exalteth a nation."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَا
ve ey
قَوْمِ
kav- mim
اسْتَغْفِرُوا
mağfiretdileyin
رَبَّكُمْ
Rabb- inizden
ثُمَّ
son- ra
تُوبُٓوا
tövbe edin ki
اِلَيْهِ
O'na
يُرْسِلِ
göndersin
السَّمَٓاءَ
göğü
عَلَيْكُمْ
üzerinize
مِدْرَاراً
bol bol
وَيَزِدْكُمْ
ve size arttırsın
قُوَّةً
bir güç
اِلٰى قُوَّتِكُمْ
gücünüze
وَلَا تَتَوَلَّوْا
ve yüz çevirmeyin
مُجْرِم۪ينَ
mücrimler olarak
"Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret dileyin sonra da O'na tövbe edin ki göğü üzerinize bol bol (yağmurla) göndersin ve gücünüze güç katsın. (Sakın nefsinin hevâsına uyan) Mücrim olarak (O'ndan) yüz çevirmeyin!"
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِسْتَغْفَرَ
Fiil-X
غ ف ر
Mağfiret diledi, istiğfar etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِدْرَارٌ
İsim
د ر ر
Bol bol (yağmur)
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu