close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hûd Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad erselnâ nûhan ilâ kavmihi innî lekum neżîrun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz Nuh'u, kavmine gönderdik de şüphe yok ki dedi, ben, size apaçık bir korkutucuyum.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun ki, Biz Nuh’u risaletle (görevlendirip) kavmine gönderdik. (Onlara:) "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım";
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve gerçek şu ki, Biz Nuh'u da benzer mesajlarla kavmine peygamber olarak gönderdik. O da kavmine şöyle dedi: “Şüphesiz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nûh'u kavmine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderdik. “Ben size gönderilmiş, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun Nuh'u kendi kavmine göndermiştik. "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz Nuh'u kavmine gönderdik. (Onlara:) 'Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıp-korkutucuyum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz Nûh'u, şöyle desin diye, kavmine gönderdik: “- Haberiniz olsun, ben, size azabın sebeblerini ve kurtuluşun yolunu açıklayan bir korkutucuyum;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz, Nuh’u onun kavmine bir elçi olarak gönderdik. (O:) “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun, Biz Nûh'u kavmine peygamber gönderdik. Onlara, “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım” dedi.[208]
[208] Hz. Nûh’un kıssası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 163-202.  
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, Nuh'u da kendi ulusuna gönderdik, dedi ki: «Ben sizi açık kocunduranım
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, biz Nuh'u kavmine (nebi olarak) göndermiştik. Onlara şöyle demişti: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”
Cemil Said
swap_vert close
25, 26. Nûh’ı kavmine gönderdiğimiz vakit "Ânlara ben teblîgâta me’mûrum Allâh’dan başkasına ’ibâdet itmeyiniz yevm-i elîmde korkarım ’azâb çekeceksiniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
25,26. And olsun ki biz Nuh'u kendi milletine gönderdik; "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım; Allah'tan başkasına kulluk etmeyin; doğrusu ben hakkınızda can yakıcı bir günün azabından korkuyorum" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
25-26. Gerçek şu ki biz Nûh’u kavmine elçi olarak gönderdik; şöyle dedi: “Allah’tan başkasına tapmayın!” diye size gönderilmiş açık bir uyarıcıyım. Doğrusu ben, başınıza gelecek can yakıcı bir günün azabından korkuyorum” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun, biz Nuh'u kavmine elçi gönderdik. Onlara: «Ben (dedi),  sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel
swap_vert close
Nuh'u halkına gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım,"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, vaktiyle Nuh'u da kavmine gönderdik, O, onlara şöyle dedi: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için vaktıyle Nuhu kavmine gönderdik; şöyle diye ki haberiniz olsun ben size azâbın sebeblerini ve halâsın yolunu beyan eden bir nezîrim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, biz Nûh’u kendi kavmine (peygamber olarak) göndermiştik. (Nûh kavmine şöyle dedi:) “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki! Biz, Nuh'u kendi halkına göndermiştik. “Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım;”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
25,26. Andolsun ki biz Nuhu kavmine (peygamber olarak) göndermişizdir. (O, öyle demişdi:) «Şübhesiz ki ben sizi Allahın azabından apaçık korkutanım. Allahdan başkasına ibâdet etmeyin. Hakıykat, ben sizi başınıza acıklı bir günün azabı (gelib çatması) ndan endîyşe ediyorum».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
25,26. And olsun ki (biz), Nûh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik. (Onlaradedi ki:) “Şübhesiz ben, sizin için Allah'dan başkasına ibâdet etmeyesiniz diye(gönderilmiş) apaçık bir korkutucuyum. Doğrusu ben, sizin üzerinize (pek) elemli bir günün azâbından korkuyorum.”(2)
(2)“Mâdem böyle bir ulûhiyet (Allah’ın tek İlâh oluşu) hakīkati var, elbette iştirâki (ortaklığı) kabûl edemez. Çünki ulûhiyete karşı, yani ma‘bûdiyete (ibâdet edilmeye lâyık oluşa) karşı şükür ve ibâdetle mukābele edenler, kâinât ağacının en nihâyetlerinde bulunan zîşuûr (şuûrlu) meyveleridir ve başkaların o zîşuûrları memnûn ve minnetdâr edip, yüzlerini kendilerine çevirmesi ve görünmediğinden, çabuk unutturulabilen hakīkī ma‘budlarını (ilâhlarını) onlara unutturması, ulûhiyetin mâhiyetine (ma‘nâsına) ve kudsî maksadlarına öyle bir zıddiyettir (zıdlıktır) ki, ulûhiyet hakīkati hiçbir cihetle müsâade etmez. Kur’ân’ın çok tekrâr ile ve şiddetle şirki (Allah’a ortak koşmayı) red ve müşrikleri Cehennem ile tehdîd etmesi, bu cihettendir.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 138)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve gerçekten biz Nuh’u da kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik. (O da kendi kavmine): ‘‘Şüphesiz ben (azabın sebeplerini ve azaptan kurtuluşun yolunu) sizin için açıklayan (ve bu konuda sizi uyaran) bir uyarıcıyım.‘‘*
(*) Cümlenin başındaki ve bağlacı, görünüşe bakılırsa, sûrenin başındaki ayetlerle bağlantılıdır ve Kur’an mesajının ana hatlarıyla ve öz olarak, daha önceki peygamberlerin tebliğ ettiği mesajla aynı olduğunu vurgulamaktadır. (M. Esed Meali Hûd- 25. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiş ve oda kavmine “Ben sizin için bir uyarıcıyım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
And olsun ki Biz Nuh’u ulusuna elçi olarak gönderdik. Nuh dedi: "İşte ben size apaçık bir uyarıcı olarak geldim,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Nuhu kavmine göndermiştik o, demişti: ben sizi Allah azabıyle apaşikâr veçhile bir korkutucuyum.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz Nûh’u da kavmine gönderdik⁸, “Ben sizin için bir uyarıcıyım!”
8 Krş. A’râf, 7/59-64; Yûnus; 10/71-73; Mü’minûn, 23/29; Nûh, 71/2  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik, “Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım (dedi).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçekten biz Nûh’u, içerisinde yaşadığı halkına ilâhî mesajı bildiren bir elçi olarakgöndermiştik. Nûh onlara, “Ey halkım!” demişti, “Gerçek şu ki, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım! Ve işte, açık ve net olarak sizleri uyarıyorum:”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Nûh’u kavmine rasûl gönderdik: “Ben, sizin için açıkça bir uyarıcıyım”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tanrı elçisi olarak gönderdiğimiz Nûh ile halkı arasında şöyle bir tartışma olmuştu: Nûh: " Ben sizi Allah adına uyarmaya geldim.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun biz Nuh’u da kavmine gönderdik: "Ben sizin için kurtuluş yolunu açıkça gösteren uyarıcıyım!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki Nuh’u elçi olarak kavmine göndermiştik de onlara “Şüphesiz ki ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun, Nûh’u kavmine gönderince (Nûh onlara): “Ben kesinlikle sizin için açıklayıcı¹ bir uyarıcıyım...”
1 Azabın sebeplerini ve azaptan kurtuluşun yolunu açıklayan...  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz Nûh’u [da aynı mesajla] kavmine gönderdik: ⁴⁵ “Bilin ki, ben size açık, yalın bir uyarıyla geldim
45 Cümlenin başındaki ve bağlacı, görünüşe bakılırsa, surenin başındaki ayetlerle bağlantılıdır ve Kur’an mesajının ana hatlarıyla ve öz olarak, daha önceki peygamberlerin tebliğ ettiği mesajla aynı olduğunu vurgulamaktadır (Menâr XII, 59 vd.). Bizim parantez içi ilavemiz bu mülahazaya dayanıyor. Ayrıca bkz. 7. sure, 45. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz Nuh’u halkına elçi olarak göndermiştik. O da şöyle demişti: – Ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım. 71/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU, Nûh’u da mesajımızı kavmine taşımak için elçi olarak görevlendirmiştik. (Demişti ki:) “Bakın, ben size açık ve net bir uyarıyla geldim.
Orhan Kuntman
swap_vert close
25.26. Andolsun ki, Nuh'u kavmine (peygamber olarak) gönderdik de onları: "Ben sizin için (Allah’ın azabıyla korkutan) apaçık bir uyarıcıyım, Allah’tan başkasına ibadet etmeyin. Yoksa sizin başınıza gelecek çetin bir günün azabından endişe ediyorum" diyerek uyardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve biz Nûh’u kavmine resul olarak gönderdik. (Onlara şöyle dedi ki): "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve and olsun ki, Nûh'u kavmine gönderdik, «Şüphe yok ki ben sizin için apaçık bir nezirim,» (diye).
Suat Yıldırım
swap_vert close
25, 26. Gerçekten Biz vaktiyle, Nuh'u kendi halkına gönderdik, şunu ilan etsin diye: “Bilesiniz ki ben sizi açıkça uyarmaya geldim. Sakın Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Doğrusu, bu gidişle, ben sizin canınızı yakacak, gayet acı bir günün azabına uğramanızdan endişe ederim. ” [7, 59-64] {KM, Tekvin 6, 5; 8, 15}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz Nuh'u da kavmine gönderdik: "Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Nûh'ı kavmine irsâl iyledik. O: "Ben sizin içün âşikâr sûretde nezîrim"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz Nuh’u, kendi halkına elçi gönderdik; “Ben sizin için doğruları açıklayan bir uyarıcıyım” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
25,26. -Nuh'u halkına göndermiştik:-Ben, Allah'tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye size, açık bir uyarıcıyım. Ben, acı bir günün azabına uğramanızdan korkuyorum.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz Nuh'u da kavmine gönderdik. O dedi ki: “Ben size apaçık bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun biz, Nûh'u da toplumuna resul olarak göndermiştik. "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
25-26. daħı bayıķ viribidük nūḥ’ı ķavmı “bayıķ ben size ķorķıdıcıvan bellü kim ŧapmañ illā Tañrı’ya. bayıķ ben ķorķarın üzerüñüze. 'aźābını aġrıdıcı günüñ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz viribidük Nūḥı ḳavmine ki: Ben size bayıḳ ḳorḳudıcı, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Biz Nuhu öz tayfasına peyğəmbər göndərdik. Nuh dedi: “Mən sizi (Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We sent Noah unto his folk (and he said): I am a plain warner unto you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We sent Noah to his people (with a mission): "I have come to you with a Clear Warning:
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
andol-sun ki
اَرْسَلْنَا
gönderdik
نُوحاً
Nûh'u
اِلٰى قَوْمِه۪ۘ
kavmine
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
لَكُمْ
sizin için
نَذ۪يرٌ
bir uyarı- cıyım
مُب۪ينٌۙ
apaçık
Andolsun ki Biz Nûh'u kavmine (resul olarak) gönderdik. (Onlara dedi ki) "Şüphesiz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan