Onlar teslim oldular diye seni minnet altına almaya kalkıyorlar. De ki: “İslâmınızdan dolayı beni minnet altına alıp bana lutfettiğinizi sanmayın; eğer (hakikate) sadıksanız, sizi doğru yola yönelttiği için asıl Allah size lutufta bulunmuştur.[⁴⁶⁵⁶]
[4656] el-Mennu, “ölçülebilen ve değerlendirilebilen şey” mânasına gelir. Değer ifade ettiği için “nimete” de minnet denilmiştir. ‘Alâ ile kullanıldığında, “karşıdakini kul etmek için iyilik yapmak, minnet altına almak” mânasına gelir. Bu anlamda minnet sadece Allah’ın hakkıdır, zira nimetin gerçek sahibi O’dur (Râğıb). Zaten kelimenin Kur’an’daki tüm kullanımları da buna işaret eder (et-Tefsiru’l-Beyani II, 48-49). Zımnen: Siz iman ettiniz diye Allah’ın hiçbir şeyi artmaz. Dolayısıyla imanınızı Allah’a bir lütuf gibi sunmaya kalkmayın! Aksine sizi imanla şereflendirdiği için Allah’a sonsuz minnet borçlusunuz! Bilinç ters dönerse, kişi minnet etmesi gerekirken minnet altına almaya kalkar. Bu, nimete ihanetin bir göstergesidir.