close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hucurât Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tukaddimû beyne yedeyi(A)llâhi ve rasûlih(i)(s) vettekû(A)llâh(e)(c) inna(A)llâhe semî’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, her hususta Allah'ın ve Peygamberinin huzurunda, onların önüne geçmeyin ve çekinin Allah'tan; şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, (hiçbir meselede ve hiçbir şekilde, sakın) Allah’ın ve O’nun Resulü’nün önüne geçmeyin (Onların sözlerine kendi keyfinizce yorumlar getirmeyin ve kendi tahmin ve temennilerinizi onların üstünde tutuvermeyin) ve Allah’tan (gereği gibi korkup) sakının. Şüphesiz Allah, (her şeyi ayrıntılarıyla) İşitendir, Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve elçisinin emrettiği ve yasakladığı şeyin önüne kendi arzu ve isteklerinizin geçmesine izin vermeyin. Yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın. Çünkü Allah, herşeyi işiten ve herşeyi bilendir.
Toplumsal değerler diyebileceğimiz İslâmî edeb ve terbiye kurallarından üstün medeni esaslar-dan bahseden sûre erdemli toplumun temelini atar. Gıybet, kusur araştırmak, sûizan gibi şeylerden uzaklaş-tırıp güzel ahlâka davet eder ve gerçek mü’minliğin şartları olan iman, ihlas, cihad ve salih amel anlatılarak sûre son bulur.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman nimetine kavuşanlar, kendi düşüncelerinizi, kararlarınızı, şahsî işlerinizi Allah ve Rasulünün emrinin, hükmünün, Kur'ân'ın, sünnetin önüne geçirmeyin. Kuran esaslarını benimseyip, yeryüzüne hakim olan salih kullara dahil olarak Allahın emirlerine muhalefetten korunun. Allah her şeyi işitir, duyurur, her şeyi bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamber'inin huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah duyandır, bilendir.
1.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında değişik rivayetler nakledilmiştir. İbnu Münzir`in Hasanı Basri`den rivayet ettiğine göre Müslümanlar bir kurban bayramında Resulullah (a.s.)`tan önce kurbanlarını kestiler. Resulullah (a.s.) da yeniden kurban kesmelerini emretti. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi.Taberani`nin el-Mu`cemu`l-Evsat`ta Hz. Aişe (r.a.)`den rivayet ettiğine göre bazı kimseler Ramazan ayı girmeden oruca başlıyor böylece Resulullah (a.s.)`tan önce oruç tutuyorlardı. Bu ayeti kerime de onunla ilgili olarak indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah'ın Resûlü'nün huzurunda öne geçmeyin ve Allah'tan sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler; (söz ve hareketlerinizle ileri varıb da) Allah'ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin; Allah'dan korkun. Çünkü Allah Semî'dir= her şeyi işitir, Alîm'dir= her şeyi bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın ve Resulünün önüne geçmeyin. [Onlardan önce hüküm beyan etmeye kalkmayın.] Allah’ın yasalarını çiğnemekten sakının. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz ki Allah, işitendir; bilendir.[569][570]
[569] Hucürât sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 155.[570] Allah ve Peygambersinin önüne geçmemek hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 157-160.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Allah ile, peygamberin önüne geçmeyiniz, Allahtan sakınınız, Allah işitir, bilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! (Söz ve davranışlarınızla) Allah'ın ve Resulünün (Kur'an'ın ve sünnetin) önüne geçmeyin (Kur'an'ı ve sünneti dışlayarak Müslüman olmaya çalışmayın)! Bu konuda Allah'a karşı gelmekten sakının! Şüphesiz Allah, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Allâh’ın ve rasûlünün evâmirine tekaddüm idecek lakırdılar söylemeyiniz: Allâh’dan korkunuz, o her şeyi işidir, her şeyi bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Allah'tan ve Peygamberinden öne geçmeyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah işitir ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah ve resulünün önüne geçmeyin, Allah’a itaatsizlikten sakının! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.  
 Âyette belirtilen, önüne geçmeme hususu, söylenen söz, yapılan iş ve çıkarılan hükümlerde, Hz. Peygamber’e aykırı davranmama, edebi koruma ve O’na uyma şeklinde yorumlanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, ALLAH'ın ve elçisinin huzurunda öne geçmeyiniz. ALLAH'ı dinleyiniz. ALLAH İşitir, Bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Allahın ve Resulünün önüne geçmeyin ve Allahdan korkun, çünkü Allah işitir bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah ve Resûlü’nün (buyruklarının) önüne geçmeyin. Allah’ (ın emir ve yasakların) a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûl'ünün iki eli arasında öne geçmeyin¹. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
1- Bu bir deyimdir. “El” ve “elin arası”; gücü, imkânı, bilgiyi, iradeyi ifade etmektedir. Bu deyimle kast edilen şudur: Kendi görüş ve düşüncenizi vahyin önüne geçirmeyin. Kendi düşüncenizi vahiymiş gibi öne sürmeyin. Allah'ın vahyini kendinize malzeme yapmayın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey'i) bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin! Ve Allah'dan sakının! Şübhesiz ki Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey inanmış olanlar; (kendi şahsi düşünceleriniz, söz ve davranışlarınızla) Allah’ın (koyduğu hüküm ve kuralların) ve elçisinin (Allah’ın hükmüne göre verdiği kararın) önüne geçmeyin ve (bu konuda Allah’a karşı gelmekten) sakının. Şüphesiz Allah (her şeyi) işitendir, bilendir. *
(*) Bu, hem lafzî hem de mecazî bir anlama sahiptir: Hz. Peygamber’in Arkadaşları söz konusu olduğunda lafzî bir anlam taşırken hem onlar hem de sonraki müminler için aynı zamanda mecazî bir anlam da taşımaktadır. Yani, birinin kişisel görüşleri ve tercihleri Hz. Peygamber tarafından duyurulan kesin yasal buyrukların ve/veya ahlakî kayıtların üstüne çıkmamalıdır. (M. Esed Meal Açıklaması) Yani Allah (cc) ın gönderdiği vahye ve elçisinin (sav) vahye uygun verdiği karara ve açık naslara rağmen, fetva/içtihad adı altında hüküm vermek, Allah (cc) ve Resûlü’ne (sav) karşı ses yükseltmek olup amelleri boşa götürecek akidevi bir problemdir. (Bk. 4/Nîsa, 65; 33/Ahzâb, 36) لا تقدموا بين يدي الله ورسوله أي لا تتجاوزوا ما أتى من الله تعالى ورسوله وقال مجاهد: لا تَفْتَاتُوا على رسول الله ـ صلى الله عليه وسلم ـ بشيء حتى يَقْضِيَهُ الله على لسانه (اللباب في علوم الكتاب) والمعنى: يا من آمنتم بالله - تعالى - حق الإِيمان: احذروا أن تتسرعوا فى الأحكام، فتقولوا قولا، أو تفعلوا فعلا يتعلق بأمر دينى، دون أن تستندوا فى ذلك إلى الله - تعالى - وحكم رسوله - صلى الله عليه وسلم - {وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ} - تعالى - فى كل ما تأتون وتذرون، إن الله سميع لأقوالكم، عليم بجميع أحوالكم (الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Allah ve O nun elçisinin önüne geçmeyin (Emrettiği ve koyduğu kurallara karşı alternatif hükümler getirmeyin). Allah’dan korunun. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Sakın Allah’ın, elçisinin buyruklarına karşı durmayın. Allah’tan sakının. Çünkü Allah işiticidir, görücüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Allah/ın ve peygamberinin huzurunda sözde ve işte ileri geçmeyin, her hususta Allah/tan sakının. Çünkü O, sözlerinizi işitir, yaptıklarınızı hakkıyle bilir.
[1] Medine'de nâzil olmuş 18 âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’ın ve elçisinin önüne geçmeyiniz.¹ Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Muhakkak ki Allah, Semî’dir, Alîm’dir.
1 Allah ve elçisinin önüne geçmek demek, genel anlamda; kişinin kendi düşünce ve fikirlerinin öne alınması veya intisap edilen kişinin yahut liderin Allah’tan ve peygamberden daha değerli ve daha saygın tutulmasıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! (Hiçbir işte) Allah ve resulünden öne geçmeyin ve Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
(Medine’de nazil olmuştur ve 18 ayettir. Bu surede müminlere, Peygamber’e ve birbirlerine karşı nasıl davranacaklarına dair bazı görgü kuralları öğretilmektedir. Adını, dördüncü ayetteki “odalar” anlamına gelen “hucurât” kelimesinden almıştır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Allah’ın ve —O’nun emirlerinin tebliğcisi ve uygulayıcısı olan— Elçisinin önüne geçmeyin! Bireyi ve toplumu ilgilendiren hayatın hiçbir bölümünde Allah’a ve Elçisine danışmadan, yani Kur’an ve sünneti araştırıp o konuda İslâm’ın hükmünü öğrenmeden karar vermeyin! Kendi düşüncenizi, beklentinizi, menfaatinizi Allah’ın hükmünün önüne geçirmeyin ve geçirilmesine izin vermeyin! Allah’tangelen ilkeleri çiğnememe konusunda son derece titiz ve dikkatli davranın; dürüst ve erdemlice bir hayat sürerek, kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakının! Unutmayın ki, Allah her şeyi işiten, herşeyi bilendir.
Hicretin dokuzuncu yılında, Mücâdele sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, “odaların arkasından Peygambere seslenmenin” nezaket kurallarına aykırı olduğunun vurgulandığı dördüncü ayette geçen “hucurât: odalar” kelimesinden almıştır. 18 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın ve rasûlünün arasında öne geçmeyin! Allah’tan sakınıp korunun! Allah, bilen işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Sakın ola! Allah ve resulünün önüne geçmeyin. Allah'a karşı kendinizi sağlama alın. Çünkü Allah, her şeyi duyup bilmektedir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın yasalarına karşı çıkmayın! Allah’ın yasalarını uygulayan Resulün emirlerine karşı gelmeyin! Allah’ın ve Resulünün önüne kendi fikirlerinizle, kendi hükümlerinizle, kendi yasalarınızla geçmeyin! Eğer inanıyorsanız Allah’ın yasalarına uyun! Allah’ın yasalarını uygulayan Resule itaat edin! Sakın Allah’a karşı gelmeyin! Allah’ın sevgisini kaybetmekten korkun! Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın ve Elçisinin önüne geçmeyin! [*] Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.
Bu buyruk Ahzâb 33:36’da belirtildiği gibi Yüce Allah’ın ve [rasûlüllâh]’ın hükmünün ötesinde alternatif aramamak gerektiği hükmünü içermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Allah’ın ve Rasûlü’nün huzurunda (sözleriniz ve davranışlarınızla) öne geçmeyin¹ ve Allah’tan hakkıyla korkun. Şüphesiz Allah (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.²
1 Takdim: Bir şeyi diğerinin üzerine geçirmek demektir. Burada (لَا تُقَدِّمُوا) fiilinin mef’ul-i bih’i yoktur. Onun için bunda iki vecih vardır. Birisi; Allah’ın ve Rasulü’nün önünde takdîm denilen fiili asla yapmayın, şunu veya bunu öne geçirmek diye düşünmek şöyle dursun öne geçirmek adı verilebilecek hiç bir fiil yapmayın demektir. İkincisi de mef’ul’ün hazfedilmiş olmasıdır ki bu hazf, hangi mef’ul takdir edilse tercihsiz bir şekilde onu tercih etmek için yapılır. Hiç bir şeyi, hiç bir emri, ne kendinizi, ne başkasını asla takdim etmeyin demektir. Evvelkisi fiili nehyetmek itibariyle makamın hakkına daha uygun, ikincisi ise kullanılması daha çok ve umumda daha sarih olmak itibariyle daha zahir görülmüştür. (Elmalılı) Yani, beşerî fikir / düşüncelere aşırı değer yükleyerek onları Allah ve Rasûlü’nün dininin önüne geçirmeyin. Allah ve Rasulü nün emir ve hükmünü gözetmeden hiç bir işi kestirip atmayın, Kitap ve Sünnetin ahkâmını nazar-ı itibara almaksızın işgüzarlık yaparak bir işi veya bir fikri öne geçirmeyin.2 Bu âyet; a- Benî Temîm kabîlesinden gelen heyete reis tayini hakkında Hz. Ebû Bekir’le, Hz. Ömer’in Efendimiz (s.a.v)’in huzurunda tartışmaları hakkında, (Abdullah b. Zübeyr’den: “Benî Temîm’den Rasulullah’a bir heyet gelmişti. Hz. Ebu Bekir Ka’ka’ b. Ma’bed’i onlara emîr yap dedi, Hz. Ömer de Akra’ b. Hâbis’i emîr yap dedi. Ebû Bekir: sırf bana muhalefet etmek istedin dedi, Ömer de: hayır sana muhalefet etmek istemedim dedi ve yüksek sesle münakaşa ettiler”.) (Buharî) b- Bazı kimselerin Kurban Bayramı günü Rasûlullah’tan önce kurban kesmeleri, Peygamberimiz (s.a.v)’in de onlara yeniden kurban kesmelerini emretmesi, (Hasen) c- Bazılarının, “şunun hakkında şöyle âyet inse şöyle şöyle olurdu” diye kendi kendilerine akıl yürütmeleri üzerine, indirildi.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Allah’ın ve Elçisi’nin [emrettiği şeyin] önüne kendinizi koymayın, ¹ Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: Çünkü Allah, kuşkusuz her şeyi işiten, her şeyi bilendir!
1 Yani, “kendi arzularınızın öne geçmesine izin vermeyin”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’ın elçisi Kuran’ı tebliğ ederken söz ve kararlarınızı Allah’ın mesajının önüne geçirmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının, Çünkü Allah her şeyi duymakta ve her şeyi bilmektedir. 33/36, 47/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Asla Allah’ın ve Rasûlü’nün önüne geçmeyin[⁴⁶²⁹] ve sorumlu davranın: çünkü Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir!
[4629] Veya ikinci bir tümleç takdiriyle: “Allah’ın ve Elçi’sinin görüşlerinin önüne (kendi görüşlerinizi) geçirmeyin” (Krş: 33:36). Yani, konumunuzu bilin. Elçi ile birlikte Allah’ın zikredilmesini Elçi’ye itaatin Allah’a itaat olduğunu söyleyen âyetin ışığında anlamak gerekir. Fakat Allah ile Elçi’nin vav ile bağlanmasındaki incelik de unutulmamalıdır: İki isim vav ile bağlanırsa bu ikisi arasındaki mahiyet ve cevher farkına, fâ ile bağlanırsa cevher birliğine rağmen nitelik ve araz farkına delâlet eder. En sahih rivayete göre, Ebu Bekir ile Ömer Hz. Rasûl’ün önünde tartışmışlar ve seslerini yükseltmişler, âyet bunun üzerine nazil olmuştur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, Allah’ın ve Resul’ünün önüne geçmeyin (Allah'ın Resul’ünün önüne geçmeyin, ona saygısızlıkta bulunmayın. Çünkü onun Allah'a yakınlık duygusu vardır ki o daima, Rabbinin huzurundadır. Onun önüne geçmek Allah'ın huzurunda cüretkârlıkta bulunmaktır.) Allah'tan korkun (emir ve yasaklarını yerine getirin) Şüphe yok ki Allah, her şeyi hakkiyle işitendir ve her şeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler, Allâh’ın ve Elçisinin (söz ve emirlerinin) önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyiniz ve Allah'tan korkunuz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, bilendir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler: Söz ve hareketlerinizde ileri gidip de Allah'ın ve Resulünün önüne geçmeyin. Allaha karşı gelmekten sakının. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.
Mümin, karşı karşıya kaldığı meselelerde Allah’ın ve Elçisinin bir hükmünün bulunup bulunmadığını araştırmak ve ona uymakla yükümlüdür. Diğer taraftan Hz. Peygamberin çağdaşlarının, onunla konuşurken seslerini ayarlamaları, ancak duyuracak kadar bir tonla konuşmaları istenmektedir. Daha sonra gelen müminler ise bu saygıyı onun hadis-i şeriflerine karşı göstermelidirler. Bu saygı hem sükûnetle dinleme, hem de gereklerini uygulama tarzında olmalıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, Allah'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Onlardan önce konuşmağa, bir iş hakkında hüküm belirtmeğe kalkmayın.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Allâh rasûlinin önünde tekaddüm itmeyiniz [¹] ve Allâh'dan sakınınız. Allâh işidici ve bilicidir.
[1] Rasûlün önüne geçüb yürümek, sözini kesmek, ondan evvel söze başlamak gibi şeyler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Allah’ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah’tan çekinin; o dinler ve bilir. Ey inanıp güvenenler! Allah’ın yani (size O’nun sözlerini taşıyan) Kitabının[1] önüne geçmeyin[2] Allah’tan çekinin çünkü o dinler ve bilir.
[1] Resul (رسول), "gönderilen"demektir. Bir bilgiyi iletmek için gönderilen elçiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir (Müfredat). Kur'an'daki resul kelimeleri ya elçi ya da Allah'ın Kitabı anlamındadır. Elçi ölümlü, Kitap kalıcıdır. Uhud savaşında Nebîmiz'in öldüğüne dair haberlerin yayılması üzerine Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Aramızda sürekli kalacak olan resul, Kur'an olduğu için bu âyette kelimeye başka anlam verilemez. [2] Bunu açıklayan ayet şudur: Allah, yani (O'nun sözlerini size taşıyan) Kıtabı bir işi kesinleştirdiğinde inanıp güvenmiş bir erkeğin ve kadının, kendi işlerinden dolayı seçme hakkı kalmaz. Kim, Allah'a yani (size O'nun sözlerini taşıyan) Kıtabına baş kaldırırsa açık bir şekilde sapmış olur. (Ahzab 33/36)  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Allah'ın ve onun Resûl'ünün önüne geçmeyin. Allah'tan sakının. Çünkü Allah, işitendir, görendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve ne Allah'ın, ne de Resulünün önüne geçmeyin. Çünkü Allah herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'tan korkun! Allah gerçekten çok iyi duyan ve gereğince bilendir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ey anlar kim įmān getürdiler! ilerü varmañ Tañrı eline daħı yalavacınuñ ya'nį Tañrı daħı peyġamber buyruġından ilerü buyruk eylemen. daħı ķorķuñ Tañrı’dan bayıķ Tañrı işidicidür bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, bir emr taḳdīm eylemeñüz Tañrı Ta‘ālā buyurmaz‐dan burun, resūli daḫı buyurmazdan burun. Daḫı Tañrı Ta‘ālādan ḳorḳuñuz. Tañrı Ta‘ālā her nesneyi işidicidür, bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! (Sözləriniz, iş və hərəkətlərinizdə) Allahdan və Peyğəmbərindən önə keçməyin. Allahdan qorxun. Həqiqətən, Allah (hər şeyi) eşidəndir, (hər şeyi) biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Be not forward in the presence of Allah and His messenger, and keep your duty to Allah. Lo! Allah is Hearer, Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Ye who believe! Put not yourselves forward(4919) before Allah and His Messenger. but fear Allah. for Allah is He Who hears and knows all things.
4919 Several shades of meaning are implied: (1) do not make yourselves conspicuous in word or deed when in the presence of Allah (e.g. in a Mosque, or at Prayers or religious assemblies); (2) do not anticipate in word or deed what your Leader (Allah's Messenger) may say or do; (3) do not be impatient, trying to hasten things before the time is ripe, of which the best Judge is Allah, Who speaks through His Messenger. Be reverent in all things, as in the presence of Allah: for He hears and sees all things. (4) Look to the Qur'an and the Sunnah of the Prophet (peace be on him) for guidance and let nothing else take precedence over them. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
لَا تُقَدِّمُوا
geçmeyin
بَيْنَ يَدَيِ
önüne
اللّٰهِ
Allah'ın
وَرَسُولِه۪
ve resulünün
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَۜ
Allah'a karşı
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
سَم۪يعٌ
Semî''dir
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! (Kendi arzu ve düşüncelerinize uyarak) Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin! Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! Çünkü Allah Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi ve herkesi işiten ve bilendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَدَّمَ
Fiil-II
ق د م
Takdim etti, hazırlık yaptı, sundu
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim