close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Haşr Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velâ tekûnû kelleżîne nesû(A)llâhe fe-ensâhum enfusehum(c) ulâ-ike humu-lfâsikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve o kişilere benzemeyin ki Allah'ı unutmuşlar da o da, kendilerini unutturmuştur onlara; onlardır, buyruktan çıkanların ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sakın ha, kendileri Allah’ı unutmuş (şeytanın ve dünyalık arzularının yolunu tutmuş), böylece O (Allah) da (ceza olarak onları dergâhından kovmuş) kendi nefislerinin (ebedi kârını ve uhrevi çıkarını) onlara unutturmuş (bütün maneviyatını ve cennet hayatını, fani ve fena şeyler için feda etmeyi akıllılık ve gözü açıklık sanacak bir gaflet ve dalâlete sokmuş) kimseler gibi olmayın! Ki onlar (Rahmet-i İlahi’den nasipsiz bırakılmış ve hidayetleri kararmış) fasık (ve münafık)ların ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah'ı unutup Allah'tan habersiz olan, bu nedenle Allah'ın da kendileri için neyin iyi ve kötü olduğundan habersiz bıraktığı bu kimseler gibi olmayın. İşte onlar Allah'ın dosdoğru yolundan çıkan kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı, Allah'ın emirlerini, şeriatını unutan ve bu yüzden, Allah'ın kendilerine kendi haklarını, birbirlerinin haklarını, kimliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar, işte onlar doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan fâsıktırlar, âsi ve bozguncudurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ı unutan bu yüzden O'nun da kendilerine kendi nefislerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar yoldan çıkmış olanlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın. İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kimseler gibi olmayın ki, Allah'ı unutmuşlar; Allah da onları kendilerine unutturmuştur, (artık kendi menfaatlerini düşünemezler). İşte bunlar fâsık (kâfir) olanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Allah’ı unutup da Allah’ın nefislerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte İlahî yasaları çiğneyenler, bunlardır!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayınız! Onlar yoldan çıkanlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahı unutan kimseler gibi olmayasınız, Allah da onlara, kendilerin unutturdu, işte bunlar, buyrum dışı kimseler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine öz benliklerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar yoldan çıkan kimselerdir. 
Bkz. 63/9“Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır. Ayette de görüldüğü gibi böyle kimselere Allah kendilerini de unutturmuştur. Yani varlıklı ve konforlu hayatları başkalarının dikkatini çekse de özünde onlar, nefislerinin “deniz suyuna” benzeyen, -içtikçe harareti artıran- isteklerine esir olmuş yaşamlarıyla insan fıtratıyla çelişen bir hayata mahkûm olmuşlardır. Onlar, kendileri istediği için değil, başkaları gördüğü ve duyduğu için yaşayan, öz benliklerini kaybetmiş kimselerdir. İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ı ferâmûş idüb de Allâh’ın da kendilerini unutdurdığı insânlar gibi olmayınız, ânlar fâsıkdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ı unutup da, Allah'ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın; onlar, yoldan çıkmış kimselerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ı unuttukları için O'nun da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ı unutup da Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın onlar, yoldan çıkan kimselerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onlar gibi olmayın ki Allahı unutmuşlardır da Allah da onlara kendilerini unutturmuştur, onlardır ki hep fasıklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
18-19. Ey îmân edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için (âhiret için) önceden ne göndermiş olduğuna bir baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Allah’ı (n emir ve yasaklarını terk ederek, âhireti) unutanlar gibi olmayın, (Onlar ısrarla hakkı inkâr ederek, Allah’a itaat etmeyen, âhirette, kendilerini ebedî azaptan koruyacak işler yapmayan kâfirlerdir. Bu itaatsizlikleri neticesinde) Allah da onlara kendi nefislerini (n faydasına olacak hayırları yaptırmayı) unutturmuştur. İşte böyleleri fâsıkların (kâfirlerin) ta kendileridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ı umursamayan, böylece kendileri ile baş başa kalan kimseler gibi olmayın! İşte onlar fasıklardır.¹
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkanlardır. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalanlardır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hem kendisi Allâhı unutmuş, hem (Allah) kendilerini kendilerine unutdurmuş olanlar gibi olmayın. Onlar faasıkların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'ı unutan; bu yüzden (Allah'ın da) onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın!(1) İşte onlar, fâsıkların ta kendileridir!
(1)“Şu dünyadan her birimize birer dünya var, birer âlemimiz var. Fakat direği, merkezi, kapısı, hayâtımızdır. Belki o husûsî dünyamız ve âlemimiz, bir sahîfedir. Hayâtımız bir kalem, onunla sahîfe-i a‘mâlimize(amel defterimize) geçecek çok şeyler yazılıyor. Eğer dünyamızı sevdik ise, sonra gördük ki: Dünyamız hayâtımız üstünde binâ edildiği için, hayâtımız gibi zâil (geçici), fânî, kararsızdır, hissedip bildik. Ona âid muhabbetimiz, o husûsî dünyamız âyine olduğu ve temsîl ettiği güzel nukūş-ı esmâ-i İlâhiyeye muhabbetimiz döner; ondan, cilve-i esmâya (isimlerin parıltılarına) intikāl eder. Hem o husûsî dünyamız, âhiret ve Cennetin muvakkat bir fidanlığı olduğunu derk edip (anlayıp), ona karşı şedid (şiddetli) hırs ve taleb ve muhabbet gibi hissiyâtımızı (hislerimizi) onun netîcesi ve semeresi (meyvesi) ve sünbülü olan uhrevî fevâidine (âhirete âid faydalarına) çevirsek, o vakit o mecâzî (hakīkī olmayan) aşk, hakīkī aşka inkılâb eder. Yoksa نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْفُسَهُمْ اُولٰٓئِكَ هُمُ الْفَسِقُونَ* [Allah’ı unuttular; bu yüzden (Allah da) onlara kendilerini unutturdu. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir!] sırrına mazhar olup, nefsini unutup, hayâtın zevâlini düşünmeyerek, husûsî kararsız dünyasını, aynı umûmî dünya gibi sâbit bilip, kendini lâyemût (ölümsüz) farzederek dünyaya saplansa, şedid hissiyât ile ona sarılsa, onda boğulur gider.” (Mektûbât, 1. Mektûb, 8)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah’ı unutmuş ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturmuş olduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar (doğru) yoldan çıkan kimselerdir. *
(*) “Allah’ı unutan” ifadesi, Allah’a inandığı halde, kendilerine yaratılıştan verilen aklî ve maddî nimetleri Allah’ın istediği şekilde kullanması yolundaki ahlakî sorumluluğu taşımayarak, Allah’ın Kur’an’da öngördüğü kurallar doğrultusunda vahiy yoluyla iletilen mesajlarda var olan hakikati idrâk edemeyen ve o mesajlardan nasiplenmeyi başaramayan ve böylece dünyaya ve dünyalıklara taparcasına bağlı kalanlar için kullanılmıştır… İşte Allah, böyle bir tehlikeye karşı insanı uyararak, onun sürekli kendisiyle irtibat halinde olmasını istemektedir. İşte günde beş defa eda ettiğimiz namazlar bu irtibatın en güzel örneğidir. Bizi namazlardan daha fazla Allah’a yaklaştıracak başka bir ibadet şekli yoktur. Çünkü namaz Allah’ın kuluna özel bir lütfudur. Yaratanla yaratılanın irtibatının en canlı anıdır. Çalışmak, istihdam sağlamak, hakkı ve doğruyu savunmak, kötülüğü engellemek, infak etmek, erdemli davranışlar sergilemek, insanlara, doğaya ve diğer canlılara faydalı olacak çalışmalar yapmak… hepsi ibadettir ama hiçbiri namaz kadar özel bir ibadet değildir. Ancak burada kastedilen; cehennem korkusuyla ya da cennet sevdasıyla eda edilen içi boşaltılmış ve sadece günlük rutine dönüştürülmüş olan namaz değil, Kur’an’ın muhtelif yerlerinde sıkça önerilen, önceki peygamberlerin ve toplumlarının, Hz. Peygamberin ve ashabının hayatlarında çok müstesna yeri olan Allah’la sözleşme anlamında ikame edilen ve eda edenlerin hayatında tesirini gösteren namazdır. (C. Külünkoğlu Meali 19. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ı unutanlar gibi olmayın. Allah da onlara kendi nefislerini unutturmuş dur. İşte böyleleri yoldan çıkmış kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sakın siz o kimseler gibi olmayın ki, Allah’ı unuttukları için Allah da onlara kendilerini unutturmuştur. İşte bunlar karıştırıcıların kendileridir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ı unutanlar gibi olmayın. Allah da bu sebeple onlara kendilerine yarayan şeyi unutturdu. İşte fâsık olanlar, onlardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’ı unutan ve böylece Allah’ın da onları kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayınız. İşte onlar yoldan çıkanların tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendileri Allah'ı unutmuş, böylece O (Allah) da onlara kendi nefislerini unutturmuş olanlar gibi olmayın. İşte onlar, fasık olanların ta kendileridir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve sakın ola ki, Allah’ı unutan ve bu yüzden O’nun da kendi benliklerinive insanlıklarını kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın! Çünkü onlar, Allah’ın bahşettiği nîmetleri kötülük amacıyla kullanarak yoldan çıkmış olan kimselerdir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ı unutmuş ve onlara da nefislerini unutturmuş kimseler gibi olmayın! İşte Fâsıklar (Yoldan Çıkıp Sapmışlar) onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah’ı unuttukları için; kişiliklerini yitirenler gibi olmayın. Çünkü bu gibiler çürüktür / işe yaramaz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ı unutan bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar imanı bırakıp inkârı satın alan bozgunculardır. Çünkü onlar artık ne yaptığını bilmezler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ı unutan ve (bu yüzden Allah’ın da) onlara kendilerini unutturduğu kişiler gibi olmayın! [*] Onlar yoldan çıkanların ta kendileridir.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:51; Tevbe 9:67; Tâhâ 20:126; Secde 32:14; Câsiye 45:34; Haşr 59:19.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şu Allah’ı unuttuklarından dolayı (Allah’ın da) onlara kendilerini unutturduğu kimseler¹ gibi olmayın. İşte onlar, hak yoldan çıkanların tâ kendileridir
1 Onlar sarhoş gibi ne yaptıklarını bilmezler, beşer hukukunun kıymetini anlamaz, adî şeylere tapar, insanlığı alçaltır, kendilerini kurtaracak hayır ve iyilikleri düşünmez, kendilerini azaptan koruyacak ameller için çalışmaz, ahiret için hiç bir şey hazırlamazlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Allah’tan habersiz olan, bu nedenle Allah’ın da kendileri [için neyin iyi olduğu]ndan habersiz bıraktıkları gibi olmayın: [çünkü] onlar gerçekten sapmış olanlardır! ²⁵
25 Yani, Allah’ın insana bağışladığı akıl melekesini kasıtlı bir şekilde yanlış kullanmakla ve -O’ndan gafil olmanın sonucunda- kendi ruhî potansiyelini boşa harcamak suretiyle.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Sakın Allah’ı unutan böylece Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte, yoldan çıkan fasıklar onlardır. 45/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Aman ha, şu kimseler gibi olmayın ki; onlar Allah’ı unuttular, Allah da onlara kendilerini unutturdu![⁵⁰²⁹] İşte onlar, evet onlardır fâsık olanlar.
[5029] Bir önceki âyet “sorumlu davranma” çağrısıydı, bu âyet ise “sorumsuzluğa karşı” uyarı. Tevbe 68 ile de teyit edilen bu psikanalitik ifade, nifak psikolojisinin iç yüzünü ortaya serer. Zımnen: Münafık yalnızca başkalarına münafıklık yapmaz. Nifakı giderek öyle benimser ki, artık kendi kendisinin de münafığı olur. Kendi kendini unutmak budur. Kendini unutan kendine yabancılaşır, kendine yabancılaşan giderek kendisiyle kavgalı hale gelir. Kendini unutandan, şahdamarından yakın olan Allah’ı hatırlaması beklenemez. Dolayısıyla insanın kendine uzaklaşması, aynı anda Allah’tan uzaklaşması anlamına gelir. Tıpkı tersinin de doğru olduğu gibi. İnsanın Allah’ı unutmasından Allah zarar görmez, fakat bu kendine yabancılaşmayı getirdiği için, insan zarar görür ve hepten kaybeder. Nüzul ortamıyla uyumlu olarak bu âyet şöyle de anlaşılabilir: ‘Onlar Allah’ı unuttular, Allah da o yahudilere ve münafıklara birbirlerini unutturdu.’ Zira münafıklar, yardıma gelme vaadiyle kışkırttıkları yahudilerin yardımına gelmemişler, verdikleri sözü unutmuşlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Allah'tan korkun da) Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın kendilerini unutturmuş olduğu kimseler gibi olmayın, onlar yoldan çıkmış kimselerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler gibi olmayınız ki, Allah'ı unuttular da artık (Allah) Onlara kendi nefislerini de unutturdu, işte fâsık olanlar onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sakın şunlar gibi olmayın ki onlar Allah'ı unuttukları için, Allah da kendi öz canlarını kendilerine unutturdu. (Fayda ve zararlarını dahi bilemiyorlar). İşte yoldan çıkanlar bunlardır. [63, 9]
Rabbini unutup terk eden kimse, aslında kendi öz varlığını terk etmiş, kendi kendisine yabancılaşmış demektir. Zira insanın asıl kimliği Rabbine mensub olması, O’nun kulu olmasıdır. O’nu bırakıp, başka lâyık olmayan şeylere kulluk eden, perişan olur, heder olur gider.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şu, Allah'ı unuttuklarından dolayı (Allah'ın da) onlara kendi canlarını unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar, yoldan çıkan insanlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Allâh'ı unudanlar gibi olmayın ki Allâh onlara kendi nefislerini (nâfi' ve hayırlı şeyleri) unutdırdı. Onlar fâsıklardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'ı unutanlar gibi olmayın. Allah böylelerine kendilerini unutturur[*]. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.
[*] Allah'ı unutanlara vücut öyle tepkiler verir ki o tepkileri örtmek için sürekli kendilerinden kaçar ve yaptıkları yanlışları artırırlar. Bkz. En'am 6/125  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ı unutan ve Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar, yoldan çıkmış olanlar onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O kimseler gibi olmayın ki, onlar Allah'ı unutunca Allah da onlara kendilerini unutturmuştur. Onlar hep yoldan çıkmış kimselerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O kimseler gibi olmayın ki, Allah'ı unuttular da Allah da onlara öz benliklerini unutturdu. Yoldan çıkmışların ta kendileridir onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı olmañ anlarcılayın kim unıttılar Tañrı’yı pes unıtdurdı anlara gendüzilerini şunlar anlardur fāsıķlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kimseler gibi olmañuz ki Tañrı Ta‘ālā[yı] unutdılar. Pes anlar ken‐dülerin unutdurdı. Anlardur fāsıḳlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahı unutduları üçün Allahın da onları özlərinə unutdurduğu (xeyirlərini başa düşməyən) kimsələrə bənzəməyin! Onlar (Allahın itaətindən çıxmış) fasiqlərdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And be not ye as those who forgot Allah, therefore He caused them to forget their souls. Such are the evil doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And be ye not like those who forgot Allah;(5396) and He made them forget their own souls! Such are the rebellious transgressors!
5396 To forget Allah is to forget the only Eternal Reality. As we are only reflected realities, how can we understand or do justice to or remember ourselves, when we forget the very source of our being? (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَا تَكُونُوا
ve olmayın
كَالَّذ۪ينَ
o kimse- ler gibi ki
نَسُوا
unuttu- lar
اللّٰهَ
Allah'ı
فَاَنْسٰيهُمْ
ve onlara unutturdu
اَنْفُسَهُمْۜ
kendilerini
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlar- dır
الْفَاسِقُونَ
fâsıklar
Allah'ı unutan ve bu yüzden (Allah'ın da) onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنْسٰي
Fiil-IV
ن س ي
Unutturdu
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık