Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
İçinizde onu yalanlayanların olduğunu biliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Ve biz, içinizden onu yalanlayanların bulunduğunu kesinlikle biliyoruz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
daħı bayıķ biz bilürüz kim bayıķ sizden yalan dutıcılardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Daḫı biz bilürüz ki sizden yalancılar vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(Ey insanlar!) İçərinizdə onu yalan hesab edənlər olduğunu da, əlbəttə, bilirik.
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
And lo! We know that some among you will deny (it).
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
And We certainly know that there are amongst you those that reject (it).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
وَاِنَّا
ve şüp- hesiz Biz
لَنَعْلَمُ
elbette biliyoruz
اَنَّ
şüp- hesiz
مِنْكُمْ
içinizden vardır
مُكَذِّب۪ينَ
yalanlayanlar
Şüphesiz Biz, içinizden (Kur'ân'ı) yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)