close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ lekum lâ tu/minûne bi(A)llâhi(ﻻ) ve-rrasûlu yed’ûkum litu/minû birabbikum ve kad eḣaże mîśâkakum in kuntum mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ne oluyor size de Allah'a inanmıyorsunuz? Ve Peygamber, Rabbinize inanın diye sizi çağırmada ve andolsun ki sizden söz de almıştı inanmışsanız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Size ne oluyor ki, Resul (Elçi ve davetçi) sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp-dururken (hâlâ) Allah’a iman (ve Kur’ani kurallara itaat) etmiyorsunuz? Oysa O (Allah, ruhlar âleminde iken) sizden kesin bir söz almıştı. Eğer mü’min iseniz (o sözünüzü gerçekleştirin).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ne oluyor size de, Allah'a inanmıyorsunuz? Ve peygamber, Rabbinize inanın diye sizi çağırmakta. Halbuki Allah iman etmeniz için, sizden kesin söz de almıştı, eğer inanacaksanız hemen inanın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Aklınızı, hafızanızı mı kaybettiniz, nerde kaldı, sözünüz, taahhüdünüz? Rasulullah sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet ettiği halde Allah'a iman etmiyorsunuz? Oysa Allah, kulluk sözleşmesinde, kutsal kitaplarınızda sizden, kesinkes iman edeceğinize, kulluk ve sorumluluklarınızı yerine getireceğinize dair söz almıştı. Kulluk sözleşmesindeki iman taahhüdünüzün bilincinde iseniz eğer niçin Muhammed'in İslâm'a davetine koşmuyorsunuz?
bk. Rûhu’l-Meânî, 27/168-170.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Size ne oluyor ki, Peygamber sizi Rabbinize iman etmeniz için çağırırken Allah'a iman etmiyorsunuz? Oysa (Allah) sizden kesin söz almıştı. Eğer iman edecekseniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Size ne oluyor ki, elçi sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp-dururken Allah'a iman etmiyorsunuz? Oysa O, sizden kesin bir söz almıştı. Eğer mü'min iseniz (inanıp sözünüzü gerçekleştirin).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamber, sizi, Rabbinize iman edesiniz diye davet edib dururken, size ne oluyor ki, Allah'a iman etmiyorsunuz? Halbuki (bundan önce iman etmeyi gerektiren deliller ortaya koymak suretiyle) Peygamber, sizden kesin söz de almıştı. (Veya Allah, ezelde hepinizden, Allah'ın varlığını tasdikinize dair söz almıştı). Eğer sözünüzde sadık kimselerseniz, (hemen iman etmeniz gerekir)...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah’ın elçisi sizi, sahibiniz ve yaratanınız olan Allah’a iman etmeye (onu iyice tanımaya) çağırdığı zaman ve eğer imanlı iseniz, Allah sizden (“her gelen peygambere inanacaksınız” diye) söz aldığı halde, neden Allah’a (elçisine) inanmıyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Size ne oluyor ki Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa Peygamber sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor. Allah da önceden sizden söz almıştı. İnanacaksanız şimdi inanınız!
Besim Atalay
swap_vert close
Allaha niçin inanmıyorsunuz? Peygamberse, sizi Tanrınıza inanmaya çağırır, eğer inanırsanız, O sizlerden ahd almıştır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Size ne oluyor ki, Rabbinize iman etmeniz için Peygamber, sizi davet ettiği halde Allah'a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki O, sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mü'min olmak istiyorsanız (sözünüze durun ve bu davete olumlu cevap verin)!
Bkz. 5/7 ve dipnotu, 7/172 ve dipnotu  
Cemil Said
swap_vert close
Niçün Allâh’a ve rasûlüne inanmıyorsunuz? Ol rasûl sizinle ittifâk itdi, sizi Allâh’a inanmağa da’vet iyledi. Eğer mü’min iseniz mîsâkınıza sâdık kalırsınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamber sizi, Rabbinize inanmaya çağırdığı halde, Allah'a niçin inanmazsınız? Hem O, sizden söz almıştı, inanmışlar iseniz; bu çağrıya koşun.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Peygamber, sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (bu çağrıya uyun).
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamber rabbinize iman etmeniz için çağrıda bulunup dururken, O da sizden kesin söz almışken -bir şeye inanmaktaysanız- ne diye O’na iman etmezsiniz?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Peygamber sizi, Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah'a inanmıyorsunuz? Halbuki O, sizden kesin söz de almıştı. Eğer inanırsanız.  
 Allah’ın aldığı kesin söz, ruhlar âleminde varlıklardan alınan sözdür. «Söz»den, iyi kullanıldığında insanı imana götüren aklın kasdedildiği de söylenmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbinize inanmanız için elçi sizi çağırdığı halde size ne oluyor ki hâlâ ALLAH'a inanmıyorsunuz? Hem O, sizden söz almıştı, eğer inanıyor iseniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Size ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin söz almıştı. Eğer inanacaksanız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem neye iyman etmiyesiniz Allaha ki Peygamber sizi Rabbınıza iyman edesiniz diye da'vet edip duruyor, hal bu ise mîsakınızı da aldı? Gerçek mü'min olacaksınız?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey insanlar!) Peygamber, sizi, Rabbinize îmân etmeniz için davet edip dururken size ne oluyor da Allah’a îmân etmiyorsunuz? *Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz (ahdinize uyun).
* “Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı”; A’râf Sûresi 172. âyet-i kerîmeye bakınız.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer gerçekten Mü'minseniz, size ne oluyor da Resûl sizi Rabb'inize güvenmeye¹ çağırdığı halde, Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysa sizden kesin söz almıştı.²
1- Allah'a güvenmeye, O'na inanıp dayanmaya. 2- Ayette geçen “misak” sözcüğü ile nebimizin Akabe biat'ında Medinelilerden, kendisini koruyacaklarına dair aldığı söz veya hicretten sonra Ehl-i Kitap'la yaptığı antlaşma kastedilmiş olmalıdır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Peygamber, Rabbinize îman etmeniz için sizi da'vet edib dururken, size ne oluyor ki Allaha îman etmiyorsunuz? Halbuki O, sizden kat'î te'mînat da almışdı. Eğer Ona îman edeceklerseniz (hemen buna koşun).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Peygamber sizi Rabbinize îmân etmeniz için da'vet ettiği hâlde, size ne oluyor ki Allah'a îmân etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah, ruhlar âleminde sizden) sağlam sözünüzü almıştı; eğer (gerçek) mü'minler oldu iseniz (ahdinize uyun ve samîmâne îmân edin)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve size ne oluyor ki, Rabbinize iman etmeniz için elçi, sizi davet ettiği hâlde Allah’a iman etmiyorsunuz? Oysa o, (elçi) sizden kesin söz almıştı. Eğer cidden mümin olmak istiyorsanız (bu davete olumlu cevap verin). *
(*) Ayette geçen “misak” sözcüğü ile Hz. Peygamberin Akabe biat’ında Medinelilerden, kendisini koruyacaklarına dair aldığı söz. Zira Sahâbîler Hz. Muhammed’e itaat etme, zorluk ve kolaylık durumunda nafaka verme, iyiliği emredip kötülükten sakındırma ve kınayanın kınamasından korkmayarak Yüce Allah ile ilgili söz söyleme konusunda bîat etmişlerdi. Veya bu misakla hicretten sonra Kitap Ehli ile yaptığı antlaşma da kastedilmiş olabilir. İşte bu ‘’misak’’ın Akabe biat’ının olduğuna dair metni aşağıya alınan İbni Kesir tefsirine bakılabilir. وقوله تعالى: {وَقَدْ أَخَذَ مِيثَـٰقَكُمْ} كما قال تعالى: { وَٱذْكُرُواْ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَمِيثَـٰقَهُ ٱلَّذِى وَاثَقَكُم بِهِ إِذْ قُلْتُمْ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا } [المائدة: 7] ويعني بذلك: بيعة الرسول ص (ت ابن كثير).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elçi sizi Rabbinize kul olmaya çağırdığı halde, size ne oluyor ki Allah’a ve elçisine inanmıyorsunuz? Eğer inanmışsanız, Allah sizden sağlam bir söz almıştı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’a, Onun elçisine ne diye inanmıyorsunuz? Oysaki o elçi sizi Allah’a inanmıya çağırmıştı. Allah da sizden bunun için söz almıştı. Sizler inanan kimseler idiniz de!
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Size ne oluyor ki Allah/a iman etmiyorsunuz? Halbuki peygamber sizi Rabbinize iman getirmeye dâvet ediyor. Allah bu hususta sizden misak almıştı. İman edecekseniz [³] imana koşun.
[3] Veya bu misaka inanıyorsanız.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Size ne oluyor da elçi sizi Rabbinize inanmaya çağırıp durduğu hâlde, Allah’a inanmıyorsunuz? Hâlbuki O, sizden söz almıştı [mîsâkakum].⁸ Eğer inanırsanız.
8 Krş. A’râf, 7/172  
Kadri Çelik
swap_vert close
Size ne oluyor da resul sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp dururken Allah'a iman etmiyorsunuz? Eğer mümin iseniz O sizden kesin bir söz almıştı!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peygamber sizi Rabb’inize iman etmeye çağırıp dururken, niçin Allah’a inanmayasınız ki? Üstelik o, Allah’a ve Peygambere sonuna kadar itaat edeceğinize dâir sizden kesin bir söz de almıştı. Söyleyin, eğer O’na gerçekten inanıyorsanız, O’nun hükmüne boyun eğmeniz gerekmez mi?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Size ne oluyor, inanmazsınız Allah’a? Rasûl, sizi rabbinize inanmanız için çağırıyor. Eğer inanmışsanız, kesinlikle sizin mîsâkınızı aldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resul sizi imana davet ettiği ve inanacağınıza dair vaktiyle sizden söz de aldığı halde neden Allah'a inanmıyorsunuz ki!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’ın Resulü; Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken, size ne oluyor da Allah’a iman etmiyor, Resulüne güvenmiyorsunuz? Hâlbuki Allah dünyaya gelmeden önce sizden sağlam bir söz almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz bu çağrıya uyun!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeye çağırdığı hâlde niçin Allah’a inanıp güvenmiyorsunuz? [*] İnanıyorsanız o, sizden kesin bir söz de almıştı.
Sahâbîler Hz. Muhammed’e itaat etme, zorluk ve kolaylık durumunda nafaka verme, iyiliği emredip kötülükten sakındırma ve kınayanın kınamasından korkmayarak Yüce Allah ile ilgili söz söyleme konusunda bîat etmişlerdi. Bir önceki cümleye bakıldığında Hz. Muhammed’in muhataplarını Yüce Allah’a inanıp güvenmeleri konusunda davet etmekte olduğundan söz edildiği için, burada kendilerinden söz alan kişinin de Hz. Muhammed olması gerekmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey İnsanlar!) Size ne oluyor ki, Peygamber sizi Rabbinize inanmağa çağırdığı ve (bu konuda) sizden sağlam söz almış olduğu halde,¹ eğer inananlardan iseniz niçin Allah’a îman etmiyorsunuz?
1 (أَخَذَ) fiilinin öznesi, Allah da Peygamber de olabilir. Eğer özne Allah olursa, alınan söz (قَالُوا بَلَى) sözü, yok eğer özne Peygamber olursa, alınan söz, ona olan biat olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Elçi, sizi Rabbiniz [olan Allah]a inanmaya çağırdığı ve O sizden bir taahhüt almış bulunduğu ⁶ halde neden Allah’a inanmazsınız? [Herhangi bir şeye] inanabildiğiniz halde ⁷ [O’na neden inanmıyorsunuz]?
6 Allah’ın “söz/taahhüt alması”, Allah tarafından insana bahşedilen ve her sağlıklı insanın Allah’ın yaratıcılığının tabiattaki bütün tezahürlerini gözlemlemek ve elçilerinin öğretilerine kulak vermek suretiyle Allah’ın varlığının gerçekliğini kavramasına imkan veren akıl melekesine bir işarettir (Zemahşerî). Bkz. bu bağlamda 7:172 ve ilgili not 139.7 Lafzen, “eğer mümin iseniz”: Râzî’ye göre, “eğer sağlam kanıtlara sahip olan herhangi bir şeye inanabiliyorsanız”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hem ne oluyor da elçi sizi Rabbinize inanıp güvenmeniz için çağırıp durduğu halde Allah’a inanıp güvenmiyorsunuz? Oysa Rabbiniz daha önce sizden misak/kesin söz almıştı, artık sözünüzde durun ve mümin olun. 3/132, 7/172-173, 65/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Neden siz Allah’a inanıp güvenmeyesiniz; üstelik Rasul sizi Rabbinize inanıp güvenmeye çağırdığı, O da sizden söz almış olduğu halde? Tabii ki inanan ve güvenen kimselerseniz?
Orhan Kuntman
swap_vert close
Peygamber sizi, Rabbinize -gönülden- iman etmeye davet ettiği halde, niçin Allah'a inanmıyorsunuz? (Emrini yerine getirmiyorsunuz) Oysa O, (Elest gününde) sizden kesin söz de almıştı. Eğer -gerçekten- mümin oldu iseniz. (Emrini yerine getirirsiniz)
Osman Fırat
swap_vert close
Resul sizi, Rabbinize iman etmeniz için davet ederken size ne oluyor da Allah’a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah ezelde) sizden sağlam bir söz de almıştı, eğer iman edecek kimselerseniz (bu çağrıya uyun).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve sizin için ne var ki, Allah'a imân etmeyesiniz? Halbuki, Peygamber Rabbinize imân etmeniz için dâvet ediyor ve muhakkak ki, (Allah Teâlâ) sizden misak da almıştır, eğer mü'minler oldunuz iseniz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Size ne oluyor ki, Resulullah da sizi Rabbinize iman etmeye çağırdığı halde, Allah'a inanmıyorsunuz. Oysa Allah sizden bu hususta kesin söz almıştı, eğer imana gelecekseniz bu yeter. [5, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçi sizi Rabbinize inanmağa (güvenmeğe) çağırdığı ve (bu konuda) sizden sağlam söz almış olduğu halde inananlar iseniz neden Allah'a güvenmiyorsunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Size ne oldı ki Allâh'a îmân itmezsiniz: Halbuki rasûl sizi rabbinize îmâna da'vet ider ve Allâh da sizden mîsâk aldı. Eğer ikrâr ve mîsâkınızda sâdıklar iseniz îmân idin.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin neyiniz var ki Allah’a ve elçisine güvenmiyorsunuz? Oysa o, sizden kesin söz[1] almış olan Rabbinize[2] güvenmeye çağırıyor. Söz verirken güvendiyseniz şimdi de güvenin.
[1] Bkz: Araf 7/172 [2] Sahibinize  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ne diye Allah'a ve peygamberine inanmıyorsunuz? O, sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor. Eğer, iman ettiyseniz, o sizden kesin söz almıştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamber sizi Rabbinize iman etmek için çağırıp dururken size ne oluyor ki Allah'a inanmayacakmışsınız? Üstelik O sizden ahit de almıştı.(6) İman edecekseniz ne duruyorsunuz?
(6) Allah’ın insanlardan aldığı ahit (7:172’ye bakınız). Veya Peygamberin aldığı biat.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman sahipleri iseniz size ne oluyor da Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysaki Resul sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor, sizden kuvvetli bir söz de almıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı n’oldı size inanmazsız Tañrı’ya daħı yalavaç oķır sizi tā inanasız çalabuñuza? daħı bayıķ duttı ya'nį Tañrı 'ahdlaruñuzı eger olasız inanıcılar ya'nį ḥüccetlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ne oldı size ki inanmazsız Tañrıya ve peyġamber sizi da‘vet ider kiTañrıñuza inanasız. Daḫı alındı sizüñ ‘ahdüñüz, eger mü’minler‐ iseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Peyğəmbər sizi Rəbbinizə iman gətirməyə çağırdığı halda, sizə nə olub ki, Allaha iman gətirmirsiniz? Hələ bundan da əvvəl (Allah sizi ulu babanız Adəmin belində, yaxud ruhlar aləmində olduğunuz zaman yalnız Ona iman gətirəcəyiniz barəsində) sizdən əhd almışdı. Əgər (əvvəl-axır) iman gətirəcəksinizsə, (elə indidən gətirin – bu sizin üçün daha yaxşıdır!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
What aileth you that ye believe not in Allah, when the messenger calleth you to believe in your Lord, and He hath already made a covenant with you, if ye are believers?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
What cause have ye(5282) why ye should not believe in Allah.- and the Messenger invites you to believe in your Lord, and has indeed taken your Covenant,(5283) if ye are men of Faith.
5283 There are two shades of meaning. (1) There is the implied Covenant in a man who accepts the Gospel of Unity that he will bring forth all the fruits of that Gospel, i.e., believe in Allah, and serve Allah and humanity. See n. 682 to 5:1. (2) There were at various times express Covenants entered into by the Muslims to serve Allah and be true to the Prophet, comparable to the Covenants of the Jewish nation about the Message of Moses; e.g., the two Covenants of 'Aqabah (5:8, and n. 705) and the Pledge of Hudaybiyah (48:10, n. 4877). For the Covenant with Israel at Mount Sinai , see 2:63, n. 78.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا لَكُمْ
size ne oldu ki
لَا تُؤْمِنُونَ
iman etmiyorsunuz
بِاللّٰهِۚ
Allah'a
وَالرَّسُولُ
resul iken
يَدْعُوكُمْ
sizi davet ediyor
لِتُؤْمِنُوا
iman et- meniz için
بِرَبِّكُمْ
Rabbinize
وَقَدْ
ve ger- çekten
اَخَذَ
almıştı
م۪يثَاقَكُمْ
sağlam sözünüzü
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
مُؤْمِن۪ينَ
mü'minler
Size ne oluyor da resul sizi, Rabbinize iman etmeye davet ettiği hâlde Allah'a iman etmiyorsunuz? Hâlbuki (Allah, sizden Kendisine iman edip âbd olacağınıza dair) sağlam bir söz almıştı. Eğer mü'min iseniz (sözünüzü yerine getirerek Rabbinize iman edip âbd olun).
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan