close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hadîd Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Âminû bi(A)llâhi ve rasûlihi ve enfikû mimmâ ce’alekum mustaḣlefîne fîh(i)(s) felleżîne âmenû minkum ve enfekû lehum ecrun kebîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnanın Allah'a ve Peygamberine ve sizi sahib ettiği, sizin tasarrufunuza verdiği malların bir kısmını, onun yolunda harcayın; artık sizden inanan ve mallarını harcayanlara büyük bir mükafat var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu nedenle) Allah’a ve O’nun Resulüne (tam) iman edin. (Onların sünnetine ve sistemine teslimiyet gösterin.) "Sizi üzerlerine sahip halifeler kılıp harcama yetkisi verdiği" şeylerden (servet ve üretimlerden, yeterli ve ihtiyaç giderici şekilde) infak edin. (Allah için ihtiyaç sahiplerini gözetecek adil bir düzen kurup zekât verginizi ödeyin.) Artık sizden kim iman edip infak ederse, onlara büyük bir ecir (verilecektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'a ve peygamberine inanın ve O'nun size emanet olarak sahip ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden kim iman edip, Allah yolunda malını harcarsa, onlar için büyük bir mükafat vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'a ve Rasulüne iman edin. Allah'ın, üzerinde yetki sahipleri olarak sizi tayin ettiği, harcama yetkisi verdiği her şeyden, O'nun yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayın, insanların ihtiyaçlarını görün. Sizden imanda kemâle erenlere ve karşılık gözetmeden Allah yolunda gönüllü harcayanlara büyük mükâfatlar vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a ve peygamberine iman edin ve sizi üzerinde yetki sahibi kıldığı şeylerden (Allah yolunda) harcayın. Sizden iman eden ve (Allah yolunda) harcayanlar için büyük ecir vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'a ve Resûlü'ne iman edin. 'Sizi kendilerinde halifeler kılıp harcama yetkisi verdiği' şeylerden infak edin. Artık sizden kim iman edip infak ederse, onlara büyük bir ecir vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'a ve Rasûlüne iman edin de, sizi mirasçıları kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edib de (Allah yolunda) harcayanlar için büyük bir mükâfat vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık Allah’a ve Resulüne inanın ve Allah’ın sizi idarecisi kıldığı maldan nafaka verin. Sizden iman edip de nafaka verenler için büyük bir mükâfat vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a ve Peygamberine inanınız; sizi üzerlerine yetkili kıldığı mallardan hayra harcayınız. Sizden, inanıp da hayırda harcama yapanlar için büyük bir ödül vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Hem Allaha, hem peygamberine inanasınız, miras olarak, sizlere verdiği maldan yedirin, inanarak, harcayana büyük sevap var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a ve Resulüne inanın ve O'nun size emanet olarak tevdi ettiği şeylerden başkaları için harcayın. Çünkü sizden iman edip de (Allah yolunda) sınırsızca harcayanlar büyük bir mükâfat göreceklerdir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a ve rasûlüne îmân idiniz ve Allâh’ın size mîrâs olarak virdiği emvâlin bir kısmını sadaka olarak viriniz. İçinizde îmân idenler ve sadaka virenler büyük mükâfâta nâil olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey insanlar! Allah'a ve Peygamberine inanın; sizi varis kıldığı şeylerden sarfedin; aranızdan, inanıp da sarfeden kimselere büyük ecir vardır
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526]
İslâm’a göre insanın sahip olduğu her şey, Allah’ın insana emanetidir. Âyet-i kerimede bu genel İslâmî anlayış çerçevesinde malın da gerçekte Allah’ın olduğu hatırlatılmakta ve yerli yerince kullanılması istenmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a ve resulüne iman edin; O’nun size emanet olarak verdiklerinden, başkaları için de harcayın. İçinizden iman edip böyle harcamada bulunanlara büyük mükâfat vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'a ve Resûlü'ne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizden iman edip de (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük mükâfat vardır.  
 Âyet, Tebük seferiyle ilgili olarak inmiştir. Bu seferde büyük mâlî fedakârlıklarda bulunan Hz. Osman’a işaret edilmiştir. Ayrıca öncekilerden intikal eden malın, gerçekte Allah’ın olduğu hatırlatılarak, Allah’ın verdiği malın yerli yerince kullanılması istenmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a ve elçisine inanın ve yönetiminize verdiği şeylerden yardım için verin. Sizden inanıp yardım edenler için büyük bir ödül vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'a ve Resulüne iman edin. Sizi hâkim kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden harcayın. Sizden, inanan ve harcayanlar için büyük mükafat vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İyman edin Allaha ve Resulüne de sizi istıhlaf buyurduğu şeylerden infak eyleyin ki iyman edip de infak eyliyenleriniz için azîm bir ecir vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey insanlar!) Allah’a ve Resûlü’ne îmân edin ve sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden îmân edip de (malını Allah yolunda) harcayanlar var ya, onlar için büyük bir mükâfat vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'a ve Resûl'üne inanın. Sizi sahip kıldığı şeylerden, ihtiyaç sahiplerine yardım edin. Bilin ki sizden iman edip, ihtiyaç sahiplerine yardım edenler için büyük ödül vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allaha ve peygamberine îman (etmekde sebat) edin, (Sizden evvel geçenlerin ardından Allahın) size (tasarruf için) vekâlet verdiği (mal) dan (Onun uğrunda) harcayın, içinizden îman edib de (o suretle) harcayanlar (yok mu?) onlar için büyük mükâfat vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah'a ve Resûlüne îmân edin ve sizi üzerine vekiller (tasarruf sâhibleri) kıldığı şeylerden (Allah yolunda) sarf edin; işte sizden îmân edip, (Allah yolunda) sarf eden kimseler var ya, onlar için (pek) büyük bir mükâfât vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey insanlar!) Allah’a ve Resulüne iman edin; size kullanma yetkisi verdiği şeylerden (mallardan yoksul, muhtaç ve işsizlere) infak edin. Sizden inanmış olup (yoksul, muhtaç ve toplumun işsiz kesimine) harcama yapmış olanlara, büyük bir ödül vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’a ve O’nun elçisine inanın. Allah’ın yeryüzünde sizi sahiplendirdiklerinden ihtiyaç sahiplerine de verin. Sizden inanan ve ihtiyaç sahiplerine verenlere, büyük karşılıklar vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’a, elçisine inanın. Size bıraktırdıklarından yoksulları geçindirin. Sizin aranızda o kimseler ki inandılar, yoksulları geçindirdiler, onlar için büyük bir karşılık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/a ve peygamberine iman edin, Allah/ın sizi, kendine vekil edip [²] tasarruf ettirdiği mallardan harcedin. İçinizden iman edip hayra harcedenler için büyük mükâfat vardır,
[2] Veya evvelkilerin yerine getirip.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey insanlar!), Allah’a ve elçisine inanınız ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili [mustahlefîne] kıldığı şeylerden (başkaları için de) harcayınız. İçinizde inanıp (Allah için) harcayanlara büyük bir mükâfat vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'a ve resulüne iman edin. Sizi varis kıldığı şeylerden sarf edin. Artık sizden kim iman edip infak ederse, onlar için büyük bir ecir vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse, ey Müslüman olmayı isteyenler! Allah’a ve Elçisine gerçek anlamda iman edin ve sizi geçici olarak kullanmaya yetkili kıldığı servet, güç, ilim, vakit gibi güzel şeylerden bir kısmını, zâlimlere karşı yapılan mücâdelede İslâm’ın zaferi için harcayın! Çünkü içinizden her kim bu Kitaba yürekten iman eder ve onun gösterdiği doğrultuda harcama yaparsa, onlara Allah katında büyük bir ödül verilecektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’a ve O’nun rasûlüne iman edin! Sizi başına geçirdiği şeylerden infâk edin / harcayın! Sizden iman etmiş ve infâk etmiş olanlar için büyük bir ödül vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'a ve resulüne inanın. Allah'ın, işletmek üzere size verdiği malların bir kısmını, serbest dolaşıma sürün. Çünkü inanıp malını hayra sarf edenler karşılığını fazlasıyla alacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a ve Resulüne iman edin. Allah’ın size verdiği mallardan ihtiyaç sahiplerine verin. İhtiyaç sahiplerinin varlıklarınız üzerinde hakları vardır. İçinizden iman edip Allah yolunda harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’a ve Elçisine inanıp güvenin! Sizi, kendisinde yetkili kıldığı şeylerden (mallardan) [infak] edin (verin)! Sizden güvenenler ve [infak] edenler (verenler) için büyük ödül vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamberine¹ îman edin.² Sizi hâkim kıldığı ve size harcama yetkisi verdiği şeylerden, Allah yolunda harcayın. Artık sizden inanan ve Allah yolunda harcayanlar için büyük bir mükâfat vardır.
1 Sadece, sıfatları yukarıda zikrolunan Allah’a iman etmekle beraber Rasulüne de iman edin. Çünkü Allah’ın teblîğatını, emirlerini ve yasaklarını o getirecek, o beyan edecektir. Öyleyse o Peygamberin getirdiklerine, söylediklerine ve uyguladıklarına aklınızla değil imanınızla yaklaşın.2 Bazı akılları dinlerini aşanlar, (اٰمِنُوا) fiiline “güvenmek” anlamı vererek neleri ifade etmek istiyorlarsa da şunu bilmek gerekir ki, Türkçede “iman etmek”le “güvenmek” arasındaki anlam farkı en azından onlarla Allah’ın dini arasındaki mesafeden çok daha fazladır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH’A ve Elçisi’ne inanın ve O’nun size emanet olarak tevdî ettiği şeylerden başkaları için harcayın; ⁵ çünkü sizden imana eren ve [Allah yolunda] sınırsızca harcayanlar büyük bir mükafat göreceklerdir.
5 İnsanın “sahip olduğu” her şeyin Allah’ın tevdî ettiği bir emanetten başka bir şey olmadığına işaret. Çünkü “göklerde ve yeryüzünde olan her şey O’na aittir”, insan ise yalnız onların kullanımına yetkilidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah’a ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisine yürekten inanıp güvenin, Allah’ın size emanet olarak verip üzerine yetkili kıldığı mallardan O’nun yolunda harcayın. Sizden iman edip malından Allah yolunda harcayanlara büyük bir mükâfat vardır. 2/261
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH’A ve Rasûlü’ne yürekten güvenin ve O’nun sizi kendisine emanetçi kıldığı şeylerden infak edin![⁴⁹³⁷] Artık sizden iman ve infak eden kimseler için büyük bir ecir vardır.[⁴⁹³⁸]
[4937] Mustahlefîne fîh, zımnen: “size mülkiyetini verdiği” değil, “emanet ettiği” anlamına gelir. [4938] Müslümanlara hitap eden âyetin “iman edin” demesinin, infakla doğrudan bir münasebeti vardır. Zira îman edip infak etmemek, Allah’a inanıp da O’na güvenmemek gibidir. Kur’an üç şeyi “Allah yoluna” nisbet eder: İnfak, cihad ve hicret. Müslüman tasavvurunda infak üç temele dayanır: 1) Mülk Allah’ındır. 2) İman Allah’a güvendir. 3) Servet insana emanettir. Servet ata benzer; sırtına binerseniz siz ona sahip olursunuz, sırtınıza binerse o size sahip olur. Vahyin infak konusundaki tavsiyesi üçtür: 1) Bollukta da darlıkta da infak et (3:134). 2) Sevdiğinden ver (2:177). 3) Gizlice de açıktan da ver (13:22). İnfakın âdâbı üçtür: 1) Allah için verdiğini çok görmemek (74:6), 2) Hadisin ifadesiyle “kusmuğunu yalayan köpek” durumuna düşmemek, 3) Başa kakmamak (2:262-264). Zımnen: Allah için vermek, vermek değil almaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey İslam kervanına katıldığı halde kuşkuda bulunan münafıklar) Allah'a ve Resulüne (gönülden) iman edin; (Rabbinizin) tasarrufta bulunmanız için size ihsan ettiği mal ve mülkten (Allah yolunda) harcayın, içinizden (böyle) iman edip de harcamada bulunanlara büyük mükâfat vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi halefi (tasarruf sahibi) kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah'a ve Peygamberine imân edin. Kendisinde sizi istihlâf etmiş olduğu şeylerden infakta bulunun. İmdi sizden o kimseler ki, imân ettiler ve infakta bulundular, onlar için pek büyük bir mükâfaat vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'a ve Resulüne iman edin ve O'nun (sizi emanetçi yaptığı) yönetimini size bıraktığı mallardan harcayın. İçinizden iman edip harcayanlara büyük ecir vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'a ve Elçisine inanın ve (O'nun) sizi hakim kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden (Allah için) harcayın. Sizden, inanan ve (hak rızasına) harcayanlar için büyük mükafat vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'a ve rasûlüne îmân idin, tasarruflarında sizi evvelkilere halef kıldığı şeylerden infâk iyleyin. Sizden îmân idüb infâk idenlere büyük ecir vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz, Allah’a ve elçisine inanıp güvenin ve size verilen şeylerden hayra harcayın. İçinizden inanıp güvenen ve hayra harcayanlar için büyük bir ödül vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Allah'a ve Elçisine inanın, sizin tasarrufunuza bıraktığı şeylerden infak edin. Sizden inanan, infak eden kimselere büyük bir mükafat vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah'a ve Resulüne iman edin; size kullanma yetkisi verdiği şeylerden bağışta bulunun. Sizden iman eden ve Allah yolunda harcayanlar için büyük bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a resulüne iman edin; sizi üzerinde buyruk sahibi yaptığı şeylerden başkalarına bol bol verin! İçinizden iman eden ve infakta bulunanlar için çok büyük bir ödül vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
inanuñ Tañrı’ya daħı yalavacına. daħı nafaķa eyleñ andan kim ķıldı sizi ħalįfe olınmışlar anuñ içinde pes anlar kim įmān getürdiler sizden daħı nafaķa eylediler anlaruñdur müzd ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Īmān getürüñüz Tañrıya ve resūline ve nafaḳa idüñüz size virdügimāldan. Ol kişiler ki inandılar sizden ve ṣadaḳa eylediler. Anlara ulu müzdvardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey insanlar!) Allaha və Peyğəmbərinə iman gətirin. Sizi varis etdiyi maldan (Onun yolunda) xərcləyin. Sizdən iman gətirib (mal-dövlətini Allah yolunda) sərf edənləri böyük bir mükafat gözləyir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Believe in Allah and His messenger, and spend of that whereof He hath made you trustees; and such of you as believe and spend (aright), theirs will be a great reward
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Believe in Allah and His messenger, and spend (in charity) out of the (substance) whereof He has made you(5281) heirs. For, those of you who believe and spend (in charity),- for them is a great Reward.
5281 Whenever power or wealth or influence or any good thing is transferred from one person or group of persons to another, it involves added responsibilities to the persons receiving these advantages. They must be the more zealous in real charity and all good works, for that is a part of the evidence which they give of their faith and gratitude. And, besides, their good deeds, under the general law in the spiritual world, carry their own reward.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اٰمِنُوا
iman edin
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَرَسُولِه۪
ve resulüne
وَاَنْفِقُوا
ve infak edin
مِمَّا
o şey- den ki
جَعَلَكُمْ
sizi kıldı
مُسْتَخْلَف۪ينَ
halifeler
ف۪يهِۜ
onda
فَالَّذ۪ينَ
o kimseler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مِنْكُمْ
sizden
وَاَنْفَقُوا
ve infak ettiler
لَهُمْ
onlar için var
اَجْرٌ
bir mükâfat
كَب۪يرٌ
büyük
(Ey insanlar!) Allah'a ve resulüne iman edin ve sizi halifeler kıl(ıp üzerinde tasarrufa yetki ver)diği şeylerden (Allah yolunda) infak edin! İçinizden iman edip de infak edenler var ya, (işte) onlar için (Rabbleri katında) büyük bir mükâfat vardır.
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
مُسْتَخْلَف۪ينَ
Edilgen fiil-X
خ ل ف
Halifeler
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük