Allah’a ve Onun elçilerine gerçekten îman edenler var ya işte onlar, sıddîklerdir.¹ Şehitlere² gelince onların, Rablerinin huzurunda ayrıca bir mükâfatları ve nurları vardır.³ İnkâr ederek âyetlerimizi yalanlayanlar ise, cehennemliklerin ta kendisidir.
1 Sıddîk: Doğru sözlü, doğruluktan ayrılmayan, gerçeği tasdik eden anlamında bir Kur’an terimidir. Sözlükte “gerçeği konuşmak, gerçeğe uygun bilgi vermek ve güvenilir olmak” anlamlarına gelen “sıdk” mastarından isim olan sıddîk; “son derece doğru sözlü, asla yalan söylemeyen, gerçek olduğuna inandığı şeyi onaylamakta tereddüt göstermeyen, Allah ve Rasulünü tasdik eden ve bu tasdikinde de en ileri seviyeye ulaşan kimse” demektir. “Rasûlullah’ın bilgi, söz ve fiil biçiminde ortaya koyduklarının hepsini tasdik etmekte ve Peygamber’le mânevî münasebeti sebebiyle onun iç dünyasına yakın olmakta ileri seviyede bulunan kimse” şeklindeki tarif ise, Rasû-lullah ile Hz. Ebû Bekir arasındaki ilişki göz önüne alınarak yapılan bir tanımlamadır. Bazı müfessirler bu ayete dayanarak Allah’a ve Rasulüne iman eden herkesin sıddîklar grubuna girdiğini belirtmişlerdir. Sıddîk kelimesi bazı hadislerde Hz. Ebû Bekir’in sıfatı olarak zikredilir. Hz. Ebû Bekir, mi’rac mucizesi başta olmak üzere ğayba dair haberleri hiç tereddütsüz kabul ettiği için bizzat Efendimiz tarafından kendisine “sıddîk” lakabı verilmiş ve İslâm literatüründe bununla şöhret bulmuştur. (Buhârî, Tirmizî) Ahlâk ve tasavvuf kitaplarında sıddîk terimi ile ilgili yapılan tanım ve yorumlar kerameti kendilerinden veya müritlerinden menkul efendilerin yaptıkları, zikredilmeye bile değmeyen uydurma tanımlardır. 2 Şehit: Kelime olarak kesin bir haberi veren, bildiğini söyleyen, şahitlik eden demektir. Terim olarak ise, Allah rızası için, O’nun yolunda “canını fedâ eden Müslüman”a verilen isimdir. Ona bu ismin verilmesinin sebebi, cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş olması ve onun Allah’ın huzurunda yaşıyor olmasıdır. Şehit kelimesi Kur’an’da daha çok Allah yolunda öldürülme anlamında kullanılmaktadır. Şehitlik büyük bir derecedir. Şehitlerin günahlarının af olunacağı da Kur’an’da müjdelenmiştir. Şehit olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehit olmada ölçü, Allah’ın rızasıdır. Allah rızası için mücâdele eden, O’nun adını yüceltmek için çaba sarf eden ve bu yolda canını veren kimseler şehit olmuş olur. Bk. (Bakara: 154, Âlu İmrân: 169)3 Âyetin bu bölümü, bir bütün olarak da düşünülebilir. O zaman tercüme “Allah’a ve Peygamberlerine îman edenler var ya işte onlar, Rableri yanında sıddîkler ve şehitler mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları ve nurları vardır.” şeklinde olabilir.