close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Hacc Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veas-hâbu medyen(e)(s) vekużżibe mûsâ feemleytu lilkâfirîne śümme eḣażtuhum(s) fekeyfe kâne nekîr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Medyen ehli de yalanlamıştı ve Musa da yalanlanmıştı da onların azabını geciktirdim, bir mühlet verdim onlara da sonra helak ediverdim onları; nasılmış beni inkar etmek, nasıl da devletlerini felakete çevirmişim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Buna rağmen Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıp (yerin dibine batırdım). Böylece Benim tuzak hazırlayışım (her şeyi altüst edip kökten değiştiren inkılâbım ve münkirlere tuzak kurup intikam alışım) nasıl olurmuş? (görüp anlamışlardı!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Medyen halkı da aynen yalanlamıştı. Musa da yalan sayılmış, reddedilmişti. Her seferinde hakkı inkâr edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince, onları kıskıvrak yakaladım ki, nasılmış beni inkâr etmek? görsünler!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Medyen Halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Ben de, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, bir mühlet verdim. Sonra onları cezalandırdım, işlerini bitirdim. Beni tanımamak nasılmış, kendilerini gözden çıkarmam, gazabım nasılmış, görsünler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Medyen ahalisi de. Musa da yalanlanmıştı. Ama ben kâfirlere önce biraz süre tanıdım sonra onları yakaladım. Benim inkarım nasılmış?
Ali Bulaç
swap_vert close
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle Ben, o inkâr edenlere bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim (her şeyi alt üst edip kökten değiştiren) inkılabım (veya inkarım).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Şuayb'ın kavmi olan) Ashab-ı Medyen de (Şuayb'ı) tekzib etti. Mûsa da (firavun tarafından) tekzib olundu. Ben de o kâfirlere bir mühlet verdim. Sonra da kendilerini azabla yakalayıverdim. Bak ki, beni inkâr nasıl olmuştur?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Medyen ehli de yalanladı. Musa da yalanlandı. Ben önce o kâfirlere mühlet verdim, sonra yakaladım. İşte bak, Benim inkâr edenleri nasıl yakaladığımı gör!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Medyen halkı da yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlanmıştı. Ben o kâfirlere süre tanıdım. Sonra onları yakalayıverdim. Bir görseydin benim cezalandırmam nasıl olmuştu!
Besim Atalay
swap_vert close
Medyen yâranı da yalanlamıştı, Musa da yalanlandı, kâfirlere zaman verdik, sonradan da yakaladık; inanmamak nice imiş?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
42-43-44. (Ey Resul!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh, Ad ve Semûd kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi ve (Şuayip'in kavmi olan) Medyen halkı da (nebilerini) yalanlamışlardı. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara süre tanıdım ve sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek (inadına hakka karşı direnmek) nasıl oluyormuş görsünler bakalım!
Cemil Said
swap_vert close
42,43,44. Seni tekzîb iderler ise tahattur it ki ânlardan evvel Nûh’ın kavmi, ’Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhîm’in ve Lût’un kavimleri dahî rasûllerini tekzîb itmişlerdi. Mûsâ da tekzîb olundı. Kâfirlere uzun bir mühlet virdim, sonra ’azâb itdim, ’azâbım pek şedîd oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
42,43,44. Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; Beni tanımamak nasılmış görsünler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
43,44. İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ da yalanlandı ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış, (gördüler).
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
42-44. Şayet seni yalancılıkla itham ediyorlarsa bilesin ki senden önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri, İbrâhim’in kavmi, Lût’un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerinin bildirdiklerini) yalan saymışlardı. Aynı şekilde Mûsâ da yalancılıkla itham edilmişti. Ben ise o inkârcılara biraz süre tanıdım ve sonra onları kıskıvrak yakaladım. Hadlerini bildirişim nasıldı bir bilsen!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
42, 43, 44. (Resûlüm!) Eğer onlar (inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa, (şunu bil ki) onlardan önce Nuh'un kavmi, Âd, Semûd, İbrahim'in kavmi, Lût'un kavmi ve Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanladılar. Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanıdım, sonra onları yakaladım. Nasıl oldu benim onları reddim (cezalandırmam)!
 Meâlde «benim reddim» şeklinde tercüme edilen «nekîri» terkibine tefsirciler tarafından şu mana verilmiştir: «Nimeti külfete, hayatı helâke ve mâmurluğu yıkıma çevirişim.»  
Edip Yüksel
swap_vert close
Medyen yerlileri de... Musa dahi yalanlandı. Ben o kafirlere süre tanıdım ve sonra onları hesaba çektim; beni tanımamak da nasılmış!..
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Şuayb'ın kavmi olan) Medyen halkı da (Şûayb'ı) yalanladı. Musa da (Firavun tarafından) yalanlandı. Ben de o kâfirlere bir süre verdim. Sonra da onları yakalayıverdim. Beni tanımamak nasılmış görsünler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eshabi Medyen de. Musâ da tekzib olundu, ben de o kâfirlere bir mühlet verdim, sonra da kendilerini tuttum alıverdim, nasıl oldu o vakıt benim inkârım?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamıştı). Mûsâ da yalanlanmıştı. (Her seferinde) hakkı inkâr edenlere (tövbe etmeleri için) mühlet vermiş, sonra da onları (azabım ile) yakalamıştım. (Böylece) beni inkâr etme (nin cezası) neymiş, gördüler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Medyen sahipleri de. Mûsâ da yalanlandı. Fakat gerçeği yalanlayan nankörlere süre tanıdım. Sonra da onları yakaladım. Benim inkarım¹ nasılmış gördüler.
1- Onları inkâr etmem, yok saymam.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
42,43,44. Eğer (kâfirler) seni tekzîb ediyorlarsa onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad, Semuud (kavmleri), İbrâhîm kavmi, Lût kavmi ve Medyen Yârânı da (peygamberlerini) tekzîb etmişlerdir. Muusâ dahi tekzîb edilmiştir. Nihayet ben o kâfirlere (ukuubet hususunda) bir mühlet verdim de sonra onları yakaladım. (Bak) benim inkârım (inkılâbım) nasıl imiş!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
42,43,44. (Habîbim, yâ Muhammed!) Seni yalanlıyorlarsa artık (bil ki) onlardan önce Nûh'un kavmi, Âd ve Semûd (kavimleri), İbrâhîm'in kavmi ve Lût'un kavmi, hem Medyen halkı da (peygamberlerini) yalanlamıştı. Mûsâ da yalanlandı. Fakat o kâfirlere mühlet verdim; sonra onları (azâbımla) yakaladım.(2) Artık (bak) benim (onları) inkârım(cezâlandırmam) nasıl oldu!
(2)“Kurûn-ı sâlifede (önceki asırlarda) cereyân eden, âsî ve mütemerrid (inadcı) kavimlere gelen azablar gösteriyor ki: İnsan başıboş değil, bir celâl ve gayret sillesine (tokadına) her vakit ma‘ruzdur. Evet hiç mümkün müdür ki, insan umum mevcûdât (varlıklar) içinde ehemmiyetli bir vazîfesi, ehemmiyetli bir isti‘dâdı (kābiliyeti) olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntazam masnûâtıyla(intizamlı san‘atlı mahlûklarıyla) kendini tanıttırsa, mukābilinde (karşılığında) insan îmân ile onu tanımazsa, hem bu kadar rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdirse, mukābilinde insan ibâdetle kendini ona sevdirmese, hem bu kadar bu türlü ni‘metleriyle muhabbet (sevgi) ve rahmetini ona gösterse, mukābilinde insan şükür ve hamdle ona hürmet etmese, cezâsız kalsın, başıboş bırakılsın.” (Zülfikār, 10. Söz, 18)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o inkârcılara (inkârlarından ve yaptıkları kötülüklerden vazgeçmeleri için yeteri kadar) süre tanıdım ve sonra (hem inkârdan hem de yaptıkları kötü işlerden vazgeçmedikleri için) onları (azapla) yakaladım. (Bak bakalım,) benim (onları) inkârım (cezalandırmam) nasıl oldu?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Medyen halkı da yalanladı ve Musa da yalanlandı. Sonra elçilerin getirdiklerini inkâr edenlere mühlet verdim ve onları yakalayıverdim. İnkâr edenler nasıl oldu (baksınlar).
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Medyen kişileri de peygamberlerini yalancı saymışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Bunun üzerine Ben o tanımazlara önce bir önel verdim, sonra da onları çarpıverdim. Benim azabım nasıl olurmuş görsünler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
42, 44. Onlar seni yalan sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvel Nuh, Âd, Semud kavimleri, İbrahim kavmi, Lût kavmi, Medyenliler de peygamberlerini yalancı çıkarmışlardı. Musa da kiptiler tarafından yalancı çıkarıldı. Kâfirlere mühlet verdim, sonra onları azaba çarptım. Benim ukubetim [³] ne şiddetlidir!
[3] Veya mâmuriyeti harabe, hayatı helâke çevirmekliğim nasıl oldu!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere önce mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakalayıverdim. Böylece (Ben’i) inkâr nasılmış (gördüler).
Kadri Çelik
swap_vert close
Medyen halkı da (yalanlamıştı). Musa da yalanlanmıştı. Böylelikle ben, o küfre sapanlara bir süre tanıdım, sonra onları yakalayıverdim. Nasılmış benim azabım!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Medyen halkının yalanlayıp helâke uğradığı gibi. Nitekim, Mûsâ da Firavun ve yandaşları tarafından yalanlanmıştı. Her seferinde, tövbe edip yola gelmeleri için inkârcılara birazcık süre tanımış, sonra da hepsini şiddetli bir azapla kıskıvrak yakalamıştım! Böylece,Beni inkâr etmenin cezası neymiş, gördüler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Medyen arkadaşları da (yalanladı). Bir de Musa yalanlandı; Kâfirler’e süre tanıdım; sonra onları yakaladım. Beni inkâr etmek nasılmış?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Medyen halkı da iftiracıydı. Mûsa da kabul görmedi. Ben, inkarcılara hep fırsat verdim, ama sonunda kıskıvrak yakaladım. Sonunda, beni inkar nasıl olurmuş gördüler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Medyen halkı da yalanlamıştı. Musa da yalanlanmıştı. İnkârları nedeniyle onlara belirli süre tanıdım. Sonra onlara öyle bir ceza verdim ki yeryüzünden silindiler. Gördüler mi nasılmış azabım?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Şuayb’ın kavmi) Medyen halkı da (peygamberlerini yalanlamışlardı). Musa da yalanlanmıştı. İşte ben o kâfirlere süre tanımış; sonra onları (azapla) yakalamıştım. Benim cezalandırmam [*] (bak) nasıl olmuştu!
Ayetin sonundaki [nekîri] ifadesi aslında bir tamlamadır ve “benim cezalandırmam” anlamında bir kullanımdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Medyen halkı da (öyleydi). Mûsa da (toplumu tarafından) yalanlanmıştı. Ben de o kâfirlere önce belirli bir süre verdim, sonra da onları helâk ettim. (Böylece) Benim (onları) inkârım nasıl olurmuş (gördüler).
Muhammed Esed
swap_vert close
Medyen halkının [yaptığı gibi]; ayrıca, Musa da [Firavun ve yandaşlarınca] ⁶⁰ yalanlanmıştı. [Her seferinde] hakkı inkar edenlere belirli bir süre için fırsat verdim, ama günü gelince onları kıskıvrak yakaladım ki böylece, Benim onları hiçe saymam nasıl olurmuş, görsünler!
60 Yani, kendi halkı tarafından değil, Firavun ve yandaşları tarafından; çünkü kendi halkı, günahkarca davranışlarına rağmen o’nun Allah’ın elçisi olduğunu kabul etmişti (Taberî). ‘Âd, Semûd ve Medyen halkına ilişkin atıflar 7. surede 48, 56 ve 67. notlarda yer almaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere mühlet verdim sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Nasılmış inanmayanların akıbeti? 2/55...73, 7/102...171, 17/59...102, 20/14...24
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Medyen ahalisi de (öyle yapmış) ve Musa da yalanlanmıştı. Hepsinde de kâfirlere süre tanıdım, ama sonunda onları enseledim: haydi, Beni inkâr nasıl olurmuş gördüler![²⁸⁵⁰]
[2850] İnkâr, yani “tanımazdan gelme, yok sayma”. Zımnen: Felaket sizin Allah’ı tanımazdan gelmeniz değil, asıl felaket O’nun sizi tanımazdan gelmesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Medyen halkı da, (aynı şekilde) peygamberlerini yalanlamıştır. Musa da (Firavun ve hanedanı tarafından) yalanlanmıştır, ama Ben ilkin o kafirlere mühlet verdim (imana gelmediler) sonra da onları yakaladım. Bak benim onları cezalandırmam nasılmış! (Kavmin o beldelerin kalıntılarını görsünler de bundan ibret alsınlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Medyen halkı... Ve Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. Ve sonra da benim İnkârım nasılmış... (gördüler)
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Medyen ahalisi de (tekzîp etti,) Mûsa da tekzîp olundu. Nihâyet o kâfirler için bir mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Artık (onların yaptıklarını) inkârım nasıl oldu bir düşünmeli!
Suat Yıldırım
swap_vert close
42, 43, 44. Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Âd ve Semûd halkı da, İbrâhim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Mûsâ da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkârcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkârına mukabil nasıl olurmuş Benim inkârım, cümle âlem görüp bildi!
Yalnız Hz. Mûsâ (a.s.) hakkında meçhul (edilgen) fiil kullanılması, yalancı sayanların kendi milleti değil de, başkaları olduğu içindir. Onu kıbtiler tekzip etmişlerdi. “Benim inkârım, yani nimeti mihnete, hayatı helâke, imar ve bayındırlığı harabeye dönüştürmem nasıl olurmuş!” anlamınadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kafirlere bir süre vermiş, sonra onları yakalamıştım. (Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
42,43,44- (Yâ Muhammed) Eğer kavmin seni tekzîb iderler ise (mahzûn) olma, onlardan evvel Nûh, 'Âd, Semûd, İbrâhîm, Lût kaavimleri ile Medyen ehli de rasûllerini tekzîb itdiler. Mûsâ da tekzîb olundı. Ben o kâfirleri imhâl ve sonra onları helâk iyledim. İnkârın 'âkıbeti nasıl olur gördiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Medyen’liler de öyleydi. Musa da senin gibi yalancı sayılmıştı. Ayetleri görmezlikten gelen o kişilere önce süre tanıdım sonra da yakalarına yapıştım. Benim hoşlanmamamın[*] sonu nasıl oldu (gördüler)!
[*] نَكِيرِ, garipseyen ve hoşlanmayan anlamındadır. Kâfirler doğrulardan, Allah da onlardan hoşlanmaz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Kafirlere süre tanıdım; sonra da onları yakaladım. Beni inkar nasılmış?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve Medyen ahalisi de. Sonra Musa da yalanlandı. Ben ise o kâfirlere önce süre tanıdım; sonra da onları yakalayıverdim. Nasıl oluyormuş Benim onları inkârım?(13)
(13) Onların inkârına karşılık Benim onlara verdiğim ceza.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Medyen halkı da. Mûsa da yalanlanmıştı da ben, inkârcılara biraz süre vermiş sonra hepsini yakalamıştım. Nasılmış benim azabım!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
42-44. daħı eger yalan dutalar seni bayıķ yalan duttı anlardan ilerü nūḥ ķavmı daħı 'ād daħı ŝemūd daħı ibrāhįm ķavmı daħı lūŧ ķavım [178b] daħı isleri medyen'üñ daħı yalan dutıldı mūsā. pes geçürü virdüm kāfirlere andan duttum anları. pes nite oldı inkār eylemegüm?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Medyen ehli daḫı, Mūsāyı daḫı yalanladılar Fir‘avn ḳavmi. Pes mühletvirdük kāfirlere. Andan ṣoñra muḥkem dutup helāk itdüm anları. Pes gör be‐nüm ‘iḳābum niçe oldı anlara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mədyən əhli də (peyğəmbərlərini təkzib etmişdi). Musa da (Fir’onun özü və camaatı tərəfindən) yalançı sayılmışdı. Kafirlərə (bir qədər) möhlət verdim, sonra onları (əzabla) yaxaladım. (Bir görəydin, küfr etdiklərinə, peyğəmbərləri yalançı sayıb inkar etdiklərinə görə) Mənim onları inkar etməyim necə oldu! (Onlara verdiyim ne’məti müsibətlə əvəz etdim!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And) the dwellers in Midian. And Moses was denied; but I indulged the disbelievers a long while, then I seized them, and how (terrible) was My abhorrence!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Companions(2821) of the Madyan People; and Moses was rejected (in the same way). But I granted respite to the Unbelievers, and (only) after that did I punish them: but how (terrible) was my rejection (of them)!(2822)
2821 Were they the same as the Companions of the Wood? See n. 2000 to 15:78. 2822 My Wrath on them, and the complete reversal of their fortune in consequence (Cf 34:45 and 35:26).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَصْحَابُ
ve halkı
مَدْيَنَۚ
Medyen
وَكُذِّبَ
ve yalan- lanmıştı
مُوسٰى
Mûsâ
فَاَمْلَيْتُ
fakat müh- let verdim
لِلْكَافِر۪ينَ
kâfirlere
ثُمَّ
sonra
اَخَذْتُهُمْۚ
onları yakaladım
فَكَيْفَ
ve nasıl
كَانَ
oldu
نَك۪يرِ
beni inkâr
Ve Medyen halkı. Mûsâ da yalanlanmıştı. Ben de o kâfirlere (kısa bir süre) mühlet verdim sonra da onları (azabımla kıskıvrak) yakaladım ve Beni inkâr (etmenin sonucu) nasılmış (gördüler)!
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
مَدْيَن
Özel isim
مَدْيَن
Medyen (Hz. Şuayb (a.s.)'ın kavmi)
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اَمْلٰى
Fiil-IV
م ل و
Mühlet verdi, okudu
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
نَكِير
İsim
ن ك ر
İnkâr etme