O gün, öyle yüzler vardır ki, ’zillet içinde aşağılanmış (ve utanç kaplamış)tır.’
Abdullah Parlıyan
swap_vertclose
Bazı yüzler o gün yere bakacak.
Ahmet Tekin
swap_vertclose
O gün, hakkaniyete riayet duygularının gereği, bir takım yüzler zillet içinde, başlar eğilmiştir.
Ahmet Varol
swap_vertclose
Bir kısım yüzler, o gün aşağılık içinde eğilmiştir.
Ali Bulaç
swap_vertclose
O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vertclose
Bir takım yüzler vardır ki, o gün zelildir;
Bahaeddin Sağlam
swap_vertclose
O gün, bazı yüzler (kişiler) zelildirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vertclose
2,3,4,5,6,7. O gün birtakım yüzler öne eğilecek; çok çabalayıp yorgun düşecek; kızgın ateşe girecek; son derece sıcak bir kaynaktan içirilecek. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur; o ise, ne besler, ne de açlığı giderir.
Besim Atalay
swap_vertclose
İşte, o gün yüzler yere iğilir
Cemal Külünkoğlu
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler (korkudan) zillete bürünecek.
Cemil Said
swap_vertclose
2,3,4,5. O gün (kâfirler) yüzleri ekşimiş (cehennem işlerinde) çalışmakdan yorulmuş, kızgın âteşde yanmış oldukları halde kaynar su içeceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
O gün kimi yüzleri zillet kaplamıştır.
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
2, 3, 4, 5, 6, 7. O gün bir takım yüzler zelildir, durmadan çalışır, (fakat boşuna) yorulur, kızgın ateşe girer. Onlara kaynar su pınarından içirilir. Onlar için kuru dikenden başka yemek yoktur, o ise ne besler ne de açlığı giderir.
Edip Yüksel
swap_vertclose
O gün yüzler saygı gösterir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Bir takım yüzler o gün eğilmiş zillete düşmüştür
Emrah Demiryent
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
İzin Günü¹ birtakım yüzler öne düşüktür;²
1- Kıyamet Günü, hesap sorma günü.
2- Müşrikler ve kâfirler dünyada göstermedikleri huşuyu (saygıyı) Allah'ı büyüklemeyi ahirette göstereceklerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Yüzler (vardır) o gün zelîl ve (hakıyr) dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
Birtakım yüzler vardır ki o gün zelildir!
İhsan Aktaş
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler (kimseler) vardır ki (inkâr, zulüm ve azgınlıkları yüzünden zilletten) öne eğiktir.
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
O gün yüzler korku içindedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
O gün öyle kimseler görülecektir ki onlar ürkerler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler kararacak,
İsmail Yakıt
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler (zilletten) öne eğiktir [hâşi’a].
Kadri Çelik
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler yere eğilmiş, zillete bürünmüştür.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
O Gün öyle yüzler vardır ki, utanç ve zilletten öne eğilecek.
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Yüzler vardır, o gün, aşağı sarkmış!
Mehmet Çakır
swap_vertclose
2,3,4,5. O gün bazı yüzler gergindir: // çünkü tüm emekleri iptal edilmiştir, // üstelik kızgın ateşe atılacak // kaynar sular içecektir?
Mehmet Çoban
swap_vertclose
O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüştür. Karşılaştıkları hiçbir şey hoşuna gitmez.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
O gün bazı yüzler düşüktür.
Mehmet Türk
swap_vertclose
O gün kimi yüzler¹ zillete düşmüştür.
1 Buradaki “kimi” ilavesi (وُجُوهٌ) kelimesinin nekra olmasından dolayıdır. Zira o gün tüm yüzler zillete düşmeyecektir.
Muhammed Esed
swap_vertclose
Bazı yüzler o Gün yere bakacak,
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
O gün, kimi yüzler vardır alabildiğine zelil ve perişan. 10/27, 80/40...42
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
Bazıları[⁵⁶⁹⁵] vardır o gün; zillet içinde yıkılmıştır;[⁵⁶⁹⁶]
[5695] Lafzen: “Bazı yüzler”. Yüz, sahibinden kinayedir (Krş: 55:27). Delili 6. âyetteki “onlar için” ibaresidir.
[5696] Huşû‘ kalp fiillerindendir. Fussılet 39’da mecazen yeryüzü için kullanılmış olsa da, genellikle insan için kullanılır. Zira huşû‘ bilgi ve bilinçten kaynaklanır. Mesela Allah’ın büyüklüğü hakkında insanın bilgisi arttıkça huşû‘u da artar. Mü’minlere dünyada nisbet edilir, kâfirlere ve münafıklara âhirette. Burada olduğu gibi, Allah’tan dünyada huşû‘ duymadılarsa âhirette mecburen duyacaklar (Krş: 79:9). Fakat dünyada duyulan huşû‘ sahibi için izzet ve şeref, âhirette duyulan huşû‘ sahibi için zillet ve meskenet olacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
(Ey insanlar, ibret alınız ki) O gün nice yüzler vardır, (korku ve dehşetten) boyunları bükük, zillet içindedirler.
Osman Fırat
swap_vertclose
O gün birtakım yüzleri zillet bürümüştür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
O gün nice yüzler ziIlete düşmüştür.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
Yüzler vardır o gün yere eğilmiştir, zelildir!
Yüzden maksat, insanın kendisidir. İnsanın yüzü, bütün varlığını yansıtan bir temsilcisi durumunda olduğundan Kur’ân-ı Kerîm’in birçok ayetinde vech, yani yüz, mecazen “zat” anlamında kullanılmıştır.
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Yüzler var ki o gün öne düşüktür,
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
O günde bir takım yüzler vardır ki korkularından zelîldirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
O gün kimi yüzler yere eğilmiş,
Şaban Piriş
swap_vertclose
O gün, yüzler vardır yere yıkılmış.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Yüzler vardır, o gün yere bakar,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Yüzler vardır o gün zilletle öne eğilmiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
yüzler ol gün ħordur
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Nice ulu kişiler ol günde ḳorḳuya düşeler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
(O gün) bir çox üzlər zəlil görkəm alacaq;
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
On that day (many) faces will be downcast,
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
Some faces, that Day,(6097) will be humiliated,
6097 Cf. 75:22, 24.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
وُجُوهٌ
birtakım yüzler
يَوْمَئِذٍ
o gün
خَاشِعَةٌۙ
öne eğiktir
O gün birtakım yüzler (Rabbinin azabının hak olduğunu gördüklerinde bir haşyete ve zillete bürünerek) öne eğilir.