close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fussilet Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne lâ yu/tûne-zzekâte vehum bil-âḣirati hum kâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle kişilerdir onlar ki zekat vermezler ve onlar, ahirete inanmayanların da ta kendileridir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki onlar, zekâtı (mallarındaki fakir hakkını, devlet ve cihad katkısını) vermeye (yanaşmayanlardır) ve ahireti inkâr eden de onlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, zekat vermezler, ahiret gerçeğini de örtbas etmek suretiyle inkâr ederler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Müşrikler vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı vermeyenlerdir. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr edenlerdir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 79/18; 87/14-15; 91/9-10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar ki, zekatı vermezler ve onlar ahireti inkar ederler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki onlar, zekatı vermeyenler ve ahireti inkâr edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O müşrikler ki, zekâtı vermezler ve onlar ahireti de inkâr ederler...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O müşrikler ki, zekât vermezler. (Sosyal yardımlaşma bağlarına riayet etmezler.) Ve ahiret hayatını da temelli inkâr ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar zekâtı vermezler ve âhireti de inkâr ederler.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar zekât vermezler, ahrete de inanmazlar!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar zekâtı vermezler (karşılıksız infakta bulunmazlar). Onlar ahireti de inkâr ederler.
Cemil Said
swap_vert close
6,7. Ânlara di ki: "Evet ben de sizin gibi bir insânım sizin Allâhınızın yegâne Allâh oldığı bana vahy idildi, doğrı âna teveccüh idiniz ve ’afvını taleb idiniz, hayf müşriklerin hâline ki zekât virmiyorlar ve âhireti inkâr idiyorlar!"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar zekat vermezler; ahireti inkar edenler de yalnız onlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar zekâtı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkâr ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ki onlar mallarından muhtaçları yararlandırmazlar; onlar âhireti de inkâr ederler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de onlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ki zekatı vermezler ve onlar ahireti de inkar ederler."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, zekatı vermezler, ahireti de inkâr ederler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki zekâtı vermezler ve Âhırete onlar kâfirdirler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar ki şirke bulaşmış olan kalplerini kelime-i tevhid ile arındırmazlar/temizlemezler. Ve âhireti inkâr edenler de onlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar¹ zekât² vermezler. Ahireti inkâr ederler.
1- Müşrikler. 2-Zekât sözcüğü, burada “mali yükümlülük” anlamında değil, sözcüğün diğer anlamları olan “arınma, eş koşmaksızın Allah'a yönelme, benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi.” Anlamındadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ki onlar zekât vermezler. Onlar âhireti (inkâr ile) kâfir olanların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar ki zekâtı vermezler ve onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar ki, (toplumun yoksul, muhtaç ve işsizlerine) zekât vermezler (maddi yardım ve destekte bulunmazlar). Ve ahiret (gerçeğini de örtbas edip) inkâr ederler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zekâtlarını vermeyenler ve ahireti de inkâr edenler onlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar o kimselerdir ki zekat vermezler, öbür dünyayı da tanımazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Zekât vermeyen [⁷], âhireti de tanımayan müşriklerin vay hâline!
[7] Veya nefislerini şirkten, küfürden pâk kılmayan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar arınmak için [zekât] vermezler³ ahireti de inkâr ederler.
3 Buradaki zekât, arınmak amacıyla karşılıksız yardımdır. Dinin temel ilkelerinden olan ve Medine’de farz olan “zekât” ise henüz farz olmamıştı. Bir tavsiye olarak yavaş yavaş yapılıyordu. Ayetin iniş sebebi ise, Kureyşliler, Hac mevsiminde gelenek olarak yemek ve su dağıtırlardı. Mekke döneminde bundan Müslümanları mahrum bıraktılar. Bunun üzerine bu ayet geldi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, zekât vermeyenler ve onlar ahireti inkâr edenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Yoksullara, yardıma muhtaç kimselere verilmesi gereken zekâtı vermekten kaçınan ve insanların hesaba çekileceği öte dünyanın varlığına da inanmayan o müşriklerin vay hâline!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Zekât’ı vermeyenlere! Onlar, Âhiret’i gerçekten inkâr edenlerdir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ahiret hayatını inkar ederek zekatı / aklama vergisini vermeyenlerin de çekeceği var!.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler zekât-ı ikame ederek kötülükten, pislikten, dünyeviliklerden arınmayı istemiyorlar. Hâlbuki onlara hayatın gelip geçici olduğu sürekli gösterilmektedir. Onlar kötülüklerden arınıp pisliklerden uzak durarak verdiğimiz varlıkları toplumla paylaşarak hesap günümüze hazırlanmaları gerekiyordu. Ancak onlar ahiret hayatına inanmazlar! Bir gün dünya hayatının hesabını vereceklerini kabul etmezler!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar zekâtı vermezler; ahireti inkâr edenler de işte onlardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
6,7. (Sen onlara): “Şüphesiz ben, sadece sizin gibi bir beşerim. Ancak bana, ‘sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu,’ vahyolunuyor. Öyleyse sadece Ona yönelin ve Ondan af dileyin. Zekâtı vermeyen, âhireti inkâr eden ve Ona ortak koşanların vay haline!” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
[vay haline] karşılıksız harcamadan kaçınanların: işte böyleleridir ahireti inkar edenler! ⁶
6 Allah’ın birliğine inanmak ve insanlara karşılıksız yardımlarda bulunmak, İslam’ın iki temel buyruğudur. Bu itibarla, bu iki buyruğa kasıtlı şekilde karşı çıkmak, insanın Allah’a karşı sorumluluğunun ve sonuçta hayatın öteki dünyada da devam edeceğinin inkarı anlamına gelir. (Zekât’ın bu bağlamda “karşılıksız harcama” olarak çevrilmesi konusunda bkz. sure 2, not 34. Unutulmamalıdır ki, zekât’ın Müslümanlar üzerinde zorunlu bir vergi yükümlülüğü şeklinde anlaşılması Medine döneminde başlar, halbuki bu sure Mekke dönemine aittir.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ki onlar zekât vermiyorlar çünkü onlar ahirete inanıp güvenmiyorlar. 30/8, 40/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar ki, arınmak için ödenmesi gereken bedeli gönüllü olarak ödemezler;[⁴²³⁵] işte onlar, evet onlardır âhireti inkâr edenler.
[4235] Zımnen: Bedel ödemeye yanaşmazlar, ama bedel ödemişlerin arınmışlığına da konmak isterler. Âyetteki zekât hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Malî yükümlülük olarak anlayanların yanında İbn Abbas, Mücahid gibi otoriteler, “Lailahe illallah diyerek kalbi şirkten arındırmak” olarak yorumlamışlardır (Taberî ve İbn Atıyye). Bütün yorumlara mesnet olan metni, terimin kök anlamını esas alan bu çevirinin yansıttığı kanaatindeyiz. Kur’an’ın 23 yıllık iniş sürecinde bazı terimler anlam yolculuğuna çıkmıştır. Zekât da bunlardan biridir ve müşrikler için geçtiği bu bağlamda Medenî âyetlerdeki gibi “nisabı olan malî bir vecibe” değil “helâl kazanç ve paylaşma” mânasına gelir (İlk geçtiği A’râf 156’nın 1 nolu notuna bkz).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ki onlar zekât vermezler, ahireti de inkâr ederler. (Elbette azap onlarındır)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki zekât vermezler ve onlar âhireti de inkâr ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«O müşrik kimseler ki, zekâtı vermez ve onlar ahireti münkirdirler, onlar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O müşrikler ki zekât vermez, âhireti de inkâr ederler. [91, 9-10; 87, 14-15; 79, 18]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki zekat vermezler ve onlar ahireti de inkar ederler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Zekâtlarını virmezler ve âhiretlerine kâfir ve münkirdirler."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar zekat vermez, öbür dünyayı görmezlikten gelirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ahireti inkar ederek zekat vermeyenlerin...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar zekât vermezler; âhireti de zaten inkâr etmektedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar zekâtı vermezler. Ölüm sonrası hayatı inkâr edenler de onlardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim virmezler zekātı daħı anlar āħirete anlar kāfirlerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol kişiler ki virmezler zekātı. Daḫı anlar āḫirete kāfirlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O müşriklər ki, zəkat vermir və axirətə inanmırlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who give not the poor due, and who are disbelievers in the Hereafter.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who practise not regular Charity, and who even deny the Hereafter.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
onlar ki
لَا يُؤْتُونَ
vermezler
الزَّكٰوةَ
zekâtı
وَهُمْ
ve onlar
بِالْاٰخِرَةِ
âhireti
هُمْ
onlar- dır
كَافِرُونَ
inkâr edenler
Onlar ki zekâtı ver(ip nefislerinin cimriliğini temizlemeye çalış)mazlar ve onlar âhireti (yok sayıp o gün hiç gelmeyecekmiş gibi yaşayan ve onu) inkâr edenlerin ta kendileridir.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
زَكٰوةَ
İsim
ز ك و
Zekât, temiz olmak, temizlik
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler