Onlar ki, arınmak için ödenmesi gereken bedeli gönüllü olarak ödemezler;[⁴²³⁵] işte onlar, evet onlardır âhireti inkâr edenler.
[4235] Zımnen: Bedel ödemeye yanaşmazlar, ama bedel ödemişlerin arınmışlığına da konmak isterler. Âyetteki zekât hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Malî yükümlülük olarak anlayanların yanında İbn Abbas, Mücahid gibi otoriteler, “Lailahe illallah diyerek kalbi şirkten arındırmak” olarak yorumlamışlardır (Taberî ve İbn Atıyye). Bütün yorumlara mesnet olan metni, terimin kök anlamını esas alan bu çevirinin yansıttığı kanaatindeyiz. Kur’an’ın 23 yıllık iniş sürecinde bazı terimler anlam yolculuğuna çıkmıştır. Zekât da bunlardan biridir ve müşrikler için geçtiği bu bağlamda Medenî âyetlerdeki gibi “nisabı olan malî bir vecibe” değil “helâl kazanç ve paylaşma” mânasına gelir (İlk geçtiği A’râf 156’nın 1 nolu notuna bkz).