close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Furkân Sûresi 15. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul eżâlike ḣayrun em cennetu-lḣuldi-lletî vu’ide-lmuttekûn(e)(c) kânet lehum cezâen ve masîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Bu mu daha hayırlıdır, yoksa çekinenlere vaadedilen ebedilik cenneti mi? Bu, onlara bir mükafattır ve dönüp varacakları yer.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Bu (sonuç) mu daha hayırlıdır, yoksa takva (tam ve sağlam bir iman, itaat ve cihad) ehline va’ad edilen ebedilik cenneti mi? Ki orası onlar için (kutlu) bir mükâfat ve varılacak son (mutlu) durak yeridir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki şimdi söyleyin bakalım: “Bu mu daha hayırlı, yoksa yolunu Allah'ın kitabıyla bulanlara vaadedilen bir mükafat ve yerleşme yeri olarak vaadedilen ebedi cennet mi?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bu mu, daha iyi yoksa takvâ sahiplerine, Allah'a sığınanlara, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlere va'dedilen ebedîlik cenneti mi? Orası onlar için bir mükâfat ve güzel bir nihaî dönüş yeridir.” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 15/48; 38/53; 41/48.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Bu mu daha hayırlıdır yoksa takva sahiplerine vaadedilen sonsuzluk cenneti mi? Orası onlar için bir mükafat ve dönüş yeridir."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafaat ve son duraktır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, o Mekke kâfirlerine) de ki: “- Bu ateş mi hayırlı, yoksa takva sahiblerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? O cennet ki, kendilerine bir mükâfat ve bir dönüş yeri bulunuyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha yararlı, yoksa muttakiler için vaadedilen Cennet mi daha yararlı? O Cennet ki, muttakiler için mükâfat ve varış yeri olacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen sürelilik cenneti mi? Orası, onlar için bir ödül ve bir varış yeridir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Bu mu, yoksa sakınçlara adanmış olan sonsuzluk cenneti mi daha iyi?»; bu onlara hem bir ödül, hem de döneydir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha hayırlıdır yoksa Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlara bir mükâfat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedi cennet mi?”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Bu dünyâ mı iyi, muttakîlere va’d olunan ve büyük bir mükâfât teşkîl iden ebedî cennet mi?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Bu mu iyidir, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara mükafat ve gidilecek yer olarak söz verilen ebedi cennet mi daha iyidir?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dedilen ebedîlik cenneti mi?” Orası onlar için bir mükâfat ve varılacak bir yerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha iyidir, yoksa Allah’a saygılı olanlara vaad edilen ebedî cennet mi?” İşte bunlar için cennet bir ödül ve nihaî durak olacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takvâ sahiplerine vâdedilen ebedilik cenneti mi? Orası, onlar için bir mükâfat ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Bu mu, yoksa erdemlilere bir karşılık ve dönüş yeri olarak söz verilmiş ebedi cennet mi daha iyi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: Bu mu daha iyi, yoksa takva sahiplerine vaad olunan ebedilik cenneti mi? Çünkü orası, onlar için bir mükafattır ve bir varış yeridir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya o mı hayırlı, yoksa müttekilere va'dolunan Huld Cenneti mi Ki kendilerine bir mükâfat, ve âkıbet varacakları bir me'va bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm, o kâfirlere) de ki: “Bu (sonuç) mu daha hayırlıdır, yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir mükâfat ve yerleşme yurdu olarak vadedilen ebedî kalınacak cennet mi?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa takva sahipleri için bir ödül olan, dönüş yeri olarak söz verilen süresiz Cennet mi?”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Bu mu hayırlı, yoksa muttakıylere va'd olunan ebedîlik cenneti mi? Ki bu, onlar için bir mükâfat, bir merci'dir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “(Başınıza gelmesi muhakkak olan) bu (netîce) mi hayırlıdır, yoksa takvâ sâhiblerine va'd edilen (ni'metleri aslâ kesilmeyecek olan) Huld Cenneti mi? (Orası) onlar için bir mükâfât ve bir varış yeridir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm! Onlara) De ki: Bu mu daha iyi, yoksa (inkâr, zulüm ve kötülükten) sakınanlara vâdedilen ikamet yurdu olan cennet mi? Orası, onlar için bir mükâfat (sınırsız ödül) ve (huzura kavuşacakları) bir varış yeridir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Bu cehennem ateşimi daha hayırlı? Yoksa sakınıp korunanlara vaat edilen, yaptıklarının karşılığında dönecekleri yer olan, sürekli kalacakları cennet mi daha hayırlı?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa sakınırlara adanan o sonsuzluk Cennet’i mi? O Cennet ki onlar için hem bir karışıklık, hem de bir dönecek yer olmuştur."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara de ki, acaba bu mu daha iyidir? Yoksa sakınanlara vaat olunan daimî Cennet mi iyidir? Onlar için burada mükâfat vardır. Burası uğraktır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olanlara, bir mükâfat ve varış yeri olarak vaat edilen ebedi [huld] cennet mi?”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine vaat edilen ve onlar için bir mükâfat ve dönüş yeri olan ebedi cennet mi?
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey Müslüman! Bu felâkete doğru adım adım yaklaşmakta olan bütün kâfirlere de ki: “Şimdi söyleyin bakalım, bu korkunç son mu daha iyidir, yoksa kötülüklerden titizlikle sakınan kimselere bir mükâfât ve yerleşme yurdu olarak söz verilen sonsuz cennet nîmetleri mi?” Öyle bir cennet ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Bu mu hayırlıdır; yoksa Müttakîler’e / Sakınıp Korunanlar’a vaad edilmiş Huld’ün (Sürekli Kalıcı’nın) cenneti mi? Onlar için varılacak bir yer ve bir ödül olmuştur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " bu mu daha iyi, yoksa sağlamcılara vadedilen sonsuz mutluluk mu ? ..." Sağlamcıların ödülü ve son durağı cennettir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; “Bu ceza mı sizin için iyidir, yoksa Allah’ın azabından korunan inanarak iyi işler yapanlara verilecek cennet mi? Ebedi cennet Allah’ın yasalarına uyan inanarak iyi işler yapanların hakkıdır. Allah’ın gönderdiği bilgilere karşılık hainlik yapmayan, gerçeklerin üzerini örterek saptırmayanların hakkıdır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara) de ki: “Bu mu hayırlı olan yoksa [muttakî]lere (duyarlı olanlara) vadedilen, kendileri için bir ödül ve varış yeri olan [ebedî] cennet mi?”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Onlara): “Bu mu daha iyi,¹ yoksa takva sahiplerine bir mükâfat ve bir barınak olarak vâdedilen sonsuzluk cenneti mi? (daha iyi)” de.
1 “Bu mu daha iyi” ifâdesi cehennemde iyilik olacağı anlamına gelmez. Burada; kâfirlerin iyi zannettikleri şeyler hakkındaki kanaatleriyle, zarif bir istihza, söz konusu olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “(Şimdi söyleyin,) bu mu daha hayırlı, yoksa Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlara bir mükafat ve yerleşme yeri olarak vaad edilen ebedî cennet mi?
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – E şimdi bu mu hayırlı, yoksa günahlardan sakınıp korunanlara vaat edilen ve onlar için bir ödül ve nihai vatan olan kalıcı cennet mi? 3/195, 9/72, 28/61, 46/13...16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Ee, şimdi bu mu hayırlı, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen ebedî cennet mi?[³⁰⁹⁷] Ki o bir ödül[³⁰⁹⁸] ve bir son duraktır.
[3097] Cennetin “has bahçe” anlamına geldiğini hatırlarsak, dünyada gördüğümüz hiçbir has bahçenin ebedî olmadığını da hatırlarız. İşte âyetteki “ebedîlik” cennetin bildiğimizin çok ötesinde kalıcı güzelliğin üretildiği merkez olduğunu ifade eder. [3098] Zımnen: Cennet mü’minin amellerinin bedeli değil Kerîm olan Allah’ın ödülüdür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, onları uyar da ibret alsınlar) De ki: "-Bir kul için- Bu cehennem mi daha hayırlıdır, yoksa takva ehline (iman edip sâlih ameller işleyenlere) va'ad olunan sonsuzluk cenneti mi? Ki bu cennet onlar için bir mükafat ve varılacak ne güzel bir son duraktır.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va’dedilen sürekli cennet mi? O da onların mükâfâtı ve varacakları yerdir’’
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Ya bu mu daha hayırlıdır, yoksa muttakîler için vaadedilmiş olan Huld cenneti mi ki, onlar için bir mükâfaat ve bir varılacak yer olmuştur.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Bu mu iyi, yoksa takvâ ehline vâd olunan ebedî cennet mi? ”Orası onlar için bir mükâfat ve pek güzel bir âkıbettir. [15, 48; 38, 53; 41, 28]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Bu mu iyi, yoksa korunanlara va'dedilen ebedi cennet mi? O da onların mükafat ve sonucudur!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Bu mı hayırlıdır yoksa muttakîlerin va'd olundukları cennet-i huld mı hayırlıdır?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Bu mu iyi, yoksa takva sahiplerine söz verilen kalıcı cennet mi? O onlar için hem bir karşılık, hem varılacak yerdir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bu mu hayırlı, yoksa takva sahiplerine söz verilen ebedi cennet mi? Orası onlar için bir ödül ve son duraktır, de!
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Bu mu daha hayırlı, yoksa takvâ sahiplerine vaad edilen ebedî Cennet mi? Bu onların ödülü ve varacakları yerleridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Bu mu daha iyi, yoksa korunanlara vaat edilen o sürekli cennet mi? O cennet de bu korunanların ödülü ve dönüş yeridir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “ay şol mı yigrekdür ya'nį ŧamu yā ebedlik uçmaġı ol kim va'de virinildi şaķınıcılar?” oldı uçmaķ anlara yanud daħı dönecek yir.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ol mı yigrekdür, yā Cennetü’l‐Ḫuld mı ki va‘de olundı müttaḳīlere? Ol anlaruñ cezāsıdur, daḫı varacaḳ yirleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Onlara de: “Bu (cəhənnəm odu) yaxşıdır, yoxsa Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlərə bir mükafat və sığınacaq olaraq və’d edilən Xüld cənnəti?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Is that (doom) better or the Garden of Immortality which is promised unto those who ward off (evil)? It will be their reward and journey's end.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Is that best, or the eternal garden, promised(3069) to the righteous? for them, that is a reward as well as a goal (of attainment).(3070)
3069 Shifting the scene back to this life, they may fairly be asked: "Here is the result of the two courses of conduct: which do you prefer?" 3070 To the righteous, the final Bliss will in one sense be a reward. But the word "reward" does not truly represent facts, for two reasons: (1) the Bliss will be greater than they deserved; and (2) righteousness is its own reward. The best way of expressing the result would be to say that their highest Wish will now have been attained; the goal will have been reached; they will be in Allah's Presence. That is salvation in the highest.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَذٰلِكَ
bu mu
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
اَمْ
yok- sa
جَنَّةُ
cenneti mi
الْخُلْدِ
ebedilik
الَّت۪ي
o ki
وُعِدَ
vaad edildi
الْمُتَّقُونَۜ
muttakilere
كَانَتْ
oldu
لَهُمْ
onlar için
جَزَٓاءً
bir mü-kâfat
وَمَص۪يراً
ve bir varış yeri
(Resulüm! O kâfirlere) De ki: "Bu mu daha hayırlı, yoksa muttakilere (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlara) vaad edilen ebedilik cenneti mi? (Orası) Onlar için bir mükâfat ve bir varış yeridir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
خُلْد
İsim
خ ل د
Ebedilik, ölümsüzlük
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
جَزَٓاء
İsim
ج ز ي
Ceza, mükâfat, karşılık
مَصِير
İsim
ص ي ر
Dönüş, varış yeri