close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fetih Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve yensuraka(A)llâhu nasran ‘azîzâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve sana, üstün bir yardımla yardım etsin diye.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve Allah (bu sürecin sonunda), Sana ‘üstün ve onurlu’ bir zaferle yardım etsin (istedik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Allah sana güçlü yardımıyla yardım edip elini uzatacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, itibarlı, şanlı, kudretli, hükümranlığını pekiştiren bir yardım yapmak için, bu fethi sana ihsan etti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve Allah sana ulu bir zafer versin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve emsalsiz bir zafer ile Allah, seni, (düşmanlarına) galib ve üstün getirecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Allah sana güçlü (izzetli) bir yardımla yardım etsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah sana, şanlı bir zaferle yardımda bulunacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah seni ünlü, sanlı bir yardımla yardımlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve sonunda da sana muhteşem bir zafer kazandıracaktır.
Cemil Said
swap_vert close
2,3. Tâ ki Allâh’ın eski ve yeni günâhları ’afv itmesi içün vesîle olsun. Sana ihsânlarda bulunsun ve seni tarîk-i müstakîme hidâyet itsün ve kudretli müzâheretini ihsân iylesün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Böylece sana, kimsenin güç yetiremeyeceği bir şekilde yardım eder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
1-3. Senin geçmiş gelecek bütün günahını Allah’ın bağışlaması, sana nimetini eksiksiz vermesi, seni dosdoğru yolda yürütmesi ve Allah’ın sana güçlü bir şekilde yardım etmesi için sana apaçık bir fetih ihsan ettik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve sana şanlı bir zaferle yardım eder.  
 Geçmişte ve gelecekte günahtan uzak bulunan Peygamber’e tamamlanan ilâhî nimet, Mekke ve Tâif’in fethi, dünyada şerefinin yüce kılınması, yardım ve zafere nâil olması, baş kaldıranların boyun eğmesi şeklinde tecelli etmiştir. Hakikaten Hz. Peygamber Allah’ın habîbidir, önceki şerîatları tamamlamış ve düzeltmiştir. Miraca nâil olmuş, en yüce makamlara kadar yükselmiş, ins ve cinne peygamber olmuş, ganimet kendisine ve ümmetine meşru kılınmış, şefâati makbul olmuş, teşehhüdde, ezanda ve Kur’an’ın birçok yerinde Allah ile birlikte anılmış, ona itaat Allah’a itaat sayılmıştır. Kelime-i Tevhid’in iki rüknünden biri olmuş, böylece kendisi için bütün nimetler tamamlanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve ALLAH seni üstün bir zaferle desteklesin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve nazîrsiz bir muzaffariyyet ile seni Allah mansur ve muazzez kılacak
Emrah Demiryent
swap_vert close
2-3. Ki Allah, senin geçmiş ve gelecek *zellelerini mağfiret buyursun, sana nimetini tamamlasın, seni (o) dosdoğru (İslâm) yol (un) da sabit kılsın ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.
* Zelle: Peygamberlerden bir kasıt olmaksızın, unutarak ya da yanılarak meydana gelen, evlayı terk kabilinden, makamlarına uygun düşmeyen söz veya davranış. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah, sana çok üstün bir zaferle yardım etsin diye.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ve Allahın sana çok şerefli bir muzafferiyyetle yardım etmesi için (dir).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Allah, sana şanlı bir zaferle yardım etsin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
2 , 3. (Bu,) senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını Allah’ın bağışladığı, üzerindeki nimetini tamamladığı, seni (böylece) dosdoğru bir yola ilettiği ve yine Allah’ın sana onur ve zafer dolu bir yardımla destek verdiği içindir. *
(*) Not: Bu ayetle ilgili mevcut meal ve tefsirlerde bir mantık problemi var, o da şöyledir. Müfessirler ve mealciler: Bu fethin, (başarı ve zaferin) Hz. Peygamberin geçmiş ve gelecek günahlarının bağışlanmasına, onun için nimetin (hidayet- nübüvvetin) tamamlanmasına, onun dosdoğru yola (islama) iletilmesine ve saldırgan düşmana karşı ona yardım ve destek verilmesine sebep yapmaktadırlar. Bu yüzden bundan hareketle mantıken şu sorular sorulabilir. Bu fetih verilmeden önce Hz. peygamber günahkâr mıydı? Allah ona nimetini (hidayet ve nübüvveti) vermemiş miydi? Allah onu dosdoğru yola (İslam yoluna) iletmemiş miydi? Allah ona saldırgan düşmana karşı yardım ve destek sözünü vermemiş miydi? Yani bunların gerçekleşmesi için önce fetih mi verilmiş? Ki, bunlara vesile olsun? Oysa durum tam tersinedir. Yani Yüce Allah elçisinin bütün günahlarını bağışlıyor, (günahlardan onu koruyor), ona nimetini (hidayet ve nübüvveti) tamamlıyor, onu dosdoğru yola (İslam yoluna) iletiyor, yardım ve destek veriyor. İşte bunlar söz konusu fethin sebebidir, fetih bunların sebebi değildir. Çünkü fetih bunlardan sonra gerçekleşmiş, bunlardan önce değil. Ayrıca ayete geçen (ليغفر - ويتم – ويهديك - وينصرك ) fiillerin üzerinde masdar edatı olan gizli (أن)’’en’’ bulunmaktadır. Bu masdar edatı olan (أن) ’’en’’, üzerinde bulunduğu bütün bu fiilleri masdar cümlesine çevirmektedir. Bu nedenle, yani te’vili masdar gerçekleştikten sonra bu fiiller aşağıda gösterildiği gibi bir cümleye dönüşürler. وقوله ليغفر لك الله بدل اشتمال من ضمير لك . والتقدير : إنا فتحنا فتحا مبينا لأجلك لغفران الله لك وإتمام نعمته عليك ، وهدايتك صراطا مستقيما ونصرك نصرا عزيزا . وجعلت مغفرة الله للنبيء - صلى الله عليه وسلم - علة للفتح لأنها من جملة ما أراد الله حصوله بسبب الفتح ، وليست لام التعليل مقتضية حصر الغرض من الفعل المعلل في تلك العلة (التحرير والتنوير ) فإن اللام داخلة على المغفرة فهي علة للفتح، فكيف يصح أن تكون معللة.( فتح القدير - اللباب في علوم الكتاب) والمعنى: يسرنا لك هذا الفتح لإِتمام النعمة عليك، وهدايتك إلى الصراط المستقيم، ولنصرك نصرا عزيزا. (الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ve Allah seni çok güçlü bir şekilde desteklesin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de Allah’ın sana kutlu bir yardımda bulunması içinidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sana şanlı, şerefli bir nusrat verecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece sana kimsenin güç yetiremeyeceği bir yardımda bulunur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve Allah, sana üstün bir zaferle yardım etsin (diye apaçık bir fetih verdik).
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve nihâyet Allah, seni ve izinden yürüyen müminleri, hiç kimsenin karşı koyamayacağı muhteşem bir zaferle desteklesin!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Aziz / izzetli / güçlü bir yardım ile sana yardım etsin!
Mehmet Çakır
swap_vert close
sana, senin değerine değer katan zaferler kazandıracaktır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ve sana şanlı bir zaferle yardım eder
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana güçlü bir şekilde yardım edecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
1,2,3. (Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz sana (Hudeybiye’de) Allah’ın geçmiş ve gelecek hatalarını bağışlaması,¹ üzerindeki nîmetini tamamlaması, seni dosdoğru bir yola yöneltmesi ve Allah’ın sana çok şerefli bir zaferle yardım etmesi için, apaçık bir fetih² (zincirinin) önünü açtık.³
1 Burada ki günâhların bağışlanması (Muhammed: 19) da; “Ey Muhammed! Allah’tan başka ilâh olmadığını iyi bil! Hem kendi, hem Müslüman erkekler ve hem de Müslüman kadınların günâhları için (Allah’tan) bağışlanma dile.” âyetine verilen cevabî bir müjde olabileceği gibi, kendisinin de; “her gün yüz defa istiğfar ettiğini” söyleyen Peygamber (a.s)’ın, hata yapabileceğine işaret de olabilir.2 Fetih: Önünü açmak, yol göstermek, aradaki anlaşmazlığı hükme bağlamak, kapalılığı gidermek demektir. Bazı müfessirler bu fethi, “Mekke’nin fethini vaat” diye anlamışlarsa da müfessirlerin büyük bir çoğunluğu bu fethin; “Hudeybiye anlaşması" olduğu kanaatindedirler ve bunu şu şekilde izah ederler; a- Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hudeybiye’ye harp için değil, bir “umre” niyetiyle hareket etmiş, fakat çarpışmayı müşrikler düşünmüşlerdi. Şiddetli bir savaş olmasa da iki taraf arasında ok ve mancınık atılmış, Müslümanlar müşrikleri yenmiş ve müşrikler anlaşma istemek zorunda kalmışlardı. b- Bu anlaşma ile Müslümanlar bir Devlet olarak mevcudiyetlerini düşmanlarına resmen kabul ettirmişlerdir. Yani, “Akabe Biatleriyle” kurulan “İslâm Devleti”, bu anlaşma ile resmen tanınmıştır. Bu da bundan sonra başlayacak bir fetih zincirinin başlangıcı olmuştur. 3 İbnu Mes’ud’dan: Rasulullah (s.a.v) ile beraber Hudeybiye’den dönmüştük. Rasulullah (s.a.v) orada on ila yirmi gün arası durdu. Sonra Medine’ye döndü. Yola koyulduğumuz sırada idi ki ona vahiy geldi. Kendisinde bir sevinç hali vardı. O vakit bize “Fetih suresinin ilk bölümünün nâzil olduğunu” haber verdi. (Ahmed, Buharî, Ebu Davud, Neseî) Başka bir rivayette de Ömer b. Hattab (r.a): Rasulullah (s.a.v) ile seferde idik. Ona bir şey hakkında üç kere soru sordum. Bana cevap vermedi, ben de devemi sürdüm, sonra insanların önüne geçtim ve hakkımda ayet indirilmesinden korkmuştum. Biraz sonra birinin bana bağırdığını işittim. Hakkımda bir ayetin nâzil olduğundan korktum. Rasulullah (s.a.v)’in yanına vardığımda o, sevinçle bana: “Bu gece üzerime, bana Dünya ve içindeki her şeyden daha sevgili bir Sûre indirildi” buyurdular ve fetih suresini okudular, demiştir. (Ahmed, Buharî, Tirmizî, Neseî, İbnu Mâce) Bu rivayetler gösteriyor bu surenin nüzulü Mekke ile Medîne arasında olmuştur. Bu sebeple de bu sure Medenî’dir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve Allah sana güçlü yardım elini uzatacaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve böylece Allah sana çok şerefli ve muhteşem bir zaferle yardım edecektir. 3/160, 17/80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
nihayet Allah seni, saygın ve müstesna bir zaferle destekleyecektir.[⁴⁵⁸⁹]
[4589] Zaferi zorbalar da elde eder. Asıl olan zehirlenmemiş saygın bir zafer elde etmektir. Bu ise güç ile değil, güç ahlâkı ile elde edilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve Allah sana çok şerefli bir zaferle yardım eder.
(Onun yardımı sayesinde çok kuvvetli düşman ordularına gâlip gelirsin, parlayan İslam güneşini şirk ve küfürle örtmeye çalışan kâfirleri perişan edersin)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve Allâh sana azim bir zafer versin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah sana pek izzetli bir nusret ile nusrette bulunsun.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve sana şanlı bir zafer vermesi içindir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve Allah sana şanlı bir zafer versin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
1,2,3. Yâ Muhammed! senin geçen ve gelecek günâhlarını mağfiret itmek ve senin üzerine ni'metini itmâm iylemek ve sana gâlib ve 'azîz bir nusret virmek içün Allâh Te'âlâ sana âşikâr bir fetih ile fütuhât virdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunun bir sebebi de Allah’ın sana, güçlü bir yardımda bulunacak olmasıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve Allah sana karşı konulmaz bir zaferle yardım etsin...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve şanlı ve şerefli bir zaferle sana yardım edecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve Allah sana onur ve kudret dolu bir yardımla destek verecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı arķa vire saña Tañrı arķa virmek 'izzetlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı nuṣret virmeg‐içün saña Tañrı Ta‘ālā ‘azīz idici nuṣret.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah sənə yenilməz qələbə verəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And that Allah may help thee with strong help
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And that Allah may help thee with powerful help.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَنْصُرَكَ
ve sana yardım etsin
اللّٰهُ
Allah
نَصْراً
bir yardımla
عَز۪يزاً
azîz
Ve Allah sana azîz (şerefli ve seni şerefli kılacak) bir yardımla yardım etsin.
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَصْر
İsim
ن ص ر
Yardım
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli