*O, Mekke (vadisi) nin ortasında (Hudeybiye’de), sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, *onların ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
* “O, Mekke (vadisi) nin ortasında (Hudeybiye’de), sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra”; Mekkeli müşriklerden silâhlı seksen kişi, bir fırsatını bulup, âni bir baskın yapmak üzere Tenim Dağı tarafından, mü’minlerin karargâhının etrafında dolaştılar. Ancak Allah’ın izniyle müslümanlar onları yakalayarak, Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimizin huzuruna getirdiler. Allah Resûlü [sallallahu aleyhi vesellem] efendimiz bir müddet sonra onları serbest bıraktı.
* “…onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir”; Âni bir baskınla müslümanlara saldırı yapmak isteyen 80 kişilik grubun yakalanması ve aynı zamanda, Hz. Osman’ın [radıyallahu anh] müşrikler tarafından Mekke’de alıkonulması üzerine cihat üzerine yemin eden sahabe efendilerimizin kararlılığı, müşrikler arasında tedirginlik meydana getirmiş daha da ileri gitmelerine mâni olmuştur. İki tarafın da savaş istemediklerini beyan etmesi üzerine Hudeybiye barış antlaşması imzalanmıştır.
Müşrikler, korktukları için savaşmaktan vazgeçtiler. Ancak Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] efendimiz ve ashabının cihattan vazgeçmeleri Allah’ın emriyle olmuştur. Allah Teâlâ cihada izin vermemişti. Bunun en büyük sebebi; müslüman olduğu halde müslümanlığını açığa vuramamış birçok kadın ve erkeğin müşriklerle aynı yerde yaşamasıydı. Eğer savaş olsaydı, onlar da müşriklerle beraber müslümanlar tarafından öldürülebilirlerdi. Çünkü onların müslüman olduğunu kendilerinden ve Allah’tan başka kimse bilmiyordu. 25. âyet-i kerîme bu hakikati anlatıyor.