close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fetih Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev kâtelekumu-lleżîne keferû levellevû-l-edbâra śümme lâ yecidûne veliyyen velâ nasîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafirler, sizinle savaşa girişirlerse mutlaka arkalarını dönerler de sonra bir dost da bulamazlar, bir yardımcı da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet kâfirler (Hudeybiye Anlaşmasına yanaşmayıp da) sizinle savaşsalardı, yine kesinlikle arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kâfirler Hudeybiye'de sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra da Allah'ın azabına karşı, kendilerine ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir hâmi, bir dost, bir koruyucu ve bir yardım eden de bulamazlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra ne bir dost, ne de bir yardımcı bulurlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kafir olanlar, sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulurlardı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer (Mekke halkından olan) o kâfirler, (Hudeybi'yede andlaşma yapmayıb) sizinle çarpışsaydılar, mutlaka arkalarını döneceklerdi (perişan olacaklardı). Sonra da ne onları koruyacak bir dost, ne de bir yaradımcı bulamıyacaklardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer o kâfirler (Mekke müşrikleri,) sizinle savaşsalardı, onlar geri püskürtüleceklerdi. Sonra da ne bir sahip ne de yardımcı bulurlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Kâfirler sizinle çarpışsalardı, arkaların dönerlerdi, ne dost bulurlardı, ne de yardımcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Mekke halkından olan) o inkârcılar, (Hudeybiye' de antlaşma yapmayıp) sizinle savaşsalardı, mutlaka arkalarına dönüp kaçacaklardı. Sonra onları koruyacak bir dost, bir yardımcı bulamayacaklardı.
Mekkeliler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar.  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer kâfirler size hücûm iderler ise pek çabuk yüz çevirüb firâr iderler ve hiç bir himâye veyâ müzâheret bulamazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler sizinle savaşsalardı yüzgeri döneceklerdi. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer kâfirler size karşı savaşsalardı arkalarını dönüp kaçacaklar, bu durumda bir koruyucu, bir yardımcı da bulamayacaklardı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
 Âyette ifade edildiğine göre şayet Kureyşliler, Hudeybiye’de barış teklifinde bulunmayıp savaşa girişselerdi mağlup olacaklardı. Cenab-ı Hakk’ın takdiri böyle tecelli edecekti.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkarcılar sizinle savaşsalardı dönüp kaçarlardı. Sonra ne bir sahip, ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer o küfredenler sizinle çarpışa idiler mutlak arkalarını döneceklerdi, sonra da ne bir veliy bulabileceklerdi ne de bir nasîr
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kâfirler sizinle (Hudeybiye’de) savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra da (Allah’ın azabına karşı) kendilerine ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulurlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer, gerçeği yalanlayan nankörler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli¹ ve yardımcı bulamazlardı.
1- Koruyucu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer o küfredenler sizinle çarpışsalardı mutlak arkalarına döneceklerdi. Sonra da ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamayacaklardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki o inkâr edenler (bîatınızdan sonra Hudeybiye'de) sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönecek (ve kaçacak)lardı; sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer o inkâr etmiş olanlar (Hudeybiye’de anlaşmaya yanaşmayıp) sizinle savaşacak (size saldıracak) olsalardı, hiç şüphesiz arkalarını dönüp kaçarlardı ve sonra da kendilerine kucak açan ne bir veli (sahip, koruyucu) ne de yardım edecek bir kuvvet bulabilirlerdi. *
(*) Müşrikler, savaşı göze alan Müslümanların kararlılığını duyunca ellerinde tuttukları Hz. Osman’ı serbest bırakarak Hz. Muhammed’e barış yapmak için aracılar gönderdi. Derken Hudeybiye’de günlerce süren görüşmeler neticesinde her iki taraf belli maddeler üzerinde anlaşmaya vardılar.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler sizinle savaşırlarsa, arkalarına dönüp kaçarlar sonra onlar ne kendilerini koruyacak, nede yardım edecek birilerini bulabilirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer tanımıyan kimseler sizinle vuruşacak olsalardı ne de olsa arkalarını dönüp kaçacaklardı. Sonra onlar ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulamıyacaklardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Eğer kâfirler [⁵] sizinle vuruşsalardı arka verip kaçacaklardı, sonra hiçbir yâr ve medetkâr bulamayacaklardı.
[5] Hayber müttefikleri veya müşrikler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet inkâr edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlar(dı), sonra da ne bir dost ne de bir yardım edici bulabilirlerdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Küfre sapanlar sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, bir veli ve yardımcı da bulamazlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şâyet Mekkeli kâfirler Hudeybiye’de sizinle göğüs göğse çarpışacak olsalardı, kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlardı ve kendilerine ne bir kurtarıcı bulabilirlerdi, ne de bir yardımcı! Çünkü müminler üzerlerine düşeni yaptıkları takdirde, kâfirler karşısında asla yenilgiye uğramayacaklardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar sizinle karşı karşıya savaşsaydı, Arkalar’ı dönerlerdi. Sonra ne bir veliyy bulurlardı, ne bir yardım edici!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Mekkeli müşrikler Hudeybiye'de sizinle savaşsalardı, kesinlikle kaçarlardı. Daha sonra tamamen kolsuz kanatsız kalırlar,
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler sizinle savaşsalardı arkalarını dönüp kaçarlardı. Üstelik kaçtıkları için de kendilerine dost ve yardımcılar bulamazlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar sizinle savaşsalardı, elbette arkalarına dönüp (kaçar)lardı. Sonra hiçbir dost ve hiçbir yardımcı da bulamazlardı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer kâfirler (o gün) sizinle savaşsalardı, kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlar sonra kendilerini koruyacak bir dost da yardımcı da bulamazlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [şimdi,] eğer hakikati inkara şartlanmış olanlar, size karşı savaşa girerlerse muhakkak arkalarını döner[ek kaçar]lar ve ne kendilerini koruyacak ne de yardım edecek kimse bulamazlar: ²⁶
26 Bu ilahî haber, Hudeybiye Antlaşması’ndan sonraki kesintisiz İslamî zaferler ve sonuçta Atlantik Okyanusu’ndan Çin sınırlarına kadar uzanan bir imparatorluğun kurulması biçiminde gerçekleşti -yukarıdaki vaadin şartlı özelliği için bkz. 3:111, not 82.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer kâfirler sizinle savaşacak olsalardı kesinlikle arkalarını dönüp kaçarlardı üstelik kendilerine sahip çıkıp yardım edecek kimse de bulamazlardı. 33/60...62
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer inkârda direnenler size karşı savaşırlarsa, arkalarını dönüp kaçacaklar, ardından da ne samimi bir dost ne de sağlam bir destekçi bulacaklardır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet onların ellerini sizden çekmiştik) Eğer o küfredenler, sizinle savaşmaya kalkışsalardı, mutlaka arkalarını dönüp kaçarlardı, sonra da ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilirlerdi!
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına döner kaçarlardı, sonra ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer o kâfir olanlar, sizinle mukatelede bulunacak olsalar idi elbette arkalarına döneceklerdi, sonra ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer (o Mekkeli) kâfirler sizlerle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçar, sonra da ne kendilerini koruyan, ne de destek olan hiç kimse bulamazlardı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dön(üp kaç)arlardı, sonra ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler (Hudeybiye'de musâlaha itmeyüb) sizinle harb itselerdi arkalarını dönüb kaçarlardı ve sonra da kendilerine dost ve yardımcı bulmazlardı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğrulara kendini kapatanlar sizinle savaşsalar dönüp kaçarlar. Sonra kendileri için ne bir dost ne de yardımcı bulabilirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnkar edenler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı da bir veli ve yardımcı bulamazlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O kâfirler sizinle savaşacak olsalar bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra da ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamazlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer küfredenler sizinle savaşsalardı, sırtlarını dönüp kaçacaklardı. Sonra, bir dost da bir yardımcı da bulamazlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger çalışsadı sizüñ-ile anlar kim kāfir oldılar döndüreleridi ardlarını ya'nį śınalar-ıdı andan bulmayalardı dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger sizüñle ṣavaşsa kāfirler, arḳa ḳaytarup ḳaçarlar. Andan ṣoñra )özlerine mu‘īn ve nāṣır ṭapmayalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər (Məkkə əhlindən sonra) o kafirlər sizinlə döyüşə girişsəydilər, mütləq arxa çevirib qaçacaq, özlərinə nə dost, nə də havadar tapacaqdılar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if those who disbelieve join battle with you they will take to flight, and afterward they will find no protecting friend nor helper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If the Unbelievers should fight you, they would(4900) certainly turn their backs; then would they find neither protector nor helper.
4900 Their morale was now truly broken.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
قَاتَلَكُمُ
sizinle savaşsaydı
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
لَوَلَّوُا
kesin dönerlerdi
الْاَدْبَارَ
arkalarını
ثُمَّ
sonra
لَا يَجِدُونَ
bulamazlardı
وَلِياًّ
bir dost
وَلَا نَص۪يراً
ve ne bir yardımcı
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra da ne bir dost ne de bir yardımcı bulabilirlerdi.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
وَلّٰى
Fiil-II
و ل ي
Döndü, çevirdi, dönüp kaçtı, üstlendi, dost etti, yöneldi, yüz çevirdi
دُبُر
İsim
د ب ر
Arka, ardı, geri
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr