close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Felak Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul e’ûżu birabbi-lfelak(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Sığınırım karanlığı yarıp ışıtan sabahın Rabbine.
(Bâzıları Mekkîdir demişlerdir. Bu sûreyle bundan sonraki son sûreye "Muavvezeteyn" denir. Bir Yahûdinin, Hz. Muhammed (s.a.a)'e büyü yaptığı, bir ipe üfürerek on iki düğüm bağlayıp bir kuyuya attığı, bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.a)'in hastalandığı ve bu sûrenin indiği, Hz. Muhammed (s.a.a)'in, Hz. Ali, Ammâr ve Zübeyr'i yollayıp o kuyunun suyunu boşalttırarak ipi buldurduğu ve bu âyetler okununca düğümlerin çözülüp Hz. Muhammed (s.a.a)'in iyileştiği rivâyet edilmişse de buna itiraz edenler de vardır. Onlara göre eğer Yahûdilerde böyle bir kudret olsaydı inananların çoğunu hasta ederler, öldürürlerdi. Kaldı ki Hz. Muhammed (s.a.a), peygamber olduğu için büyünün kendisine zarar vermemesi gerektir. Yahûdinin biri, böyle bir şey yapmışsa bile hastalığı ondan değildir, ancak o ipi buldurmakla hilelerini meydana çıkarmıştır (Mecma, 2, 633).)  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Felak’ın (nurlu ve huzurlu sabahların) Rabbine (bütün mahlûkatını, yokluk karanlığından varlık aydınlığına çıkaran, zulüm ve zulmetten sonra İslami düzen onuruna ulaştıran sahibime) sığınırım.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber ve O'nun yolunda gidenler! Daima şöyle söyleyerek dua edin: “Ben, gecenin karanlıklarını yarıp sabahı ortaya çıkardığı gibi, bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm varlıkları ortaya çıkaran Rabbime sığınır, O'nun korumasını ister ve O'na yalvarırım.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bütün varlıkları yoktan yaratan, hak ile bâtılı ayırdedip hakkı ortaya koyan, sıkıntıyı gideren, tohumu çatlatan doğumu gerçekleştiren, aydınlığı getiren, kurtuluşa erdiren, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden Rabbe sığınırım.”de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Sabahın Rabbine sığınırım.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm,) de ki: Sığınırım sabahın Rabbine;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De Ki: Yaratıkları yokluk karanlığından varlık sabahına çıkaran, sahipleri olan Allah’a sığınırım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım. [823]
[823] Felak sûresi ve genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 451; 461.  
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki sen: «Yaratığın şerrinden
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran felakın (şafağın aydınlığının) Rabbine sığınırım.”
“Şafağın aydınlığı” anlamındaki “Felak” terimi, genelde mecazî olarak bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin tecellisini anlatır. Bu nedenle, “Şafağın Rabbine sığınma” ifadesi, Allah’ın, hakikatin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na sığınmasıyla hakikate sığındığına işaret eder.  
Cemil Said
swap_vert close
1-5. Di ki: "Ben Allâh’ın yaratdığı mahlûkâtın, gafleten basan gicenin, düğümlerin üzerine efsûnla üfleyenlerin ve bize hased iden hasûdların şerlerine karşu şafak’ın hâliki olan Allâh’a sığınırım"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2,3,4,5. De ki: "Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
1,2,3,4,5. De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Sabahın rabbine sığınırım;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Şafağın Rabbine sığınırım."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Di ki: Sığınırım Rabbına o Felakın
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “Sabahın Rabbine sığınırım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Felek'ın¹ Rabb'ine sığınırım.
1- Felek, sözcük olarak “yarıp çıkaran” demektir. Bu yarılmayı karanlığı yaran aydınlıkla sınırlamak doğru değildir. Felek'ın Rabb'ı isim tamlaması olarak, evrende karanlığı yaran aydınlık da dâhil olmak üzere, bitki, toprak, hücre, kısacası üreyerek, yarılarak, bölünerek çoğalan, değişikliğe uğrayarak yenilenen ne varsa onların tamamının programlayıcısı, düzenleyicisi demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: Sabaahın Rabbine sığınırım,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Felak'ın (sabahın) Rabbine sığınırım!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: Felakın (büyük patlamadan doğan ve yaratılan evrenin) Rabbine. *
(*) Felak, yokluktan yarılıp çıkan mahlûkattır." Buna göre "felak" kelimesi kâinatın yokluk alanından bir infilak/patlama ve bölme ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade eder. Ayetten bitki tohumlarının yarılıp toprağa kök salmasından, toprağın yarılıp filizlerin uç vermesinden, hücrenin gelişip ikiye bölünmesinden tutun da atomun yarılıp nükleer enerjinin ortaya çıkmasına ve evreni oluşturan ilk maddede meydana gelen çatlama ve patlamaya [Big Bang] kadar her türlü bölünmenin, yarılmanın Allah tarafından belirli bir ölçü, gaye ve bir programa uygun olarak yapılmakta olduğu da anlaşılmalıdır. Felakın Rabb’ı isim tamlaması olarak, evrende karanlığı yaran aydınlık da dâhil olmak üzere, bitki, toprak, hücre, kısacası üreyerek, yarılarak, bölünerek çoğalan, değişikliğe uğrayarak yenilenen ne varsa onların tamamının programlayıcısı, düzenleyicisi demektir. Bölme, yüce Allah’ın yaratma kuralıdır. Yani Kâinatı oluşturan ilk madde başlangıçta bir nokta iken büyük bir patlama ile parçalanmış ve evren oluşmuştur. Evrenin yaratılışı: Yerkürenin ve göklerin bir başlangıcının bulunduğu, (Enbiya-30) bundan önce yer ve göklerin mevcut olmadığı matematik, astronomi, güneş fiziği gibi ilgili bilim dallarınca da tesppit edilmiştir. Ancak bu ilk evren maddesinin nasıl meydana geldiği bugün, araştırmalara rağmen tam olarak bilinmemektedir. Başlangıçta uzay ve zaman yoktu. Bir teoriye göre maddenin ve mekânın olmadığı, ışık ve enerji mefhumlarından söz edilmediği, boşluğun bile mevcut olmadığı bir devirde her şey, dehşetli bir patlama ile ortaya çıktı. Korkunç bir sıcaklıkta atomlar yaratıldı. Fizik ve kimya kanunları hükümlerini yerine getirdiler. Proton, nötron ve elektronlardan ağır elementler husule geldi. Yıldızlar doğdu, güneşler ortaya çıktı, galaksiler meydana geldi” (Taşkın Tuna, Uzay ve Dünya, s.22,27). Bilim adamları bu büyük patlamanın tarihini milyarlarca yıl geriye götürmektedirler. * الفَلَق : الخلق كله (تعريف و معنى فلق في معجم المعاني الجامع - معجم عربي عربي ) ، فَكُلُّ شيء أظْهره الله تعالى على حَيِّز الوُجود هو الفلق، فكأنَّ سبحانه وتعالى أراد بِكَلِمة الفلق الكَوْنَ كُلَّهُ، كُلُّ ما وقَعَتْ عليه عَيْنُك وما لم تقع، وكُلُّ ما رأيته وما لم ترهُ، وكُلَّ ما أحْسَسْتَ به وما لم تُحِسّ به إنما ينْطوي تحت كلمة الفلق : المصدر (الموسوعة النابلسي للعلوم الاسلامية ) فالفلَق جميع مخلوقات الله تعالى، وجميع ما انفلق عنها ونتج منها، وربّ الفلق تعادل ربّ العالمين. (^ أ ب ت ث ج ح خ محمد حباش (2016-5-24)، "تفسير سورة الفلق (تفسير سورة الفلق – موضوع) في هذه الآية مركز ثِقَل، وهي كلمة (الْفَلَقِ)، فقد ذهب العلماء في تفْسيرها مذاهب شتى، ولكنَّ أرجح هذه التأويلات والتفسيرات أنَّ (الْفَلَقِ) هو الكون كُلُّه، كان الله ولم يكن معه شيء فخلق الكَوْن، أي ظهر الكون، فالكون هو الفلق،الفلق: جميع الخلق، لأن كل مخلوق يتولد من غيره، وينفلق عنه، وقيل: إنّ الفلق له معنى واسع يشمل كلّ خلق،المراد بالفلق كل ما يفطر ويفلق عنه بالخلق والإيجاد فإن في الخلق والإيجاد شقا للعدم وإخراجا للموجود إلى الوجود (الميزان في تفسير القرآن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Her şeyi yarıp çıkaran Rabbe sığınırım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Sığınırım ben o yarıp yaratan çalaba,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
1, 2. De ki: Yaratmış olduğu mahlûkatın şerrinden,
[1] Mekkî'dir, Tanrı'ya sığınmak hususunda nâzil olmuştur. (5) âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Karanlığı yarıp ortalığı aydınlatan tan vaktinin Rabbine sığınırım.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ben, bütün yaratıkların rabbine sığınırım.”
(Mekke’de nazil olmuştur ve 5 ayettir. Felak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. Bundan sonra gelen Nâs suresiyle birlikte ikisine “iki koruyucu” anlamında “muavvizeteyn” denir. Bazıları sahih olmayan birtakım rivayetler esasınca Yahudi olan Lubeyd ibni A’sam’ın, Hz. Peygamber’i Medine’de büyülediğini kaydetmektedirler. Bazı rivayetlerde bu büyünün süresi birkaç gün bazılarında birkaç ay olarak gösterilmektedir. Öyle ki bu sırada Hz. Peygamber eşleriyle ilişkiye geçtiğini hayal ettiği halde aslında onlara dokunmamıştır. Yapmadığı halde bazı şeyler yaptı gibi kendisine gösterilmiştir. Rivayetlere göre bu iki sure Hz. Peygamber’i bu halden kurtarmak için inmiştir. Hz. Peygamber rüyasında kendisine haber verildiği şekilde yapılan büyüyü ortaya çıkarıp bu iki sureyi okuduğunda düğümler çözülmüş ve Peygamber’in üzerinde bu kötü hal ortadan kalkmıştır. Ne var ki bu rivayetler eyleminin ve tebliğinin aslını oluşturan nebevi ismet sıfatına aykırı düşmektedir. Hz. Peygamber’in her sözünün birer sünnet ve yasa olduğu şeklindeki inançla da bağdaşmamaktadır. Sonra Kur’an’ın açıklamasına da terstir. Çünkü Kur’an, peygamberin büyülenmediğini belirtmektedir. Müşriklerin bu türden iftiralara dayalı iddialarını yalanlamaktadır. Üstelik eğer kâfirler peygamberi büyüleyebilme gücüne sahip olsalardı, onca yıl savaşmalarına ve büyük kayıplar vermelerine gerek kalmazdı. Hemen peygamberi büyüler ve bu davayı ortadan kaldırırlardı. Dolayısıyla bu rivayetler gerçeğe uzak görünmektedir. Temel inançlar hususunda esas alınan hadislerde tevatür şarttır. Oysa bu konu ile ilgili hadisler haber-i vahittir ve haber-i vahit ise temel inançlar hususunda kanıt sayılamaz. Sonra peygamberin Medine’de büyülendiği söylendiği halde, bu iki sure, tercih edilen görüşe göre Mekke’de inmiştir. Dolayısıyla bu da mezkûr rivayetlerin temelsiz olduğunun güçlü bir kanıtıdır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Tehlikelerle dolu şu hayat yolculuğunda, insanlığa dünyada ve âhirette kurtuluş yolunu göstermek üzere de ki: “Ben, felakın Rabb’ine sığınırım. Gönderdiği Kur’ân sayesinde inkâr ve cehâlet karanlıklarını paramparça eden, böylece aklımı ve gönlümü iman ve Kur’ân nuruyla aydınlatan yüce Rabb’imin benim için belirlediği kulluk sistemini bireysel ve toplumsal hayatıma egemen kılarak O’nun himayesi altına girerim. Bunun için:
Konu ve üslup bakımından birbirlerine oldukça benzeyen ve Hz. Peygamber tarafından “Muavvizeteyn: Allah’ın himayesine ulaştıran ikili” olarak adlandırılan Felak ve Nas sûreleri Mekke döneminin ilk yıllarında indirilmiştir.5 ayetten oluşan Felak sûresi, adını birinci ayetinde geçen “Felak” kelimesinden almıştır. Şafak, sabah, tan ağarma vakti gibi kelimelerle çevrilebilen felak; tohumun çatlamasının ardından ağacın; yumurtanın kırılışının ardından muhtelif hayvan türlerinin; karanlığın parçalanışının ardından aydınlığın doğuşu gibi bir kırılma, çatlama, patlama, yarılma sonrasında ortaya çıkan yeni bir oluşumu, doğumu anlatır. Mecazi olarak da, insanı bunaltan bir sıkıntı, dert, acı ve kederin ardından gelen sevinç ve rahatlık halini veya zihnin ve vicdanın duçar olduğu keşmekeşin ardından doğan manevi aydınlanmayı ifade eder.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Sığınırım FELAK’ın / Yarıp Çıkaran’ın rabbine;
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Aydınlığın Sahib’ine sığınırım,
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; sığınırım karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe! Benim Rabbim gecenin karanlıklarını sabahın aydınlığına çıkardığı gibi bütün karanlıkları aydınlığa çıkarır. Sıkıntılar yaşayarak karanlığa düşebiliriz. Maddi manevi bocalamalar geçirebiliriz. Bazen aklımız, mantığımız, bizi bocalamalara itebilir. Yaşadığımız toplumda gerçekler unutulup yalanlar üzerine bir yaşam kurulabilir. Yalanlar insanların hayatını karanlıklara itebilir. Gerçeğin gerçeklerin aydınlığı insanları kuşatmayabilir. Bazı olayları anlamakta güçlük çekerek sıkıntılar yaşayabiliriz. Bütün bunlar hayatımızda karanlık köşeler oluşturur. İçimizi bir sıkıntı, bir huzursuzluk kaplar. Ancak bilirim ki Rabbim karanlıklardan aydınlığa insanları ulaştırır. Rabbime sığınırsam elbette ki Rabbim beni sıkıntılardan mutluluklara, karanlıklardan aydınlığa ulaştırır. O’nun karanlıkları yarıp insanları aydınlığa ulaştırması tıpkı gecenin sabaha erişmesi gibidir. Bilirim ki her sıkıntının her karanlığın bir sabahı vardır. Sabah geldiğinde aydınlık insanı kucaklar. Rabbim bunu her gün bana gösteriyor. Ve ben Rabbimin sonsuz gücüne, O’nun beni sevdiğine, beni koruyup gözettiğine inanır, O’na sığınırım. Bunaldığım her konuda Rabbimden yardım dilerim. O’nun bana gönderdiği bilgiler sıkıntılarımı çözer. Bana yol gösterir. Unuttuğum gerçekleri hatırlatır. Anlayamadığım olayların gerçeklerini öğretir. Ve ben öğrendiğim gerçeklerle sıkıntılarımdan kurtulurum. Her şeyin yaratıcısı, her şeyin sahibi olarak inandığım Rabbime olan inancımla hiçbir sorunun içinde kaybolmam. Her sıkıştığımda O’na başvurur, O’ndan yardım dilerim. Ve o benden hiçbir karşılık beklemeden bana yardım eder. Beni korur ve gözetir. Bana yol gösterir. Bunun için bir ücret ödemem gerekmez!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “(Şunların şerrinden) ağaran sabahın [*] Rabbine sığınırım:
Kur’an’da sadece bu ayette geçen [el-felak] kelimesi, “sabah ve sabahın aydınlığı”, “cehennemde kapalı bir yer”, “cehennemde bir ev, kuyu”, “bizzat cehennemin isimlerinden biri” gibi anlamlara gelmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) De ki: “Ben karanlığı yarıp çıkan sabahın, Rabbine¹ sığınırım,”
1 Felâk: En esaslı mânâsı yarmak mefhumunu içeren bir kelime olması hasebiyle tıpkı fıtrat kelimesini andırır. Örfte, özellikle sabaha, yani sütûn şeklinde uzamış olan aydınlığa veya sabah yeri ağarıp açılmaktan ibaret olan şafağa denir. Bu bizim Türkçe’de Tan dediğimizin aynısıdır. Bununla beraber Cabir b. Abdillâh, İbnu Zeyd, Mücahid, Katade ve İbnu Cübeyr’den rivayet olunduğu üzere tefsircilerin pek çoğu örfte en yaygın olan sabah mânâsıyla tefsiri, daha açık görmüşlerdir. Buna göre “Rabb’ül-felâk, Sabahın Rabbi”, demek olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “Sığınırım ben yükselen şafağın Rabbine, ¹
1 Felak (“şafağın aydınlığı” veya “yükselen şafak”) terimi, çoğunlukla mecazî olarak “bir belirsizlik [dönemin]den sonra hakikatin ortaya çıkışı”nı anlatır (Tâcu’l-‘Arûs): bu nedenle, “yükselen şafağın Rabbi” adlandırması, Allah’ın, hakikatin her şekildeki idrakinin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin O’na “sığınması”nın hakikatin ardında koşmak ile eş anlamlı olduğuna işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: Sığınırım ben karanlığı yarıp ortaya çıkan aydınlığın Rabbine. 2/257, 9/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY muhatap!) De ki:[⁵⁹⁴⁰] “Sığınırım ben[⁵⁹⁴¹] (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran sabahın Rabbine:
[5940] İbn Mes’ud’un rivayetine göre Rasulullah şöyle buyurmuştur: “Bana “de ki” denildi, ben de size “Deyiniz ki” diyorum”. Bu, Kur’an kıraatına değil de Allah Rasûlü’nün bu sûreyi dua ve istiaze niyetiyle okuma tavsiyesine hamledilmelidir. Kaldı ki, “de ki” emri, yalnızca ilk muhataba değil tüm muhataplaradır. Parantez içi açıklamamız da buna matuftur. İbn Mes’ud’a nisbet edilen nüshalarda Felak ve Nâs’ın yer almadığı şayiası hakkında en doğru ve en güzel cevap İbn Hazm’ın verdiği, bunun İbn Mes’ud’a atılmış bir iftira olduğu ve rivayetin de uydurma olduğu yönündeki cevaptır. Anlaşılan o ki, muhtemelen rivayetin otoritesi sarsılır kaygısıyla rivayete kıyılamamış, bunun İbn Mes’ud gibi Kur’an’ın yetiştirdiği seçkin bir sahabiye kıymak mânasına geldiği de gözardı edilmiştir. [5941] İsti’âzenin akla abdest aldırma işleviyle ilgili bkz: Besmele’nin notu (s. 2-3) ve 16:98, not 108.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
1-5. (Ey Muhammed) De ki: Ben, yarattığı şeylerin şerrinden; Karardığı, çöktüğü zaman, gecenin şerrinden; Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden; Ve haset ettiği zaman, hasetçinin şerrinden, Ağaran sabahın Rabbine sığınırım.
(Allah Teâlâ duayı emretmiş, Kur’an'da ve Resulünün diliyle en güzel duaları öğretmiş ve nihayet bu son iki Felak ve Nas surelerinde de, bütün şerlerden korunmak için, doğrudan doğruya katına sığınılmasını emir buyurmuştur.)  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran rabbe sığınırım,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Felâkın (yaratılıp vücuda getirilmiş olan şeylerin) Rabbine sığınırım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: Sabahın Rabbine sığınırım:
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Sabâhın rabbi olan Allâh'a sığınırm"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Sığınırım, bölerek yaratmanın[*] sahibine!
[*] Felak; bölünme suretiyle yaratılan demektir. Bu, Allah'ın yaratma kuralıdır. Türkçe'de karşılığını bulamadığımız için "yarılan" diye tercüme ettik. "Taneleri ve çekirdekleri yaran (pörtleten) Allah'tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Buna rağmen yanlışa nereden sürükleniyorsunuz?" (En'âm 6/95)  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Mahlukatın Rabbine sığınırım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Sığınırım sabahın Rabbine,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Yarılan karanlıktan çıkan sabahın Rabbine/yarılışlardan fışkıran oluşun Rabbine sığınırım!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
1-2. eyit: śıġınurın śuḥlı çalabı’sına şerrinden anuñ kim yarattı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Ṣıġınurın ṣabāḥı yaradan Tañrıya,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) De: “Pənah aparıram sübhün Rəbbinə!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: I seek refuge in the Lord of Daybreak
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: I seek refuge(6301) with the Lord of the Dawn(6302)
6301 In Allah's created world, there are all kinds of forces and counterforces, especially those put in motion by beings who have been endowed with some sort of will. The forces of good may be compared to light, and those of evil to darkness. Allah can cleave the depths of darkness and produce light (6:96), and therefore we should cast off fear and take refuge in divine guidance and goodness. 6302 Falaq is the Dawn or Daybreak, the cleaving of darkness and the manifestation of light. This may be understood in various senses: (1) literally, when the darkness of the night is at its worst, rays of light pierce through and produce the dawn; (2) when the darkness of ignorance is at its worst, the light of Allah pierces through the soul and gives it enlightenment: 24:35; (3) non-existence is darkness, and life and activity may be typified by light. The author and source of all true light is Allah, and if we seek Him, we are free from ignorance, superstition, fear, and every kind of evil.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَعُوذُ
sığınırım
بِرَبِّ
Rabbine
الْفَلَقِۙ
Felak'ın
(Resulüm!) De ki: "Sığınırım (karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran) Felak'ın Rabbine."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَاذَ
Fiil-I
ع و ذ
Sığındı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
فَلَق
İsim
ف ل ق
Felak