close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve lem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihim vekânû eşedde minhum kuvve(ten)(c) vemâ kâna(A)llâhu liyu’cizehu min şey-in fî-ssemâvâti velâ fî-l-ard(i)(c) innehu kâne ‘alîmen kadîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler mi? Ve onlar, bunlardan daha güçlü, daha kuvvetliydi ve Allah'ı aciz bırakamaz hiçbir şey, ister göklerde olsun, ister yeryüzünde; şüphe yok ki o, her şeyi bilir, onun her şeye gücü yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunlar) Yeryüzünde hiç gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki kavimlerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler! Ki onlar (bunlardan her bakımdan) daha güçlü idiler. (İşte o geçmiş medeniyetlerin ve milletlerin şu harabelerine baksınlar da) Ne göklerde, ne de yerde Allah’ı aciz bırakacak hiçbir şey olmadığını (anlasınlar). O (her şeyi hakkı ile) Bilen ve (istediğini yapmaya) gücü yetendir (her şeye Kâdir olandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunlar, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için, yeryüzünde hiç gezip dolaşmadılar mı? Halbuki onlar, bunlardan her yönde daha güçlü idiler. Ne göklerde, ne yerde hiç kimse ve hiçbir şey, Allah'a karşı gelemez, O'nun elinden kaçıp kurtulamaz. Çünkü Allah herşeyi bilen ve herşeye güç yetirendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin, boylarınca günaha, isyana, küfre batmış milletlerin, âkıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bakmadılar mı? İncelemediler mi? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'ı âciz bırakamaz, koyduğu kanunların dışına çıkarak cezayı bertaraf edemezler. Her şeyi bilen, kanunlar koyup uygulayan, daima gücünü kudretini kullanan Odur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Muhakkak ki O bilendir, güç yetirendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler; üstelik onlar kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yer yüzünde gezip de (ibret gözü ile) bir bakmadılar mı, kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Halbuki evvelkiler, onlardan daha kuvvetli idiler. Ne göklerde, ne de yerde hiç bir şey Allah'ı âciz bırakamaz. Çünkü O, Alîm'dir= her şeyi bilir, Kadîr'dir= her şeye gücü yeter.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp onlardan öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Hâlbuki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Fakat ne göklerde ne de yerde hiçbir şey Allah’ı aciz bırakacak (O’ndan kurtulacak) değildir. Çünkü Allah (her şeyi) bilendir, (her şeye) gücü yetendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde Allah'ı âciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Şüphesiz O, her şeyi bilir; her şeye gücü yeter.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde gezerek, kendilerinden önce, geçmiş bulunanların —daha kuvvetli oldukları halde— sonlarını görmezler mi? Göklerde, yerde hiçbir nesne Allahı âciz kılamaz, O bilgindir, O'nun gücü yetişir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Oysa onlar, kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey, Allah'ı âciz bırakamaz. Hiç kuşkusuz O, (her şeyi) hakkıyla bilendir, gücü her şeye yetendir.
Cemil Said
swap_vert close
Arz üzerinde seyahat itmiyorlar mı? Kendilerinden evvelkiler kendilerinden daha güçli kuvvetli oldukları halde ne hâle uğradıklarını görmüyorlar mı? Semâvât ve arzda hiç bir şey Allâh’ın kudretini tenkîs idemez Allâh ’âlim ve kâdirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzünde gezip, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Onlar, kendilerinden daha kuvvetliydiler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakabilecek yoktur. Şüphesiz O bilendir, Kadir olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonu nice olmuş görsünler! Kaldı ki onlar bunlardan daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah’ın kudretine karşı durabilecek yoktur. Şüphe yok ki O her şeyi bilmektedir, her şeye kådirdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunlar yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Halbuki onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı âciz bırakacak bir güç vardır. O, bilendir, güçlüdür.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmak için yeryüzünü dolaşmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde hiç bir şey ALLAH'ı aciz bırakamaz. O, Bilendir, Güçlüdür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Çünkü o her şeyi bilendir, her şeye kâdir olandır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya Yer yüzünde gezip bir bakmadılarda mı? Kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Halbuki onlar onlardan daha kuvvetli idiler, Allah, ne Göklerde ne Yerde hiç bir şeyin onu âciz bırakmasına imkân-ü ihtimal yoktur. O hiç şübhesiz alîm bir kadîr bulunuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O müşrikler) yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önceki (kâfir) lerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde (ki) hiçbir şey (zaman ve mekândan münezzeh olan) Allah’ı âciz bırakamaz. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye kâdirdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonları nasıl olmuş, bir bakmadılar mı? Oysaki onlar, güç olarak kendilerinden daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunlar kendilerinden öncekilerin akıbeti nice olmuşdur, görmeleri için yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı? Halbuki (o öncekiler) kuvvetçe bunlardan daha şiddetli idiler. Ne göklerde, ne yerde hiçbir şey Allâhı âciz bırakamaz. Şübhesiz ki O, hakkıyle bilendir, (her şey'e) hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bunlar) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, baksınlar! Hâlbuki (onlar) kendilerinden kuvvetçe daha şiddetli idiler. Ne göklerde, ne de yerde hiçbir şeyin Allah'ı âciz bırakması mümkün değildir. Şübhesiz ki O, Alîm (herşeyi bilen)dir, Kadîr (herşeye gücü yeten)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar (evvelkiler), kuvvetçe kendilerinden daha çetin idiler. Ne göklerde (uzayda) ne de yerkürede Allah’ı aciz bırakabilecek (onun iradesi dışına çıkabilecek) hiçbir şey yoktur. (İnsanoğlu uzaya çıktığında bile onun iradesinin dışına çıkamıyor.) Şüphesiz O, en iyi bilendir, en güçlü olandır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden daha önce yaşamış, güçlü ve onlardan daha kuvvetli olanların sonları nasıl olmuş, bakmıyorlar mı? Göklerde ve yerde Allah’ı aciz durumda bırakabilecek hiç kimse yoktur. Çünkü O, her şeyi bilen ve her şeyin planını kendisine ait ölçülere göre yapandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonu nice oldu, bir görmüyorlar mı? Oysaki öncekiler kendilerinden daha güclü kimseler idiler. Ne yerlerde, ne de göklerde Allah’ı işinden alıkoyacak hiçbir varlık yoktur. Çünkü Allah bilicidir, güc yetiricidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşrikler yeryüzünde gezip kendilerinden evvel gelenlerin uğradıkları akıbeti görmüyorlar mı? Onlar ise kendilerinden daha kuvvetliydiler. Ne gökte, ne yerde Allah/ı hiçbir şey âciz kılamaz. Çünkü O hakkıyle âlim, tamamıyle kaadirdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, yeryüzünü gezip dolaşarak kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakmadılar mı? Hâlbuki onlar kendilerinden çok daha güçlü idiler. Göklerde ve yerde Allah’ı âciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Muhakkak ki O, Alîm ve Kadîr olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler diye yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Üstelik onlar, kuvvet bakımından kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde de yerde de Allah'ı aciz bırakacak hiç bir şey yoktur. Hiç şüphesiz O, bilendir, güç yetirendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekizâlim toplumların, medeniyetlerin sonu nice olmuş, görmüyorlar mı? Üstelik onlar, kendilerinden daha bilgili, daha gelişmiş ve daha güçlüydüler. Fakat yine de cezalarını çekmekten kurtulamadılar! Öyle ya, ne göklerde, ne de yeryüzünde hiçbir şey Allah’ın irâdesine karşı koyamazdı! Çünkü O, sonsuz ilim ve kudret sahibidir. Bununla birlikte O, yeterince fırsat vermeden hiç kimseyi cezalandırmaz:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü’nde gezip dolaşmadılar mı? Bir baksınlar, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu? Kuvvet bakımından kendilerinden daha şiddetliydiler. Ne Gökler’de, ne Yer’de Allah’ı aciz bırakacak hiçbir güç yoktur. O, kadîr alîmdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yeryüzünde gezip de kendilerinden önceki milletlerin akıbeti n'olmuş görmediler mi hiç? Onlar bunlardan da güçlü idiler. Gökte ve yerde hiçbir şey Allah’ı yıldıramaz. Çünkü Allah, her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilme gücüne sahiptir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Öncekilerden bazıları bunlardan daha güçlüydü. İnkâr edenler hangi çağda olursa olsun, göklerde, yerde Allah’ı aciz bırakamazlar. Onlar gökte ve yeryüzünde ancak yasalarımıza uymak zorundadırlar. Yasalarımızdan bazılarını öğrenip çıkarlarına göre kullanmaya başladıklarında güçlendik mi sanıyorlar? Gerekirse onların bilmediği yerden yasalarımızı çevirir onları yok ederiz. Hiç düşünmüyorlar mı? Onlar unutmasın ki; Rabbin her şeyi bilendir, her yarattığı varlıktan güçlüdür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerinden çok daha güçlü olan [*] öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek için yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? [*]Göklerde de yerde de Allah’ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. [*] Şüphesiz ki O bilendir, gücü yetendir.
Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Mü’min 40:21, 82; Zuhruf 43:8; Muhammed 47:13; Kâf 50:36 İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:10 Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Zümer 39:51; Şûrâ 42:31; Ahkâf 46:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (kâfirler,) yeryüzünde gezip dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının ne olduğunu hiç görmüyorlar mı? Hâlbuki onlar, kendilerinden daha güçlü idiler. Göklerde de yerde de Allah’ı âciz bırakabilecek hiç bir şey yoktur. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye güç yetirendir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden daha güçlü önceki [hakikat inkarcı]larının uğradıkları âkibeti görmezler mi? Ve [görmezler mi] göklerde ve yerdeki hiçbir şey Allah’ın [iradesine] karşı gelemez, çünkü O, her şeyi bilendir ve gücünde sınırsızdır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önceki kavimlerin akıbetinin nasıl olduğunu düşünüp ibret almıyorlar mı? Oysa onlar kendilerinden çok daha güçlü idiler. Unutmayın ki Allah’ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir güç yoktur. Çünkü O, her şeyi bilendir ve her şeye güç yetirendir. 30/9, 40/82
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şimdi onlar hiç yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin nasıl bir akıbete uğradığını görmediler mi? Oysa onların gücü bunlardan daha üstündü. Nitekim ne göklerde ne de yerde, hiçbir şeyin Allah’ı âciz bırakma imkân ve ihtimali yoktur: çünkü O her şeyi bilir, üstün ve yüce kudret sahibidir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Müşrikler, yeryüzünde gezip de, kendilerinden öncekilerin sonunun ne kadar feci olduğunu görmediler mi? Oysa onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Göklerde de, yerde de, Allah'ı aciz bırakabilecek hiçbir kuvvet yoktur, şüphe yok ki O, her şeyi hakkıyle bilendir, her şeye kâdirdir O!
Osman Fırat
swap_vert close
Yeryüzünde hiç gezip dolaşıp bakmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu? Onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allâh’ı aciz bırakacak bir şey var. O, bilendir, güçlüdür.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yeryüzünde hiç dolaşıp da bakmazlar mı ki, kendilerinden evvelkilerin akibetleri nasıl olmuştur? Halbuki onlar, bunlardan kuvvetce daha şiddetli idiler. Ve Allah'ı ne göklerde ve ne de yerde bir şey aciz bırakamaz. Şüphe yok ki O, alîm, kâdir bulunuyor.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dünyada hiç dolaşıp da, kendilerinden önce yaşamış milletlerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Ne göklerde ve ne de yerde Allah'ı engelleyecek bir şey yoktur. Çünkü O alîmdir, kadirdir (her şeyi hakkıyla bilir ve her şeye gücü yeter).
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Bunlar,) Yeryüzünde hiç gez(ip dolaş)madılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Onlar, (bunlardan) daha güçlü idiler. Ne göklerde ne de yerde Allah'ı engelleyecek bir şey var. O, bilendir, güçlüdür.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar arzda seyr u seyahat idüb kendilerinden evvelkilerin 'âkıbeti nasıl oldığına nazar itmezler mi? Onlar, bunlardan kuvvetde daha şiddetli idiler. Allâh Te'âlâ'yı göklerde ve yerde kâfirlere 'azâbdan 'âciz kılacak bir şey yokdur. O her şeyi bilir ve takdîr ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler. Onlar, bunlardan daha güçlüydüler. Göklerde ve yerde Allah'ı aciz bırakabilecek yoktur. Bilen o, ölçü koyan odur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir baksınlar. Onlardan daha güçlüydüler. Allah'ı göklerde ve yerde aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Çünkü O, her şeyi bilen ve güç yetirendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar yeryüzünde gezip de kendilerinden evvel geçenlerin sonlarının ne olduğuna bakmadılar mı? Oysa öncekiler daha da güçlüydü. Ne göklerde, ne de yerde Allah'a engel olabilecek birşey yoktur. Onun ilmi herşeyi kuşatır, gücü herşeye yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmediler mi? Onlar, kuvvet bakımından bunlardan daha zorluydular. Göklerde de yerde de Allah'ı âciz bırakacak hiçbir şey yoktur. Alîm'dir O, Kadîr'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy daħı yürimediler mi yirde daħı baķmadılar mi nite oldı āķıbeti anlaruñ kim anlardan ilerüdi? daħı oldılar ķatı raķ anlardan güçdin yaña. daħı olmadı Tañrı kim 'āciz eyleye anı nesene göklerde ne daħı yirde bayıķ ol oldı bilici güci yiter.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Niçün görmezler yir yüzinde, tā ki göreler nice oldı ṣoñı özlerinden burungeçenlerüñ? Özlerinden anlar ḳuvvetlüraġ‐ıdı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā[yı] ‘ācizeylemez hīç nesne göklerde, ne daḫı yirlerde. Ol her nesneyi bilicidür, hernesneye ḳādirdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər onlar yer üzündə dolaşıb özlərindən əvvəlkilərin axırının necə olduğunu görmürlərmi? Halbuki onlar bunlardan daha qüvvətli idilər. Göylərdə və yerdə Allahı aciz edə biləcək heç bir şey yoxdur. Həqiqətən, O (hər şeyi) biləndir, (hər şeyə) qadirdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them, and they were mightier than these in power? Allah is not such that aught in the heavens or in the earth escapeth Him. Lo! He is the Wise, the Mighty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Do they not travel through the earth, and see(3939) what was the End of those before them,- though they were superior to them in strength? Nor is Allah to be frustrated by anything whatever in the heavens or on earth: for He is All-Knowing. All-Powerful.
3939 Cf. 30:9 and 40:21. If no other argument will convince men who follow evil, let them travel through space or time, and learn from the experience of others. Evil always came to an evil end. Let not any one individual or generation think that it could escape by some special trick or power. Far wiser and more powerful men were personally brought to account for their iniquities.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَلَمْ يَس۪يرُوا
ve gezmediler mi
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
فَيَنْظُرُوا
ki baksınlar
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerin ki
مِنْ قَبْلِهِمْ
kendilerinden önce
وَكَانُٓوا
hâlbuki idiler
اَشَدَّ
daha güçlü
مِنْهُمْ
kendile- rinden
قُوَّةًۜ
kuv- vetçe
وَمَا كَانَ
ve olmadı
اللّٰهُ
Allah
لِيُعْجِزَهُ
onu aciz bırakacak
مِنْ شَيْءٍ
hiçbir şey
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerde
وَلَا
ve ne
فِي الْاَرْضِۜ
yerde
اِنَّهُ
muhak-kak O
كَانَ
olan- dır
عَل۪يماً
Alîm
قَد۪يراً
Kadîr
Bunlar yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Hâlbuki onlar, kendilerinden kuvvet bakımından daha güçlü idiler. Ne göklerdeki ne de yerdeki hiçbir şey Allah'ı âciz bırakacak değildir. Muhakkak ki O, Alîm'dir, Kadîr'dir (her şeyi, herkesi bilendir ve kudretiyle her şeyi hükmü altında tutandır).
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
سَارَ
Fiil-I
س ي ر
Dolaştı, yola çıktı, yürüdü, gezdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَشَدّ
İsim
ش د د
En şiddetli, daha güçlü, daha zor
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَعْجَزَ
Fiil-IV
ع ج ز
Âciz bıraktı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)