close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżî ehallenâ dâra-lmukâmeti min fadlihi lâ yemessunâ fîhâ nesabun velâ yemessunâ fîhâ luġûb(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki bizi, tam konaklanacak yurda kondurdu lütfüyle; burada bize ne bir yorgunluk gelir, ne bir usanç gelir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ki O, bizi Kendi lütfundan (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; artık burada bize ne bir zahmet ve yorgunluk isabet edecektir ve ne de burada bize bir bıkkınlık ve usanç gelecektir" (diye sevineceklerdir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O lütfuyla, bizi tam konaklanacak yurda yerleştirdi, orada bize ne yorgunluk gelir, ne de bir bıkkınlık.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Lütfuyla bizi asıl oturulacak yere, Cennete yerleştiren Allah'a hamdolsun. Burada bize yorgunluk çektirilmeyecek, açlık hissetmeyeceğiz, zafiyete düşmeyeceğiz usanmanın adı anılmayacak” derler.
bk. el-Müfredât.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ki O, bizi kendi lütfuyla kalınacak yurda yerleştirdi. Burada bize ne bir yorgunluk dokunur, ne de bir bıkkınlık dokunur.
35.Beyhaki ve İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Ebi Evfa`dan rivayet ettiklerine göre bir adam Resulullah (a.s.)`a: "Ey Resulullah (a.s.)! Allah dünyada uyku ile gözlerimize rahatlık veriyor, cennette de uyku olacak mı?" diye sordu. Resulullah (a.s.): "Uyku ölümün eşidir. Cennete ise ölüm yoktur" diye buyurdu. Bunun üzerine adam: "Öyleyse nasıl dinlenecekler?" diye sordu. Resulullah (a.s.) bu soruyu hayretle karşıladı ve şöyle buyurdu: "Orada yorgunluk olmaz. Her işleri dinlenmedir." Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
'Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Rab ki, fazlından bizi durulacak yurda (cennete) kondurdu. Burada bize yorgunluk değmiyecek, burada bize usanç gelmiyecek.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“O Allah ki, fazl ve ihsanından bizi, kalınmaya değer bir yurda indirdi. Orada bize ne yorgunluk dokunur, ne de bize bıkkınlık gelir.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Yine O, bizi kendi lütfuyla, süreli nimet yurduna indirdi. Orada bize ne bir yorgunluk, ne de bitkinlik gelecektir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kendi erdeminden durulacak bir yerde O oturttu, orda bize ne yorgunluk gelir, ne de sıkıntı» diyeceklerdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“O, bizi lütfuyla, içinde sürekli kalacağımız bir yurda yerleştirdi. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve bir bıkkınlık da gelmeyecek.”
Cemil Said
swap_vert close
34,35. "Allâh’a hamd olsun bizden hüzni izâle itdi rabbimiz gafûr ve şekûrdür lütuf idüb bizi mesken-i ebediye kabûl itdi. Orada artık yorulmayacağız ve futûr getürmeyeceğiz" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Bizi lütfuyla, temelli kalınacak cennete O yerleştirdi. Orada bize ne bir yorgunluk gelecek ve ne de usanç gelecektir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O ki bizi lutfuyla sonsuza kadar kalınacak yurda yerleştirdi. Orada artık biz ne bir yorgunluk duyarız ne de bize bir bıkkınlık gelir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O (Rab) ki lütfuyla bizi asıl oturulacak yurda (cennete) yerleştirdi. Artık orada bize ne bir yorgunluk dokunacak ne de orada bize bir usanç gelecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"O ki lütfuyla bizi durulacak yurda yerleştirdi. Orada ne bir yorulma ne de bir bıkkınlık duyarız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Lütfundan bizi durulacak bir yurda kondurdu. Burada bize yorgunluk gelmeyecek, burada bize usanç gelmeyecektir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fadlında bizi durulacak yurda kondurdu, burada bize yorgunluk gelmiyecek, burada bize usanç gelmiyecek»
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (Allah ki) lütfuyla bizi (ebedî) kalınacak (cennet) yurd (un) a yerleştirendir. Bize orada bir yorgunluk dokunmaz. Bize orada usanç da gelmez.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O ki, bizi lütfundan kalınacak bir yurda yerleştirdi. Orada bize bir yorgunluk dokunmayacak ve orada bize bir usanç gelmeyecek.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ki fazl (-u inayet) inden bizi (ebedî) durulacak bir yurda kondurdu O. Burada bize hiçbir yorgunluk değmeyecek burada bize hiçbir usanç dokunmayacak».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“O (Rab) ki, lütfundan bizi (asıl) oturulacak yurda (Cennete) yerleştirdi. (Artık)orada bize ne bir yorgunluk dokunur, ne de orada bize bir usanç dokunur.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (Rab) ki, bizi kendi fazlından bu (ebedi) ikamet yurduna (cennette) yerleştirdi. Burada artık bize ne yorgunluk (rahatsızlık, hastalık vs.) dokunur, ne de usanç gelir.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bize lütfundan, hiçbir sıkıntının dokunmayacağı ve gereksiz boş şeylerinde uğramayacağı kalınacak yurtları veren (Allah yüceler yücesidir)” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O Allah ki bize vergisinin bolluğundam barınacak bir yurt verdi. Burada hiç yorgunluk duymıyacağız, usanç da getirmiyeceğiz.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnayetinden ikametgâh olan sarayı bize konak yapan O/dur. Burada bize hiçbir yorgunluk gelmez. Bıkkınlık ârız olmaz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“O, lütfuyla bizi kalınacak yurda yerleştirendir. Artık burada bize ne bir yorgunluk dokunur ne de bir bıkkınlık gelir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“O, bizi kendi lütfünden (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi. Burada artık bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da değmez.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“İşte bizi, sonsuz lütuf ve keremi sayesinde ebedî kalacağımız yurda yerleştirdi. Dünya hayatı bir imtihândı, onu aştık; mahşer bir merhale idi, onu da geçtik. Artık burada bize ne bir yorgunluk dokunacak, ne de bir bıkkınlık!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“O ki lütfu ile bizi Kalınacak Yurd’a yerleştirdi. Orada bize yorgunluk dokunmaz, usanç da dokunmaz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
nitekim bize bu temelli yurdu lutfetti. Üstelik hiçbir sıkıntı ve keder yüzü görmeden yaşayacağımız bir yurt... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Rabbimiz bizi mükâfatlandırarak güzel bir yere yerleştirdi. Artık bize ne bir yorgunluk dokunur ne de bıkkınlık gelir." Diye dua ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
34,35. (Cennette şöyle) diyeceklerdir: “[Hamd] (övgü), bizden kaygıyı gideren Allah’adır! İçinde bize hiçbir yorgunluk ve bıkkınlık ulaşmayacak olan, [*] cömertliğinin sonucu olarak bizi [ebedî] kalınacak cennet yurduna yerleştiren Rabbimiz şüphesiz ki çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir.”
Benzer mesajlar: Hicr 15:48; Yâsîn 36:55; Ğâşiye 88:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla); “(Rabbimiz,) bizi kendi lütfu olarak asla yorgunluk dokunmayan ve bıkkınlık gelmeyen ebedî kalınacak bir yurda yerleştirdi.” (derler.)
Muhammed Esed
swap_vert close
O, lütfuyla bu konak yerine bizi yerleştirdi: orada bize ne bir çatışma ve gerginlik bulaşır, ne de yorgunluk ya da bıkkınlık!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü O, lütuf ve rahmetiyle bizi bu kalıcı yurda yerleştirdi. Artık burada bize ne bir yorgunluk ne de bir bıkkınlık vardır. 15/47-48, 20/116...119
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O lütfuyla bizi bu (varlığı ve güzelliği) kalıcı vatana yerleştirdi: burada semtimize ne yorgunluk ve bezginlik, ne de can sıkıntısı ve bıkkınlık uğrayacak!”[³⁹¹⁷]
[3917] Çünkü: “cennet ehli o gün keyif veren bir meşguliyet içinde olacaklar” (36:55). “Bu kadar güzellik ve huzurun içinde insanın canı sıkılmaz mı?” muhtemel sorusuna cevap.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Öyle ki (Rabbimiz) bizi, eşsiz lütfu ve keremiyle, -sonsuza dek- kalınacak bir yurda (cennete) yerleştirdi ki, burada bize asla bir yorgunluk değmeyecek ne de bir bıkkınlık gelecek" derler.
Osman Fırat
swap_vert close
O ki lütfuyla bizi durulacak yurda kondurdu. Orada bize ne bir yorgunluk ve ne de orada bize bir usanç gelir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Öyle (bir Rabb-i Kerîm) ki, bizi fazlından bir ikametgâh olan yurda kondurdu. Burada bize bir yorgunluk dokunmayacaktır ve burada bize hiçbir usanç dokunmayacaktır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çünkü O, lütfu ile bizi devamlı kalınacak olan yerde yerleştirdi. Burada artık bize ne yorgunluk dokunacak, ne de usanç gelecek.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O (Rab) ki lutfuyla bizi durulacak yurda kondurdu. Orada bize ne bir yorgunluk dokunur ve ne de orada bize bir usanç dokunur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O rabbimiz bizi kemâl-i fazl ve kereminden dâimî bir ikâmetgâh olan cennete misâfir itdi ki orada bize renc ve ta'ab ve külfet ve müşkilât dokunmaz" dirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
"İkramıyla bizi, kalınacak yere yerleştiren odur. Orada bize bir yorgunluk değmeyecek. Bir bıkkınlıkla da karşılaşmayacağız."
Şaban Piriş
swap_vert close
Çünkü lütfu ile bizi kalıcı yurda yerleştirdi. Bize orada ne bir yorgunluk ne de bir bıkkınlık gelir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“O Rabbimiz ki, ebediyen kalınacak bu yurda lûtfuyla bizi yerleştirdi. Artık burada ne usanır, ne de yoruluruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Lütfuyla bizi durulacak yurda kondurdu. Orada bize hiçbir yorgunluk dokunmaz. Orada bize hiçbir usanç da dokunmaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“ol kim indürdi bizi durmaķlıķ sarāyına gendü fażlından. yoķanmaya bize anuñ içinde renc daħı yoķanmaya bize anuñ içinde armaķ.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ki givürdi bizi duraçaḳ eve fażlından. Anda bize zaḥmet irmez. Daḫıbize irmez anda yorulmaḳ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Elə bir Rəbb ki, Öz lütfü (kərəmi) ilə bizi (əbədi qalacağımız) iqamətgahda yerləşdirdi. Orada bizə nə bir yorğunluq üz verəcək, nə bir məşəqqət (əziyyət) toxunacaqdır!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who, of His grace, hath installed us in the mansion of eternity, where toil toucheth us not nor can weariness affect us.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Who has, out of His Bounty, settled us in a Home that will last: no toil nor sense of weariness(3924) shall touch us therein."
3924 In case it should be thought that perpetual happiness might cloy or be dull, as would be the case in this life, it is added-as the experience of those who attain that state-that it is not so on that plane of existence. Not only is there Joy, but it remains fresh and leads to no weariness.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّـذ۪ٓي
O ki
اَحَلَّنَا
bizi yer- leştirdi
دَارَ
yurda
الْمُقَامَةِ
kalınacak olan
مِنْ فَضْلِه۪ۚ
lütfundan
لَا يَمَسُّنَا
bize dokunmaz
ف۪يهَا
orada
نَصَبٌ
bir yor- gunluk
وَلَا يَمَسُّنَا
ve bize dokunmaz
ف۪يهَا
orada
لُغُوبٌ
bir usanç
"O ki lütfundan bizi kalınacak (bu cennet) yurd(un)a yerleştirdi. (Artık) Burada bize ne bir yorgunluk dokunur ne de burada bize bir usanç dokunur."
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَحَلَّ
Fiil-IV
ح ل ل
Helal kıldı, kondurdu, yerleştirdi
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
مُقَامَة
Edilgen fiil-IV
ق و م
Kalınacak yer
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَصَب
İsim
ن ص ب
Yorgunluk
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لُغُوب
İsim
ل غ ب
Usanç, şiddetli yorgunluk