close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fâtır Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elhamdu li(A)llâhi fâtiri-ssemâvâti vel-ardi câ’ili-lmelâ-iketi rusulen ulî ecnihatin meśnâ veśulâśe verubâ’(a)(c) yezîdu fî-lḣalki mâ yeşâ(u)(c) inna(A)llâhe ‘alâ kulli şey-in kadîr(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hamd Allah'a ki gökleri ve yeryüzünü yaratandır ve melekleri, ikişer, üçer, dörder kanatlı halkedendir; yaratışta neyi dilerse çoğaltır da; şüphe yok ki Allah'ın her şeye gücü yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan; ikişer, üçer ve dörder kanatlı (çok güçlü ve hızlı) melekleri elçiler kılan Allah içindir. O, yaratışta dilediğini arttırır. (Allah her mahlûkuna ayrı bir özellik ve güzellik katmıştır.) Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tüm eksiksiz övgüler O Allah'a mahsusutur ki, yerleri gökleri O yaratmıştır ve melekleri de ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler olarak yaratandır. O yaratışta neyi dilerse artırır, çoğaltır. Yani meleklerin kanadını veya mahlukatının her birindeki değişik hususiyetleri çoğaltıp, azaltmak O'na aittir. Şüphe yok ki, O'nun gücü herşeye yeter.
Mekke toplumunun ileri gelenlerini davete karşı tutumlarından dolayı ikaz edip düşünmeye sev-kederek, kâinât nizamında şirke yer olmadığı bildirilmekte ve herşeyin aslına döndüğü görülürken sizlerin ölümden sonra diriltilmesi niçin zor olsun denilmekte ve kevnî ayetlerden de bahsedilerek insanların kullukta üç guruba ayrıldıklarını da anlatarak Allah’ın dışında değişik şeylere tapan müşrikler, azarlanarak sûre sona erer. Sûreye Melâike adı da verilir.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler olarak görevlendiren Allah'a hamdolsun. O, yaratılışta ve yarattıklarında sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun mükemmeliyeti gerçekleştirir. Allah'ın her şeye gücü kudreti yeter.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hamd gökleri ve yeri yoktan vareden, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah'adır. O yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır; O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratıp melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan, (peygamberlere gönderen) Allah'a hamd olsun. Allahyarattığı şeylerde dilediği kadar (vasıflar) ziyade eder. Muhakkak ki Allah, her şeye kadirdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bütün hamd ve kemalat (övgü sebepleri,) gökleri ve yeri açarak yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratıklar içine istediği şeyi ilave eder. O, her şeye gücü yetendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Övgü, gökleri ve yeri yoktan yaratan, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a aittir. O, yaratmada dilediği kadar arttırır. Çünkü Allah'ın her şeye gücü yeter.[455]
[455] Fâtır sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 461.  
Besim Atalay
swap_vert close
Gökleri, yeri yaratan, melekleri, ikişer, üçer, dörder kanadlı elçiler yapan Allaha hamd olsun, yarattığı şeyde dilediğin artırır, Allahın her şeye gücü yetişir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Her türlü övgü, göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. O yarattıklarından istediğine dilediği kadar özellikler verir. Hiç kuşkusuz O'nun gücü her şeye yeter.
“Kanat” terimine, “Cenah” kelimesinin Arapçadaki farklı anlamları olan, güç, yön ve kuvvet manalarını verirsek daha doğru olur. Çünkü “Kanat sayılarının” çokluğunu ifade eden iki, üç, dört rakamları, gücü ve hızı sembolize eden misal kabilinden mecâzi bir söylemdir. Zira melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değillerdir. Esas vurgu Rabbimizin güç ve azametinedir. Burada, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini anlatan mecaz bir ifade kullanılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvât ve arzın hâliki olan ve enbiyâya ikişer üçer dörder kanadlı melekler ile haberler gönderen Allâh’a hamd olsun. Hilkati istediği kadar tezyîd idiyor, her şeye kâdirdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. Yaratmada dilediğini artırır. Doğrusu Allah, her şeye Kadir olandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. O dilediği kadar fazlasını da yaratır. Kuşkusuz Allah her şeye kadirdir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a hamdolsun. O, yaratmada dilediği arttırmayı yapar. Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratan; melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan ALLAH'a övgüler olsun. Yaratmada dilediğini arttırır. ALLAH her şeye gücü yetendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediği kadar artırır. Gerçekten Allah her şeye kâdirdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hamd Allaha, o Gökleri, Yeri yaratan ve Melâikeyi kılan fâtıra: kanadlı kanadlı elçiler, ikişer üçer dörder, halkte dilediği kadar ziyade eder, hakıkat Allah her şey'e kadirdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bütün) hamd (ler) gökleri ve yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. (O Allah ki) yaratmada dilediğini (dilediği miktarda) artırır. Şüphesiz Allah, her şeye kâdirdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hamd¹, göklere ve yere yaradılış yasalarını koyan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı resûller² yapan Allah'a özgüdür. O, yaratmada dilediğini arttırır. Allah, Her Şeye Gücü Yeten'dir.
1- Yüceltme, övgünün tamamı. 2- Elçiler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gökleri, yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı (olmak üzere) elçiler yapan Allaha hamd olsun. O, yaratışda ne dilerse (onu) artırır. Şübhe yok ki Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hamd, göklerin ve yerin Fâtır'ı (yaratıcısı), melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur.(1) (O, mahlûkatı) yaratmada (maddeten veya ma'nen, kime)ne dilerse arttırır. Şübhesiz ki Allah, herşeye hakkıyla gücü yetendir.
(1)“Hamd ü senâ (her türlü övgü), medih ve minnet O’na mahsustur, O’na lâyıktır. Demek ni‘metler O’nundur ve O’nun hazînesinden çıkar. Hazîne ise, dâimîdir. İşte şu kelime, şöyle müjde verip diyor ki: Ey insan! Ni‘metin zevâlinden (bitmesinden) elem çekme! Çünki rahmet hazînesi tükenmez. Ve lezzetin zevâlini düşünüp, o elemden feryâd etme! Çünki o ni‘met meyvesi, bir rahmet-i bînihâyenin semeresidir (tükenmez bir rahmetin meyvesidir). Ağacı bâkīdir (ölümsüzdür). Meyve gitse de yerine gelen var. Ni‘metin lezzeti içinde, o lezzetten yüz derece daha ziyâde lezzetli bir iltifât-ı rahmeti hamd ile düşünüp, lezzeti birden yüz derece yapabilirsin.” (Asâ-yı Mûsâ, 10. Hüccet-i Îmâniye, 186-187)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hamd (tüm övgüler), gökleri ve yerküreyi (tüm evreni yarıp bölerek) eşsiz bir şekilde yaratan, cenahlara (farklı boyut, kuvvet ve özelliklere) sahip olan melekleri ikişer, üçer ve dörder olarak elçi kılan Allah’a mahsustur. Yaratmada dilediğini artırır. Hiç şüphe yok ki Allah her şeye gücü yetendir. (*)
(*) Ayette melekler için kullanılan (اجْنِحَةٍ) ‘’ecniha’’, kanatlar anlamında olmadığı ve yine ayette geçen ((مثنى وثلاث ورباع ifadesinden de meleklerin ‘’ikişer, üçer ve dörder elçi olarak gönderildiği’ ’ve bunun normal kanatla bir alakası olmadığı hususundaki detaylı açıklama aşağıya alınmıştır. Ayrıca bilimsel olarak da ‘’Kanat’’ atmosferin, havanın bulunduğu ortamda işe yarar, atmosferin bittiği noktada ise kanatlar bir işe yaramaz, hâlbuki melekler atmosferin olmadığı her yere de gidip gelebilirler. Kur’an da meleklerin uçmasından değil, inip yükselmelerinden söz ediliyor. “Meleklerin cenahları”, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini sembolize etmektedir. Yoksa keyfiyeti bizim anladığımız gibi olsaydı, iki ya da dört kanadı anlarız ama üç kanatlıyı nasıl izah edersiniz? Arapçadaki cenah kelimesinin değişik anlamları da dikkate alınarak, yön, güç, kuvvet gibi manalar da verilmiştir. Bu konuda kesin olarak söylenebilecek tek şey, melek cenahının kuşkanadı gibi bir şey olmadığından ibarettir. Çünkü melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değildir. Bkz:(تفسير در المصون تفسير الالوسي ) ‘’ Durrul Masun ve Alüsi tefsiri ile المعجم المعاني- القاموسا المحيط)) ‘’Kamusul muhit ve Mu’cemul meani…) الفاطِر : اسم من أسماء الله الحسنى، ومعناه: الخالق المُوجد المُبدع على غير مثال سابق " {الْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ} (معجم اللغة العربية المعاصرة) -- الجَناح : الجانب - ومنه جناح القصْر ونحوه (معجم المعاني ) (جناح من الشيء : الجانب والناحية المستقلة « جناح الفندق) (المعجم: القاموس المحيط) يُرسلهم (مَّثْنَىٰ وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ ) يعني يرسل الملائكة إلى الأنبياء إثنين إثنين ، أي في كلّ مرّة إثنين أو ثلاثة في كلّ مرّة أو أربعة ، كما أرسل إلى إبراهيم (ع) ثلاثة من الملائكة حين بشّروهُ بالولد...المصدر (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل) قال الشيخ : " وقيل : " أولي أجنحة " معترض و " مثنى " حال ، والعامل فعل محذوف يدل عليه " رسلا " أي : يرسلون مثنى وثلاث ورباع " وهذا لا يسمى اعتراضا لوجهين ، أحدهما : أن " أولي " صفة لـ " رسلا " ، والصفة لا يقال فيها معترضة . والثاني : أنها ليست حالا من " رسلا " بل من محذوف فكيف يكون ما قبله معترضا ؟ ولوجعله حالا من الضمير في " رسلا - (الدر المصون ) وقيل مثنى إلخ حال من محذوف والعامل فيه محذوف يدل عليه رسلا أي يرسلون مثنى وثلاث ورباع، والمعول عليه ما تقدم (تفسير الألوسي) لاحظ ان اجنحة الطيران هي للطيور من اجل التحليق , اما الملائكه لم يرد بأنها تطير كما تطير الطيور , بل جميع ما ذكر عنها هو التنزيل و العروج أي الهبوط و الصعود بشكل عمودي , اما الطيران فيكون بشكل افقي , و الآيات الداله على ذلك كثيره نأخذ مثالا منها لا حصرا , قال تعالى (تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ أَمْرٍ ) 4 القدرو قال ايضا (تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ ) 4 المعارج - ثانيا بالنسبه للاجنحه الله عز وجل وضح لنا ان الطيور تطير بواسطة الاجنحه فهي وسيله الطيران لتلك الطيور , الانسان يمكنه الطيران بدون اجنحه ان حيدت الجاذبيه و الورقه تطير في الهواء ايضا بفعل الرياح فهل ذلك بفعل الاجنحة - و الفنادق ايضا لها اجنحه . كذلك الاحزاب الوطنيه لها جناح سياسي و جناح عسكري , فهل الفنادق و تلك الاحزاب تطير باجنحتها -- كلمة جناح لا تعني بالضروره الطيران , كذلك بالقران العظيم قال تعالى (وَاضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ آيَةً أُخْرَى) 22 طه !نلاحظ مما ورد ان المقصود من الجناح هنا هو الجهه او التوجه او الاختصاص او الوظيفه .من هنا نأتي لقوله تعالى (الْحَمْدُ لِلَّهِ فَاطِرِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ جَاعِلِ الْمَلَائِكَةِ رُسُلًا أُولِي أَجْنِحَةٍ مَّثْنَىٰ وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ يَزِيدُ فِي الْخَلْقِ مَا يَشَاءُ إِنَّ اللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ) نلاحظ من الايه الكريمه ربط الاجنحه بالرسل و الرساله أي ان هؤلاء الملائكه الذين كلفهم الله بأن كانوا رسولا لديهم عدة وظائف و مهمات و لديهم اكثر من تخصص واحد , و ليس المقصود باجنحه الطيران (الملائكه لا تطير – أهل القران)!! والله سبحانه يبين لنا ان اجنحة الملائكة متعددة اي تخصصاتها متعددة (ماذا عن أجنحة الملائكة ؟! - المعهد الاسلامي للدراسات الاستراتيجية ... والاجنحة في عالم الأرواح ترشد إلى القدرة على السرعة في تنفيذ أوامر الله وتبليغ رسالات ربهم إلى أنبيائه (تفسير المراغي).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bütün övgü, gökleri ve yeri yaratan, ikişer üçer ve dörder kanatlı olan melekleri elçiler yapan ve yarattığı varlıklarda dilediği şeyleri artıran Allah’a aittir. Şüphesiz ki Allah her şeyi bir plan üzerine yapandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Övülmek, o Allah’a yaraşır ki yerleri, gökleri yarattı, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekleri elçi yaptı. O, yaratırken de dilediğine üstünlük verir. Çünkü Allah’ın her nesneye gücü yeticidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekleri elçi yapan [⁶] Allah/a hamdolsun. O yarattığı şeyde dilediğini artırır. Çünkü Allah her şeye hakkıyle kaadirdir.
[5] Mekke'de nâzil olmuş (45)vâyettir.[6] Bazı müfessirîn indinde kanatlardan cihet maksuttur. Kanatlar sürat-i seyirden kinayedir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bütün övgüler/hamd, gökleri ve yeri yaratan; melekleri de ikişer, üçer ve dörder kanatlı¹ elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini ilave eder [yezîdu]². Muhakkak ki Allah her şeye hakkıyla kâdirdir.
1 Meleklerin üçer dörder kanatlı olması onların bizim gördüğümüz havadaki kuşlar gibi kanatlarının olduğu değil, bilakis her bir meleğe verilen sorumluluklardır. Bazılarının iki, bazılarının üç ve bazılarının da dört ayrı vazifesi ve sorumluluğu vardır şeklinde anlıyoruz. 2 Yarattığına yeni ilavelerde bulunmak O’na aittir. Mesela, yarattığı türlerden yeni türler meydana getirerek yeryüzünün çeşitliliğini artıran O’dur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bütün güzel övgüler; gökleri ve yeri yaratan, ikişer üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır; O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.
(Adını birinci ayetteki “Fatır” kelimesinden alan bu sure, Mekke’de nazil olmuştur ve 45 ayettir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her türlü hamd; övgü, teşekkür, saygı, minnettârlık ve yücelik, gökleri ve yeri yoktan var eden;her biri farklı güç, yetenek ve özelliklere sahip melekleri ikişer, üçer, dörder... kanatlı elçiler yapan ve onları birer görevli olarak hizmetinize veren Allah’a aittir! Hiç kuşkusuz O, dilediğini yaratılışta üstün kılar.Hiç kuşku yok ki, Allah’ın her şeye gücü yeter. Öyle ki:
Mekke döneminin ortalarında, Furkan sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, ilk ayetinde geçen “Fatır: yoktan var eden, yaratıcı” kelimesinden almıştır. Aynı ayette geçen “Melaike: melekler” adıyla da bilinen sûre, 45 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Melekler’i ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan; Yer’in ve Gökler’in FÂTIR’ı / Yoktan İlk Yaratan’ı Allah’a Hamd olsun! Dileyeceğini Yaratma’da ziyadeleştiriyor. Allah, her şeye güç yetirendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gökleri ve yeri yaratan; melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a şükürler olsun. Allah, yaratmak istediği yaratığı geliştirebilir, çünkü o, her şeye kadirdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki; “Gökleri yeri yoktan yaratan, melekleri ikişer, üçer dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a şükür olsun! Allah her şeye hükümrandır! Yasalarına uyulması gerekendir! O’nun yaratması için sadece ol demesi yeter! Yaratırken başkasından izin almadığı gibi, O’na başkası da yardım edemez. Yaratma, hâkimiyet, otorite sadece Allah’a aittir. Dilediğini yaratarak artırır, dilediğini yok ederek eksiltir. Şüphesiz istediğini yapacak güçtedir.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Hamd] (övgü), gökleri ve yeri yoktan yaratan, [*] melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan, yaratmada dilediğini(n sayısını) artıran Allah’adır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir.
“Yoktan yaratma” anlamında [fetara], [fâtır] kelimelerinin kullanıldığı ayetler için bkz. En‘âm 6:14; Yûsuf 12:101; İbrâhîm 14:10; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri (yoktan) yaratan,¹ melekleri ikişer üçer ve dörder kanatlı² elçiler kılan, Allah’a aittir. O yaratmada dilediği artırmayı yapar.³ Şüphesiz Allah’ın gücü, her şeye yeter.
1 (فَاطِرٌ) kelimesi yukarıda sıfat olarak tercüme edilmiştir. Mübteda olarak; “Hamd, Allah’a aittir. O gökleri ve yeri yaratandır…” şeklinde de tercüme edilebilir. (Kurtubî) Fâtır: Esasen yarmak, ilk olarak yaratmak manasınadır. (فَاطِر) mâzi manâsına alınıp izafet-i maneviye olarak marife olup, Allah lafzına sıfat kabul edilirse, ahirete, yani ikinci yaratılışa işaret, edebilir. Bazı müfessirlerin dediği gibi yarmak manasından ism-i fâil olması da mümkündür. Bu surette bundan ahiretteki yaratılış da anlaşılabilir. O halde iki ihtimal kalır. Birisi bedel yapılmak, birisi de istimrar ve sebat kast olunarak mazi ve istikbale şamil olmaktır. En münasibi de budur. O zaman bu bölümün manası, hem ilk yaratılışı, hem de ikinci yaratılışı içererek işaret ettiğimiz gibi: “Gökleri ve yeri yaran ve yaracak olan, Dünyayı yarattığı gibi Âhireti de yaratan” şeklinde olur. (Elmalılı)2 Meleklerin kanatlarının hakikat ve keyfiyetinin nasıl olduğunu Allah bilir. Bu rakamlar çokluktan kinâyedir. Meleklerin daha fazla kanatları olabilir. İbnu Mes’ud’un rivâyetine göre Peygamber Efendimiz Cebrâil’i altı yüz kanatla görmüştür. (Müslim)3 Yaratmada dilediği kadar artırır. Yani isterse, meleklerin kanatlarını daha fazla yarattığı gibi, diğer yarattıklarında da dilediği ziyadeyi yapabilir. Bu yüzden Allah’ın yaratma gücünün sınırı yoktur. Yani evreni yaratıp bir süre sonra istirahata çekilmemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
HER TÜRLÜ ÖVGÜ, göklerin ve yerin yaratıcısı olan ve melekleri iki, üç veya dört kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. ¹ O, dilediğini [kesintisiz şekilde] kendi hilkat âlemine katıp onu genişletir: ² Kuşkusuz Allah, her şeye kâdirdir.
1 Melek genel başlığı altında toplanan manevî varlık veya güçlerin “kanatlar”ı, Allah’ın vahyini peygamberlerine iletmedeki sürat ve güçlerini sembolize eden bir mecazdır. Kanatların çokluğu (“iki, üç veya dört”), belki, Allah’ın yarattığı bu evrende buyruklarının sayısız gerçekleşme yolunu vurgulamaktadır: Bu varsayım, sahih bir Hadis tarafından da desteklenmektedir. Bu Hadis’e göre Hz. Peygamber, Miraç Gecesi (bkz. Ek IV) Cebrâil’i “altıyüz kanatlı olarak” gördü (Buhârî ve Müslim’in İbni Mes‘ûd’dan rivayeti).2 Yani, yaratma eylemi süreklidir ve kapsamı, hedefleri veya çeşitleri açısından düzenli olarak genişleyen bir eylemdir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün övgüler, gökleri eşsiz bir şekilde yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler olarak gönderen Allah’a mahsustur. Dilediğini yaratmada O’na bir sınır yoktur. Çünkü Allah her şeye gücü yetendir. 7/54, 13/2, 31/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BÜTÜN ÖVGÜLER, gökleri ve yeri bir çekirdeği yarar gibi ilk baştan var eden;[³⁸⁷³] melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur.[³⁸⁷⁴] O mahlukatın kapasitesinde tercih ettiği artışı gerçekleştirir:[³⁸⁷⁵] çünkü Allah her şeye güç yetirendir.
[3873] Fâtır, hem yoktan var etmeyi, hem yaratma sürecinin başlama noktasını hem de “bir çekirdeği yarma” anlamıyla içindeki gizli potansiyeli açığa çıkarmayı ifade eder. (Lügat anlamı için bkz: 30:30, not 36.) Zımnen: Hamd, varlık çekirdeğinin kabuğunu çatlatıp içindeki varlık ağacını yeşerten Allah’a mahsustur. [3874] “Kanat” anlamına gelen cenâh (ç: ecniha), kuş kanadı için değil, daha çok manevi varlıkların güç ve iktidarını gösteren bir semboldür. Arap dilinde maksûsu’l-cenâh (kanadı kırpık, kanatsız) demek, “iktidarsız, güçsüz” demektir (Tâc). Hindli âlim Muhammed Ali, âyette geçen “ikişer, üçer, dörder” ile, namazların rekatlarına atıf yapıldığı görüşündedir. Buna göre, insan ruhu namaz ile yücelmekte, ikişer, üçer, dörder rekatlı namazlar insanı manevi olarak yücelten kanatlar hükmüne geçmektedir (The Holy Qur’ân). Bazı yorumculara göre bu “iki, üç ve dört” yerine kullanılmıştır (Taberi). Buradaki rakamlar aritmetik değerler olarak algılanmamalıdır. Bir sınır da ifade etmezler. Devamındaki cümle bunu ortaya koymaktadır. İbn Mes’ud kanalıyla gelen bir haberde Allah Rasûlü Cebrail’i altı yüz kanatlı olarak tasvir eder (Buhârî ve Müslim). Bununla, meleğin taşıdığı vahyin mânevî ağırlığı da ifade edilmiş olabilir (Krş: 73:5). Muhtemel tüm yorumlar, meleklerin mânevî varlıklar olduğu gerçeğini gözetmek zorundadır. [3875] Krş: “O doğru yola yönelenlerin hidayetini artırır ve onlara korunma gücü bahşeder” (47:17). Bir önceki cümleyle birlikte düşünüldüğünde, melekler de dahil Allah’ın yaratıkları üzerindeki aktif ve muazzam müdâhalesini, dahası bu müdâhaleyi sayısız yollarla uygulayacağını gösteren bir ibâre.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer.; dörder kanatlı elçiler kılan Allah’a mahsustur. (*) Allah, yaratmada dilediği kadar yaratır. (**) Şüphe yok ki Allah, her şeye kâdirdir. (***)
(*) Müşriklerden bir kısmı Rablerine, melekleri de ortak koştular ve meleklere tapındılar. Oysa melekler, onların kendilerini ilah tanımalarını kabul etmediler, nitekim Sebe suresinin 40,41. ayetlerinde: "Allah o gün hepsini huzurunda toplayacak ve meleklere: "Size tapanlar bunlar mıydı?" diye soracak, melekler de: "Ey Rabbimiz seni tenzih ederiz!.. Sen ortağı olmaktan münezzehsin. Bizim yegâne koruyucumuz, dostumuz Sensin, Sen elbette bilirsin, onlar bize değil cinlere tapıyorlardı" buyurulmuştur. Kabul etmediler... çünkü kendileri yaratık, Allah Teala ise, her şeyi yoktan yaratan, eşsiz kudret sahibi ve hamd ile tesbih Onun hakkı olan tek Allah'tı!. Melekler ancak Onun emir kullarıydı, Rableri ile kendileri gibi yaratık olan diğer mahlûklar arasında elçilik görevi ile yükümlü idiler, kimi evrendeki tabii olayların sevk ve idaresinde görev yapıyorlardı, kimi kulların -hayır ve şer- amel defterlerini dolduruyordu, kimi de Peygamberlerine vahiy indiriyordu. (**) Cenab-ı Hakk'ın yaratıcı gücü sonsuzdur, meleklerin kanatlarını, daha çok yapabileceği gibi, diğer yaratıklarda da yapabilir, kullarına çeşitli yetenekler ihsan buyurur. Gökler ile yeryüzü de yoktan var edildikleri ilk durumda değildirler. Onun sonsuz yaratıcı gücü evrende de hükmünü sürdürmektedir ve sürdürecektir. Ki kıyamette evrenin düzenini bozacak yepyeni bir yaratılışla tekrar inşa edecektir, nitekim İnfitar suresinin 1. ayetinde "izessemai fetaret- Gök yarıldığı zaman." buyurulmuştur. O yarılma ve parçalanma ise, bir son değil evrenin ahiret hayatına uygun şekilde inşası manasınadır. Ahiret hayatı ise, özellikle insanlar için takdir buyurulmuştur ki, Cenab-ı Hak, eşsiz yaratıcı gücü ile yeryüzünde ilkin diğer mahlûklarını yaratmış en son olarak da insanı yaratarak onu yaptıklarından sorumlu tutmuştur. Bu sorumluluğun gereği olan hesap verme zamanını ise ahiret olarak takdir buyurmuştur. Kullarına gereken şey; dünyadayken Rablerini unutmamaları ve sadece O'na kulluk ederek huzuruna ak alınla çıkmaya gayret etmeleridir. (***) Müşrikler, Rableri yerine, Ona ortak koştukları nesnelerden medet, merhamet umdular, nimete erdikleri takdirde bu bolluğu putlarından bildiler, onlara daha fazla bağlandılar, belaya uğradıklarında ise, onlardan daha fazla korktular ve onları memnun etmeye çalıştılar, oysa).  
Osman Fırat
swap_vert close
Övülmek gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah’a mahsustur. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer ve üçer ve dörder kanat sahibi elçiler kılan
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yaratan ve melaikeyi iki, üç, dört. . . kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. O, yaratıklarından, istediğine, dilediği kadar fazla özellikler verir, Çünkü O her şeye kadirdir. {KM, İşaya 6, 2; Hezekiel 1, 6}
Buradaki kanat sayıları, tahsis için olmayıp, çokluğu beyan etmek için misal kabilindendir. Zaten hemen peşinden gelen “yaratmada dilediği kadar fazla özellikler verir” kısmı da bunu teyid etmektedir. Kanatlar, meleklerin sür’atlerini ve güçlerini ifade eder.Nitekim hadis-i şerifte, Peygamber Efendimizin Cibril’i ufku kaplayan altı yüz kanadıyla gördüğü bildirilmiştir. Âyet hilkatteki çeşitliliğe işaret buyurmaktadır: Mesela: güzel yüzler, güzel sesler, güzel saçlar, güzel hatlar, gözlerde güzellik, boy ve endamda hoşluk, incelik, biçimde uyumluluk, organlarda tamamlık, güçte şiddet, akılda keskinlik, görüşte ve düşüncede verimlilik ve bereket, kalbte cesaret, ruhta hoşgörü, dilde güzel ifade, konuşmada yeterlilik, çeşitli kabiliyetler, işte beceriklilik ve maharet… ve daha bunlar gibi nice mükemmellikler sadece insan yaratılışıyla ilgili çeşitliliğe misal kabilindedir. Bunlara kuşlar, balıklar, kelebekler, atlar, aslanlardan, dünyayı yaldızlayan türlü türlü çiçekler ve bitkiler âlemini, zerrelerden, atomlardan galaksilere kadar makrokozmozu dolduran çeşitlilikleri ilave edersek bu âyetin ne geniş bir âleme pencere açtığını anlayabiliriz.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökleri ve yeri yoktan var eden; melekleri, ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a hamd olsun. O, yaratmada (dilediği kadar) artırır: (Kimine daha fazla kanat verir, kiminin bünyesini daha sağlam, daha büyük, kimini daha güzel yapar). Şüphesiz Allah, her şeyi yapabilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hamd, gökleri ve yeri yokdan var iden ve melâikeyi ikişer, üçer, dörder kanadlı elçiler kılan ve halkda dilediği kadar ziyâde iden Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur. Tahkîk Allâh her şeye kâdirdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yaptığı her şeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur. Gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekleri elçi olarak görevlendiren, kendi tercihine göre yaratışta artırma yapan odur. Doğrusu Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hamd, göklerin ve yerin yaratıcısı ve melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler yapan Allah'a mahsustur. Dilediğini yaratmayı artırır. Çünkü Allah'ın her şeye gücü yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hamd bütünüyle o Allah'a aittir ki, gökleri ve yeri yoktan yaratmış, melekleri de ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapmıştır. O, yarattığı şeyi dilediği gibi arttırır. Zira Allah'ın herşeye gücü yeter.(1)
(1) “Kanat” sözcüğüne, Arapçadaki cenah kelimesinin değişik anlamları da dikkate alınarak, yön, güç, kuvvet gibi mânâlar da verilmiştir. Bu konuda kesin olarak söylenebilecek tek şey, melek kanadının kuş kanadı gibi birşey olmadığından ibarettir. Çünkü melekler bizim bildiğimiz cinsten maddî varlıklar değildir. İki, üç, dört rakamları ise kanat sayısına bir sınır getirmemekte, çokluk ifade etmektedir. Nitekim Peygamberimizin Miraç gecesi Cebrail’i altı yüz kanatlı olarak gördüğü rivayet edilmiştir. (Buhârî, Tefsir 53:1; Müslim, İman: 280-282.) Yaratıştaki ziyadelik ise, Allah’ın dilediği kuluna dilediği kadar fazla verdiği organ ve yetenekler gibi maddî ve manevî özellikler ve nimetlerdir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hamd, Fâtır olan Allah'adır; gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan O'dur. Yaratışta/yaratılmışlarda dilediğini artırır O. Hiç kuşkusuz, Allah her şeye gücü yetendir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ögmek Tañrı’nuñdur yaradıcı gökleri daħı yiri ķılıcı firişteleri yalavaçlar ķañatlar issi ikin ikin daħı üç üç daħı dört dört. arturur yaradılışda anı kim diler. bayıķ Tañrı her nese üzere güci yiterdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şükr ol Tañrıya ki gökleri yaratdı, yirleri yaratdı, melā’ikeleri vāsıṭa ḳıldıözi‐y‐le nebīler ortasında. Anları ḳanatlu yaratdı, iki iki, üç üç, dört dört.Arturur yaratmaḳda her ne dilese. Tañrı Ta‘ālā her nesneye ḳādir‐dür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göyləri və yeri yoxdan yaradan, ikiqanadlı, üçqanadlı və dördqanadlı mələkləri (peyğəmbərlərə) elçi edən Allaha həmd olsun! (Allah) məxluqatda istədiyini artırar. Həqiqətən, Allah hər şeyə qadirdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Praise be to Allah, the Creator of the heavens and the earth, who appointeth the angels messengers having wings two, three and four. He multiplieth in creation what He will. Lo! Allah is Able to do all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Praise be to Allah,(3869) Who created (out of nothing)(3870) the heavens and the earth, Who made the angels,(3871) messengers with wings,- two, or three, or four (pairs): He adds to Creation(3872) as He pleases: for Allah has power over all things.
3869 See n. 3785 to 34:1. When we praise Allah, it means that we understand and bring to mind that His glory and power are exercised for the good of His Creation, and this is the subject matter of the Surah. 3870 As man's knowledge of the processes of nature advances, he sees how complex is the evolution of matter itself, leaving out the question of Life and the spiritual forces, which are beyond the ken of experimental science. But this knowledge itself becomes a sort of "veil of Light"; man becomes so conscious of the proximate causes, that he is apt, in his pride, to forget the primal Cause, the Cause of Causes, the ultimate Hand of Allah in Creation. And then, Creation is such a complex process; see some of the ideas involved explained by different words in n. 120 to 2:117. The word fatara here used means the creation of primeval matter, to which further creative processes have to be added by the Hand of Allah, or Allah "adds to His Creation as He pleases", not only in quantity, but in qualities, function, relations, and variations in infinite ways. 3871 The grosser ideas which men have of angels must be dismissed from our minds. They are beings expressive of qualities or powers, which may be typified by "wings". We need not suppose that angelic "wings" have muscles and feathers, like the wings of birds. If they had, how could there be three, or any odd number? We may suppose "two, three, or four" to refer to pairs of wings. But we must not suppose "two, three, or four" to express precise numbers, for in sacred literature we find mention of angels with six hundred wings. And we can imagine angels with just one pair of wings. They are Messengers or Instruments of Allah's Will, and may have a few or numerous Errands entrusted to them. Cf. the description of the Spirit of Inspiration in 26:193, and of the spirits or angels for executing the Commands of Allah in 79:1-5. 3872 See n. 3870 above, where the complexities of the creative processes is referred to. Allah's creation did not stop at some past time: it continues, for He has all power, and His mercies are ever poured forth without stint.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْحَمْدُ
hamd
لِلّٰهِ
Allah'a mahsustur
فَاطِرِ
Fâtır’ı
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
جَاعِلِ
kılandır
الْمَلٰٓئِكَةِ
melekleri
رُسُلاً
resuller
اُو۬ل۪ٓي
sahipleri
اَجْنِحَةٍ
kanatlar
مَثْنٰى
ikişer
وَثُلٰثَ
ve üçer
وَرُبَاعَۜ
ve dörder
يَز۪يدُ
arttırır
فِي الْخَلْقِ
yaratmada
مَا
o şe-ye ki
يَشَٓاءُۜ
diler
اِنَّ
muhak-kak
اللّٰهَ
Allah
عَلٰى
üzerin- de
كُلِّ شَيْءٍ
her şeyin
قَد۪يرٌ
Kadîr'dir
Hamd, göklerin ve yerin Fâtır'ı (yoktan yaratanı), melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı resuller yapan Allah'a mahsustur. O, yaratmada dilediğini arttırır. Muhakkak ki Allah her şeye Kadîr'dir (kudretiyle her şeyi hükmü altında tutandır).
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
فَاطِر
Etken fiil
ف ط ر
Fâtır (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yoktan yaratan demektir)
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
جَاعِل
Etken fiil
ج ع ل
Kılacak olan, kılıcı
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
جَنَاح
İsim
ج ن ح
Kanat, kişinin koynu
مَثْنٰى
İsim
ث ن ي
İkişer
ثُلٰث
İsim
ث ل ث
Üçer
رُبَاع
İsim
ر ب ع
Dörder
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدِير
İsim
ق د ر
Kadîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kudretiyle her şeyi hükmü altında tutan demektir)