close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żâlike bi-enna(A)llâhe lem yeku muġayyiran ni’meten en’amehâ ‘alâ kavmin hattâ yuġayyirû mâ bi-enfusihim(ﻻ) veenna(A)llâhe semî’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu da, şundan ileri gelir: Şüphe yok ki Allah, bir topluluğa ihsan ettiği nimeti, onlar kendi huylarını değiştirmedikçe değiştirmez ve şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun) Nedeni şudur ki: Bir kavim (toplum), kendinde olanı (iman esaslarını ve İslam ahlâkını) değiştirip (küfre ve zulme yönelmedikçe) Allah, onlara nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz (her şeyi) İşitendir, Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu gerçek böyledir. Çünkü Allah bir topluma bahşettiği nimeti, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe, asla değiştirip elinden almaz ve bilin ki, Allah herşeyi işiten ve herşeyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu ceza, Allah'ın bir millete ihsan ettiği nimetleri, refahı, sosyal, siyasî ve ekonomik dengeyi, onların, sahip oldukları ilahî-insanî değerleri, benliklerini, kendilerindeki yüksek hasletleri değiştirmedikçe değiştirmemesi, geri almaması kuralının işlemesi sebebiyledir. Allah her şeyi işitir, ilmi her şeyi kucaklar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu şundan dolayıdır ki, bir topluluk kendi (iyi) durumunu değiştirmedikçe Allah onlara verdiği nimetini değiştirmez ve Allah işitendir, bilendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nedeni şu: Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfirlere bu azabın yapılış sebebi şu: Bir kavim, kendilerinden olan iyi hali (kötülüğe) çevirmedikçe, Allah da onlara ihsan ettiği bir nimeti (azaba) çevirici değildir. Gerçekten Allah (her söyleneni) işitendir, (bütün yapılanları) kemâliyle bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu, bir millet kendilerini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirmez (yasasından dolayı böyledir.) Ve Allah işiten ve bilendir. (Kimin neye müstahak olduğunu biliyor.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bu böyledir. Bir toplum, kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe, Allah da onlara verdiği nimeti değiştirmez. Şüphesiz Allah işitendir; bilendir.[159]
[159] Sosyal değişim hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 46-48.  
Besim Atalay
swap_vert close
İşte böyle, kendözünü bozmadıkça bir ulus, Allah da, onlara, verdiği bir nimeti bozar değildir, Allah işitici, Allah bilici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte (onların kendi yaptıklarının cezası) budur. Çünkü Allah, (koyduğu yasalar gereğince) bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe asla değiştirmez Şüphesiz Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Bkz. R’ad 13/11  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh insânlara ihsân itdiği ni’metleri -ânlar kendi nefîslerini ifsâd itmedikce- tağyîr itmez her şeyi işidir ve bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bu, bir topluluk iyi gidişini değiştirmedikçe Allah'ın da verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden ve Allah'ın işiten, bilen olmasındandır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu böyle olmuştur; çünkü Allah, bir topluluğa lutfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah her şeyi işitip bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu da, bir millet kendilerinde bulunanı (güzel ahlâk ve meziyetleri) değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğinden dolayıdır. Gerçekten Allah işitendir, bilendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zira, bir topluluk kendilerini değiştirmedikçe, ALLAH onlara verdiği nimetleri değiştirecek değildir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu, Allah'ın bir kavme verdiği nimeti, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmemesinden dolayıdır. Gerçekten de Allah hakkiyle işiten, herşeyi bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bu, şundan: bir kerre Allah bir kavme in'am ettiği bir ni'meti onlar nefislerindeki sebebi değiştirinciye kadar değiştirmiş değildir, bir de Allah işitir, bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kâfirlerin) bu azabı görmelerinin sebebi şudur: Allah, bir topluma lütfettiği nimetini, o toplum kendi gidişatını değiştirmediği müddetçe, (nankörlük ederek azıp şımarmadıkça) verdiği bu nimeti onlardan almaz. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Çünkü bir topluluk kendisini değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği nimeti değiştirecek değildir.¹ Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.²
1- Verdiği her türlü imkânı, gücü, üstünlüğü vb. 2- 13/Râ'd Suresi, 11.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun hikmeti şudur: Bir kavm nefislerinde olan (iyi haali) değiştirinceye kadar Allah onlara ihsan ettiği ni'meti değişdirici değildir ve şübhesiz ki O, (her şey'i) hakkıyle işidicidir, kemâliyle bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bu (azâb) şundandır: Kendilerinde bulunanı (iyi hâllerini) değiştirmedikçe, muhakkak ki Allah, bir kavme ni'met olarak ihsân buyurduğunu değiştirici olmaz ve şübhesiz Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Alîm (hâllerini hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bundan dolayıdır ki, bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, şüphesiz Allah, (koyduğu yasalar gereğince) onlara verdiği bir nimeti (esenliği) değiştirmez ve elbette Allah (her şeyi hakkıyla) işitendir, (her şeyi hakkıyla) bilendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte bundan dolayı Allah, bir topluma vermiş olduğu nimetleri, o toplum kendi nefislerinde olanları değiştirmedikçe, değiştirecek değildir. Elbetteki Allah her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu da şundan: Bir ulus kendi özünü değiştirmedikçe , Allah da ona ettiği iyiliği değiştirmez. Çünkü Allah, işiticidir, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu azap şunun içindir ki Allah bir kavme in/am ettiği nimeti, onlar, öz nefislerinde olanı bozmadıkça [¹] bozacak değildir, Allah semi/dir, hakkıyle âlimdir.
[1] Şükrü, ta'ati bozup nankörlüğe, masiyete çevirmedikçe.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah’ın yasası şudur): Allah, bir topluma [kavm] lütfettiği nimeti o toplum kendini yozlaştırmadıkça [yuğayyirû] onlardan geri almaz/değiştirmez. Muhakkak ki Allah, Semî’dir, Alîm’dir.²¹
21 Krş. Ra’d, 13/11  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu, bir kavmin kendilerinde olanı değiştirmedikçe Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmemesinden dolayıdır. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte zâlimlerin cezası, budur. Ve bu cezayı onlara veren, aslında bizzat kendileridir. Çünkü kıyâmete kadar değişmeyecek olan toplumsal ilâhî yasa uyarınca, bir toplum, kendi iç dünyasındaki güzel ahlâk ve meziyetleribozup değiştirmediği sürece, Allah da onlara vermiş olduğu nîmetleri değiştirecek değildir. Ve çünkü Allah, her şeyi işitendir, bilendir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte bu, şu sebepledir ki Allah, kendilerindeki şeyleri değiştirmedikçe, bir kavime verdiği nimeti değiştirecek değildi. Allah, bilen işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İşin özü şudur: Bir millet kendi öz değerlerini bozmadığı sürece Allah, o millete verdiği yüksek notu değiştirmez. Çünkü Allah, erişilmez bilgi gücüyle her şeyi duyup bilmektedir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun sebebi şudur: Bir toplum zulümden adalete, yalandan gerçeğe, eğriden doğruya, kötülükten iyiliğe, inkârdan imana, yanlış yaşamdan doğru yaşama geçip kendini değiştirmedikçe; Allah da onların durumunu değiştirmez. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bunun sebebi, bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirinceye kadar Allah’ın onlara verdiği nimeti değiştirmemesi ve şüphesiz ki Allah’ın duyan ve bilen olmasıdır. [*]
Yüce Allah önceki azgın ve sapkın kavimleri cezalandırmasını ve helak etme sebebini dile getirmek üzere [zâlike bi] ifadesiyle cümleye başlamaktadır. Yüce Allah gerekçesini çok önemli bir sosyolojik hakikat üzerinden vermekte ve bir kavmi, bir topluluğu oluşturan fertler kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğini ifade etmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunun böyle olması; bir toplumun (tek tek) kendi durumlarını değiştirmedikçe, Allah’ın da o topluma verdiği nîmeti, değiştirmemesinden dolayıdır.¹ Şüphesiz Allah (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.
1 Yani Allah bir toplumun durumunu yattıkları yerde ve fiiliyata dökülmedik dualarla değiştirmez. İslâm’da fert ve toplum birbirinden sorumludur, Allah’ın va’di şarta bağlıdır ve İslâm’ın toplumu değiştirme yasası böyledir. Bk. (R’ad: 11)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bu böyledir, çünkü Allah, bir topluma bahşettiği nimeti ve esenliği, o toplum kendi gidişini değiştirmedikçe ⁵⁶ asla değiştirmez; ⁵⁷ ve [bilin ki] Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
56 Allah’ın, yaratılış olgusu ve yarattığı âlemler için belirlediği sebep-sonuç ilkesi (ki bu, Kur’an’ın başka yerlerinde sünnetullâh, “Allah’ın hüküm ve yaratışında irade buyurduğu yol” olarak geçmektedir) çerçevesinde olmak üzere yukarıdaki ifadenin geniş çağrışım alanı hakkında yapılmış bir açıklama için, 13:11’deki “Allah insanların durumunu değiştirmez, tâ ki onlar kendilerini değiştirinceye kadar” şeklinde geçen ifade için düştüğümüz nota bkz.57 Yani, nimeti ve esenliği geri almaz.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte bu, bir toplum kendi öz benliğini değiştirmedikçe Allah’ın da o topluma verdiği nimetleri değiştirmeyeceği gerçeğinden dolayıdır. Zaten Allah her şeyi işitir ve bilir. 11/117, 13/11, 28/47, 30/4, ,42/30- 48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu, şu (yasa) gereğidir: Allah bir topluma bahşettiği nimeti, o toplum kendi özünü değiştirip bozmadıkça[¹³⁸²] asla değiştirmez: zira Allah her şeyi işitendir, tarifsiz bir ilimle bilendir.
[1382] Hatta yuğayyirû mâ bi-enfusihim: “kendilerinde olanı değiştirmedikçe.” Anlamı nötr olan bu kalıp, bağlamına göre olumlu ya da olumsuz mana kazanır (Krş: 13:11). Burada “nimet” sözcüğünün delâletiyle olumlu bir anlam kazanmıştır. İşte bu olumlu bağlamda “kendinde olanı değiştirmesi”, mealen “kişinin nimeti hak ettiği mevcut durum ve tutumu değiştirmesi” anlamına gelir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bu cezanın sebebi, (onların fıtratlarındaki güzel ahlakı bozmuş olmalarındandır ki) Allah, bir topluma verdiği nimeti -fıtratlarındaki güzel ahlakı bozmadıkça- değiştirmez, şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle işitendir ve herşeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Bu böyledir, çünkü Allah, bir topluma bahşettiği nimeti, O toplum kendi gidişlerini değiştirmedikçe asla değiştirmez; ve (bilin ki) Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bu da, şüphe yok ki Allah Teâlâ bir kavme ihsan etmiş olduğu bir nîmeti değiştirici değildir, onlar kendi nefislerinde olanı değiştirinceye değin. Ve şüphe yok ki Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, tamamıyla bilicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu cezanın sebebi şudur: Bir millet kendilerinde bulunan güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimeti, güzel durumu değiştirmez. Bir de şundan ki: Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir (dolayısıyla herkese lâyık olduğunu verir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bu böyledir, çünkü bir millet kendilerinde bulunan(güzel meziyet)i değiştirmedikçe Allah onlara verdiği ni'meti değiştirmez. Allah işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ bir kavme virdiği ni'meti, evvelâ onlar nefislerindeki sıdk ve îmânı tağyir itmedikce tağyir iyler olmadığından müşriklere bu 'azâb ('amellerinin cezâsı olarak) isâbet itdi. Allâh Te'âlâ işidir ve bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu bir kuraldır: Bir topluluk kendi özünü değiştirmezse Allah ona verdiği nimeti değiştirmez; Allah, dinler ve bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bu, bir toplum kendi nefsinde olanı değiştirmedikçe, Allah'ın o topluma bahşettiği nimeti değiştirici olmadığı içindir. Allah, işitendir, bilendir..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bu onların kendi ettiklerinin cezasıdır; çünkü bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, Allah da o topluma verdiği nimeti değiştirmez; aynı zamanda Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bu böyledir. Çünkü Allah bir topluma lütfettiği nimeti, o toplum birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmemiştir. Ve Allah, iyice işiten, gereğince bilendir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol ya'nį dutmaķ andan ötürüdür kim Tañrı olmadı döndürici bir ni'meti ni'met virdi anı bir ķavm üzere tā döndüreler anı kim gendüzülerindedür. daħı bayıķ Tañrı işidicidür bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol irişen ‘aẕāb özlerine andan ötürüdür kim Tañrı Ta‘ālā gidermezbir ni‘meti virmiş olsa bir ḳavme, ḥattā taġayyür eylemeyince anlar nefslerin‐de olan niyyeti. Daḫı Tañrı Ta‘ālā işidicidür, bilicidür işlerini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Kafirlərə verilən) bu əzab ona görədir ki, bir tayfa özünə bəxş edilən ne’məti (naşükürlük üzündən küfrə) dəyişməyincə, Allah da ona əta etdiyi ne’məti dəyişən (pisliyə çevirən) deyildir. Həqiqətən, Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir! (Həmin tayfalar Allahın ne’mətlərinə şükür etmək əvəzinə Ona asi olduqlarına, itaəti küfrlə əvəz etdiklərinə, peyğəmbərlərə qarşı düşmən münasibət bəslədiklərinə görə Allah da onlara verdiyi ne’mətini qəzəbə, etdiyi yaxşılığı pisliyə çevirib hamısını əzaba düçar etdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
That is because Allah never changeth the grace He hath bestowed on any people until they first change that which is in their hearts, and (that is) because Allah is Hearer, Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Because Allah will never change(1221) the grace which He hath bestowed on a people until they change what is in their (own) souls: and verily Allah is He Who heareth and knoweth (all things)."
1221 Allah bestows His grace freely, but He never withdraws it arbitrarily. Before He changes their state and circumstances, an actual state of rebellion and contumacy has arisen in their own souls, which brings about its inevitable punishment.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذٰلِكَ
budur
بِاَنَّ
çünkü şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
لَمْ يَكُ
olmadı
مُغَيِّراً
değiştirici
نِعْمَةً
bir nime- ti ki
اَنْعَمَهَا
o nimeti verdi
عَلٰى قَوْمٍ
bir kavme
حَتّٰى
ta ki
يُغَيِّرُوا
değiştirme- lerine dek
مَا
o şe- yi ki
بِاَنْفُسِهِمْۙ
kendilerindedir
وَاَنَّ
muhak- kak ki
اللّٰهَ
Allah
سَم۪يعٌ
Semî''dir
عَل۪يمٌۙ
Alîm'dir
Bunun sebebi şudur ki; bir kavim (yaratılışlarında) kendilerinde bulunan (güzel ahlak ve fıtrat)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği nimeti asla değiştirmez. Muhakkak ki Allah, Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi ve herkesi işiten ve bilendir).
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُغَيِّر
Etken fiil-II
غ ي ر
Değiştirici
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
اَنْعَمَ
Fiil-IV
ن ع م
Nimet verdi, nimet bahşetti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
غَيَّرَ
Fiil-II
غ ي ر
Değiştirdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim