(Onlar tebliğ edilen mesajlarımıza kulak vermeyince, emrimiz gereği elçi) Dedi ki: «Ya Rabbi, (benim ile müşrikler arasındaki) davayı hak ilkesi uyarınca hükme bağla ve (ey müşrikler!) Bizim Rabbimiz (sonsuz) rahmet sahibi Rahman olan Allah’tır. İsnat ettiğiniz yakıştırmalarınıza karşı, yardımına sığınılacak olan odur.*
(*) Müşriklerin anlattığı durum, güya ileride müslümanların uğrayacağı zillet ve mağlubiyet durumu idi. Onlar, akıllarınca, kısa zamanda müslümanların zayıflayacağını, sonra da İslam’ın büsbütün ortadan kalkacağını savunuyorlardı. Ayetten anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber, onların bu temennilerine karşı Allah’ın yardımına güveniyordu. Başka bir yoruma göre, müşriklerin anlattıkları durumdan maksat, onların, Kur’an’ “sihir, hayal mahsulü, uydurma” gibi vasıflarla nitelemeleridir, işte Hz. Muhammed (s.a.), onların bu bühtanları karşısında Kur’an’ı muzaffer kılmak için Allah’a sığınıyor ve O’nun yardımına güveniyordu.