close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enbiyâ Sûresi 112. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle rabbi-hkum bilhakk(i)(k) verabbunâ-rrahmânu-lmuste’ânu ‘alâ mâ tasifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dedi ki: Rabbim, gerçek olarak hükmet ve Rabbimiz olan rahmanın yardımını dileriz onun hakkında söylediğiniz aslı olmayan sözler yüzünden.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Peygamber) Dedi ki: "Rabbim (aramızda) Hakk ile (adaletle) hükmet! (Zaten) Bizim Rabbimiz, sizin her türlü (akıl ve ahlâk dışı) nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman’dır (ki bizi terk etmeyecektir.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Rabbim! Benimle bu yalanlayanlar arasında hakça hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı, yardımına sığınılan Rahman olan Allah'tır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Rabbim, onlar hakkında hakkaniyetle, adâletle hükmünü ver, icraat yap. Bizim Rabbimiz Rahmet sahibi Rahman olan Allah'tır. İsnat ettiğiniz yakıştırmalarınıza karşı, yardımına sığınılacak olandır.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Peygamber) dedi ki: "Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Şüphesiz bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı kendinden yardım istenen Rahman'dır."
Ali Bulaç
swap_vert close
(Resulullah) Dedi ki: 'Rabbim, hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan Allah)dır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Hz. Peygamber şöyle) dedi: “- Ey Rabbim! Benimle Mekke halkı arasında adaletle hüküm ver. Rabbimiz o rahmândır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılan ancak O'dur.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
[Bu mesaj ve uyarılara rağmen, onlar peygambere kulak vermediler.] O da: “Ey Rabbim! Sen hak ile hükmünü ver. Ve sizin nitelemenize karşı tek yardım dileyeceğim yer, her şeyin razık ve sahibi olan Rabbim’dir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Muhammed şöyle dua etti: “Ey Rabbim, onlar hakkında adâletle hükmünü ver! Bizim Rabbimiz, Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır.”[338]
[338] Enbiyâ sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 545-547.  
Besim Atalay
swap_vert close
Dedi: «Tanrım! Hakla hüküm kıl, Tanrımız bizim esirgeyici, söylemiş olduğunuz şeylere karşı, Tanrımızdan yine yardım isteriz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz, sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)'dır.”
Cemil Said
swap_vert close
Peygamber ’aleyhisselâm didi ki: "Rabbim bana ’adâletle hükm it" Rabbimiz merhametlidir sizin nâ-lâyık vasıflarınıza karşu ’inâyetine sığınurız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Peygamber: "Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Peygamber), “Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahmân’dır” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Peygamber şöyle dedi: “Rabbim! Adaletinle hükmünü ver. Rabbimiz rahmândır. Asılsız iddialarınıza karşı yardımına sığınılacak da yalnız O’dur.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Muhammed:) Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver. Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır, dedi.
 Müşriklerin anlattığı durum, güya ileride müslümanların uğrayacağı zillet ve mağlûbiyet durumu idi. Onlar, akıllarınca, kısa zamanda müslümanların zayıflayacağını, sonra da İs-lâm’ın büsbütün ortadan kalkacağını savunuyorlardı. Âyetten anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber, onların bu temennilerine karşı Allah’ın yardımına güveniyordu. Başka bir yoruma göre, müşriklerin anlattıkları durumdan maksat, onların, Kur’an’ı «sihir, hayal mahsulü, uydurma» gibi vasıflarla nitelemeleridir, işte Hz. Muhammed (s.a.), onların bu bühtanları karşısında Kur’an’ı muzaffer kılmak için Allah’a sığınıyor ve O’nun yardımına güveniyordu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Rabbim, hükmünü gerçekleştir. Sizin yakıştırdıklarınıza karşı sadece Rahman olan Rabbimizden yardım istenir."
Kuran'ın matematiksel yapısı, bu kelimenin dili geçmiş zaman kipi değil, emir kipi olması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Nitekim en eski Kuran nüshaları ve hatta dünyanın bir çok ülkesinde basılan modern Kuran nüshaları bu tezimizi destekler. Ayrıca 108. ayetten itibaren okuduğunuzda, metnin ifadesindeki akıştan bu kelimenin "Deki" değil, "De" olmasının daha uygun düştüğünü göreceksiniz. Kuran'da yaratıklar için kullanılan "Dediler" kelimesi ile Tanrı'nın emirlerini bildiren "De" kelimesi eşit olarak 332'şer kez geçer.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Hz. Peygamber şöyle) dedi: "Ey Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılacak olan ancak O'dur. "
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi: ya rabb! hakka hukmet ve rabbımız rahmandır ancak isnadlarınıza karşı sığınılacak müstean
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim (kâfirlerle aramızda) hak ile (adaletinle) hükmet. (Ey kâfirler!) Bizim Rabbimiz, sizin isnat ettiğiniz yakıştırmalarınıza (yalanlarınıza, iftiralarınıza) karşı, yardımına sığınılacak olan Rahmân’dır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dedi ki: “Rabb'im! Aramızda Hakk ile hükmet. Ve Rabb'imiz, yakıştırmalarınıza karşı yardım istenecek Rahmân'dır.”¹
1- Rahmeti bol olandır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Peygamber) dedi: «Yârab, sen (benimle o tekzîb edenlerin arasını) hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz; O çok esirgeyen (Allah) dır ki sizin vasf (-ü isnâd) edegeldiklerinize karşı (yegâne) sığınılan Odur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Peygamber:) “Rabbim! (Müşriklerle aramızda) hak ile hüküm ver! BizimRabbimiz, Rahmân (pek merhametli olan)dır, sizin isnâd etmekte olduğunuz vasıflara karşı(kendisinden) yardım istenendir” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onlar tebliğ edilen mesajlarımıza kulak vermeyince, emrimiz gereği elçi) Dedi ki: «Ya Rabbi, (benim ile müşrikler arasındaki) davayı hak ilkesi uyarınca hükme bağla ve (ey müşrikler!) Bizim Rabbimiz (sonsuz) rahmet sahibi Rahman olan Allah’tır. İsnat ettiğiniz yakıştırmalarınıza karşı, yardımına sığınılacak olan odur.*
(*) Müşriklerin anlattığı durum, güya ileride müslümanların uğrayacağı zillet ve mağlubiyet durumu idi. Onlar, akıllarınca, kısa zamanda müslümanların zayıflayacağını, sonra da İslam’ın büsbütün ortadan kalkacağını savunuyorlardı. Ayetten anlaşıldığı üzere Hz. Peygamber, onların bu temennilerine karşı Allah’ın yardımına güveniyordu. Başka bir yoruma göre, müşriklerin anlattıkları durumdan maksat, onların, Kur’an’ “sihir, hayal mahsulü, uydurma” gibi vasıflarla nitelemeleridir, işte Hz. Muhammed (s.a.), onların bu bühtanları karşısında Kur’an’ı muzaffer kılmak için Allah’a sığınıyor ve O’nun yardımına güveniyordu.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Rabbim (inkâr edenler ile aramızda) hak ile hükmet. Sizin, bizim aleyhimizde vasfettiklerinize karşı yardımına sığınılacak tek makam, Rabbimiz olan Rahmandır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dedi: "Çalabım! Doğrulukla yarlıga. Bizim çalabımız işte o Esirgeyici’dir. Sizin düzmelerinize karşı kendisinden yardım dilediğimiz de Odur."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Peygamber dedi: Yâ Rab! Benimle Kureyş arasında hak ile hükmet. Rabbimiz esirgeyen Tanrıdır. Sizin dediğiniz kötü sıfatlara karşı ondan yardım ve inayet istemekteyiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Rabbim hak ile hüküm ver/ adaletle hükmet! Bizim Rabbimiz vasfettiklerinize karşı yardım istenecek olan Rahmân’dır.”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Peygamber) Dedi ki: “Rabbim! Hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı kendisinden yardım istenilen Rahman'dır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Rabb’im!” dedi, “Artık, adâletinle aramızda hükmünü ver!” Ve inkârcılara seslenerek, “Ey zâlimler!” diye haykırdı, “Bizim Rabb’imiz, tövbe eden kullarını bağışlayan sonsuz kudret ve merhamet sahibi Rahmân’dır!Sizin, “Allah kendisine ortaklar edinmiştir!” “O, kitap ve Peygamber göndermez, insanı başıboş bırakmıştır!” “Bizleri öldükten sonra dirilip hesaba çekmeyecektir!” “İnsanı herhangi bir ahlâkî kayıtla sınırlandırmamıştır!” diyerek, Allah hakkında uydurduğunuz iftiralar karşısında, ancak O’nun yardımına sığınırız biz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dedi ki: “Rabbim! Hakk ile hüküm ver! Bizim rabbimiz, vasfettiğiniz / nitelediğiniz şeylere karşı Yardım İstenecek Olan Rahmân’dır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resul: " Ya Rab!. Artık hakça kararı sen ver. " dedi ve ekledi: " iftiralarınıza karşı bizim yegane güvencemiz, her şeye sevgi ile hakim olan Tanrı'mızdır. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz yakıştırmalarınıza karşı yardım istenecek olan Rahman’dır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver! Bizim Rabbimiz, sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulan [*] Rahmân’dır.” demişti.
Ayetteki [el-müste‘ânu] kelimesi bir kez de Yûsuf 12:18’de yer almakta ve “yardım istenilecek makam” anlamına gelmekte, bir peygamber duruşu bu şekilde ümmete de öğretilmiş olmaktadır. Zira Fâtiha 1:5’te de evrensel anlamda dile getirildiği gibi, “kendisinden yardım istenecek yegane kudret Yüce Allah’tır” ve Hz. Muhammed de işte bunu dile getirmiştir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bütün bunlardan sonra Muhammed de): “Ey Rabbim! (Aramızda) âdil kanunlarınla hükmet. (Ey kâfirler!) Bizim Rabbimiz, sizin her türlü (keyfi) tanımlamalarınızdan kendisine sığınılan ve Rahman (olan Allah)’tır.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: ¹⁰⁶ “Ey Rabbim! (Aramızda) hakça hüküm ver!” Yine [de ki:] “Rabbimiz Rahmân, sizin [O’na ilişkin] tüm tanımlama gayretlerinize karşı ¹⁰⁷ yardımına başvurulabilecek yegane [Hakim]dir!”
106 Bkz. bu surenin 4. ayeti hk. 5. not.107 Lafzen, “tanımlama (ve tasvir) yoluyla [O’na] yakıştırdığınız şeylere karşı (‘alâ)” (bkz. 6:100’ün son cümlesi hk. 88. not); insanı, özündeki duygu ve tasavvur zaafının bir sonucu olarak, müte‘âl, sonsuz ve kavranamaz olan Allah’ı, kendi sınırlı ve beşerî tanım ve tasvirleriyle “yan yana” getirmek yolundaki dar kafalı ve inkarcı yaklaşımlardan ancak Allah’ın kurtarabileceğini işaret eden bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Dedi ki: Rabbim, aramızda hak ile hükmet. Sizin bu çirkin yakıştırmalarınızdan kendisine sığınılacak tek merci, Rahman olan Rabbimizdir. 2/272- 281, 3/185, 4/40, 7/8- 9, 18/49, 21/47,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah’a yönel ve) de ki:[²⁷⁸⁵] “Rabbim! Aramızda hakkaniyetle hüküm ver!” (Onlara dön) ve (de ki): “Kendisine yakıştırdığınız tüm (gerçek dışı) nitelemelere karşın kendisinden yardım istenecek tek merci, (yine) O sınırsız merhamet sahibi olan Rabbimizdir.”
[2785] 4. âyete düştüğümüz nottaki gerekçelerle, bu kelime de hem emir kipiyle (kul: de) hem de fiil kipiyle (kâle: dedi) şeklinde okunmuştur. Allah Rasûlü’ne burada demesi öğütlenen ifadenin bir benzeri için bkz: 7:89.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Rabbimiz o Rahman’dır ki, sizin isnad ettiklerinize (uydurduğunuz yalanlara) karşı, yardımına sığınılacak ancak O'dur! (Ey zalimler, sihirdir, karışık rüyalardır, iftiradır, şiirdir gibi isnadlarınıza, İslam aleyhine yaptığınız çabalara karşı biz Rabbimize sığınıyoruz ve Ondan yardım ve yakın bir fetih umuyoruz.)
Osman Fırat
swap_vert close
(Allâh’ın Resulü) Dedi: "Rabbim (aramızda) hak ile hükmet, Sizin nitelendirdiğinize (iftiralarınıza) karşı O bize merhametli yardımcı olandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Yarabbi! Hak ile hükmet. Ve bizim çok esirgeyici olan Rabbimizdir. Ancak sizin vasfedegeldiklerinize karşı kendisinden yardım istenilecek olan (zat).»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Resulullah sonunda şöyle dedi: “Ya Rabbî, adaletle hükmünü ver! Rabbimiz rahmandır, sizin bunca isnad ve iftiralarınıza karşı yegâne müsteandır. ”
Kâfirler İslâm’ın köpük gibi sönüp gitmesini gözlüyorlardı. Onların bu beklentilerine, bu isnatlarına karşı Resulullah Efendimiz Cenab-ı Allah’ın yardımını ümitle bekliyordu. Muhtemel ikinci mânaya göre kâfirler Kur’ân hakkında iftiralarda bulunarak “şiir, büyü, efsane” diyorlardı. Hz. Peygamber onların bu iftiralarına karşı Kur’ân’ı galip kılması için Allah’a yöneliyordu. İslâm aleyhinde, benzeri propagandalara mâruz kalan müminlerin yapacakları niyaz bu olmalıdır. Müsteân: “Kendisinden yardım istenilen” demektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah'ın Resulü) Dedi: "Rabbim (aramızda) hak ile hükmet, Rabbimiz çok merhamet edendir. Sizin nitelendirdiğinize (iftiralarınıza) karşı O'nun yardımına sığınılır (O, bizi her tehlikeden korur)!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Peygamber didi: "Yâ Rabbî! Onlarla bizim aramızda hak ile hükm it. Rabbimizin halkına rahmeti çokdur. Sizin (küffârın) O'nı vasıflarına karşı mu'âvenet taleb olunur yegâne mu'în O'dur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Elçi) Dedi ki “Rabbim! Sen doğru olan kararını ver. Onların[*] nitelemelerine karşı yardımına sığınılacak olan, sadece iyiliği sonsuz olan Rabbimizdir.”
[*] İltifat Bakara 2/64  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Rabbim, dedi. Hak ile hükmet. Sizin nitelemenizden yardımına sığınılacak Rahman olan Rabbimizdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Peygamber dedi ki: Rabbim, Sen hak ile hükmünü ver. Rabbimiz o Rahmân'dır ki, sizin yakıştırdıklarınıza karşı ancak Ondan yardım beklenir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Resul şöyle yakardı: "Rabbim, hak ile hükmet! Bizim Rabbimiz Rahman'dır. Sizin nitelendirmelerinize karşı yardımına başvurulandır, Müsteân'dır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy çalabum! hükm eyle ḥaķk-ıla ya'nį kāfirlerüñ 'aźābına. daħı çalabumuz esirgeyicidür arķa virmek dilenendür anuñ üzere kim śıfat eylersiz” yalanlaruñuzdan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed, eyit ki beni yaradan Allāh, ḥükm eyle ḥaḳḳ‐ıla, di. Daḫıbizüm Tañrımuzuñ raḥmeti çoḳdur, nuṣret viricidür siz söylegen bühtānlarüstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Peyğəmbər) dedi: “Ey Rəbbim! (Mənimlə məni təkzib edən Məkkə müşrikləri arasında) ədalətlə hökm et. Sizin mənə aid etdiyiniz sifətlərə (dediyiniz pis sözlərə) qarşı kömək dilənilməsi kimsə yalnız Rəhman olan Rəbbimizdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He saith: My Lord! Judge Thou with truth. Our Lord is the Beneficent, whose help is to be implored against that which ye ascribe (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say:(2767) "O my Lord! judge Thou in truth!"(2768) "Our Lord Most Gracious is the One Whose assistance should be sought against the blasphemies ye utter!"(2769)
2767 See above, n. 2666 to 21:4. The better reading is "Say" in the imperative, rather than "He (the Prophet) said (or says)" in the indicative mood. Note that, on that construction, there are three distinct things which the Prophet is asked to say: viz.: (1) the statement in verses 109-111, addressed to those who turn away from the Message; (2) the prayer addressed to Allah in the first part of verse 112; and (3) the advice given indirectly to the Believers, in the second part of verse 112.1 have marked these divisions by means of inverted commas. 2768 That is, Allah's judgement as between the Teacher and those who refused the Message, or between the righteous and those who taunt them for their poverty, will be the true one, and both the Teacher and the Ummah must leave the judgement to Allah. 2769 Blasphemy is a dreadful sin. We must guard ourselves from it. But as regards others, if we cannot prevent it, we must pray to Allah for assistance and not rely upon carnal weapons.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
رَبِّ
Rabbim
احْكُمْ
hüküm ver
بِالْحَقِّۜ
hak ile
وَرَبُّنَا
ve Rabb- imiz
الرَّحْمٰنُ
Rahmân'dır
الْمُسْتَعَانُ
Musteân'dır
عَلٰى مَا
o şeylere karşı ki
تَصِفُونَ
vasfedi- yorsunuz
(Allah'ın resulü) Dedi ki: "Rabbim! (Aramızda) Hak ile hüküm ver! Bizim Rabbimiz Rahmân'dır (rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatandır), sizin isnâd ettiğiniz nitelemelerinize karşı Musteân (sadece kendisinden yardım istenecek) olandır."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
مُسْتَعَان
Edilgen fiil-X
ع و ن
Musteân (Allah'ın ismi, esmasıdır. Sadece kendisinden yardım istenecek olan demektir)
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَصَفَ
Fiil-I
و ص ف
Anlattı, niteledi, vasıflandırdı, yakıştırdı