close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 84. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vevehebnâ lehu ishâka veya’kûb(e)(c) kullen hedeynâ(c) venûhan hedeynâ min kabl(u)(s) vemin żurriyyetihi dâvûde vesuleymâne veeyyûbe veyûsufe vemûsâ vehârûn(e)(c) vekeżâlike neczî-lmuhsinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ona İshak'ı ve Yakup'u verdik, hepsine de doğru yolu ihsan ettik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola sevketmiştik ve biz, iyilik edenleri böylece mükafatlandırırız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları (ihsan ve ihlas sahibi olanları) işte böyle ödüllendiririz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz o İbrahim'e, İshak'ı ve Yakub'u da bağışladık ve herbirini daha önce Nuh'u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. O'nun neslinden Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a peygamberlik bağışladık. İşte iyilik yapanları böylece ödüllendiririz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz İbrâhim'e İshak'ı ve Yâkub'u ihsan ettik. Hepsini de, vahiy göndererek, kitap vererek doğru yola, hayra ilettik. Daha önce Nûh'u da doğru yola, hayra iletmiştik. İbrahim'in soyundan Dâvûd'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u da doğru yola, hayra ilettik. Biz iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri, askerî erkânı ve müslümanları işte böyle mükâfatlandırırız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 19/49, 58; 29/27; 57/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz ona İshak ve Yakub'u bağışladık. Hepsini doğru yola ilettik. Ondan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola eriştirdik. İyilik sahiplerine işte böyle karşılık veririz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, İbrahim'e oğlu İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (Peygamberliğe) erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Harûn'u hidayete (Peygamberliğe) kavuşturduk. İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’a bağışladık. Hepsine doğru yolu gösterdik. Önceden Nuh’u da doğru yola ilettik. Onun zürriyetinden Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’u da… İşte biz, iyilik yapanları böylece mükâfatlandırırız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz ona İshâk ve Yâkub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nûh'u ve onun soyundan Dâvud'u, Süleymân'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârun'u doğru yola iletmiştik. Biz iyi davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Besim Atalay
swap_vert close
İshak ile, Yakub'u biz ona bağışladık, hepsine doğru yolu gösterdik, önceden Nuh'a da doğruyu göstermiş idik, onun neslinden bulunan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya, Harun'a dahi, iyilik etmiş olanları biz böyle ödülleriz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Daha sonra) Biz İbrahim'e (oğlu) İshak'ı ve (torunu) Yakub'u armağan ettik. Onların her birini daha önce Nuh'u hidayete erdirdiğimiz gibi hidayete erdirdik. Onun neslinden gelen Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u da hidayete erdirdik. İşte iyilik yapanları ve iyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Cemil Said
swap_vert close
Biz İbrâhîm’e İshak ve Ya’kûb’ı virdik ve her ikisini tarîk-i hidâyete sevk iyledik, evvelce Nûh’ı da hidâyete sevk itmişdik İbrâhîm’in zürriyetinden Dâvûd’ı Süleyman’ı, Eyyûb’ı, Yûsuf’ı, Mûsâ’yı ve Hârûn’ı da hidâyete sevk itdik, hasenâtda bulunanları mükâfâtlandırdık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
84,85,86. Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz ona İshak ve Ya‘kūb’u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nûh’u ve onun soyundan Dâvûd’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u doğru yola iletmiştik. Biz, iyileri böyle ödüllendiririz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz O'na İshak ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladık. Her birisine yol gösterdik. Daha önce de Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol gösterdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bundan maada ona İshak ile Ya'kubu da ihsan ettik ve her birini hidayete irdirdik, daha evvel Nuhu irdirmiştik, zürriyyetinden Davudu da, Süleymanı da, Eyyubu da, Yusüfü de, Musâyı da, Harunu da, işte muhsinlere böyle mükâfat ederiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, ona (İbrâhîm’e) oğlu İshâk’ı ve (İshâk’ın oğlu) Ya‘kûb’u ihsan ettik ve her birini hidâyete (peygamberliğe) kavuşturduk. Daha önce de Nûh’u ve onun neslinden Dâvûd’u, Süleymân’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da hidâyete (peygamberliğe) kavuşturduk. Biz muhsin kullarımızı işte böyle mükâfatlandırırız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz ona İshâk'ı ve Ya'kûb'u bağışladık. Her birine de hidayet¹ verdik. Daha önce Nûh'a da hidayet verdik. O²'nun soyundan Dâvûd'a, Süleymân'a, Eyyûb'a, Yûsuf'a, Mûsâ'ya ve Hârûn'a da. İşte muhsin³ olanları böylece ödüllendiririz.
1- Doğru yola ileten kılavuz. 2- İbrahim'in 3- İyi kimse, iyi işler yapan, iyi davranmayı ilke edinen, güzel ahlak sahibi olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz ona İshak ile Ya'kubu ihsan etdik ve her birini hidâyete (nübüvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuhu ve onun neslinden Dâvudu, Süleymanı, Eyyubu, Yusufu, Musâyı ve Hârunu hidâyete (nübüvvete) kavuşdurduk. Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem ona (İbrâhîm'e), İshâk'ı ve (İshâk'ın oğlu) Ya'kub'u ihsân ettik. Her birini hidâyete erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun (İbrâhîm'den sonra gelen) zürriyetinden Da'vûd'u, Süleymân'ı, Eyyûb'ü, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u hidâyete erdirmiştik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz ona İshak ve (İshak’ın oğlu) Yakub’u da armağan ettik. Hepsini hidayete (doğru yola) erdirdik. Ve daha önce Nûh’u da hidayete (doğru yola) erdirmiştik. Onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u da. Biz iyi davrananları (dürüst ve erdemli kimseleri) işte böyle mükâfatlandırırız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz İbrahim’e İshak’ı ve Yakub’u bağışladık (verdik). Hepsi doğru yol üzerinde idiler. Daha önceden de Nuh’a doğru yolu göstermiştik ve İbrahim’in zürriyetinden Davut, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun İbrahim’in yolunu takip edenlerdi. İyilik yapanlara yaptıklarının karşılığını böyle veririz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz ona İshak ile Yakub’u bağışladık. Her ikisini de doğru yola ilettik. Bundan önce de Nuh’u, onun ölümünden sonra Davut’u, Süleyman’ı, Eyyüb’u, Yusuf’u, Musa’yı, Harun’u da doğru yola iletmiştik. İşte Biz iyilik edenlerin karşılığını böyle veririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ona İshak/ı, Yakub/u bahşettik. İkisine de hidayet ve nübüvvet verdik. Ondan evvel Nuh/a da hidayet ve nübüvvet vermiştik. Nuh/un zürriyetinden Davud/a, Süleyman/a, Eyüb/e, Yusuf/a, Musa/ya, Harun/a da hidayet ve nübüvvet verdik. Bunun gibi [²] iyi işleyenlere mükâfat veririz.
[2] Onlara verdiğimiz gibi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık ve her birini de doğru yola ulaştırdık. Daha önceleri Nûh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve Harun’u da doğru yola ulaştırmıştık. Biz iyi davrananları [muhsinîn] böyle mükâfatlandırırız.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ona İshak ve Yakub'u bağışladık ve hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete erdirdik. Biz, ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Daha sonra İbrahim’e, oğlu İshak’ı ve torunu Yakup’u armağan ettik. Onların her birini, tıpkı bir zamanlar Nûh’u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. Onun neslinden gelen Davut, Süleyman, Eyyub, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn’u dahidâyete ilettik. İyilik edenleri, işte böyle ödüllendiririz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ona İshak ve Yakub’u da hibe ettik. Hepsini hidayete eriştirdik. Önceden Nûh’u da hidayete eriştirdik. O’nun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyûb’u, Yûsuf’u, Musa’yı ve Harun’u da (hidayete eriştirdik). Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle ödüllendiriyoruz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İbrahim'e İshak ve Yakûb gibi iki oğlan verdik. Hepsini doğruya yönlendirdik. Daha önce Nuh'u da, hatta onun soyundan Davûd'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harûn'u da yönlendirmiştik. Biz iyilik sevdalılarını bu şekilde ödüllendiririz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz O’na İshak’ı, Yakup’u armağan ettik. Hepsini doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh’u ve O’nun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı, Harun’u doğru yola iletmiştik. İyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz ona İshak ve (İshak’ın oğlu) Yakup’u armağan etmiş, hepsini de doğru yola ulaştırmıştık. Daha önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyüp’ü, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u doğru yola ulaştırmıştık. Biz güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz ona, hepsine de doğru yolu gösterdiğimiz, İshak’ı ve Yâkûb’u da hediye ettik. Nitekim Biz daha önce Nûh’a ve o (İbrahim’in) soyundan gelen Dâvût’a, Süleyman’a, Eyyub’a, Yûsuf’a, Mûsa’ya ve Hârûn’a da doğru yolu göstermiştik. İşte Biz iyilik yapanları¹ böyle ödüllendiririz.
1 Muhsin: İyilik yapan, güzel hareket eden, her ne kadar Allah’ı görmese de Allah’ın kendisini gördüğünü hiç aklından çıkarmadan Allah’ın iyi dediği şeyleri yapan kişi demektir. Çünkü Allah’ın iyi olarak belirlediği şeyler dışında mutlak iyi yoktur. Diğer iyiler göreceli (izafi) iyilerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz o’na İshâk’ı ve Yakub’u bağışladık; ve her birini, daha önce Nûh’u ilettiğimiz gibi doğru yola ilettik. Onun neslinden Davud’a, Süleyman’a, Eyyub’a, Yusuf’a, Musa’ya ve Harun[a peygamberlik bağışladık]: işte iyilik yapanları böyle ödüllendiririz;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz İbrahim’e, İshak ve Yakub’u bahşettik ve onların her birine doğru yolu göstermiştik. Nitekim biz önce de Nuh’u ve onun soyundan gelen Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun’u da doğru yolu göstermiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz. 29/27, 37/80-105-110-112-131, 28/14, 77/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık; ve daha önce Nûh’u ilettiğimiz gibi hepsini de doğru yola ilettik. Onun neslinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u (seçtik).[¹⁰⁸³] İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz;
[1083] Bu isimler, Hz. İbrahim’in Bakara 124’te dile gelen duasına Allah’ın bir icâbeti gibidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz ona, İshak ile Yakub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (nübüvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuh'u ve onun neslinden Davud'u Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete (nübüvvete) kavuşturduk. İşte biz güzel hareket edenleri böyle mükafatlandırırız.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve ona İshak'ı ve Yakub'u ihsan ettik ve hepsini de hidâyete erdirdik. Daha evvel de Nûh'u ve O'nun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yusuf'u, Mûsa'yı ve Harun'u da hidâyete erdirmiştik. Ve işte Biz güzel haleket edenleri böyle mükâfaatlandırırız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz ona İshak ile Yâkub'u ihsan ettik ve her birini nübüvvete erdirdik. Daha önce de Nuh'u ve onun neslinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Mûsâ'yı ve Harun'u da nübüvvete erdirdik. Biz iyi hareket edenleri işte böyle ödüllendiririz. [19, 49; 29, 27; 57, 26; 19, 58]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Ya'kub'u da hediye ettik; hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve İbrâhîm'e İshâk ve Ya'kûb'ı bağışladık ve her birine nübüvvet virdik. Ondan evvel de Nûh'a hidâyet itmişdirk ve Nûh'un zürriyetinden Dâvud, Süleymân, Eyyûb, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn'a da nübüvvet ihsân iyledik. Biz muhsinleri (eyilik idenleri) böyle mükâfât ideriz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz ona İshak’ı ve Yakub'u armağan ettik; bunlara ve onun soyundan gelen Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a doğru yolu gösterdik. Daha önce Nuh'a da doğru yolu göstermiştik. Biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Şaban Piriş
swap_vert close
İbrahim'e, İshak ve Yakub'u ihsan ettik, her birini de hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u, O'nun soyundan Davud, Süleyman, Eyyüb, Yusuf, Musa ve Harun'u da hidayete erdirmiştik. İşte iyileri biz böyle ödüllendiririz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ona İshak ile Yakub'u ihsan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce Biz Nuh'a ve onun neslinden Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da hidayet vermiştik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz işte böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz ona İshak'ı ve Yakub'u hediye ettik. Hepsini doğruya ve güzele kılavuzladık. Daha önce Nûh'a ve onun soyundan olan Dâvûd'a, Süleyman'a, Eyyûb'e, Yûsuf'a, Mûsa'ya, Hârun'a da kılavuzluk etmiştik. Güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz biz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı baġışladuķ aña isḥāķ’ı daħı ya'ķub’ı dükelįne ŧoġru yol gösterdük. daħı nūḥ’a ŧoġru yol gösterdük ilerüden daħı anuñ oġlanlarından dāvud’ı daħı süleymān’a daħı eyyüb’e daħı yūsuf’a daħı mūsā’ya daħı hārūn’a. daħı ancılayın yanud virürüz eylük eyleyenlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı baġışladuḳ İbrāhīme İsḥāḳ ve Ya‘ḳūba, daḫı barçasına hidāyet virdük.Nūḥa daḫı hidāyet virdük andan burun, daḫı İbrāhīm ẕürriyetindendür;Dāvūd, Süleymān, daḫı Eyyūb, daḫı Yūsuf, daḫı Mūsā, daḫı Hārūn. Daḫı anuñ gibi cezā virür‐biz muḥsinlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz İshaqı və Yə’qubu Ona əta etdik. Onların hər birini hidayətə (peyğəmbərliyə) çatdırdıq. Bundan əvvəl Nuhu və onun nəslindən olan Davudu, Süleymanı, Əyyubu, Yusifi, Musanı və Harunu da hidayətə qovuşdurmuşduq. Biz yaxşı iş görənləri (yaxşılıq edənləri) belə mükafatlandırırıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We bestowed upon him Isaac and Jacob; each of them We guided; and Noah did We guide aforetime; and of his seed (We guided) David and Solomon and Job and Joseph and Moses and Aaron. Thus do We reward the good.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We gave him Isaac and Jacob: all (three) we guided:(903) and before him, We guided Noah,(904) and among his progeny, David, Solomon, Job, Joseph, Moses, and Aaron: thus do We reward those who do good:
903 We have now a list of eighteen Prophets in four groups, covering the great Teachers accepted among the three great religions based on Moses, Jesus, and Muhammad. The first group to be mentioned is that of Abraham, his son Isaac, and Isaac's son, Jacob. Abraham was the first to have a Book. His Book is mentioned in Q. 87:19, though it is now lost. They were therefore the first to receive Guidance in the sense of a Book. 904 In the second group, we have the great founders of families, apart from Abraham, viz., Noah, of the time of the Flood; David and Solomon, the real establishers of the Jewish monarchy; Job, who lived 140 years, saw four generations of descendants, and was blessed at the end of his life with large pastoral wealth (Job 42:16, 12); Joseph, who as Minister of State did great things in Egypt and was the progenitor of two Tribes; and Moses and Aaron, the leaders of the Exodus from Egypt. They led active lives and are called "doers of good."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَوَهَبْنَا
ve lütfettik
لَهُٓ
ona
اِسْحٰقَ
İshâk'ı
وَيَعْقُوبَۜ
ve Yakûb'u
كُلاًّ
her birini
هَدَيْنَاۚ
hidâyete erdirdik
وَنُوحاً
ve Nûh'u
هَدَيْنَا
hidâyete erdirmiştik
مِنْ قَبْلُ
önceden
وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪
ve onun zürriyetinden
دَاوُ۫دَ
Dâvûd'u
وَسُلَيْمٰنَ
ve Süleymân'ı
وَاَيُّوبَ
ve Eyyûb'u
وَيُوسُفَ
ve Yûsuf'u
وَمُوسٰى
ve Mûsâ'yı
وَهٰرُونَۜ
ve Hârûn'u
وَكَذٰلِكَ
ve işte böyle
نَجْزِي
mükâfat- landırırız
الْمُحْسِن۪ينَۙ
muhsinleri
Biz ona (İbrâhîm'e) İshâk ve (İshâk'ın oğlu) Yakûb'u lütfettik, her birini hidâyete erdirdik. Daha önce de Nûh'u hidâyete erdirmiştik. O (İbrâhîm)in zürriyetinden Dâvûd'u, Süleymân'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u da (hidâyete erdirdik). İşte Biz, muhsinleri (güzellik yapıp güzel olanları) böyle mükâfatlandırırız.
وَهَبَ
Fiil-I
و ه ب
Hibe etti, bahşetti, lütfetti, ihsanda bulundu, ikram etti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اِسْحٰق
Özel isim
اِسْحٰق
Hz. İshâk (a.s.)
يَعْقُوب
Özel isim
يَعْقُوب
Hz. Yakub (a.s.)
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذُرِّيَّة
İsim
ذ ر ر
Soy, nesil, zürriyet, grup
دَاوُد
İsim
دَاوُد
Hz. Dâvut (a.s.)
سُلَيْمٰن
Özel isim
سُلَيْمٰن
Hz. Süleyman (a.s.)
اَيُّوب
Özel isim
اَيُّوب
Hz. Eyyub (a.s.)
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
مُحْسِن
Etken fiil-IV
ح س ن
Muhsin, güzel yapan, güzellik yapan kimse