(İbrahim, kavmine şöyle demişti): “Ben [hanîf] [*] (Allah’ı birleyen) olarak yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan (Allah)a çevirdim [*] ve ben müşriklerden değilim.”
Ayette yer alan [hanîf] kavramı “bâtıl şeylerden yüz çevirip Allah’a yönelmek, O’nu birlemek, O’nu bir olarak tanımak” anlamına gelmektedir. Bu kelime, “doğru asla yönelmek, doğru ve saf inanç” anlamıyla [hanîf] şeklinde tekil ve [hunefâ’] kalıbında çoğul olarak Kur’an’da çeşitli ayetlerde yer almaktadır. [Hanif]lik, tevhidi tanımlamak üzere Hz. İbrahim’e kadar dayanan arı-duru yolun adıdır. [Hanîf] olunmadan tevhide ulaşılamaz çünkü hanifliğe inanmayan kişi [muvahhid] olamaz. [Hanif]lik, İbrâhîmî sistemin eskimez tevhid ilkesinin olmazsa olmazıdır. Bu nedenlerle, Yüce Allah’a kulluk, dini sadece O’na ait kılıp, sadece O’na yönelmekle mümkün olabilir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:135; Âl-i İmrân 3:95; Nisâ 4:125; En‘âm 6:161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.