close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnî veccehtu vechiye lilleżî fetara-ssemâvâti vel-arda hanîfâ(en)(c) vemâ enâ mine-lmuşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hiç şüphem olmaksızın mabudumu tek tanıyarak yüzümü, gökleri ve yeryüzünü yaratana döndüm ve ben, şirk koşanlardan değilim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçek şu ki, ben bir muvahhid (şüphesiz ve şeriksiz tevhid inancına sahip) olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirmiş bulunmaktayım. Ve ben müşriklerden değilim (şirkten ve şekavetten beriyim).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bakın, ben gerçeklere uymayan herşeyden uzak durarak yüzümü ve özümü, gökleri ve yeri var eden Allah'a çevirmekteyim. Ve ben, O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ben, Hakka ve tevhide yönelerek, yüzümü, yönümü, gökleri ve yeri yoktan var edene döndüm. Ben, ilâhlığında otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan, gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden değilim" dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/19; 7/54.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ben dosdoğru bir inançla yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben Allah'a ortak koşanlardan değilim."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şüphesiz ben sadece hak dine (tevhîde) boyun eğip yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim; ve ben, O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ben dosdoğru olarak yüzümü, gökleri ve yeri açıp yaratan Rabbime çeviriyorum. Ve ben asla müşriklerden değilim” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Ben, benliğimi tamamen gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben Ona ortak koşanlardan değilim!”[119]
[119] Hanîf ve fıtrat hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 421-424.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hem gökleri hem de yeri yaratan, özden yönüm döndürdüm, ben olamam eş koşanlardan» dedi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İbrahim) “Bakın, ben batıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah'a çevirdim ve ben O'ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!” (dedi).
Hz. İbrahim’in batıl olan şeylerden uzaklaşarak yüzünü Allah’a çevirmesi, bütün benliğiyle Allah’a teslim olarak yönünü O’na çevirmesi demektir. Ayette geçen “vech” kelimesi Kur’an ’da geçtiği yerlerin çoğunda “yön/istikamet, benlik, rıza” gibi farklı anlamlarda kullanılmıştır. “Bütün benliğini Allah’a teslim eden” (Nisa 4/125), “Yönünü tevhid dinine çevir” (Yunus 10/105), “O ancak Rabbinin rızasını kazanmak için verir” (Leyl, 92/20)  
Cemil Said
swap_vert close
semâvâtı ve arzı yaradana teveccüh idiyorum ben mü’minim müşriklerden değilim" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, doğruya yönelerek çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Ben, O’nun birliğine inanarak yüzümü, gökleri ve yeri yoktan yaratana çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ben hanîf olarak, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.  
 «Hanîf» Allah’ı bir bilen, Hakk’a yönelen ve bâtıldan hoşlanmayan anlamını ifade eder. Hz. İbrahim’in bu davranışından maksat, gerçekten Allah’ı aramak mı, yoksa gök cisimlerine tapanları kınamak, onların gittiği yolun yanlış ve yaptıklarının bir sapıklık olduğunu göstermek midir? Bu hususta müfessirler ihtilâf etmişlerdir. Ancak ikinci görüş gerçeğe daha yakındır. Çünkü 74. âyette putlara taptıkları için babasını ve kavmini ağır bir dille kınaması Hz. İbrahim’de tevhid inancının mevcut olduğunu göstermektedir. Nitekim 78. âyetin sonu da bunu vurgular.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ben yüzümü tümüyle, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben ortak koşanlardan değilim.
"Yaratan" diye çevirdiğimiz "Fatara" kelimesi, 82:1 ayetinde de göreceğiniz gibi "yarmak, parçalamak" anlamına da gelir. Kuran, yaratılışın, büyük bir patlama sonucu oluştuğunu bildirir (21:30). Kainatın sonu ise kapalı kainat modeliyle açıklanır (21:104). Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ben her dinden geçib sâde hakka eğilerek yüzümü o Gökleri ve Yeri yaratmış olan fâtıre döndüm ve ben müşriklerden değilim»
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hiç) şüphesiz ki, ben hanîf/muvahhid olarak (her daim tevhid inancı üzere bulunarak) kendimi/özümü, gökleri ve yeri yoktan var eden, Allah’a teslim ettim. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ben hanif¹ olarak yüzümü göklere ve yere varlık özelliklerini koyana yönelttim; ben müşriklerden değilim.”
1- Şirk koşmaksızın Allah'a yönelmiş olan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Şübhesiz ki ben, bir müvahhid (Allâhı bir tanıyıcı) olarak, yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allaha yöneltdim. Ben müşriklerden değilim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Şübhesiz ki ben, Hanîf (hakka yönelmiş) olarak yüzümü, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve ben (sizin gibi) müşriklerden değilim!” (2)
(2)Hz. İbrâhîm (as)’ın babası ve kavmi putlara taptıkları gibi güneşe, aya ve yıldızlara da taparlardı. O’nun yıldız, ay ve güneşten bu sûretle bahsetmesi, öyle inandığından değil, kavmini îkaz ve irşâd içindir. Yani onlarla alay ederek ve onların zanlarını inkâr niyetiyle “Sizin bâtıl zannınıza göre bu rabbimdir” veya “Bu benim rabbimdir, öyle mi?” demek istemiştir. (Nesefî, c. 2, 30)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ben yüzümü (bütün benliğimi), dosdoğru bir şekilde (evrenin ilk maddesini) yarıp bölerek gökleri ve yerküreyi (tüm everni) yaratmış olan (Allah)a yönelttim ve ben O’na ortak koşanlardan değilim. *
(*) ‘’(Evrenin İlk maddesini) yarıp bölerek yer ve gökleri yaratan Allah.’’ Bu şekildeki âyetler 7 ayrı sûrede geçmektedir ki bu da zerre (atom) lerin bölünüp maddelerin çoğalması ve çeşitlenmesi yoluyla 7 semanın oluştuğuna bir işaret sayılmalıdır. Kur’an da (فاطر) ‘’fatır’’kelimesinin (خالق)’’halık’’ kelimesinden ayrı olarak ‘’yarıp bölerek yaratan’’anlamındadır. Yani sadece yaratmak anlamında değil. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben yüzümü, doğru ve gerçekleri kabul etmiş (hanif) olarak yalnızca O’na, gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben asla ortak koşanlardan değilim” dedi
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten ben Allah’ı birleyici olarak yerleri, gökleri yaradanın kendisine yöneldim. Doğrusu ben Allah’a eş koşanlardan değilim."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra «— Ben yüzümü gökleri, yeri yaratan Zâta muvahhid-i pâk olarak çevirdim, ben müşriklerden de değilim» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ben yüzümü/özümü, gökleri ve yeri var edene, doğruya /şirke başkaldırıp tevhid üzere [hanîfen] çevirdim. Ben şirk koşanlardan değilim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Doğrusu ben doğruya yönelerek yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim, ben şirk koşanlardan değilim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü ben, her türlü sapık inançtan uzaklaşarak tevhide yönelen bir hanif olarak, yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim ve tüm benliğimle O’na yöneldim.Haberiniz olsun; ben, Allah’tan başka otoriteler tanıyan şu müşriklerden biri değilim ve asla olmayacağım!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ben, hanîf (yönelmiş) olarak yüzümü Yer’i ve Gökler’i yoktan ilk yaratmış olana çevirerek yöneldim. Ben Müşrikler’den değilim”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bundan böyle ben, pırıl pırıl bir yürekle yüzümü, yerleri ve gökleri yaratana döndürüyorum. Artık çok tanrıcı değilim. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ben yaratılışa uygun, bozulmamış, tertemiz, bütün yalanlardan arınmış olarak; yüzümü gökleri yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim. Ben Allah’ın yarattıklarını ilah edinerek müşrik olmam!” Böylece İbrahim kavmine akıl etmeyi, doğru düşünmeyi, yalanlarından kurtulma yolunu gösteriyordu. Kavminin karşısında mantıklar yürüterek onların güneşi, ayı, yıldızları saçma bir şekilde tanrı ilan ettiklerini gösteriyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(İbrahim, kavmine şöyle demişti): “Ben [hanîf] [*] (Allah’ı birleyen) olarak yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan (Allah)a çevirdim [*] ve ben müşriklerden değilim.”
Ayette yer alan [hanîf] kavramı “bâtıl şeylerden yüz çevirip Allah’a yönelmek, O’nu birlemek, O’nu bir olarak tanımak” anlamına gelmektedir. Bu kelime, “doğru asla yönelmek, doğru ve saf inanç” anlamıyla [hanîf] şeklinde tekil ve [hunefâ’] kalıbında çoğul olarak Kur’an’da çeşitli ayetlerde yer almaktadır. [Hanif]lik, tevhidi tanımlamak üzere Hz. İbrahim’e kadar dayanan arı-duru yolun adıdır. [Hanîf] olunmadan tevhide ulaşılamaz çünkü hanifliğe inanmayan kişi [muvahhid] olamaz. [Hanif]lik, İbrâhîmî sistemin eskimez tevhid ilkesinin olmazsa olmazıdır. Bu nedenlerle, Yüce Allah’a kulluk, dini sadece O’na ait kılıp, sadece O’na yönelmekle mümkün olabilir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:135; Âl-i İmrân 3:95; Nisâ 4:125; En‘âm 6:161; Nahl 16:123; Hacc 22:78.  
Mehmet Türk
swap_vert close
78,79. (Daha sonra da) Güneş’i doğarken görünce: “Bu mu benim Rabb’im? (Bakın) bu daha büyük.” dedi. O da batınca: “Ey kavmim! Ben kesinlikle sizin (Allah’a) ortak koştuklarınızdan uzağım ve ben, bütün varlığımla yüzümü, gökleri ve yeri yoktan yaratan (Allah’a) çevirdim ve ben asla Ona ortak koşanlardan değilim.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bakın, ben bâtıl olan her şeyden uzak durarak yüzümü gökleri ve yeri var eden Allah’a çevirmekteyim; ve ben O’ndan başkasına ilahlık yakıştıranlardan değilim!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“İşte şimdi ben bütün varlığımla, şirkten arınmış/Hanif olarak gökleri ve yeri eşsiz bir biçimde yaratan Allah’a yöneldim ve ben Allah’a ortak koşan müşriklerden değilim.” dedi. 2/135
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Artık ben, her türlü bâtıldan yüz çevirerek bütün varlığımla gökleri ve yeri yaratana yöneldim; ve ben O’ndan başkasına ilâhlık yakıştıranlardan değilim!”[¹⁰⁷⁸]
[1078] Allah Rasûlü’nün belli bir dönem namazların girişinde subhâneke yerine okuduğu âyettir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ben hanîf olarak (Rabbimi bir tanıyarak) bütün varlığımla gönülden, gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a yöneldim, ben asla müşriklerden değilim" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben Ona ortak koşanlardan değilim!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ben muhakkak bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaradana çevirdim ve ben müşriklerden değilim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
78, 79. Daha sonra güneşi doğarken görünce (iddianıza göre) “Rabbim, her hâlde budur, bu hepsinden daha büyük! ” Batıp kaybolunca da: “Ey halkım, ben sizin Allah'a şerik koştuğunuz şeylerden berîyim. ” “Ben batıl dinlerden uzaklaşarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Rabbülâlemin'e yönelttim, ben asla sizin gibi müşrik değilim! ” dedi. [6, 19; 7, 54]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben O(na) ortak koşanlardan değilim!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve ben yüzimi bâtıldan uzak ve hakka mütemâyil olarak gökleri ve yeri yaradana çevirdim ve ben müşriklerden değilim" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ben yüzümü, doğrudan doğruya gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben müşriklerden (Allah’ı ikinci sıraya koyanlardan) değilim."
Şaban Piriş
swap_vert close
Ben, hanif olarak, yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah'a yönelttim. Ben, asla müşriklerden değilim, demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ben, bütün bâtıl inanışlardan uzak bir şekilde, gökleri ve yeri yoktan yaratana yüzümü çevirdim. Ben müşriklerden değilim.”(12)
(12) Hz. İbrahim, yıldızlarla uğraşan bir kavim içinde idi. Onların bel bağladığı ve insanlar üzerinde hüküm ve tasarruf sahibi saydığı yıldızlarla ilgili inanışlarının hiçbir asla dayanmadığını, aşamalı bir mantık silsilesi içinde böyle göstermiştir. Bu âyetlerde, doğru ve sağlıklı bir imanın, araştırmaya ve sağlam delillere dayanması gerektiği yolunda bir teşvik de vardır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ben bir hanîf olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ ben yüz duttum yüzümi aña kim yarattı gökleri daħı yiri müsülmān iken daħı degülin ben müşriķlerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ben yüzüm dönderdüm ol Tañrıya ki yaratdı gökleri ve yirleri. Daḫıaru yürek bile, daḫı ben müşriklerden degül‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən, həqiqətən, batildən haqqa tapınaraq (dönərək) üzümü göyləri və yeri yaradana çevirdim. Mən (Allaha) şərik qoşanlardan deyiləm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! I have turned my face toward him Who created the heavens and the earth, as one by nature upright, and I am not of the idolaters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"For me, I have set my face, firmly and truly, towards Him Who created the heavens and the earth, and never shall I give partners to Allah."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
وَجَّهْتُ
çevirdim
وَجْهِيَ
yüzümü
لِلَّذ۪ي
O zata ki
فَطَرَ
yoktan var etti
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
حَن۪يفاً
hanîf olarak
وَمَٓا اَنَا۬
ve ben değilim
مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۚ
müşriklerden
"Şüphesiz ben hanîf (hakka yönelmiş) olarak yüzümü gökleri ve yeri (bir fıtrat üzere) yoktan yaratana çevirdim ve ben müşriklerden değilim."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَجَّه
Fiil-II
و ج ه
Çevirdi, (bir yere) gönderdi
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَطَرَ
Fiil-I
ف ط ر
Yoktan var etti, yarattı, parçalandı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
حَنِيف
İsim
ح ن ف
Hanîf (Allah'a teslim olmuş ve hakka yönelmiş olan)
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan