De ki:"Düşündünüz mü hiç; eğer (hak ettiğinizden dolayı) Allah’ın azabı ansızın veya açıkça size gelse, (insanlara haksızlık ve işkence yapan, temel hak ve hürriyetleri engelleyen ve inkârda ısrar eden) zalim halktan başkası mı helâk olacak?’’*
(*) Muhatabın ve özellikle müşriklerin akıl ve iz‘anlarına hitap eden âyetlerde Allah’ın sınırsız kudretine dikkat çekilmektedir. 46. âyette bu kudretle, insanın en dikkat çekici yeteneklerinden olan işitme ve görme duyularıyla akıl gücünün yok edilmesi halinde, Allah’tan başka, onu bu imkânlara yeniden kavuşturacak bir kudret bulunmadığı vurgulanmaktadır. Âyette geçen “Bunları size Allah’tan başka hangi tanrı geri verebilir?” sorusundan da anlaşılacağı üzere müşrikler, putları Allah’a ortak koşsalar da, yaratanın yalnızca Allah olduğuna inanıyorlardı. (meselâ: bk. Mü’minûn -23/ 84-89).Onların asıl suçu, put denilen nesneleri Allah’a eş tutmaları, bunlara kulluk etmeleri, putların kendilerine yardım ve şefaat edeceklerine inanmaları ve genel olarak İslâm dininin itikadî ve amelî hükümlerini reddetmeleridir. (Kur’an Yolu Tefsiri)