(Ey Muhammed!) Onların söylediklerinin, seni gerçekten üzdüğünü elbette biliyoruz. Aslında o zalimler, seni yalanlamıyorlar, Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar.¹
1 Ebû Cehil, Peygamberimize: “Ey Muhammed! Biz seni yalancılıkla itham etmiyoruz. Sen, bizim yanımızda doğru söyleyenlerdensin. Biz ancak senin getirdiklerini inkâr ediyoruz.” demiş. (Tirmîzî) Hâris b. Âmir de: “Ey Muhammed! Vallahi sen, bize hiç yalan söylemedin ve fakat biz sana uyarsak yerimizden olacağız. Bundan dolayı sana îman etmiyoruz.” demiş. Bu âyet bu olaylar sebebiyle inmiştir. (Taberî) Bu ve zamanımıza kadar olan kâfirler, Kur’an ve Muhammed yok demezler. Fakat Kur’an ayetlerinde ve Muhamed (a.s)’ın yaşayışında tecelli eden açık delilleri Allah’a ve Allah’ın ilim ve kudretine delâletini tanımazlar. Bunlar, Allah’ın eseri değil, Muhammed’in eseri ve sözleri derler. Hatta onu büyük komutan, devlet adamı, düşünür gibi sıfatlarla güya taltif eder görünerek, onun peygamberliğini reddederler. İşte bu yalanlamaları bizzat Muhammed (a.s)’ın şahsiyetini değil, Allah’ın kudretini inkâr etmek zulmüne yöneliktir ki bu da zalimlerin âdetidir.