close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev terâ iż vukifû ‘alâ rabbihim(c) kâle eleyse hâżâ bilhakk(i)(c) kâlû belâ verabbinâ(c) kâle feżûkû-l’ażâbe bimâ kuntum tekfurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Rablerinin tapısında durduruldukları vakit onları bir görseydin. Rableri, bu gerçek değil mi der, Rabbimize andolsun derler, evet, gerçek. Rableri de öyleyse kafirliğiniz yüzünden tadın azabı der.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet (ahirette) Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları (inkârcıları) bir görsen! (Allah:) "Bu, (tekrar diriliş ve hesaba çekiliş) gerçek değil miymiş?" diyecek. Onlar ise: "Evet, Rabbimize yemin olsun ki öyleymiş" diye (itiraf edip pişmanlık göstereceklerdir. Allah da:) "Öyleyse inkâr edegeldikleriniz nedeniyle azabı tadın" buyuracaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, sen onları bir görsen: O vakit Allah onlara, bu yeniden dirilme olayı gerçek değil miymiş? diyecek, onlar da “Rabbimize andolsun ki, evet” diyeceklerdir. İşte o zaman Allah, öyleyse inkâr ettiğinizden dolayı azabı çekiniz, diyecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara: “Bu, dünyada iken inkâr ettiğiniz yeniden diriltilme, bir hakikat değil midir?" der. Onlar da: “Rabbimize yemin ederiz ki, elbette hakikat" derler. Allah: “Öyleyse kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkâr etmekte olduğunuz şeyler sebebiyle, küfrünüz sebebiyle azabı tadın" buyurur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onları, Rabblerinin huzurunda durduruldukları zaman bir görsen. (Rabbleri): "Bu gerçek değil mi?" der. Onlar: "Evet. Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. O da: "Öyleyse inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın" der.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rablerinin karşısında durdurulduklarında onları bir görsen: (Allah:) 'Bu, gerçek değil mi?' dedi. Onlar: 'Evet, Rabbimiz hakkı için' dediler. (Allah:) 'Öyleyse inkâr ettikleriniz nedeniyle azabı tadın' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sen, onların Rablerine arzedildiklerini (hesaba çekildiklerini) göreydin! Allah, onlara şöyle buyuracak: “- Öldükten sonra diriliş ve bu hesap, hak değil mi imiş?” Onlar da: “- Evet, Rabbimize yemin ederiz ki, bu hak'dır.” diyeceklerdir. Allah: “- O halde dünyada yaptığınız küfürlerin cezasını (azabını) tadın.” buyuracaktır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Keşke görseydin: Rablerinin huzurunda bekledikleri zaman, Rableri: “Bu hak ve doğru değil mi idi?” diye buyurur. Onlar: “Evet, Rabbimize and olsun! Doğrudur” derler. Rableri: “Artık kâfirliğinizden dolayı bu azabı tadın!” der.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabblerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah onlara, “Öldükten sonra dirilme doğru değil miymiş?” diyecek. Onlar, “Rabbimize andolsun ki evet!” diyecekler. Allah da, “Öyleyse inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecek.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrıları katında unların durdurulduğun bir görmüş olsaydın, Allah der ki onlara: «Bu hal hak değil midir?», «Tanrımıza ant içeriz bu haktır» diyeceklerdir, Allah buyurur ki: «Kâfir olmanız dolayısiyle tadasınız azabı»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zamanı bir görsen! Allah, onlara: “Bu (ahiret hayatı) gerçek değil miymiş?” diye sorar. Onlar: “Rabbimiz hakkı için, evet” derler. Allah da onlara: “O halde inkârcılığınızdan dolayı azabı çekiniz bakalım” buyurur.
Cemil Said
swap_vert close
Rablerinin huzûruna geldikleri vakit görse idin rableri ânlara o zamân "Hakîkat değil mi imiş?" didi. "Evet rabbimiz didiler" Allâh da "Öyle ise küfrünüzün cezâsını çekiniz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah: "Bu gerçek değil mi?" der; onlar, "Evet, Rabbimiz hakkı için gerçektir" derler. Allah da "Öyleyse inkar etmenizden ötürü azabı tadın" der.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rablerinin huzuruna getirilirken sen onları bir görsen! Allah “Bu (yeniden dirilme haberi) hak değil miymiş?” diyecek. Onlar da “Evet rabbimize andolsun ki öyleymiş” diyecekler. Allah da “inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı!” diyecek.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Allah: Bu (yeniden dirilme olayı), hak değil miymiş? diyecek. Onlar da «Rabbimize andolsun ki evet!» diyecekler. Allah da, Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın! diyecek.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rablerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen! "Bu doğru değil mi," diyecek. "Evet, Rabbimize and olsun doğru," diyecekler. "İnkar etmenizden ötürü azabı tadın," diyecek
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu, bir gerçek değil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkârınız sebebiyle azabı tadın!" der.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
hem görsen onları: rablerinin huzuruna durdukları vakıt! nasıl, deyecek; şu gördüğünüz hak değil mi imiş? Evet, rabbımız hakkı için diyecekler, o halde buyuracak: tadın azabı, küfrettiğinizin cezası
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onların, Rablerine arz edildiklerini (yaptıklarından dolayı hesaba çekildiklerini) bir görsen. Allah şöyle buyuracak: “Bu (tekrar diriliş ve hesaba çekiliş), hak değil miymiş?” Onlar da, “Rabbimize yemin olsun ki, evet o haktır” diyecekler. Allah da, “O hâlde (dünyada iken, hakkı) inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı” buyuracak.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'lerinin huzurunda durdurulduklarında, onları bir görsen! Allah, “Bu, gerçek değil miymiş?” dedi. Onlar: “Hayır! Gerçektir ve Sen de Rabb'imizsin.” dediler. O, “Yok saymış olmanızdan dolayı azabı tadın.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman sen (onları) bir görsen! (O vakit Allah) «Şu (âlem) hak değil miymiş?» demiş, onlar da «Rabbimize andolsun, evet» demişlerdir (diyeceklerdir). «Öyle ise, dedi (diyecek), küfür (ve inkâr) edegeldiğiniz şeyler yüzünden tadın azabı»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet Rablerinin huzûrunda durduruldukları zaman (onları) bir görsen! (Rableri onlara:) “Bu (dirilmeniz) gerçek değil mi?” buyuracak. (Onlar:) “Rabbimize yemîn olsun ki, evet!” diyecekler. (Rableri de:) “Öyle ise, inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!” buyuracak.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Rablerinin huzurunda (hesap alanında) durduruldukları zaman (hâllerini) bir görsen! Rableri onlara şöyle der: "Bu, (gördüğünüz dirilme) bir gerçek değil midir? "Onlar da:"Rabbimize (zatınıza) yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse (bunu) inkârınız sebebiyle azabı tadın!’’ der. *
(*) Lafzen: (قال) “dedi”. Âhiret bağlamında gelen geçmiş zaman formları yaşanmışlığa değil, yaşanacak olanın kesinliğine işaret eder.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen onları, Rablerinin huzuruna getirildiklerinde bir görsen, onlara “Şimdi bu (diriltilme) gerçek değimli?” denildiğinde, “Rabbimize yemin olsun ki evet” derler. Allah “Öyleyse inkârlarınızdan dolayı azabı tadın” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalaplarının karşısına çıkarıldıkları gün sen onları bir görseydin. Çalapları: "Nasıl, doğru muymuş" buyurur, onlar da "Çalabımıza and olsun ki evet" derler. Çalapları buyurur: "Öyleyse tadın şimdi azabı. Çünkü sizler Allah’ı tanımaz kimselerdiniz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onları, Rablerine [²] arz olundukları zaman görseydin [³]. Rableri «bu, [⁴] doğru değil mi?» der. Onlar da: «Rabbimiz hakkı için ki elbette doğrudur» derler. Rableri: «Öyle ise kâfir olduğunuzdan nâşi azabı tadın!» der.
[2] Yani hesabına, sualine arz olundukları zaman.[3] Yine cevap mahfuzdur «dehşetli bir hal görürdük» denilebilir.[4] Mezardan kalkmak, dirilmek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Hani Onlar Rablerinin huzurunda durdurulduklarında, Onun “Bu (ahiret) gerçek değil miymiş?” diye sorduğunda onların, “Bilakis Rabbimize andolsun gerçektir” dediklerinde Onun da, “Öyleyse inkâr etmiş olmanızdan dolayı azabı tadınız” buyurduğunda onların hâlini bir görsen!
Kadri Çelik
swap_vert close
Onları, Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah, “Bu gerçek değil mi?” der. Onlar, “Rabbimize andolsun ki evet” derler. Allah da “Öyleyse küfre sapmanızdan ötürü azabı tadın” der.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Rab’lerinin huzuruna getirildikleri zaman hâllerini bir görsen: Allah, “Nasıl, bu âhiret hayatı gerçek miymiş?” diye soracak. Onlar da, “Evet, Rabb’imize yemin olsun ki, gerçeğin ta kendisiymiş!” diye cevap verecekler. Bunun üzerine Allah, “O hâlde, inkâr etmenize karşılık, ebedî azâbı tadın!” diyecek.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yine o anı bir görsen, rabb’leri karşısında durup tutulduklarında dedi ki: -“Bu Gerçek ile ilgili değil mi?”. “Evet öyle, rabbimize and olsun (Gerçek)!” dediler. “İnkâr ediyor olduğunuz sebebiyle Azab’ı tadın!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Asıl sen onları Allah’ın huzurunda: “ Bu hayat gerçek değil miymiş “ dendiğinde, “ gerçekmiş efendim ! “ derken görecektin. Hele bir de : “ hadi o zaman nankörlüğünüzün karşılığı olarak çekin cezanızı “ dediğinde.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü huzurumuza getirildikleri zaman sen onları bir görsen! Onlara; “Hesap günü diriltilmeniz gerçek değil miymiş?” deriz. Onlar; “Rabbimize andolsun ki evet! Gerçekmiş!” diyecekler. “Öyleyse inkâr ettiğiniz cezayı tadın!” deriz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rablerinin huzuruna (çıkarılıp) durduruldukları zaman sen onları bir görsen! (Allah:) “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” diye soracak; onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Bunun üzerine Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sen onları Rablerinin huzuruna getirildikleri zaman bir görsen! Rableri onlara: “Nasıl! Bu (yeniden dirilme) gerçek değil miymiş?” diyecek. Onlar: “Evet! Rabbimize yemin olsun ki (gerçekmiş!)” diyecekler. (Allah da:) “Öyleyse inkârınızın karşılığı olan şu azabı, tadın bakalım.” diyecek.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama sen [onları] Rablerinin huzuruna çıkarılacakları [ve] O’nun, “Bu, hakikat değil mi?” diye soracağı zaman görsen. Onlar, “Evet, Rabbimiz hakkı için öyle!” diye cevap verecekler. [Bunun üzerine,] Allah, “Tadın öyleyse” diyecek, “hakikati reddetmenizden doğan bu azabı!” ²⁰
20 Lafzen, ... “nedeniyle doğan azabı [veya “cezayı”]” ya da “sonucu olarak”. Bi-mâ edatı, burada hakikatin inkarı ile ardından gelen azap arasındaki nedensel bağlantıyı ifade eder ve en doğru olarak yukarıdaki şekilde çevrilebilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rablerinin karşısında durdurulduklarında, Allah’ın onlara: “Şimdi bu gerçek değil miymiş?” dediğinde onların: “Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş.” dediklerini ve (Allah’ın da): “Gerçekleri örtbas ettiğiniz için tadın bakalım azabı.” dediği anı bir görsen! 6/93, 32/12, 34/31, 50/23. 69/13...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine sen onları, Rablerinin katına çıkarılıp O’nun “Bu gerçek değil miymiş?” diye sorduğu zaman görmeliydin. Onlar, “Kesinlikle… Rabbimiz hakkı için öyle!” diye cevap verecekler. O da diyecek[¹⁰³³] ki: “Tadın azabı, ısrarlı inkârınıza karşılık!”
[1033] Lafzen: “dedi”. Âhiret bağlamında gelen geçmiş zaman formları yaşanmışlığa değil, yaşanacak olanın kesinliğine delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Rablerinin huzurunda durdurulduklarında, sen onların halini bir görsen, Allah onlara: "Şu (Alem, tekrar dirilme, hesap ve ceza) gerçek değil miymiş?" buyuracak, onlar da: "Rabbimize andolsun ki, evet!" diyecekler ve bunun üzerine de Allah "(ahireti) İnkar ettiğinizden ötürü (hak ettiğiniz) azabı tadın!" buyuracaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Onları Rablerinin huzûrunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allâh) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı azâbı tadın!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (onları) görecek olsan Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman! Buyuracak ki: «Şu hak değil miymiş?» onlar da: «Evet. Rabbimize and olsun ki» diyecekler. (Cenâb-ı Hak da) «O halde azabı tadınız, küfreder olduğunuz şeyler sebebiyle,» diye buyurmuş olacaktır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem onları Rab'lerinin huzuruna getirilip hesap meydanında durduruldukları zaman bir görsen! Hak Teâlâ: “Nasıl, diyecek, şu gördüğünüz diriliş gerçek değil miymiş? ” Onlar da: “Evet, Rabbimiz hakkı için gerçekmiş! ” diyecekler. Allah Teâlâ buyuracak: “Öyle ise, kâfirliğinizden ötürü şimdi tadın azabı! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onları Rablerinin huzurunda durdurulmuş iken bir görsen: (Allah) "Bu gerçek değil miymiş?" dedi. Dediler ki, "Evet Rabbimiz hakkı için gerçektir!" "Öyle ise inkar ettiğinizden dolayı azabı tadın!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sen onları rablerinin huzûrunda durduruldukları zamân görsen. O zamân Allâh onlara: "Bu ba's hak değil mi imiş?" diye sorar ve onlar da: "Evet Yâ Rabbî hak imiş" dirler. "Öyle ise küfrinizin cezâsı olan bu 'azâbı tadınız" dinilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onları bir görecek olsan, huzura çıkarıldıkları gün Rableri onlara: “Nasıl? Tekrar dirilmek gerçek değil miymiş?” diyecek, onlar da “Rabbimize ant olsun ki gerçekmiş” diye cevap vereceklerdir. Bunun üzerine Rableri: “Görmezlikten gelmenize karşılık azabı tadın” diyecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Rab'lerinin karşısında durdurulduklarını ve (Allah'ın): -Bu gerçek değil miymiş? dediğinde onların:-Rabbimize andolsun ki kesinlikle gerçekmiş, dediklerini ve (Allah'ın da onlara):-Kafir olduğunuz için azabı tadın, dediği anı bir görsen!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen onları Rablerinin huzuruna çıkarıldıkları zaman bir görsen! Allah “Bu gerçek değil miymiş?” buyurur. “Evet,” derler, “Rabbimize and olsun ki gerçekmiş.” Allah buyurur ki: “İnkâr edip durduğunuz için şimdi tadın bakalım azabı!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rableri huzurunda durdurulduklarını bir görsen! Sordu: "Gerçek değil miymiş bu?" Dediler: "Rabbimize yemin olsun ki, gerçekmiş." Dedi: "O halde, küfre sapmış olmanızdan dolayı tadın azabı."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger göreseñ ol vaķt kim ŧururınıldılar çalabı’larına eyitti “degül mi uşbu ya'nį ķıyāmet doġru?” eyittiler “evet çalabumuz ḥaķķı-içün .” eyitdi “pes ŧaduñ aźāb ı andan ötürü kim olduñuzıdı kāfir olursız.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eger görseydüñ anları yā Muḥammed Tañrı Ta‘ālā ḥażretinedurduḳları vaḳt, eyide Tañrı Ta‘ālā anlara: Bu ḥaḳ degül midür? Eyideler: Evetḥaḳdur, Tañrımuz ḥaḳḳı‐çun. Tañrı Ta‘ālā eyide: Pes daduñ ‘aẕābı, andanötürü kim kāfir olduñuz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sən onları (sorğu-sual üçün) Rəbbinin hüzurunda saxlandıqları zaman görəydin! Allah onlara (mələklər vasitəsilə) belə buyuracaq: “Bu, (öləndən sonra dirilmək, sorğu-sual) haqq deyilmi? Onlar: ”Bəli, Rəbbimizə and olsun (ki, bu, haqdır!)” – deyə cavab verəcəklər. (Allah) buyuracaq: “Elə isə etdiyiniz küfrlərə görə dadın əzabı!”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If thou couldst see when they are set before their Lord! He will say: Is not this real? They will say: Yea, verily, by our Lord! He will say: Taste now the retribution for that ye used to disbelieve.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If thou couldst but see when they are confronted with their Lord! He will say: "Is not this the truth?" They will say: "Yea, by our Lord!" He will say: "Taste ye then the penalty, because ye rejected Faith."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
تَرٰٓى
görsen
اِذْ
o vak- ti ki
وُقِفُوا
durdu- ruldular
عَلٰى رَبِّهِمْۜ
Rabblerinin huzurunda
قَالَ
buyur- du
اَلَيْسَ
değil mi
هٰذَا
bu
بِالْحَقِّۜ
gerçek
قَالُوا
dediler
بَلٰى
evet
وَرَبِّنَاۜ
Rabbimiz yemin olsun
قَالَ
buyur- du
فَذُوقُوا
öyle ise tadın
الْعَذَابَ
azabı
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَكْفُرُونَ۟
inkâr ediyor- sunuz
Rabblerinin huzurunda durduruldukları zaman onları bir görsen! (Rabbleri onlara) "Bu (dirilmeniz) gerçek değil mi?" buyuracak. (Onlar) "Rabbimize yemin olsun ki evet!" diyecekler. (Rabbleri de) "Öyle ise inkâr ettiğinizden dolayı tadın azabı!" buyuracak.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
وَقَفَ
Fiil-I
و ق ف
Durdurdu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَلٰى
Edat
بَلٰى
Bilakis, tabi ki, evet, hayır (inandım)
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı