De ki: “Benim tüm istek ve arzum,[¹¹⁵⁰] bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir![¹¹⁵¹]
[1150] Lafzen: “salâtım”. Burada, salâtın “dua, istek, destek istemek - destek vermek” gibi kök anlamlarına bir atıf (Bkz: 5:12 ve 87: 15, notlar 20 ve 15. Krş: Zâdu’l-Mesîr, 2:3’ün tefsiri).
[1151] Nusuk özelde “kurban” için kullanılsa da genelde tüm ibadetleri ifade eder (Bkz: 2:200, not 336 ve 22:34, not 50). Bu âyet, Kur’an’ın mü’minlerine talim ettirdiği anddır. İnsanı Allah ‘en güzel kıvamda’ yaratmış, kıvamını bulması için üstün yetilerle donatarak yolun başına bırakmıştır. Böylece insanı kendi kendisine emanet etmiştir. Eğer insan emanete sadâkat göstermek istiyorsa, kendisini Allah’a adayacaktır. Zira insanın kendisini armağan edeceği ve aldanmayacağı tek kapı Allah’ın kapısıdır. Allah dışındaki bir kapıya adanış bin aldanıştır. Zira insana ‘değerini’ yalnızca Allah verir. Bu yüzden kendisini Allah’a armağan edene fiyat biçilemez. Fiyat biçilenin ise değeri olmaz. Onu alan da çıkar, satan da. Bu âyet muhatabına bu hakikati tebliğ eder.