Herkes için, yaptıklarından dolayı dereceler vardır.(1) Çünki Rabbin (onların)yapmakta olduklarından gafil değildir.
(1)“İnsan ahsen-i takvimde (en güzel sûrette) yaratıldığı ve ona gāyet câmi‘ (geniş) bir isti‘dad(kābiliyet) verildiği için; esfel-i sâfilinden (Cehennemin en alt tabakalarından) tâ a‘lâ-yı illiyyîne (Cennetin en yüce mertebelerine), ferşten (yerden) tâ arşa, zerreden tâ şemse (güneşe) kadar dizilmiş olan makāmâta, merâtibe (mertebelere), derecâta (derecelere), derekâta (aşağı çukurlara) girebilir ve düşebilir bir meydân-ı imtihâna atılmış, nihâyetsiz sukūt ve suûda (alçalmaya ve yükselmeye) giden iki yol onun önünde açılmış bir mu‘cize-i kudret ve netîce-i hılkat (yaratılış netîcesi) ve a‘cûbe-i san‘at (şaşılacak bir san‘at) olarak şu dünyaya gönderilmiştir.” (Sözler, 23. Söz, 108)