close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 116. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-in tuti’ ekśera men fî-l-ardi yudillûke ‘an sebîli(A)llâh(i)(c) in yettebi’ûne illâ-zzanne ve-in hum illâ yaḣrusûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırır; çünkü onlar, ancak zanna kapılırlar ve onlar, ancak yalan söylerler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şayet (Hakka ve hayra değil de kalabalıklara) yeryüzündekilerin (veya bulunduğunuz ülkedekilerin şuursuz) çoğunluğuna uyacak olursan, Seni Allah’ın yolundan şaşırtıp saptırırlar. (Çünkü kalabalıklar) Onlar ancak (nefsi hevâlarına,) zan ve kuruntularına uymaktadırlar; ve (Kur’an’ı ölçü almayan kalabalıklar) sadece zan ve tahminle yalan uydurmaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şimdi eğer yeryüzünde yaşamakta olan insanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak başkalarının zanlarına uyarlar, yalan söyler ve saçmalarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer ülkedeki, yeryüzündeki insanların çoğunluğunun düşüncelerine, inançlarına ve uygulamalarına uyarsan, onlar, seni başına buyruk hale getirerek, Allah yolundan uzaklaşmana, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlarlar. Onlar kesinlikle, ilme, delile dayanmayan zanlarına uyarlar ve onlar kesinkes yalan-yanlış saçmalarlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 12/103; 37/71.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyarsan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve sadece tahminde bulunuyor (sadece yalan söylüyorlar).
Ali Bulaç
swap_vert close
Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer yeryüzündeki insanların ekserisine (ki onlar cahil ve kâfirlerdir) uyarsan, seni, onlar Allah yolundan saptırırlar. Onlar, ancak zan ardında yürürler (babalarının gittiği yolu hak zannederler) ve sadece yalan uydururlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer yeryüzündeki çoğunluğa itaat edersen, onlar seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar, zandan başka bir şeye uymazlar ve onlar ancak yalan söylerler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye uymazlar ve onlar sadece yalan söylerler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzündekilerin pek çoğuna uyarsan, Allah yolundan saptırırlar, onlar ancak sanılara uyarlar, ancak yalan söylerler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah yolundan saptırırlar. (Çünkü) onlar (aklın ve vahyin gereklerine göre değil) ancak zanna göre hareket ederler. Bundan dolayıdır ki onlar kurgusal bilgiye dayanırlar.
“Zann” sözcüğü burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmıştır. Bu ifade ile ilkel ve feodal geleneklerin esiri olan toplumların, varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları helal-haram, sevap-günah ölçütlerinin keyfiliğine vurgu yapılıyor.Tarih boyunca insanların ekseriyeti Allah’tan uzak ve İslam’dan mahrum yaşamayı yeğlemişlerdir. Bu durum, onlara elçilerin gelmediğinden ya da kitapların inmediğinden değil, kendi nefislerinin istek ve arzularının ağır basmasından, çıkar ve menfaatlerine ters gelmesinden kaynaklanmıştır. Nefsin arzuları ve şeytanın istekleri görünürde spot ve çekici olunca insanların çoğu bayağı ama peşin olanı seçmiş; kalıcı ve ebedi olanı ciddiye ya da dikkate almamıştır. Onun için insanların çoğunun yaptığına değil, Allah’ın söylediğine bakmak gerekir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sen arzda sâkin olanların ekserîsini ta’kîb ider isen seni Allâh yolundan ayırırlar ânlar hep zanniyâtı ve yalanları dinliyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğu, kendilerine uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar zandan başka bir şeye tâbi olmuyorlar ve temelsiz bir tahminden başka bir şeye de dayanmıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece "zann"a uyarlar ve saçmalarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yerdekilerin ekserisine uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar, onlar sırf zann ardında gider ve sade atarlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! *Farz-ı muhâl) eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna (kâfirlere) uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna tâbi oluyorlar ve (bundan dolayı da) onlar, ancak yalan söylüyorlar.
* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında. * Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna¹ uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar, yalnız yalan söyleyip dururlar.
1- Müşriklere.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer yer (yüzün) de bulunan (insan) ların çoğuna uyarsan seni Allah yolundan sapdırırlar. Onlar tereddüdden gayri bir şey'e uymazlar, onlar yalan söyler (adam) lardan başka da (bir şey) değildirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer yeryüzünde bulunan (insan)ların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. (Onlar) ancak zanna tâbi' olurlar ve onlar sâdece yalan söylerler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer yeryüzündekilerin çoğuna (çoğunluğun İslâm’a uymayan rey ve kararına) uyacak olsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Oysa onlar, (ilim yerine) sadece zan peşinde gider ve uydurup dururlar.*
(*) Farzları, helal ve haramları tayin, tespit ve uygulamada ilâhî hükümler esas alınır. İlâhî esaslara aykırı olan çoğunluğun verdiği hükümlere itibar edilmez. Yoksa haramlar serbest, farzlar yasak hâle gelir. Bunun içindir ki ilâhî hükümleri geçerli saymayan çoğunluğa itibar edilir ve onların arzularından çıkan dînî hükümlere uyulursa, farkında olmadan bunlar ilâhlık mevkiine getirilmiş olur. bkz.2/256; 9/31; 33/36]  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen yeryüzünde yaşayanların çoğunun arzularına uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Onlar zanna uyuyorlar ve yalnızca yalan söylüyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer sen yeryüzündekilerin çoğuna uyacak olursan onlar seni Allah’ın doğru yolundan saptırırlar. Onlar, ancak var sandıklarına uyanlar, yalnız yalan söyliyenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yer yüzünde olanın [¹³] pek çoğuna ita/at edersen onlar seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zandan başka bir şeye uymazlar, onlar kuru kuru tahminde bulunurlar [¹⁴].
[13] Kâfirler veya ehl-i Mekke'nin en çoğu.[14] Veya yalan söyleyip dururlar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna tabi olursan, (bil ki) seni Allah’ın yolundan şaşırtırlar. Onlar sadece zanna uyarlar ve ancak tahminde [yahrusûn] bulunurlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna itaat edersen, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar sadece saçmalarlar
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yeryüzünde bulunan insanların çoğu, kendilerine itaat edip gösterdikleri yolu izlediğin takdirde seni Allah’ın yolundan çevirirler! Zira onlar, vahyin ve aklın gereklerine göre değil, ancak keyif ve zanlarına göre hareket eder ve dâimâ yalan söylerler!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü’ndeki kimselerin çoğuna itaat edersen, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Sadece Zann’a tâbi’ oluyorlar. Onlar ancak desteksiz atıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer sen, bu dünyada herkesin aklına uyacak olursan, onlar seni Hak yoldan edip bunaltırlar. Çünkü onlar, varsayımlarla hareket ederler. bütün söyledikleri palavradır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan yolumuzdan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler. Çoğunluğun kararlarına uymak hak ve adalet değildir. Hak ve Adalet Rabbinin yasalarındadır. Rabbinin yasalarına samimiyetle uyanlar hakkı adaleti gerçekleştirirler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. [*] Onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar ve onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar. [*]
Bu cümle “çoğunluğun” hakikati temsil etmediğinin delillerinden birisidir. Ayrıca bkz. Yûsuf 12:103, 106.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:148; Yûnus 10:36, 66; Câsiye 45:24; Necm 53:28.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer sen yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyarsan onlar seni Allah’ın yolundan saptırırlar.¹ Çünkü onlar sadece vehimlerine uymaktan ve yalan söylemekten başka bir şey yapmazlar.²
1 Bu ifâdelerden; çoğunluğun kanaatinin her zaman doğru olmayabileceği, net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu güne kadar çoğunluğun kanaatinin doğru olduğunu savunan demokratlar, bugün bu görüş işlerine gelmemeğe başlayınca demokrasinin, “azınlığın haklarının korunduğu bir sistem olduğu” yalanını söylemeye başlamışlardır. Aslında demokrasi, belli bir sınıfın, bu ifâdelerle toplumu kandırdığı ve sömürdüğü bir başka sömürü sistemidir ve diyalogcular hoşlanmasa da İslâm’la taban tabana zıttır. İslâm’ın kendisine özgü, toplumların değişmesiyle değişmeyen değer yargıları vardır ve onları da Allah belirlemiştir. Çünkü İslâm’a göre sözün en doğrusu, Allah’ın sözüdür. İslâm başka sistemlerle diyalogu ve sentezi asla kabul etmez. Allah’ın sözü üzerine söz söylemek veya onu başka sistemlerle takviye etmeye kalkışmak, küfürdür.2 Onlar hükümlerinde ilme ve hakka değil, sadece zanna ve vehimlere uyarlar. Ancak kendi ölçüleriyle ölçer, keyiflerine göre hüküm verir ve sürekli yalan söylerler. Haklıyı haksız, haksızı haklı çıkarırlar, helâle haram, harama helâl derler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Şimdi, eğer yeryüzünde [yaşamakta] olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar: onlar ancak [başkalarının] zanlarına tâbi olurlar ve kendileri hiçbir şey yapmayıp sadece tahmin yürütürler. ¹⁰³
103 Yani, insan hayatının gerçek mahiyeti ve onun nihaî kaderi, vahiy meselesi, Allah ile insan arasındaki ilişki, iyi ile kötünün anlamı vb. konularda. Böyle zan ve tahminler, insanın manevî hakikatlerden sapmasına yol açmak dışında, ayrıca, Kur’an’ın 118 ve 119. ayetlerde örneklerle atıfta bulunduğu keyfî davranış kurallarına ve uydurulmuş yasaklara sebebiyet verirler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan, seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Zira onlar, temelsiz zan ve tahminden başka bir şeyin peşine düşmezler ve onlar sadece yalan uydururlar/düşüncesizce hareket ederler. 5/49, 7/179, 12/103-106, 13/1, 16/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Eğer yeryüzünde yaşayan kitlelerin ardına düşersen seni Allah yolundan saptırırlar: Onlar yalnızca zanna dayalı bâtıl inancın[¹¹⁰⁹] peşine takılırlar ve onlar sadece uyduruk spekülatif bilgiye[¹¹¹⁰] dayanırlar.
[1109] Zann, burada “sahte din, bâtıl inanç” anlamında kullanılmaktadır. Bununla, yığınların sırf yaygın bâtıl inançlara ve varsayımlara dayalı olarak ortaya koydukları iyi ve kötü, helâl ve haram, sevap ve günah ölçütlerinin keyfiliğine dikkat çekilmektedir. Bu cümleden olarak cahiliyye Araplarının birtakım hayvanları bâtıl inançlarla kutsayarak onların etini yemeyi kendilerine yasaklamaları zikredilebilir. Devamındaki âyetler bunun ifadesidir. [1110] Yahrusûn fiili, “kesin bilgi” olan yakîn yerine zan ve tahmine dayalı spekülatif bilgiyle hareket etmeyi ifade eder. Bu âyette, sosyal bir kanun dile gelmektedir: ‘Yeryüzünde yaşayan insanların çoğunun inancı sağlam bilgiye değil çürük ve spekülatif bilgiye dayanır.’ İnsanların çoğu inanmadığı için değil, inancını sağlam kaynaklara dayandırmadığı için saparlar. Kur’an insanlığın bu kadim hastalıktan kurtulması için, muhatabını iki ayaklı bilgi sistemini kabule davet eder: “gayb” ve “şehadet” (59:22). Vahyin konusu olan “gayb” ancak Allah’ın bildirdiği kadar bilinir. Aklın konusu olan “şehadet” ise ilim ve tecrübeyle bilinir. İnanç alanında bu ikisine aykırı her şey zan ve spekülatif bilgi kapsamına girer. Bu sahte bilgidir. Sahte bilgiye dayalı dindarlık ise sahte dindarlıktır. Bir dine en büyük kötülüğü onu İnkâr edenler değil, spekülasyona dayalı zanni bilgilerini din ve iman boyasıyla boyayanlar yapar. Kur’an, zanni ve spekülatif bilgiyi din ve iman boyasıyla boyayıp pazarlayanlara harrâsun adını veriyor ve onlara lanet okuyor: “Kahrolsun zan ve spekülatif bilgiye din kılıfı geçirenler...” (51:10)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer sen, yeryüzünde bulunanların çoğunluğuna uyarsan; (şayet onların tekliflerine uyup, başka bir hakem tutarsan) seni Allah yolundan saptırırlar, zira onlar sırf zan ve vehme tabi olurlar ve yalandan başka bir söz söylemezler!
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer yerde bulunanların çoğuna itaat eder isen seni Allah Teâlâ'nın yolundan saptırırlar. Onlar sırf zandan başka birşeye tâbi olmazlar ve onlar yalan yanlış söyler dururlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer dünyada bulunan insanların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar sırf zanna uyarlar ve kafadan atarlar. [12, 103; 37, 71]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yeryüzünde bulunan(insan)ların çoğuna uysan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zannediyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer yeryüzünde olanlardan ekserîsine itâ'at ider isen (sözlerini dinlersen) seni Allâh'ın yolundan şaşırdırlar. Onların tâbi' oldukları ancak zandır ve Allâh Te'âlâ'ya kizb ve iftirâ iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzündeki insanların çoğuna uyacak olsan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar, sadece varsayımlarla hareket ederler. Onlar, sadece atarlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Eğer yeryüzündeki insanların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar; Onlar zandan başka bir şeye uymazlar ve onlar sadece yalan uydururlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zan peşinde gider ve uydurup dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger boyun vireseñ yirdeginüñ eyregine azduralar seni Tañrı yolından. uymazlar ya'nį kāfirler illā gümāna daħı degül illā yalan söylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger uysañ çoġına yirde olanlaruñ, azdururlar seni Tañrı Ta‘ālānuñyolından. Anlar uymazlar illā gümāna. Anlar degüldür illā dilsüzler, ḥaḳḳısöylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər yer üzündə olanların çoxuna itaət etsən, onlar səni Allahın yolundan azdırarlar. Onlar ancaq zənnə uyar və ancaq yalan danışarlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If thou obeyedst most of those on earth they would mislead thee far from Allah's way. They follow naught but an opinion, and they do but guess.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Wert thou to follow the common run of those on earth, they will lead thee away from the way of Allah. They follow nothing but conjecture: they do nothing but lie.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنْ
ve eğer
تُطِـعْ
tabi olursan
اَكْثَرَ
çoğuna
مَنْ
o kimse- lerin ki
فِي الْاَرْضِ
yeryüzündedir
يُضِلُّوكَ
seni saptı- rırlar
عَنْ سَب۪يلِ
yolundan
اللّٰهِۜ
Allah'ın
اِنْ يَتَّبِعُونَ
tabi olmazlar
اِلَّا
an- cak
الظَّنَّ
zanna
وَاِنْ
ve de- ğildir
هُمْ
onlar
اِلَّا
an- cak
يَخْرُصُونَ
yalan söylerler
Eğer yeryüzünde bulunan (insan)ların çoğuna tabi olursan seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna tabi olurlar ve onlar sadece yalan söylerler.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
ظَنٌّ
İsim
ظ ن ن
Zannetme
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
خَرَصَ
Fiil-I
خ ر ص
Yalan söyledi, yalan uydurdu