(O hâlde onlara de ki:) "Allah’tan başka bir hakem mi arayayım?" Hâlbuki bu Kitab’ı (Kur’an’ı) size açıklanmış olarak indiren O’dur. Ve kendilerine kitap verdiklerimiz(den Yahudi ve Hristiyan âlimleri)de, hiç kuşkun olmasın ki o (Kur’an’)ın, gerçekten senin Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler.*
(*) Ayetin ilk cümlesi gösteriyor ki; İslam’ın son ve en kapsamlı Kitabı olan Kur’an, hem Hz. Muhammed için hem de onun yolunda giden mü’minler için dinin tek referans kaynağıdır. Bir taraftan Kur’an’ın lafzından (hiç anlamadan) okuyarak sevap kazanmaya çalışmak, diğer taraftan hakemliği onlarca kaynağa başvurarak yapmak ve bu kaynakları da bir yolunu bularak Hz. Muhammed’e dayandırmak bu ayettin ruhuna terstir. Üstelik yapılan bu yıkıma karşı çıkanları da din düşmanı ilan etmek en büyük ihanettir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Bu ifâdeden, Müslümanların hiçbir konuda Allah’ın kitabından başka bir şeyi veya birilerini aralarında hakem tayin etmeleri veya aralarındaki ihtilâfların çözümünü tağûtî güçlere asla götürmemelerinin gerektiği anlaşılmaktadır… Ayrıca bir önceki ayetlerde peygamber düşmanlarının Hz. peygambere yakıştırdıkları iftiralarını yaldızlı sözler olarak birbirlerine ilettiklerini bildiren yüce Allah, şimdi Hz. peygamber’in ağzından onlara üç maddeden oluşan en güzel cevabı veriyor: 1) Biricik yasa kaynağı Allah’tır, peygamber değildir, çünkü o da yüce Allah’ın bir kulu, bir beşer ve ilahi mesajları tebliğ etmekle görevli son elçisidir. 2) Allah’ın son ve evrensel yasası Kur’an’dır. Zira Kur’an’la İslam dininin bütün hükümleri tamamlanmış ve kemale ermiştir. 3) Kur’an detaylıdır ve bütün ilahi hükümleri içermektedir. ﴿ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شيئ الخ) ‘’…ve bu Kitabı (Kur’an’ı) da sana, (din hususunda muhtaç olduğunuz) her şeyi bildiren, (tüm insanlık için) bir klavuz ve rahmet kaynağı ve müslüman olanlar için de bir müjde olarak peyderpey indirdik.’’ denilmektedir. (Nahl-16/89) İşte din konusunda muhtaç olduğumuz her şey Kur’an’da mevcuttur. Yani Kur’an İslam dininin yegâne kaynağıdır. Bu nedenle Hz. Peygamber din konusunda hüküm ve kural koyucu değildir. Çünkü Kur’an, insanın muhtaç olduğu bütün ilahi hükümleri içerir, sahih ve mütevatir sünnet ise, sadece bazı hükümlerinin uygulamasıdır. Biz, Kur’an yegâne kaynaktır dediğimiz zaman, bu şekilde anlaşılmalıdır. Zira hiçbir Müslüman Hz. Peygamberin sahih ve mütevatir sünnetini reddedemez. Yeterki söz konusu sünnet uydurma olmasın sahih ve mütevatir olsun.