close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Duhân Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vetruki-lbahra rahvâ(en)(s) innehum cundun muġrakûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Siz geçtikten sonra) "Denizi (ikiye yarılıp arasında yol açılmış vaziyette) durgun ve açık bırakıp terk et, çünkü (Firavun ve ekibi) suda boğulacak bir ordudur" (ve artık felaket günleri gelmiştir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Denizi sen ve toplumun geçtikten sonra, açılmış durumda öylece bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
”Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Denizi sakin bir halde bırak. Şüphesiz onlar boğulacak bir ordudur."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Denizi de (karşı yakaya geçtikten sonra, sana açılan yolu da kapamayıp) açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve denizi açık bırakarak git! Onlar gerçekten boğulacaklar.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Denizi sükûnetle geç/terk et; çünkü onlar boğulacak bir ordudur.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Denizi sâkin bırak, evet onlar boğulacak bir sürüdür!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Denizi yarıp (ashabını geçirdikten sonra) onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulmayı hak etmiş bir ordudur.”
Cemil Said
swap_vert close
23-27. Allâh âna: " ’İbâdımı gice vakti sevk it ânlar ta’kîb ideceklerdir. Deniz dalgalarını açık bırak düşman ordusı orada gark olacakdır. Ne kadar bağçe ve çeşmeleri, ekilmiş tarlaları ve müzeyyen ikâmetgâhları ve ekliyle ülfet itdikleri meyveleri var ise terk itdiler" buyurdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Denizi açık hâlde bırak.”[487] Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Şu’arâ sûresi, âyet, 63 ve Tâ-Hâ sûresi, âyet, 77’de de ifade edildiği üzere Hz. Mûsâ, Allah’ın emri üzerine asasıyla denize vurmuş ve böylece geçecekleri uygun bir yol açılmıştı. Bu âyette Hz. Mûsâ’ya, karşıya geçtikten sonra açılan bu yolu kapatmaması emredilmektedir. Çünkü onları takip eden Firavun ve arkadaşları bu yola girecek ve denizin kapanmasıyla boğulacaklardır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
23-24. Rabbi şöyle buyurdu: “Kullarımı gece harekete geçir; kuşkusuz peşinize düşülecektir. Denizde açılan yolu olduğu gibi bırak, onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.  
 Başka âyetlerde yer aldığına göre Hz. Musa, karşılaştığı denize asasını vurarak suyun açılmasını sağlamış, kavmi rahatça karşıya geçmiş, takip eden Firavun ve ordusu ise aynı su içinde boğularak helâk olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Denizi yarılmış olarak terket. Onlar boğulmaya mahkum bir ordudur."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sen ve sana tâbi olanlar karşı kıyıya geçtikten sonra,) denizi (o hâli ile) açık hâlde bırak. Çünkü onlar (denizde) boğulacak bir ordudur.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Denizi olduğu hal üzere bırak.¹ Onlar, boğulacak olan bir ordudur.
1- Denizi geçtikten sonra, onu öylece yarılmış haliyle bırak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Denizi (sen ve ashaabın selâmetle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkûm ol) muş bir ordudur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve (karşıya geçince asânla vurarak kapanmasını isteme,) denizi açık bırak! Çünki onlar suda boğul(malarına hükmedil)miş bir ordudur.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sen de (beraberindekilerle) bahrı (o büyük su kütlesini) rahatça terk edip geç! Muhakkak ki onlar boğulacak bir ordudur. *
(*) Suyun yarılmasıyla ilgili detaylı bilgi için Taha suresi 78. ayetin dipnotuna bakılabilir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Siz denizi kolaylıkla geçin. Sizi takip eden ordu kesinlikle denizde boğulacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Denizi ikiye bölünmüş olarak bırak. Çünkü onların ordusu boğulacaktır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Denizi durgun [²] bırak, çünkü onlar boğulacak adamlardır.» dedik.
[2] Veya geçtiğiniz gibi ikiye ayrılmış bir halde veya açık, geniş.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Denizi sakin olarak terk et.⁹ Muhakkak ki onlar suda boğulacak bir ordudur.”¹⁰ çıkarmış olduğu ve etrafı saran radyasyon yüklü nükleer kara bulutları gösterirler.
9 “Denizi sakin bir şekilde geç” anlamındadır. 10 Krş. Bakara, 2/50; Tâhâ, 20/77; Şuarâ, 26/63-66  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Denizi açık bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Kızıldeniz’e varınca, asânla vurup denizi ikiye ayır; inananlar karşıya geçtikten sonra da, Firavun ve askerlerinin arkanızdan gelmesi için deniziöylece ikiye ayrılmış bir hâlde bırak; çünkü bu ordu, kesinlikledenizde boğulacaktır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Deniz’i açık olarak terk et! Onlar, suda boğulacak bir ordudur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Denizi de aralık bırak çünkü bütün askerler boğulacak. " nitekim boğuldular da:
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Denizde kuru bir yer aç! Sana inananlar emin bir şekilde geçsin! Ardınızdan Firavunun ordusuyla geçerken denizi üzerlerine salıver. Çünkü Firavun seni takip ederek ordusuyla birlikte suda boğulmayı hak etti!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Denizi rahatça terk edip geç! Şüphesiz ki onlar boğulacak bir ordudur.” [*]
Benzer mesajlar: Tâhâ 20:77; Şu‘arâ 26:52-63.  
Mehmet Türk
swap_vert close
23,24. (Allah:) “Kullarımı hemen geceleyin yola çıkart. Çünkü siz takip edileceksiniz. Sonra denizi geçerken acele etme.¹ Çünkü onlar, zâten suda boğulacak bir ordudur.” buyurdu.
1 Âyetin bu bölümü: “karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak.” şeklinde de anlaşılabilir. Ancak bu anlam denizin açılması mûcizesini sanki Hz. Mûsa gerçekleştiriyormuş gibi bir anlama geleceğinden tercih edilmemiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve denizi [seninle Firavun’un adamları arasında] öyle, olduğu gibi bırak: ¹² zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!” dedi.
12 Yahut: “ayrık/çatlak halde” -rahven ifadesi bu her iki anlamı da ifade etmektedir (Cevherî, özellikle yukarıdaki ifadeye atfen). Bkz. aynı zamanda 26:63-66 ile ilgili not 33 ve 35.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen denizi rahat bir şekilde geç ve yolu öylece bırak. Şu kesin ki o ordu mutlaka boğulacak. 10/88...92
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ziyanı yok, sen denizi rahat bir biçimde terk et! Onlar hakkındaki karar kesin: o ordu mutlaka boğulacak!”[⁴⁴⁴⁷]
[4447] Tüm zamanlara mesaj: Her Firavun’un boğulacağı bir deniz vardır (Krş: 26:63-66).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Asan ile yarılan) Denizi (sizler selametle geçtikten sonra) olduğu gibi -açık ve kuru- bırak ki, kuşkusuz onlar, suda boğulacak bir ordudur" buyurdu. (Böylece İsrailoğulları kurtuldu. Firavun ile kavmi ise suya gark oldu.)
Osman Fırat
swap_vert close
"Denizi sukunetle terk et (korkuya kapılma). Onlar kesinlikle boğulacak bir ordudur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve denizi hâli üzere bırak. Çünkü onlar boğulmuşlar olan bir ordudur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
23, 24. Yüce Allah buyurdu: “Mümin kullarımla geceleyin çıkıp git. Muhakkak ki sizi takip edeceklerdir. Denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Başka âyetlerde bildirildiği üzere, Hz. Mûsâ (a.s.) asasını denize vurarak, deniz sularının yarılmasını sağlamış, kavmi rahatça karşıya geçmiş, onları takip eden Firavun, ordusu ile beraber denizde boğulmuştu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Denizi geçdikden sonra onı açık bırak. Fir'avn ve cemâ'ati (ona girüb) gark olacaklardır." buyurduk.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Denizi de olduğu gibi bırak. Çünkü onlar, boğulacak bir ordudur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkûm edilmiş bir ordudur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķoġıl deñizi dölenmiş bayıķ anlar südür ġarķ olınanışlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳoy deñizi yolları açuḳ. Anlar bir çeridür ki ġarḳ olacaḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Dənizi də açıq (və sakit) burax! (Dəryanı – Nil çayını keçdikdən sonra əsanı suya vurub orada açılmış yolları bağlama. Qoy Fir’on və qoşunu dəryada yollar açıldığını görüb ora girsinlər). Onlar suya qərq olacaq əsgərlərdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And leave the sea behind at rest, for lo! they are a drowned host.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And leave the sea as a furrow (divided):(4708) for they are a host (destined) to be drowned."
4708 For the passage of Moses and his following, the sea had divided: they were to pass through the gap or furrow and leave it alone, to lure on the Egyptian host, on which the sea afterwards closed in, totally destroying them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاتْرُكِ
ve bırak
الْبَحْرَ
denizi
رَهْواًۜ
açık
اِنَّهُمْ
çünkü onlar
جُنْدٌ
bir or- dudur
مُغْرَقُونَ
boğulanlar
(Firavun, ordusuyla onlara yetişince; Allah, Mûsâ'ya, "asanı denize vur" diye vahyetti. Mûsâ, asasını denize vurunca deniz ikiye yarıldı ve İsrâîloğulları o yoldan karşıya geçtiler. Sonra Allah) "Denizi açık hâlde bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) boğulacak bir ordudur" (buyurdu).
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
رَهْو
İsim
ر ه و
Açık
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جُنْد
İsim
ج ن د
Ordu, taraftar
مُغْرَقُون
Edilgen fiil-IV
غ ر ق
Boğulmuş kimseler, boğulanlar